yakan - Turco Inglés Diccionario

yakan

Significados de "yakan" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Politics
yakan n. filipinler’de yaşayan etnik bir grup
yakan n. yakan

Significados de "yakan" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
General
yakan burning adj.
yakan consuming adj.
yakan tingly adj.
yakan fell [scotland] adj.
yakan fire adj.
yakan flagrant [obsolete] adj.
yakan scouthery [scotland] adj.
yakan stingy [dialect] adj.
Politics
yakan yakan n.
Archaic
yakan smart adj.

Significados de "yakan" con otros términos en diccionario inglés turco: 96 resultado(s)

Turco Inglés
General
yakan kimse lighterman n.
yakan kimse lighter n.
gaz yakan aletler appliances burning gaseous fuels n.
gaz yakan aletler gas appliances n.
otlu alanı yakan ateş grassfire n.
benzin yakan running on gasoline n.
gaz yakan ev tipi pişirici cihazlar gas-burning domestic cooking appliances n.
yakan top oyunu dodgeball n.
meşale yakan kimse torcher n.
ahır yakan kimse barnburner n.
yakan kimse burner n.
yakan şey burner n.
abayı yakan kimse infatuate n.
mezbahada karkas derilerini yakan kimse ducker n.
domuzdaki tüy kalıntılarını yakan mezbaha çalışanı singer n.
ayakkabının üst bölümündeki fazla ipleri yakan kimse singer n.
motorin yakan running on diesel fuel adj.
el yakan unaffordable adj.
cayır cayır yakan sizzling adj.
çok benzin yakan fuel guzzling adj.
yağ yakan oil adj.
petrol yakan oil adj.
cep yakan ruinous adj.
can yakan corrosive adj.
Colloquial
pire için yorgan yakan kimse worryguts n.
beyin yakan problem brain-twister n.
beyin yakan problem brain-teaser n.
çok fazla benzin yakan büyük bir araba gas guzzler n.
cep yakan superexpensive adj.
Idioms
yere bakan yürek yakan a dark horse n.
çok benzin yakan araba a gas guzzler n.
beyin yakan bilmece brain-twister n.
Industry
(özelliklerini istenen şekilde değiştirmek için) mineral yakan işçi burner man n.
(özelliklerini istenen şekilde değiştirmek için) mineral yakan işçi burner n.
yağ yakan fırın oil furnace n.
(kerosen) yağ yakan ısıtıcı oil heater n.
(kerosen) yağ yakan ocak oil heater n.
yağ yakan ocak oil furnace n.
Technical
pentan yakan ve standart ışık kaynağı olarak kullanılan bir lamba harcourt pentane lamp n.
kireç yapmak amacıyla kireçtaşını yakan kimse lime burner n.
gaz yakan cihazlar appliances burning gaseous fuels n.
yakıt yakan kazan oil-fired boiler n.
yağ yakan kazan oil-fired boiler n.
yağ yakan oil burner n.
gaz yakan cihazlar gas burning devices n.
gaz yakan aletler gas burning appliances n.
gaz yakan ev aletleri gas burning appliances n.
gaz yakan depolu su ısıtıcısı gas-fired storage water heater n.
gaz yakan merkezi ısıtma kazanı gas-fired central heating boiler n.
gaz yakan konveksiyonlu ısıtıcı gas-fired convection heater n.
gaz yakan çok brülörlü radyant tüplü ısıtıcı sistem multi burner gas-fired overhead radiant tube heater system n.
doğrudan gaz yakan hava ısıtıcısı direct gas-fired air heater n.
odun yakan soba wood burning stove n.
kömür yakan soba coal burning stove n.
gaz yakan cihazlar gas burning appliances n.
dolaylı yakıt yakan fırın indirect fuel-fired furnace n.
yağ yakan brülörlerinin yağ besleme sistemleri oil supply systems of oil burners n.
gaz yakan merkezi ısıtma kazanı gas fired central heating boiler n.
konut dışında kullanılan çok brülörlü gaz yakan radyant tüplü ısıtıcı sistem non-domestic multi-burner gas-fired radiant tube heater system n.
konut dışı kullanılan gaz yakan tavana asılan parlak radyant ısıtıcı non-domestic gas-fired overhead luminous radiant heater n.
gaz yakan konveksiyonlu ısıtma cihazı gas- fired convection heating appliance n.
gaz yakan tamburlu kurutucu gas-fired tumble dryer n.
katı yakıt yakan soba room heater fired by solid fuel n.
gaz yakan absorbsiyunlu ve adsorbsiyonlu iklimlendirme cihazları ve ısı pompası cihazları gas-fired absorption and adsorption air-conditioning and heat pump appliances n.
yağ yakan cebri konveksiyonlu hava ısıtıcısı oil-fired forced convection air heater n.
ev tipi doğrudan gaz yakan tamburlu kurutucu domestic direct gas-fired tumble dryer n.
(kerosen) yağ yakan ocak oilstove n.
odun yakan wood-burning adj.
kömür yakan coal-burning adj.
yağ yakan oil-fired adj.
yağ yakan (merkezi ısıtma) oilfired adj.
Textile
kumaş yakan tekstil işçisi singer n.
Automotive
çok benzin yakan gas-guzzler n.
büyük hacimli motorlara sahip güçlü ve aşırı derecede benzin yakan amerikan üretimi otomobil muscle car n.
yağ yakan oil burner n.
az yakan küçük araç econobox n.
çok benzin yakan gas-guzzling adj.
Petrol
sıvılaştırılmış petrolgazı yakan barbeküler barbecues burning liquefied petroleum gas n.
yağ yakan ocak oil burner n.
yağ yakan fırın oil burner n.
Medical
galvanik akımla ısıtılmış tel ile yakan cihaz galvanocautery n.
Chemistry
genzi yakan duman fume n.
yağ yakan oil-burning [uk] adj.
gazyağı yakan oil-burning [uk] adj.
parafin yakan oil-burning [uk] adj.
Forestry
küçük ağaç ve çalıları kesip yakan işçi brusher n.
Religious
(roma katolik kilisesinde) mumları yakan din adamı accensor n.
Environment
humus tabakasını yakan orman yangını ground fire n.
Sport
(yakan top gibi oyunlarda) topun çarptığı oyuncuların bulunduğu sınırlı alan jail n.
Archaic
cenazede ağıt yakan kimse keener n.
(ot yakan) kundakçı rickburner n.
Slang
sutyen yakan (kadın) bra-burner n.
beyin yakan şey mindfuck n.
ortalığı yakan smoking hot adj.
ortalığı yakan smokin' adj.
British Slang
yere bakan yürek yakan dark horse n.