wheel- - Turco Inglés Diccionario

wheel-

Significados de "wheel-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wheel n. çark
steering wheel n. direksiyon
wheel n. tekerlek
wheel of fortune n. çarkıfelek
General
bull wheel n. sondaj çarkı
nose wheel n. burun tekerleği
emery wheel n. zımpara çarkı
wheel n. dümen
wheel n. direksiyon volanı
wheel lock n. emniyet kilidi
wheel n. direksiyon
wheel horse n. araba atı
wheel jack n. tekerlek krikosu
gear wheel n. dişli çark
rim of a wheel n. jant
wheel alignment n. motorlu taşıta ait tekerleklerin ayarlanması
water wheel n. su çarkı
wagon wheel n. vagon tekeri
wheel n. direksiyon simidi
hour wheel n. saat çarkı
roulette wheel n. rulet tekerleği
leading wheel n. ön tekerlek
locking wheel n. kilit çarkı
paddle wheel n. vapur çarkı
disc wheel n. diskli tekerlek
wheel n. işkence çarkı
grinding wheel n. zımpara taşı
winding wheel n. çıkrık
rim wheel n. çemberli kasnak
wheel n. dişli
wheel n. dönme
wheel n. deveran
wheel n. dolap
a big wheel n. nüfuzlu kimse
wheel n. araba
mill wheel n. değirmen çarkı
gear wheel n. çark
wheel chain n. dümen zinciri
water wheel n. dolap
ratchet wheel n. cırcırlı makara
ratchet wheel n. mandallı çark
grinding wheel n. döner bileğitaşı
potter's wheel n. çömlekçi çarkı
wheel balance n. balans ayarı
wheel n. bisiklet
wheel n. çarkıfelek
catherine wheel firework n. çarkıfelek
cart wheel n. araba tekerleği
control wheel n. levye
wheel n. tekerlek
wheel chair n. tekerlekli sandalye
castering wheel n. hareketli tekerlek
road trailer wheel n. karayolu tekeri
front housing wheel n. ön yardımcı tekerlek
all-wheel bulldozer n. lastik tekerlekli dozer
front-wheel drive n. önden çekişli
gear for four-wheel drive n. arazi vitesi
rear-wheel drive n. arkadan çekişli
water-wheel n. dolap
prayer wheel n. dua çarkı
rubber wheel n. lastik tekerlek
hamster wheel n. hamsterlerin kafes içerisinde üzerilerinde döndükleri tekerlek
hamster wheel n. hamster tekerleği
dish wheel n. tabak çarkı
wheel of life n. yaşam çarkı
hind wheel n. arka tekerlek
wheel path n. tekerlek yolu
use of the wheel n. tekerleğin kullanılması
ferris wheel n. dönme dolap
big wheel n. dönme dolap
observation wheel n. dönme dolap
car steering wheel n. araba direksiyonu
wheel-spinning n. patinaj
invention of the wheel n. tekerleğin icadı
wooden water wheel n. ahşap su çarkı
word wheel n. sözcük çarkı
word wheel n. kelime çarkı
luggage wheel n. bavul tekeri
suitcase wheel n. bavul tekeri
wheel arch n. çamurluk davlumbazı
medicine wheel n. şifa çemberi
catharine wheel n. şişleri kenardan dışarı çıkan tekerlek
catharine wheel n. spiral tüp biçiminde hazırlanmış bir tür havai fişek
catherine wheel n. spiral tüp biçiminde hazırlanmış bir tür havai fişek
wheel of fortune n. feleğin çarkı
wheel horse [us/canada] n. istikrarlı veya çok çalışan kimse
wheel horse n. güçlü ve çalışmaya rıza gösteren at
wheel horse n. (siyasi kuruluşta) çalışkan ve güvenilir işçi
medicine-wheel n. şifa çemberi ile ilişkili olarak taşları dört yöne doğru özel bir desen oluşturacak şekilde dizerek inşa edilen taş anıt
heart wheel n. sabit rotatif hareketi sabit karşılıklı harekete çevirmek için kullanılan kalp şeklindeki kam
current wheel n. akıntı çarkı
ferris wheel n. bir lunapark aleti
pendulum wheel n. saat balansı
pot wheel n. su çarkı
fifth wheel n. fazladan kişi
fifth wheel n. fazla şey
fire wheel n. çarkıfelek havai fişek
fire-wheel n. çarkıfelek havai fişek
snail wheel n. (saatlerde) spiral biçimli bir kam çeşidi
wheel of time n. zamanın çarkı
wheel of time n. zaman çarkı
stream wheel n. suyun akış hızını ölçen çark
stream wheel n. su çarkı
wheel v. daireler çizerek dönmek
wheel v. el arabasıyla götürmek
wheel about v. dönüvermek
wheel around v. dönmek
wheel about v. dönmek
wheel v. sürülmek
wheel v. araba ile götürmek
wheel round v. birdenbire dönmek
wheel around v. birdenbire dönmek
wheel round v. dönüvermek
turn the wheel hard v. direksiyonu kırmak
invent the wheel v. tekerleği icat etmek
put a spoke in somebody's wheel v. engel olmak
invent the wheel v. tekerleği bulmak
wheel v. döndürmek
wheel v. gitmek (tekerlekli bir araçla)
wheel v. çark ettirmek
wheel v. dönmek
wheel in v. çark etmek
wheel around v. dönüvermek
wheel v. sürmek
wheel around v. etrafında döndürmek
wheel v. ilerlemek
wheel v. sürmek (tekerlekli bir aracı)
wheel about v. birdenbire dönmek
wheel v. gitmek (tekerlekli bir araç)
wheel v. yuvarlanmak
put one's shoulder to the wheel v. gayretle çalışmaya başlamak
wheel v. tekerlekler üzerinde hareket etmek
wheel v. tekerlekli bir şeyi itmek
wheel out v. ortaya çıkarmak
wheel out v. ileri sürmek
wheel out v. dışarı çıkarmak
wheel out v. daha önceden yapılan birşeyi temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp öne sürmek
fall asleep at the wheel v. direksiyon başında uyuyakalmak
fall asleep at the wheel v. direksiyonda uyumak
fall asleep at the wheel v. direksiyonda uyuyakalmak
get behind the wheel v. direksiyona geçmek
take the wheel v. direksiyonun başına geçmek
take the wheel v. direksiyon başına geçmek
fall asleep at the wheel v. direksiyon başında uyumak
get behind the wheel v. direksiyon başına geçmek
take the wheel v. direksiyona geçmek
get behind the wheel v. direksiyonun başına geçmek
go behind the steering wheel v. direksiyon sallamak
spin the wheel v. çarkı döndürmek
break upon a wheel v. tekerleğe bağlayıp çekerek idam etmek