uzay - Turco Inglés Diccionario

uzay

Significados de "uzay" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
uzay space n.
The Solar System exists in space and time.
Güneş Sistemi uzayda ve zamanda var olmaktadır.

More Sentences
General
uzay space n.
The Solar System exists in space and time.
Güneş Sistemi uzayda ve zamanda var olmaktadır.

More Sentences
uzay outer space n.
Why should Europe get involved in the far reaches of outer space?
Avrupa neden uzayın uzak noktalarına müdahil olsun ki?

More Sentences
Technical
uzay space n.
The Solar System exists in space and time.
Güneş Sistemi uzayda ve zamanda var olmaktadır.

More Sentences
Aeronautic
uzay aerospace n.
Leon works for the German Aerospace Center.
Leon Alman Havacılık ve Uzay Merkezi için çalışıyor.

More Sentences
Math
uzay space n.
The Solar System exists in space and time.
Güneş Sistemi uzayda ve zamanda var olmaktadır.

More Sentences
General
uzay spaceborne n.
uzay espace [obsolete] n.
uzay roomage n.
uzay roomth n.

Significados de "uzay" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
uzay boşluğu outer space n.
konfigürasyon uzay configuration space n.
ışık hızından daha hızlı uzay motoru warp drive n.
uzay elbisesi space suit n.
uzay gemisi kullanma astronavigation n.
uzay elbisesi spacesuit n.
uzay kıyısı space coast n.
uzay adamı astronaut n.
ölçülebilir uzay measurable space n.
uzay aracı space craft n.
metriklenebilir uzay metrizable space n.
uzay hukuku space law n.
uzay çağı space age n.
yerel kompakt topolojik uzay locally compact topological space n.
uzay uçuşu spaceflight n.
uzay endüstrisi aerospace industries n.
uzay aracı spaceship n.
yerel yay bağlantılı uzay locally arcwise connected space n.
yerel bağlantılı uzay locally connected space n.
uzay bilimleri space sciences n.
uzay incelemeleri space probes n.
uzay araçları space vehicles n.
uzay mekiği space shuttle n.
yerel dışbükey uzay locally convex space n.
genelleştirilmiş uzay generalized spaces n.
uzay yolculuğu cosmonautics n.
uzay gemisi spaceship n.
uzay aracı spacecraft n.
uzay gemisinin denize düşmesi splash down n.
uzay ve zaman space and time n.
uzay roketinin huni şeklindeki ön kısmı nose cone n.
ekonomide uzay space in economics n.
insansız uzay roketi probe n.
uzay yolculuğu space travel n.
uzay mühendisi astronautical engineer n.
uzay çatı space frame n.
uzay gemisi spacecraft n.
uzay aracı space vehicle n.
yerel kompakt uzay locally compact space n.
uzay adamı spaceman n.
kenetlenme (uzay aracı) docking n.
uzay uçuşu space flight n.
uzay gemisinin denize inmesi splash down n.
uzay gemisi yakıtı propellant n.
uzay çerçeveli yapılar space frame structures n.
uzay silahları space weapons n.
uzay optik space optics n.
uzay kolonileri space colonies n.
uzay ortamı space environment n.
uzay savaşı space warfare n.
uzay psikolojisi space psychology n.
aşırı uzay hyperspace n.
uzay bilimi space science n.
uzay mekiği radarı space shuttle radar n.
uzay uçuş bilgisi astronautics n.
uzay gözlem kubbesi astrodome n.
uzay seyrüseferi celestial navigation n.
doğru-uzay linear space n.
uzay başlığı space-helmet n.
ay'a uzay uçuşu space flight to the moon n.
uzay gemisini uçuran yakıt propellant n.
uzay gemisi space ship n.
uzay savaşı space battle n.
uzay savaşı space fight n.
uzay projeleri yönetimi space project management n.
challenger uzay mekiği kazası challenger accident n.
uzay yolculuğu spacefaring n.
uzay yolculuğu space-faring n.
uzay yolculuğu spacetravel n.
insanlı uzay uçuşu manned mission n.
insanlı uzay uçuşu human spaceflight n.
uzay mühendisi space engineer n.
uzay adamı cosmonaut n.
uzay yolculuğu space journey n.
uzay çöplüğü orbital debris n.
uzay çöplüğü space waste n.
uzay çöplüğü space junk n.
uzay çöplüğü space debris n.
uzay boşluğu space vacuum n.
uzay boşluğu vacuum of space n.
nasa'nın mars’taki kutup bölgesini incelemek üzere gönderdiği uzay aracı mars polar lander n.
nasa'nın mars’taki kutup bölgesini incelemek üzere gönderdiği uzay aracı mars surveyor '98 lander n.
uzay yolu hayranı kimse trekker n.
uzay yolu hayranı kimse trekkie n.
uzay seyahati space travel n.
uzay elbiseleri space clothes n.
uzay giysisi space clothes n.
uzay giysileri space clothes n.
uzay keşfi space exploration n.
yıldızlararası uzay gemisi interstellar spacecraft n.
yıldızlararası uzay gemisi starship n.
uzay üssü spaceport n.
uzay üssü cosmodrome n.
uzay fotoğrafçılığı space photography n.
uzay seyahati space voyage n.
uzay yarışı space race n.
uzay duygusu sense of space n.
uluslararası uzay istasyonu international space station n.
uzay aracı space shuttle n.
sonda (insansız küçük uzay aracı) space probe n.
uzay çağı teknolojisi space age technology n.
uzay topu oyunu spaceball n.
astronomi ve uzay kulübü astronomy and space club n.
uzay madenciliği spacemining n.
uzay mekiği spacecraft n.
uzay kampı space camp n.
uzay turizmi space tourism n.
kennedy uzay merkezi cape kennedy n.
uzay-zamanda yaşanan varsayımsal bozulma time warp n.
uzay ve zamanda belirli bir noktanın koordinatlarına karşılık gelen karmaşık bir değişken twistor n.
uzay kolonisi space colony n.
uzay yolculuğu yapan kişi spacefarer n.
(gemi, uçak, uzay aracı) kumanda merkezi brain n.
bir sovyet uzay aracı buran n.
(uzay uçuşunda) çekim alanı sayesinde enerji elde etmek için gezgin bir cisme yakın geçen güzergah gravity-assist n.
uzay aracı veya roketten fırlatılan üçgen paraşüt paraglider n.
yıldızlar arası uzay interspace n.
gezegenler arası uzay interspace n.
hava veya uzay aracının hareketi flying n.
uzay mekiği orbiter n.
uzay aracı orbiter n.
uzay yolculuğu yapma perastadics n.
(uzay veya zamanda) nokta prick [obsolete] n.
uzay üstünlüğü space superiority n.
bir ülkenin uzay alanındaki yetkinliği space power n.
uzay aracı space asset n.
(uzay operasında) genç astronot space cadet n.
uzay kuvvetleri space power n.
uzay ekipmanı space asset n.
uzay yolculuğu meraklısı space cadet n.
bir ülkenin uzay çalışmalarında kurduğu üstünlük space superiority n.
uzay sondası orbiter n.
uzay boşluğu space n.
challenger uzay mekiği challenger n.
(abd uzay programı) voyager voyager n.
(abd uzay programı) mars pathfinder pathfinder n.
uzay istasyonuna kenetlenmek dock with the space station v.
hava veya uzay aracı kullanmak fly v.
uzay yolculuklarına dair astronautic adj.
uzay yolculuklarına dair astronautical adj.
uzay yolculuğu yapan veya uzaya araç gönderen spacefaring adj.
(uzay araçları vb ile ilgili olarak) içinde insan bulunan manned adj.
üçten fazla uzay boyutunda hyper adj.
uzay örgüsünün en küçük birim hücresine ait veya ilişkin primitive adj.
(uzay aracı, füze) kalkış öncesi prelaunch adj.
basit bağlantılı (uzay) simply connected adj.
uzay çağını yansıtan space-age adj.
uzay çağı ile ilgili space-age adj.
uzay-zamansal spaciotemporal adj.
uzay çağına özgü space-age adj.