vadi - Turco Inglés Diccionario

vadi

Significados de "vadi" en diccionario inglés turco : 24 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
vadi valley n.
The river created a valley between the mountains.
Nehir dağların arasında bir vadi oluşturuyordu.

More Sentences
General
vadi dale n.
The picturesque village is nestled in a beautiful dale.
Pitoresk köy, muhteşem bir vadinin içinde yer almaktadır.

More Sentences
vadi gorge n.
I tripped on a stone, and if he hadn't caught me, I would have fallen into the gorge.
Bir taşa takıldım ve eğer beni yakalamasaydı, vadiye düşecektim.

More Sentences
vadi vale n.
This world is a vale of tears.
Bu dünya bir gözyaşı vadisidir.

More Sentences
vadi glen n.
The water problems of the Island of Islay or the Glen of Strathspey are hardly comparable with those of the Rhine basin.
Islay Adası'nın ya da Strathspey Vadisi'nin su sorunları Ren havzasınınkilerle kıyaslanamaz.

More Sentences
Technical
vadi ravine n.
The helicopter can't land in the ravine.
Helikopter vadiye inemiyor.

More Sentences
Geography
vadi valley n.
The river created a valley between the mountains.
Nehir dağların arasında bir vadi oluşturuyordu.

More Sentences
General
vadi coombe n.
vadi bottom n.
vadi combe n.
vadi wadi n.
vadi dell n.
vadi canyon n.
vadi wady n.
vadi coomb n.
vadi clough n.
vadi slack [dialect] [uk] n.
vadi strid n.
vadi strait [obsolete] n.
Geography
vadi bottom glade n.
vadi dene [uk] n.
vadi how [scotland] n.
Meteorology
vadi col n.
Geology
vadi valen n.

Significados de "vadi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
güney afrika'da derin vadi kloof n.
korulu derin vadi dene n.
küçük vadi dale n.
dik yamaçlarla çevrili vadi cove n.
küçük vadi dell n.
vadi gibi çukurluk bir alan üzerinden kara veya demiryolunu geçiren ayaklı köprü viaduct n.
korulu vadi dell n.
genç vadi young valley n.
kuru vadi arroyo n.
olgun vadi mature valley n.
aşınmış vadi donga n.
kuru vadi dry valley n.
dar ve derin vadi ravine n.
kenarları dik, derin vadi ya da koyak canyon n.
derin vadi canyon n.
kör vadi blind valley n.
küçük vadi glen n.
küçük vadi oluşturma gullying n.
vadi tabanı valley bottom n.
küçük vadi gully n.
derin vadi deep valley n.
sel sularının açtığı vadi couloir n.
gür bitki örtüsüne sahip vadi lush green valley n.
küçük vadi slade n.
dar ve derin vadi goyle [dialectal] [uk] n.
derin ve dar vadi griff [dialect] [uk] n.
tekinsiz vadi, robotik bir nesnenin insan benzeri görünümü ile hissettirdiği duygu uncanny valley n.
etrafında yalçın kayaların yükseldiği dar ve derin vadi gorge n.
içinden akarsu akan dar ve derin vadi sheuch [scotland] n.
küçük vadi sheuch [scotland] n.
küçük vadi slack [dialect] [uk] n.
derin vadi ravine N.
dar vadi gorge N.
Technical
derin vadi canon n.
vadi enkesiti valley cross section n.
geniş vadi dale n.
antiklinal vadi anticlinal valley n.
vadi enkesiti section of valley n.
vadi tabanında birikim oluşumunu engellemek için kullanılan, vadiden daha geniş düz bir metal parça gusset n.
Marine
batık vadi submerged valley n.
batık vadi drowned valley n.
içinden nehir geçen vadi strath n.
geniş vadi strath n.
düşük atmosferik basıncın hakim olduğu vadi pressure trough n.
kapalı vadi blind valley n.
Medical
vadi zambağı canvallaria magalis n.
vadi humması valley fever n.
vadi ateşi desert rheumatism n.
Zoology
abd'nin batısındaki vadi ve dağlarda görülen bir sincap valley pocket gopher (thomomys bottae) n.
Social Sciences
(peru) kutsal vadi'de yaşayan küçük bir halk inka n.
Religious
(incil'de) kudüs'ün doğu surunun üstünden geçtiği derin vadi kedron n.
(eski ahit'te) çocukların kurban edilip putlara tapınılan, kudüs'ün aşağısındaki vadi gehenna n.
Environment
birinci derece vadi first order valley n.
gömülü vadi buried valley n.
suyla örtülü vadi drowned valley n.
dağ silsileleri arasında yer alan düz vadi park n.
vadi tabanı sole n.
Geography
iki fay arasındaki alanın batması sonucu oluşan dik kenarlı vadi rift valley n.
enine vadi cross valley n.
vadi erozyonu gully erosion n.
vadi tabanı valley bottom n.
derin vadi canyon n.
kör vadi blind valley n.
genç vadi young valley n.
v vadi v valley n.
ihtiyar vadi old valley n.
asılı vadi hanging valley n.
vadi tabanı valley plain n.
vadi buzulu valley glacier n.
vadi gölü valley lake n.
vadi tabanı valley floor n.
u vadi u valley n.
olgun vadi mature valley n.
enine vadi transverse valley n.
u vadi trough valley n.
batık vadi submerged valley n.
u vadi u-shaped valley n.
v vadi v-shaped valley n.
vadi havzası valley basin n.
vadi ağzı abra n.
dar vadi narrow n.
güney yunanistan'da bir vadi nemea n.
yunanistan'ın teselya bölgesinde bir vadi témbi n.
yunanistan'ın teselya bölgesinde bir vadi tempe n.
yunanistan'ın teselya bölgesinde bir vadi vale of tempe n.
izlanda'nın güneybatısındaki reykjavik kentinin doğusunda yer alan geniş vadi thingvellir n.
u vadi through valley n.
okyanus tabanındaki derin ve dik vadi benzeri oyuk deep n.
okyanus tabanındaki derin ve dik vadi benzeri oyuk trench n.
okyanus tabanındaki derin ve dik vadi benzeri oyuk oceanic abyss n.
iskoçya'da bir vadi trossachs n.
yan buzulların akması ile birlikte oluşan vadi buzulu trunk glacier n.
küçük derede yer alan vadi bache [dialect] [uk] n.
küçük derede yer alan vadi batch [dialect] [uk] n.
(hintçede) dar ve derin vadi khud n.
ürdün'de kudüs'ün doğusunda bir vadi kidron n.
lübnan'da bir vadi bekaa n.
lübnan'da bir vadi coele-syria n.
lübnan'da bir vadi beqaa n.
lübnan'da bir vadi al biqa n.
lübnan'da bir vadi coelesyria n.
mısır'da bulunan bir vadi valley of the kings n.
(dağ veya sırtta) dar ve kuru vadi wind gap n.
kuzeybatı pensilvanya'da bir vadi wyoming valley n.
yanları çıkıntılı vadi heugh [scotland] n.
tepe veya dağlar arasındaki küçük vadi hollow n.
dağlar arasındaki küçük vadi holler [us] n.
abd'nin güneybatısında geniş ve alçak bir kuru vadi hondo n.
at nalı şeklinde vadi horseshoe n.
güney galler'de, cardiff'in kuzeybatısında bir vadi rhondda n.
doğu-orta kaliforniya'da bir vadi yosemite valley n.
ormanlık vadi lum [scotland/northern england] n.
ağaçlık vadi lum [scotland/northern england] n.
dağların arasında, özellikle altından akarsu geçen vadi glyn n.
çökük vadi rift n.
gözden uzak küçük vadi rincon [dialect] n.
bazen içinden dere geçen dar ve dik kenarlı kayalık vadi gill [uk] n.
dar vadi den [dialect] [uk] n.
ağaçlıklı derin vadi dene [uk] n.
isviçre'de bir vadi ve tatil yeri grindelwald n.
dar ve derin vadi gull n.
iskoçya'da bir vadi clydesdale n.
derin ve sığ vadi comb n.
tepe yamacındaki vadi comb n.
iki vadi arasında bulunan dağlık yayla coteau n.
vadi kenarı coteau n.
dağ yamacında bulunan küçük vadi cove n.
(galler'de) vadi cwm n.
içinden nehir yatağı geçen vadi dumble [dialect] [uk] n.
içinden nehir yatağı geçen vadi dimble [dialect] [uk] n.
himalaya dağı eteğindeki bir vadi dun n.
küçük vadi coulie n.
boyutu değişen ve dibinde akarsu olan dik setli vadi veya dağ geçidi coulee n.
küçük vadi coulee n.
boyutu değişen ve dibinde akarsu olan dik setli vadi veya dağ geçidi coulie n.
panama'da yapay bir vadi culebra cut n.
orta kaliforniya'da geniş bir vadi san joaquin valley n.
güney kaliforniya verimli bir vadi san fernando valley n.
güney kaliforniya'da bir vadi san fernando n.
(özellikle kuzeybatı abd'de) buzulların derinden yardığı düz ve çorak vadi scablands n.
(özellikle kuzeybatı abd'de) buzulların derinden yardığı düz ve çorak vadi scabland n.
dalgalı arazide tepe veya vadi fold [uk] n.
kuzey virginia'da bir vadi shenandoah n.
kuzey virginia'da bir vadi shenandoah valley n.
kaliforniya'nın kuzeydoğusunda bir vadi squaw valley n.
kaliforniya'nın kuzeydoğusunda yer alan bir vadi squaw valley n.
vadi buzulu stream n.
aşağı doğru erozyonla dar ve derin bir vadi oluşturmak incise v.
vadi dolu delly adj.
(vadi ve boğazlar ile) bayırlara bölünmüş dissected adj.