ucuza - Turco Inglés Diccionario

ucuza

Significados de "ucuza" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ucuza cheaply adv.
The European Parliament can organise its work more cheaply and more effectively by meeting in one place.
Avrupa Parlamentosu tek bir yerde toplanarak çalışmalarını daha ucuza ve daha etkin bir şekilde organize edebilir.

More Sentences
General
ucuza dirt-cheap adj.
I bought this bicycle dirt-cheap.
Bu bisikleti çok ucuza aldım.

More Sentences
ucuza on the cheap adv.
Europe is thus creating a good reputation for itself on the cheap.
Avrupa böylece ucuza kendisi için iyi bir itibar yaratıyor.

More Sentences
ucuza inexpensively adv.
Belts are a staple fashion accessory and can be made inexpensively from home.
Kemerler temel bir moda aksesuarıdır ve evden ucuza yapılabilir.

More Sentences
ucuza cheap adv.
A new iPhone won't come cheap.
Yeni bir iPhone ucuza mal olmaz.

More Sentences
ucuza cheap adv.
A new iPhone won't come cheap.
Yeni bir iPhone ucuza mal olmaz.

More Sentences
ucuza at a discount adv.
ucuza low adv.
ucuza dog-cheap adv.
Phrases
ucuza à bon marché [french] expr.
Trade/Economic
ucuza at a discount expr.

Significados de "ucuza" con otros términos en diccionario inglés turco: 114 resultado(s)

Turco Inglés
General
yerel meclise ait olup halka ucuza kiralanan daire council flat n.
yerel meclisten ucuza daire kiralayan kiracı council tenant n.
geniş kitlelere yayılmak için ucuza satılan ciltsiz kitap pocket edition n.
ucuza düşürmek buy cheaply v.
ucuza düşürmek get something cheaply v.
elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak remainder v.
ucuza satmak (başkasının önerdiği fiyattan) undercut v.
ucuza satmak oversleep v.
çok ucuza satılmak go for a song v.
daha ucuza satmak undercut v.
ucuza almak get something on the cheap v.
ucuza çıkmak cost little to produce v.
ucuza kiraya vermek underlet v.
ucuza düşürmek get cheaply v.
ucuza düşürmek buy something cheaply v.
çok ucuza gitmek go for a song v.
ucuza kapatmak get something at a bargain price v.
ucuza kapatmak buy something dirt cheap v.
başkalarından daha ucuza satmak undercut v.
ucuza mal etmek buy cheap v.
ucuza satılmak sell badly v.
ucuza gitmek sell badly v.
ucuza gitmek be sold at a very cheap price v.
ucuza gitmek be sold off cheaply v.
ucuza gitmek be sold cheaply v.
ucuza kapatmaya çalışmak try to get a deal on something v.
(bir işi) başkalarından daha ucuza yapmak underwork v.
(bir işi) aynı alanda çalışanlardan daha ucuza yapmak underwork v.
ucuza satan cheap adj.
çok ucuza for a song adv.
ucuza kaçarak inexpensively adv.
Phrasals
bir şeyi ucuza vermek trade something off v.
ucuza getirmek cheapen out v.
ucuza kaçmak cheapen out v.
Phrases
çok/düzineyle alan daha ucuza alır cheaper by the dozen expr.
daha çok miktarda alıp birim fiyatı daha ucuza getirme cheaper by the dozen expr.
Proverb
ucuza kaçmak ileride daha fazla para kaybetmeye sebep olur cheapest is dearest
Colloquial
beyaz mülk sahiplerini siyahilerin mahalleye taşınacaklarını söyleyerek korkutup evlerini ucuza sattırma blockbusting n.
çok ucuza yapılan hızlı satış blowout sale n.
(övgü olarak) tüm vaktini spora ayırmak için çalışmayıp ucuza yaşayan yoksul açık hava sporcusu dirtbag n.
çok ucuza gitmek go for a song v.
ucuza halletmek cut corners v.
ucuza çıkmak come cheap v.
ucuza gelmek come cheap v.
mümkün olduğunca ucuza getirmek cheap out v.
ucuza gelmek be a steal [us] v.
ucuza satılmak be going cheap v.
ucuza kaçmak go cheap v.
ucuza inşa edilmiş ticky–tack adj.
ucuza inşa edilmiş ticky-tacky adj.
çok ucuza on the cheap expr.
sudan ucuza on the cheap expr.
çok ucuza for peanuts expr.
Idioms
sudan ucuza almak buy something for a song v.
çok ucuza almak buy something for a song v.
yüksek miktardaki ürünü ucuza satmak pile it high and sell it cheap v.
yüksek miktardaki ürünü ucuza satmak pile them high sell them cheap v.
ucuza kaçmak cut corner v.
çok ucuza almak get something for a song v.
birine bir şeyi ucuza kakalamak sell (someone) a pup v.
çok ucuza satmak sell something for a song v.
ucuza kapatmak be a steal v.
ucuza almak be a steal v.
ucuza alıp pahalıya satmak buy low, sell high v.
ucuza çıkmamak not come cheap v.
ucuza gelmemek not come cheap v.
çok ucuza satılmak sell for a song v.
kendini ucuza satmak sell yourself short v.
çok ucuza satmak sell for a song v.
çok miktarda satın alınca ucuza gelen cheaper by the dozen adj.
toptan alıp ucuza gelmiş cheaper by the dozen adj.
ucuza satılan bargain-bin adj.
çok ucuza for chicken feed expr.
asıl fiyatından çok daha ucuza for pennies on the dollar expr.
çok/düzineyle alan daha ucuza alır cheaper by the dozen expr.
daha çok miktarda alıp birim fiyatı daha ucuza getirme cheaper by the dozen expr.
(bir şey) ucuza (gelmek, gitmek) (buy something, go) for a song expr.
(bir şeyi) ucuza (almak, satmak) (buy something, go) for a song expr.
Speaking
kendini böyle ucuza satma don't sell yourself short like that expr.
Trade/Economic
değeri düşeceği korkusu yaratarak ucuza kapatma block busting n.
daha ucuza satma underselling n.
tek elden teslim avantajından yararlanmak ve işlemi ucuza getirmek üzere çeşitli şahıslar tarafından aynı yere sevk edilecek malın bir bütün halinde sevk edilmesi consolidated carload shipment n.
ucuza satma underselling n.
likidite problemini aşmak için bilanço varlıklarını ucuza veya zararına satış fire sales n.
likidite problemini aşmak için bilanço varlıklarını ucuza veya zararına satış fire sale n.
başkalarından daha ucuza satan satıcı underseller n.
ucuza kapatma lowballing n.
gıda ürünlerini birden fazla birimden oluşacak ve birimi nispeten daha ucuza gelecek şekilde paketleme biçimi multipack n.
ucuza satılan envanter fazlası overstock n.
(özellikle farmasötik ilaçlar için) yerel üreticiden daha ucuza mal satan satıcıdan yapılan ithalat parallel importing n.
mağazanın promosyon olarak bedavaya veya çok ucuza verdiği ürün seti continuities n.
toptan ucuza satmak dump v.
başkalarından daha ucuza satmak undersell v.
başkalarından daha ucuza satmak sell cut price v.
malın elde kalanını ucuza satmak sell something off v.
ucuza satmak undersell v.
ucuza satmak knock down v.
tedavülden kalkmış pulları ucuza satmak remainder v.
başkalarından daha ucuza almak underbuy v.
ederinden ucuza almak underbuy v.
daha ucuza almak underbuy v.
(başkasının önerdiği fiyattan) ucuza satmak underquote v.
(başkasının önerdiği fiyattan)ucuza satmak underprice v.
ucuza kapatmak lowball v.
(başka satıcıdan) daha ucuza satmak outprice v.
bilinmeyen bir markanın adı altında ucuza satılan off-brand adj.
ucuza gelerek low adv.
ucuza kapatarak low adv.
Law
ceza ödemenin yükümlülüğü yerine getirmekten daha ucuza geldiği anlaşma average agreement n.
Media
yerel gazetelerin iç sayfalarına basılması için ucuza toplu halde tedarik edilen hazır güncel haber sayfası patent insides n.
Railway
demiryolunun yükseltilmiş bölümünü ucuza inşa etmek için kullanılan dikdörtgen toprak yığını beam n.
Aeronautic
keyifleri için ucuza uçakla seyahat edenlerin havayolu leisure airline n.
Printery
ucuza üretilen kişisel bir tür basılı yayın zine n.
Slang
ucuza alınan şey bargoon [canadian] n.