yirmi - Turco Inglés Diccionario

yirmi

Significados de "yirmi" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yirmi twenty n.
There were only twenty people in the movie theatre.
Sinema salonunda sadece yirmi kişi vardı.

More Sentences
General
yirmi score n.
The president entered the hall escorted by a score of soldiers.
Başkan salona yirmi asker eşliğinde girdi.

More Sentences

Significados de "yirmi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yirmi yedi twenty seven n.
yirmi sayısı score n.
yüz yirmi ile iki yüz kişiden oluşan süvari birliği squadron n.
yirmi yaş dişi wisdom tooth n.
evliliğin yirmi beşinci yıldönümü silver jubilee n.
yüzde yirmi beş twenty five percent n.
ingiliz alfabesinin yirmi altıncı harfi z n.
yüzde yirmi twenty percent n.
yirmi bir pontoon n.
ingiliz alfabesinin yirmi birinci harfi u n.
ingiliz alfabesinin yirmi üçüncü harfi w n.
yirmi dört buğday ağırlığında ölçü birimi 1,56 gram pennyweight n.
ilk yirmi top twenty n.
yirmi iki twenty two n.
yirmi saniye twenty second n.
yirmi üçüncü twenty third n.
yirmi üç twenty three n.
yirmi altı twenty six n.
yirmi altı aralık boxing day n.
yirmi bir şilin değerindeki eski ingiliz altını guinea n.
ingiliz alfabesinin yirmi dördüncü harfi x n.
yirmi bir twenty one n.
yirmi beşinci yıldönümü silver jubilee n.
ingiliz alfabesinin yirmi ikinci harfi v n.
yirmi sayısı (20, XX) twenty n.
ingiliz alfabesinin yirmi beşinci harfi y n.
yirmi bir blackjack n.
yirmi yaş dişleri wisdom teeth n.
yirmi dört tabakalık kağıt destesi quire n.
yirmi dört thrave n.
yirmi sekiz twenty eight n.
yirmi bir oyunu blackjack n.
yirmi dört saat daily delegate tarifesi twenty-four hour delegate rate n.
yirmi dokuz twenty nine n.
yirmi dört twenty four n.
yirmi beş twenty five n.
yirmi bir oyunu twenty-one n.
yirmi bir oyunu vingt-et-un n.
yirmi yıl two decades n.
yirmi yıl twenty years n.
sekizinci yüzyılın ilk yirmi yılı first two decades of the eighth century n.
yirmi soruluk anket 20-question survey n.
yaklaşık olarak yirmi sent değerindeki gümüş pers parası abassi n.
ibrani alfabesinde yirmi üçüncü harf taw n.
yirmi dört threave n.
bir şeyin yirmi beşte biri twenty-fifth n.
yirmi ikide birlik parça twenty-second n.
serinin yirmi sekizinci elemanı twenty-eight n.
yirmi ikili grup twenty-two n.
yirmi dokuzlu grup twenty-nine n.
yirmi altılı grup twenty-six n.
bir şeyin yirmi beşte biri twenty-first n.
serinin yirmi beşinci elemanı twenty-first n.
serinin yirmi altıncı elemanı twenty-six n.
yirmi yedili grup twenty-seven n.
yirmi üçlü grup twenty-three n.
serinin yirmi sekizinci elemanı twenty-eighth n.
serinin yirmi beşinci elemanı twenty-fifth n.
bir şeyin yirmi sekizde biri twenty-eighth n.
yirmi beşli grup twenty-five n.
yirmi birli grup twenty-one n.
serinin yirmi birinci elemanı twenty-one n.
serinin yirmi ikinci elemanı twenty-two n.
yirmi sekizli grup twenty-eight n.
serinin yirmi üçüncü elemanı twenty-three n.
bir nesne veya kelimenin ne olduğunu en fazla yirmi soru sorarak tahmin etmeye çalışılan bir oyun twenty questions n.
yirmi bir oyunu vingtun n.
artık yıllarda takvime eklenen yirmi dokuz şubat bissextus n.
yirmi bir şilin değerindeki eski ingiliz altını meg [obsolete] n.
yirmi geyiklik bir sürü little herd n.
(laban hareket analizinde) yirmi temel dansçı hareketini sembolize eden çok yüzlü hayali bir şekil icosahedron n.
yüz yirmi long hundred n.
yirmi veya daha büyük puntolu baskı harfi ölçüsü paragon n.
(dartta) yirmi beş puan getiren çember semicenter n.
yirmi sekiz domino taşı ile oynanan bir oyun forty-two n.
yirmi dolar twenty n.
garsona yirmi dolar bahşiş vermek tip the headwaiter with twenty dollars v.
yirmi altıncı twenty sixth adj.
yirmi yedinci twenty seventh adj.
yirmi yıl süren vicennial adj.
yirmi yaşlarında twenty something adj.
yirmi-üçüncü twenty-third adj.
yirmi-dokuzuncu twenty-ninth adj.
yirmi ikinci twenty-second adj.
yirmi-sekizinci twenty-eighth adj.
yirmi-altıncı twenty-sixth adj.
yirmi-ikinci twenty-second adj.
yirmi-yedinci twenty-seventh adj.
yirmi-birinci twenty-first adj.
yirmi-dördüncü twenty-fourth adj.
yirmi-beşinci twenty-fifth adj.
yirmi dört saatlik circadian adj.
yirmi dokuzuncu 29th adj.
yirmi beşinci 25th adj.
yirmi dördüncü 24th adj.
yirmi yedinci 27th adj.
yirmi birinci 21st adj.
yirmi beşinci twenty fifth adj.
yirmi sekizinci twenty eighth adj.
yirmi ikinci twenty second adj.
yirmi dokuzuncu twenty ninth adj.
yirmi üçüncü 23rd adj.
yirmi birinci twenty first adj.
yirmi sekizinci 28th adj.
yirmi dördüncü twenty fourth adj.
yirmi altıncı 26th adj.
yirmi ikinci 22nd adj.
yirmi dokuzuncu xxix adj.
yaklaşık yirmi twentyish adj.
yirmi sekiz tane olan twenty-eight adj.
yirmi beş tane olan twenty-five adj.
yirmi beşte bir twenty-fifth adj.
yirmi sekizde bir twenty-eighth adj.
yirmi yedi tane olan twenty-seven adj.
yirmi birde bir twenty-first adj.
yirmi iki tane olan twenty-two adj.
yirmi tane olan twenty adj.
yirmi parçalı twentyfold adj.
yirmi üç tane olan twenty-three adj.
yirmi kadar twentyish adj.
yirmi bir tane olan twenty-one adj.
yirmi altı tane olan twenty-six adj.
yirmi dört saat süren twenty-four-hour adj.
yirmi ile ilgili vigesimal adj.
yüz yirmi beşinci hundred-and-twenty-fifth adj.
yüz yirmi olan one hundred twenty adj.
yüz yirmi beş olan one hundred twenty-five adj.
yüz yirmi beş cxxv adj.
yüz yirmi cxx adj.
bir dizinin yirmi beşinci etkinliğine dair silver adj.
yirmi beşinci yıl dönümüne dair silver adj.
yirmi beşinci (evlilik yıl dönümü) silver adj.
yirmi katı twenty times (more) adv.
son yirmi yılda over the last two decades adv.
yirmi sene sonra twenty years later adv.
yirmi yıl sonra twenty years later adv.
yirmi katına kadar twentyfold adv.
yirmi dört saat for 24 hours adv.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi sekizi twenty-eight pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi beşi twenty-five pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi altısı twenty-six pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi yedisi twenty-seven pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi dokuzu twenty-nine pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi biri twenty-one pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi ikisi twenty-two pron.
(bir şeylerin, birilerinin) yirmi üçü twenty-three pron.
otobüs her yirmi dakikada bir geçer the bus runs every twenty minutes expr.
yirmi dört buğday ağırlığında eski ölçü birimi dwt. (pennyweight) abrev.
Phrases
kitaplarınızın yirmi birinci sayfasını açın open your book to page 21 expr.
Colloquial
yirmi beş sent two bits n.