uca - Turco Inglés Diccionario

uca

Significados de "uca" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Marine Biology
uca n. kemancı yengeç

Significados de "uca" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Anatomy
uca coccyx n.

Significados de "uca" con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Inglés Turco
Marine Biology
genus uca n. kemancı yengeç

Significados de "uca" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bir uçtan bir uca overall adj.
General
uçtan uca dizi gamut n.
uca doğru incelme taper n.
uca doğru incelme tapering off n.
bir uçtan bir uca seyahat etme traversal n.
istenilen zamanda oynanabilen dört domino taşı hariç uç uca gelen sayıların toplamda yedi olması gerektiği bir çeşit domino oyunu matador n.
kollarının uçları iki sivri uca ayrılan haç cross double fitché n.
uçtan uca çevirme summersault n.
uç uca gelmek be just enough v.
uç uca gelmek abut v.
uç uca birleştirmek butt v.
uç uca gelmek butt v.
uca doğru incelmek taper v.
(tahtaları) zıvana-kinişli geçme veya oluklu bağlantı ile yan yana veya uç uca monte etmek match v.
(merdiven) alt uca yerleştirmek butt v.
bir uçtan diğer uca kadar sürmek school v.
bir uçtan diğer uca geçmek school v.
uca doğru daralmak taper v.
(sivri bir uca, bir şeyini) taktırmak snag v.
uç uca eklemek concatenate v.
uç uca end to end adj.
bir uçtan öbür uca cross-country adj.
bir uçtan diğer uca end-to-end adj.
uca doğru genişleyen club-shaped adj.
tabanı şişkin olup uca doğru daralan baluster adj.
uca doğru daralan taper adj.
uç uca dizilmiş end-to-end adj.
her iki uca doğru incelen (ok gövdesi) barreled adj.
her iki uca doğru incelen (ok gövdesi) barrelled adj.
uca doğru konikleşen yumurta şeklinde olan ovate-subulate adj.
bir uçtan bir uca from end to end adv.
uç uca endways adv.
uç uca end to end adv.
bir uçtan bir uca through adv.
uca doğru downline adv.
uçtan uca from end to end adv.
uçtan uca end to end adv.
uç uca end on adv.
arka uca doğru hindward adv.
tüm çıkıntılar dahil olmak üzere bir uçtan diğer uca overall adv.
distal uca doğru distal adv.
Phrasals
boydan boya/bir uçtan bir uca seyahat etmek travel across v.
(arabayla) bir uçtan diğer uca geçmek drive across v.
bir uçtan bir uca çabucak hareket etmek dart across v.
uç uca koymak edge with (something) v.
uç uca getirmek/eklemek edge with (something) v.
uç uca eklemek splice (something) to (something else) v.
uç uca eklemek splice together v.
uç uca ekleyip birleştirmek splice together v.
bir uçtan bir uca çabucak hareket etmek dart across v.
bir uçtan bir uca çabucak hareket etmek dart across something v.
bir şeyle uç uca gelmek abut on something v.
uç uca getirmek/eklemek edge with v.
uç uca koymak edge with v.
uç uca eklemek splice to v.
(bir şeyi/bir yeri) boydan boya/uçtan uca gezmek travel across (something or some place) v.
Phrases
baştan uca from tip to stern expr.
Colloquial
bir uçtan bir uca from dan to beersheba expr.
Idioms
(bir yeri) baştan uca the length and breadth of (something) n.
bir uçtan bir uca from hell to breakfast expr.
bir uçtan bir uca up one side and down the other expr.
bir yeri baştan uca the length and breadth of somewhere expr.
uçtan uca from the rooter to the tooter expr.
Technical
incelme (uca doğru incelen kanat vb) taper n.
uca doğru down line n.
uç uca zıvana abutting tenons n.
uç uca ek butt joint n.
uç uca ek butt seam n.
uç uca kaplama butt sheathing n.
uç uca ek levhası butt strap n.
uca suverme deneyi end quench test n.
jominy uca suverme deneyi jominy end quench test n.
uç uca yarım kertmeli ek end lap joint n.
uç uca bindirme end lap n.
uçtan uca frekans değişimi frequency swing n.
uca doğru incelme taper n.
jominy uca suverme deneyi jominy end-quench test n.
uca suverme sertleşebilirlik deneyi end quench hardenability test n.
uca suverme end quenching n.
uca suverme sertleşebilirlik denemesi end quench hardenability testing n.
uca bağlı antijen tip-bound antigen n.
uca suverme sertleşebilirliği end quench hardenability n.
uca bağlı canlı molekülü tip-bound biomolecule n.
uca suverme sertleşebilirlik eğrisi end quench hardenability curve n.
uca bağlı bağıştıran tip-bound antigen n.
uca suverme sertleştirmesi end quench hardening n.
uçtan uca boyut end-to-end dimensions n.
uçtan uca boyut overall dimension n.
fırınlı ve kazan boyunca uçtan uca uzanan iki bacaya sahip bir buhar kazanı lancashire boiler n.
borunun her bir ara bölümünün kıvrımlarla diğer uca bağlandığı bir tür sıcak su bobini trombone coil n.
vida veya dişlinin bir uçtan diğer uca bakıldığında eksenel yönünden sapması hand n.
uçak gövdesinde bir uçtan diğer uca uzanan yapı longitudinal n.
metallere uç uca kaynak yapmaya yarayan bir yöntem flash welding n.
metallere uç uca kaynak yapmaya yarayan bir yöntem flash butt welding n.
bir uçtan diğer uca uzayan cam çatlağı split n.
uç uca kaynak yapmak butt-weld v.
uç uca kaynak yapmak jumpweld v.
uç uca kaynak yapmak buttweld v.
(keresteyi) uca doğru sivriltmek snape v.
(keresteyi) uca doğru eğimli hale getirmek snape v.
keresteyi uca doğru inceltmek snape v.
(ray, kereste) uç uca eklemek splice v.
uç uca edge-to-edge adj.
uca suverilmiş end-quenched adj.
uç uca end to end adv.
Computer
uçtan uca kriptolama end to end encryption n.
uçtan uca imleşim end to end signalling n.
uçtan uca sayısal bağlanırlık end to end digital connectivity n.
uçtan uca frekans değişimi frequency swing n.
uçtan uca kriptolama end-to-end encipherment n.
uçtan uca sayısal bağlanırlık end-to-end digital connectivity n.
uçtan uca imleşim end-to-end signalling n.
dosya paylaşımı ağı veya uçtan-uca paylaşım yazılımı kullanma file sharing n.
uca doğru downline adj.
uçtan uca p2p (peer to peer) abrev.
Informatics
uçtan uca şifreleme end-to-end encipherment n.
uçtan uca sayısal bağlanırlık end-to-end digital connectivity n.
uçtan uca imleşim end-to-end signaling n.
uca doğru downline adj.
Telecom
en son uca kadar lif fiber to the endpoint n.
uçtan uca anahtarlama port-to-port switching n.
uçtan uca iletişim peer-to-peer communication n.
uçtan uca ağ peer-to-peer network n.
uçtan uca şifreleme end-to-end encipherment n.
uçtan uca sayısal bağlanırlık end-to-end digital connectivity n.
uçtan uca end-to-end adj.
uçtan uca peer to peer adv.
Electric
baştan-uca arıza akımı through fault current n.
elektrik kablolarını uç uca eklerken kullanılan konik tel taper n.
elektriksel alanda asılı yüklü parçacıkların artı uca doğru hareketi anaphoresis n.
üç fazlı sistemde üç elektrik bobininin veya devrenin uç uca bağlanması ile oluşturulan kapalı bir bağlantı delta n.
Mechanic
kasnağın veya dişlinin uçtan uca genişliği veya uzunluğu face n.
Textile
uca doğru incelen kumaş gore n.
Architecture
uca doğru konsol biçiminde çıkıntı yapmak cantilever v.
uca doğru konsol biçiminde çıkıntı yapmak cantalever v.
Construction
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip burgu ship auger n.
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip matkap ucu ship auger n.
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip burgu barefoot auger n.
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip matkap ucu ship auger n.
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip burgu ship auger n.
basit bir spiral gövdeye ve tek bir kesici uca sahip matkap ucu barefoot auger n.
Woodworking
uç uca ahşap eki heading joint n.
uç uca eklenmiş iki ahşap şerit arasında yer alan dönel mafsal rule joint n.
Aeronautic
uca doğru genişleyen inverse taper n.
Marine
(uca doğru incelen) uzun bayrak waft n.
(iki halatı) makaradan sıkışmadan geçmesi için uç uca eklemek marry v.
gövde plakaları üst üste yerine uç uca eklenerek inşa edilmiş (gemi) carvelbuilt adj.
gövde plakaları üst üste yerine uç uca eklenerek inşa edilmiş (gemi) carvel-built adj.
Chemistry
moleküllerin uç uca birbirlerine bağlanması catenary linkage n.
Biology
uç uca eklenmiş mayotik kromozom çifti ring n.