twinkle - Turco Inglés Diccionario

twinkle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

twinkle — Definition

Significado:
pırıldamak, göz kırpmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtwɪŋkəl/ – BrE /ˈtwɪŋkəl/)
Categoría gramatical:
Fiil/İsim: twinkle (twinkles – twinkled – twinkling)
Sinónimo:
sparkle, flicker
Antónimos:
dullness

Significados de "twinkle" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
twinkle n. pırıltı
The night sky was full of stars' twinkles.
Gece gökyüzü yıldızların pırıltılarıyla doluydu.

More Sentences
General
twinkle v. ışıldamak
The children's eyes were twinkling with happiness.
Çocukların gözleri mutlulukla ışıldıyordu.

More Sentences
twinkle v. parıldamak
The plane's lights were twinkling in the night sky.
Uçağın ışıkları gece gökte parıldıyordu.

More Sentences
twinkle v. parlamak
That His eyes were twinkling like stars.
Gözleri yıldızlar gibi parlıyordu.

More Sentences
twinkle n. göz kırpıştırma
twinkle n. pırıldama
twinkle n. titrek ışık
twinkle n. parıltı
twinkle n. ışıltı
twinkle n. göz kırpma
twinkle n. an
twinkle n. göz açıp kapayıncaya kadarki müddet
twinkle n. belli belirsiz görünüp kaybolma
twinkle n. oradan oraya hareket etme
twinkle v. parlamak (gözler)
twinkle v. göz kırpıştırmak
twinkle v. göz kırpmak
twinkle v. titrek parlamak
twinkle v. pırıldamak
twinkle v. oradan oraya uçuşmak
twinkle v. yanıp sönmek
twinkle v. bir görünüp bir kaybolmak
Technical
twinkle n. çabuk yanıp sönme
Optics
twinkle n. göz kırpma
twinkle n. göz kırpıştırma
Art
twinkle n. balo dansında yapılan bir tür ayak hareketi

Significados de "twinkle" con otros términos en diccionario inglés turco: 38 resultado(s)

Inglés Turco
General
twinkle lights n. yanıp sönen ışıklar
(one's eye) twinkle v. gözleri ışıldamak
Phrasals
twinkle with (something) v. (bir duyguyla) ışıldamak
twinkle with (something) v. (bir şeyle) ışıldamak
twinkle with (something) v. gözleri (bir şeyle) parlamak
twinkle with (something) v. (bir şeyle) parıldamak
Phrases
twinkle twinkle little star expr. daha dün annemizin
Idioms
twinkle in (one's) eye n. gözlerindeki parıltı/ışıltı
twinkle in (one's) eye n. aklının ucundan geçmeyen plan/beklenti
a twinkle in someone's eye n. potansiyel görülen şey
a twinkle in someone's eye n. henüz eyleme geçilmemiş şey
a twinkle in someone's eye n. olanağı olduğu düşünülen şey
a twinkle in someone's eye n. ihtimali göz önünde bulundurulan şey
a twinkle in someone's eye n. muhtemel/olası görülen şey
a twinkle in someone's eye n. ihtimal/olasılık olarak görülen şey
a twinkle in (one's) daddy's eye n. (biri) daha doğmadan önce
a twinkle in (one's) daddy's eye n. (biri) dünyaya gelmeden önce
a twinkle in (one's) daddy's eye n. portakalda vitamin
get a twinkle in (one's) eye v. gözleri ışıldamak/parlamak
get a twinkle in (one's) eye v. gözlerinin içi gülmek
twinkle in (one's) father's eye v. portakalda vitamin
twinkle in (one's) father's eye v. henüz doğmamış
when somebody was a mere twinkle in their father's eye expr. daha babanın yemediği portakalda vitaminken
when somebody was a twinkle in their father's eye expr. daha babanın yemediği portakalda vitaminken
in the twinkle of an eye expr. çok hızlı
in the twinkle of an eye expr. birden
in the twinkle of an eye expr. bir çırpıda
in the twinkle of an eye expr. hemen
in the twinkle of an eye expr. aniden
in the twinkle of an eye expr. derhal
in the twinkle of an eye expr. kaşla göz arasında
when (one) was a twinkle in (one's) father's eye expr. (biri) daha portakalda vitaminken
when (one) was a twinkle in (one's) father's eye expr. (biri) daha babasının yemediği portakalda vitaminken
when (one) was a twinkle in (one's) daddy's eye expr. (biri) daha portakalda vitaminken
when (one) was a twinkle in (one's) daddy's eye expr. (biri) daha babasının yemediği portakalda vitaminken
Slang
twinkle toes n. homoseksüel erkek
British Slang
twinkle (term of endearment) interj. hayatım
twinkle (term of endearment) interj. canım