yemin - Turco Inglés Diccionario

yemin

Significados de "yemin" en diccionario inglés turco : 27 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yemin oath n.
The president took the oath of office.
Başkan yemin ederek göreve başladı.

More Sentences
yemin vow n.
They renewed their vows on their 25th wedding anniversary.
Evliliklerinin 25. yıldönümünde yeminlerini tazelediler.

More Sentences
General
yemin vow n.
They renewed their vows on their 25th wedding anniversary.
Onlar 25. evlilik yıldönümünde kendi yeminlerini yeniledi.

More Sentences
yemin pledge n.
Tom signed a pledge.
Tom bir yemin imzaladı.

More Sentences
yemin sacrament n.
yemin davy n.
yemin assurance n.
yemin attestation n.
yemin oath n.
yemin oaths n.
yemin adjuration n.
yemin profession n.
yemin avowance [obsolete] n.
yemin behight n.
yemin betrothment n.
yemin highting n.
yemin sanction [obsolete] n.
yemin solemn word n.
Law
yemin testation [obsolete] n.
yemin promissory oath n.
yemin oath n.
yemin juramentum n.
History
yemin manus n.
Religious
yemin sacrament n.
Archaic
yemin test n.
yemin avow n.
Slang
yemin sam [uk] n.

Significados de "yemin" con otros términos en diccionario inglés turco: 294 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yemin etmek swear v.
The new president refused to swear on the bible.
Yeni başkan İncil üzerine yemin etmeyi reddetti.

More Sentences
yemin etmek vow v.
They all vowed, rather belatedly, that this would never happen again.
Hepsi de geç de olsa bunun bir daha asla yaşanmayacağına dair yemin ettiler.

More Sentences
General
yemin etmek vow v.
Tom has vowed to do that.
Tom bunu yapacağına yemin etti.

More Sentences
yemin etmek take an oath v.
Doctors take an oath not to harm anyone.
Doktorlar kimseye zarar vermemek için yemin ederler.

More Sentences
yemin etmek swear v.
I swear I will buy you a computer next month.
Yemin ederim gelecek ay sana bir bilgisayar alacağım.

More Sentences
yemin etmek make a vow v.
I've never made a vow in my life and after tonight I never will again.
Hayatımda hiç yemin etmedim ve bu akşamdan sonra, etmeyeceğim de.

More Sentences
yemin etmek pledge v.
She had been pledged to secrecy, yet she told me everything.
Gizlilik yemini etmişti ama yine de bana her şeyi anlattı.

More Sentences
yemin ettirmek swear in v.
The court's 18 judges will be sworn in and the court will be inaugurated today.
Mahkemenin 18 yargıcı bugün yemin edecek ve mahkemenin açılışı yapılacak.

More Sentences
yemin altında under oath adj.
I'd like to remind you that you're under oath.
Yemin altında olduğunuzu hatırlatmak isterim.

More Sentences
Phrasals
yemin etmek swear by v.
Many people swear by these natural products, whether they are Chinese ginseng root or Indian tea tree oil.
İster Çin ginseng kökü ister Hint çay ağacı yağı olsun, birçok insan bu doğal ürünlere yemin ediyor.

More Sentences
(biri/bir şey) üzerine yemin etmek swear on (someone or something) v.
Sami swore on everything that he never said anything to Layla.
Sami, Layla'ya hiçbir şey söylemediğine dair her şeyin üzerine yemin etti.

More Sentences
Colloquial
yemin ederim ki cross my heart (and point to god/hope to die) expr.
I cross my heart and hope to die that this will stay between us.
Yemin ederim ki bu aramızda kalacak.

More Sentences
Law
yemin etmek swear v.
Janis, this man, he's sworn to kill you.
Janis, bu adam seni öldürmeye yemin etti.

More Sentences
yemin etmek take an oath v.
We had taken an oath not to contact one another again.
Bir daha görüşmeyeceğimize yemin etmiştik.

More Sentences
Archaic
yemin etmek oath v.
She gave her oath that she would not drink.
İçki içmeyeceğine dair yemin etti.

More Sentences
General
yalan yere yemin perjury n.
yemin etme swearing n.
yalandan yemin eden kişi perjurer n.
yalan yere yemin false oath n.
yalandan yemin etme perjury n.
yemin töreni swearing in n.
yalan yere yemin eden perjurer n.
yemin yerine geçen söz affirmation n.
yemin töreni oath-taking ceremony n.
yalan yemin perjury n.
yalan yemin false oath n.
yalan yere yemin etme perjure n.
yemin metni form of oath n.
yemin metni oath formula n.
yemin metni text of the oath n.
(din adamlarının ettiği) dini yemin religious vows n.
yemin etme oath-taking n.
yalan yere yemin oathbreaking n.
üzerine yemin edilebilir olma avowableness n.
yemin etme avowance [obsolete] n.
dindar yaşamaya yemin eden kimse (keşiş, rahibe) votary n.
yemin eden kimse votist n.
yemin eden kimse vower n.
yemin etme betrothment n.
yalan yere yemin eden kimse mansworn n.
yalan yere yemin etme mansworn n.
yemin ile doğrulanan şey oath n.
yemin ederken kullanılan ifade oath n.
kafirleri yok etmeye yemin etmiş fanatiklerin faaliyetleri ghazism n.
abd başkanı yemin töreni günü inauguration day n.
(yemin ederken söylenen) tanrı cock [obsolete] n.
yemin ederken kullanılan bir kelime salamon [obsolete] n.
yemin beyanı solemn word n.
yemin ifadesi solemn word n.
shakespeare'in eserlerinde kullandığı yemin sonties n.
yalan yere yemin etmek forswear oneself v.
bırakmak için yemin etmek forswear v.
yemin etmek take the pledge v.
yemin etmek swear an oath v.
yemin ettirmek attest v.
vazgeçtiğine dair yemin etmek abjure v.
yemin ettirmek administer v.
yemin ettirmek administer an oath v.
belirli bir konu hakkında birine yemin ettirmek swear someone to v.
yalan yere yemin ettirmek perjure v.
yemin vermek swear v.
yalan yere yemin etmek perjure oneself v.
yemin ederek vazgeçmek abjure v.
yemin ettirmek administer an oath to v.
yemin verdirmek swear v.
yemin ederek reddetmek abjure v.
yalan yere yemin etmek commit perjury v.
yemin etmek take a vow v.
yemin etmek forswear v.
yemin etmek take oath v.
bırakacağına yemin etmek swear off v.
bırakacağına yemin etmek swear to give up v.
yemin ettirmek make someone swear v.
yemin billah etmek swear solemnly v.
yemin billah etmek swear to god v.
yemin billah etmek swear v.
yemin billah etmek take an oath v.
yemin etmek swear up and down v.
yemin billah etmek swear up and down v.
evleneceğine yemin etmek make a promise of marriage v.
yemin ettirmek administer v.
yalan yere yemin etmek forswear one's self v.
tehdit altındayken yemin etmek swear the peace against one v.
yemin etmek troth v.
yemin etmek behete v.
yalan yere yemin etmek mainswear v.
yemin etmek betroth v.
yalan yere yemin etmek manswear [uk] v.
yemin etmek wed [dialect] [uk] v.
yalandan yemin etmek misswear v.
yemin etmek objure v.
yemin altına almak obligate v.
yemin etmek dejerate v.
tekrar yemin etmek overswear v.
yemin etmek compromit [obsolete] v.
yemin etmek protest v.
yemin etmek avow v.
yemin edilmiş sworn adj.
yalan yere yemin etmiş forsworn adj.
yemin edebilen oathable adj.
yemin etmemiş unsworn adj.
yemin ile ilgili votal adj.
yemin niteliğinde votal adj.
yemin sonucunda yapılan votive adj.
yemin sonucunda üstlenilen votive adj.
yalan yere yemin etmekten suçlu mansworn adj.
yalan yere yemin etmekten suçlu perjured adj.
yemin ile bağlı sure [obsolete] adj.
yemin altında oath adv.
yemin olsun ki parde adv.
yemin ederim istg (i swear to god) exclam.
yemin ettirmek desponsate v.
Phrasals
bir şeyin üzerine yemin etmek swear upon something v.
bir şeyin üzerine yemin etmek swear by something v.
bir şeyin üzerine yemin etmek swear on something v.
yemin etmek betroth to v.
(biri/bir şey) üzerine yemin etmek swear by (someone or something) v.
(bir şeyi) bırakacağına yemin etmek swear off (something) v.
-e yemin ettirmek swear to v.
için yemin ettirmek swear to v.
-e yemin etmek swear to v.
için yemin etmek swear to v.
Phrases
(hindistan ingilizcesi'nde) yemin ederim ki kasme interj.
yemin etmiş under oath expr.
yemin ederim ki I swear expr.
Colloquial
yemin etmek cross one's heart and hope to die v.
yalan yere yemin etmiş olmak be forsworn v.
yalandan yemin etmek be forsworn v.
yemin etmek swear blind (that)... v.
yemin ederim doğru söylüyorum cross my heart expr.
tanrıya yemin ederim ki (my) right hand to god expr.
tanrıya yemin edebilirim (my) right hand to god expr.
yemin ederim (my) right hand to god expr.
yemin ederim ki to heaven expr.
sana yemin edebilirim I (can) promise you expr.
yemin billah etmek swear blind (that)... expr.
yemin olsun by god exclam.
yemin ederim by god exclam.
yemin ederim honest to god exclam.
yemin ederim honest to goodness exclam.
yemin ederim honest to pete exclam.
Idioms
yürekten yemin bird in (one's) bosom n.
canı gönülden yemin bird in (one's) bosom n.
tüm kalbiyle yemin bird in (one's) bosom n.
yürekten yemin etme bird in (one's) bosom [obsolete] n.
canı gönülden yemin etme bird in (one's) bosom [obsolete] n.
tüm kalbiyle yemin etme bird in (one's) bosom [obsolete] n.
yemin etmek lift up the hand v.
annesinin mezarı üzerine yemin etmek swear on one's mother's grave v.
incil üzerine yemin etmek swear on a stack of bibles v.
incil'in üzerine yemin etmek swear on a stack of bibles v.
yemin billah etmek swear black and blue v.
yemin etmek swear black and blue v.
yemin billah etmek swear up and down v.
(annenin mezarı vb.) üzerine yemin etmek swear on a stack of bibles v.
(annenin mezarı vb.) üzerine yemin etmek swear on one's mother's grave v.
yemin etmek swear blind v.
yemin billah etmek swear blind v.
yemin etmek swear up and down v.
elini kalbine koyup yemin etmek put (one's) hand on (one's) heart v.
bir şeyin tamamen gerçek olduğuna yemin etmek put (one's) hand on (one's) heart v.
(birini) söylemeyeceğine yemin ettirmek swear (one) to secrecy v.
birini söylemeyeceğine yemin ettirmek swear somebody to secrecy v.
yemin etmek cross heart v.
tanrıya yemin etmek hand to god v.
yemin etmek hand to god v.
yemin etmek swear down [uk] v.
yemin billah etmek swear down [uk] v.
yemin etmek take vows v.
yemin ederim suçsuzum it's a fair cop expr.
yemin ederim ki cross my heart (and hope to die) expr.
yemin etmiş on oath expr.
hayatım üzerine yemin ederim on my life expr.
yemin ederim swear down [uk] expr.
Speaking
annemin üstüne yemin ederim I swear on my mother expr.
annemin üzerine yemin ederim I swear on my mother's life expr.
namusum ve şerefim üzerine yemin ederim I swear on my honour and I swear on my life expr.
söylemeyeceğime yemin etmiştim I was sworn to secrecy expr.
senin olduğuna yemin edebilirdim I'd have sworn it was you expr.
tanrıya yemin ederim! I swear to god! expr.
tanrı üstüne yemin ederim I swear to god expr.
tanrıya yemin ederim ki I swear to god expr.
tanrıya yemin ederim ki my hand to god expr.
tanrıya yemin ederim my hand to god expr.
tanrı'nın huzurunda yalnızca gerçeği söyleyeceğinize yemin eder misiniz? do you swear to tell the truth the whole truth nothing but the truth so help you god? expr.
tanrı'nın üzerine yemin et you swear to god expr.
tanrıya yemin ederim I swear to god expr.
yemin ederim ki öldürürüm seni I swear to god I will kill you expr.
yemin ederim I promise you expr.
yemin ederim doğruyu söylüyorum I swear I'm telling the truth! expr.
yemin ediyorum ki doğruyu söylüyorum I swear I'm telling the truth! expr.
yemin ediyorum so help me expr.
Trade/Economic
bir alacak davasında davalının borcu olmadığına dair yemin etmesi şahitlerin bunun doğruluğunu yeminli olarak teyit etmeleri wager of law n.
tercüman yemin zaptı translator certificate of oath n.
yemin zaptı certificate of oath n.
yemin zaptı notary report n.
yemin ettirmek administer an oath v.
Law
mahkemede yemin etme oath-taking n.
anayasal yemin constitutional oath n.
anlaşmazlık konusu değeri ile ilgili davacıya verilen yemin oath in litem n.
başkalarıyla yemin ettirilen kimse conjurator n.
başkasının sözlerini yemin ederek teyit eden kimse conjurator n.
ciddi yemin corporal oath n.
davayı sonuçlandıran yemin decisive oath n.
davalı lehine yemin ile doğrulanan beyan affidavit of merits n.
doğrulayıcı yemin assertory oath n.
gönüllü yemin voluntary oath n.
kesin yemin decisive oath n.
kesin yemin oath n.
kati yemin decisive oath n.
kutsal bir şeye el basarak yapılan yemin corporal oath n.
kutsal bir şey üzerine yapılan yemin promissory oath n.
mahkeme dışında edilen yemin extrajudicial oath n.
mahkeme huzurunda yapılan yemin judicial oath n.
resmi yemin solemn oath n.
şahitlere yemin ettiren görevli commissioner for oath n.
tamamlayıcı yemin completing oath n.
yalan yere yemin false oath n.
yalan yere yemin etme perjury n.
yalan yere yemin eden perjurer n.
yemin şekli form of oath n.
yemin etme juration n.
yalan yere yemin false swearing n.
yemin takriri affidavit n.
yalan yere yemin perjury n.
yemin eden şahit attesting witness n.
yemin etme dejeration n.
yalan yere yemin cürmü felony of false swearing n.
yalancı şahitlik ve yalan yere yemin etme perjury and false swearing n.
yemin ettirme juration n.
yemin icrası administration of oath n.
yalan yere yemin lying under oath n.
yalan yere yemin bearing false witness n.
yemin yardımcısı oath helper n.
yemin altında tanıklık depone n.
yemin sureti form of oath n.
yalan yere yemin etme cezası penalty of perjury n.
yemin delili proof by oath n.
yemin ettirme görevlisi commissioner for oath n.
yalan yere yemin eden false witness n.
yemin etme swear solemnly n.
yargıç tarafından aday gösterilen tanığın ettiği yemin voir dire n.
mahkeme dışında edilen yemin voluntary affidavit n.
yemin varakası affidavit n.
yemin almaya yetkili kişi commissioner for oaths n.
(roma imparatorluğu'nun geç döneminde) devlet sırlarını ifşa etmemeye yemin etmiş mahkeme yetkilisi silentiary n.
şahide yemin ettirmek swear in v.
yemin vermek swear in v.
yemin teklif etmek tender an oath v.
yemin altında tanıklık etmek testify under oath v.
bir şeyi yemin altında onaylamak verify v.
yemin etmek depose [obsolete] v.
usulüne uygun biçimde yemin edilmiş/etmiş duly sworn adj.
yemin eden jurant adj.
yemin ile ilgili juratory adj.
(incil'e el basarak) gerçeği söylemeye yemin eden oath adj.
Politics
yemin ettirme administration n.
yetkili makam önünde seçmenlik için yemin edip sicil imzalamak registration n.
düşmana yardım etmediğini beyan eden yemin ironclad oath n.
göreve başlarken yapılan yemin oath of office n.
hükümdarın taç giyerken yaptığı yemin coronation oath n.
yemin etme taking of oath n.
yemin etme taking the oath n.
oy vermek için rüşvet almadığına dair edilen yemin bribery oath n.
resmi bir göreve başlarken yemin etmek swear in v.
Agriculture
yemin verime dönüşmesi feed conversion n.
Fishery
balık avlarken olta misinasının ucuna takılan ve yemin suya dalmasını engelleyen mantar ve veya suda batmayan parça cork n.
balık avlarken olta misinasının ucuna takılan ve yemin suya dalmasını engelleyen mantar ve veya suda batmayan parça bob n.
balık avlarken olta misinasının ucuna takılan ve yemin suya dalmasını engelleyen mantar ve veya suda batmayan parça bobfloat n.
History
lejyonerlerin roma ordusuna katılmadan önce ettirildikleri yemin sacramentum n.
yemin eden kimse manus n.
(feodalizm) vasalın efendisinin haklarını onurlandırmak için ettiği resmi yemin homage n.
Religious
incil üzerine edilen yemin book oath n.
düşmanlarını yok etmek için şiddet kullanmaya yemin etmiş gizli bir mormon tarikatının üyesi danite n.
kutsal kitaba el basarak edilen yemin gospel oath n.
yahudilerde eski bir tür yemin formatı putting the hand under the thigh n.
(manastıra bağlılık için okunan) yemin metni stability n.
(birinden) dogmatik yemin istemek test v.
Military
yalan yere yemin false oath n.
yemin töreni oath of enlistment n.
yemin etmek swear in v.
Archaic
toplu yemin conjuration n.
resmi yemin subjection n.
(feodalizm) vasalın efendisine ettiği resmi yemin subjection n.
yazılı olarak yemin etmek test v.
mahkemede yemin ile beyan etmek allege v.
yemin suya batıp çıkmasını sağlayarak balık tutmak dip v.
yemin etmek impledge v.
yalan yere yemin etmemiş unperjured adj.
bir yemin ifadesi egad interj.
Slang
yemin ederim if I'm lying, I'm dying expr.
yemin ederim on god exclam.
British Slang
yemin ederim ki! cor blimey! expr.
yemin ederim ki! gor blimey! expr.