yolcu - Turco Inglés Diccionario

yolcu

Significados de "yolcu" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yolcu passenger n.
At the end of the passport control, the passenger proceeded to travel.
Pasaport kontrolünün sonunda yolcu seyahatine devam etti.

More Sentences
General
yolcu traveler n.
What are travelers saying about Salt Lake City?
Yolcular Salt Lake City için ne diyor?

More Sentences
yolcu traveller n.
It drew up uniform, Union-wide standards to improve security for air travellers.
Hava yolu yolcularının güvenliğini artırmak için Birlik çapında tek tip standartlar hazırladı.

More Sentences
Insurance
yolcu passenger n.
At the end of the passport control, the passenger proceeded to travel.
Pasaport kontrolünün sonunda yolcu seyahatine devam etti.

More Sentences
Technical
yolcu passenger n.
At the end of the passport control, the passenger proceeded to travel.
Pasaport kontrolünün sonunda yolcu seyahatine devam etti.

More Sentences
Automotive
yolcu occupant n.
The automatic fan function can be set in five different levels to maximise the climate comfort for each occupant.
Otomatik fan işlevi, her bir yolcunun iklim konforunu en üst düzeye çıkarmak için beş farklı seviyeye ayarlanabilir.

More Sentences
yolcu passenger n.
At the end of the passport control, the passenger proceeded to travel.
Pasaport kontrolünün sonunda yolcu seyahatine devam etti.

More Sentences
Marine
yolcu passenger n.
At the end of the passport control, the passenger proceeded to travel.
Pasaport kontrolünün sonunda yolcu seyahatine devam etti.

More Sentences
General
yolcu fare n.
yolcu journeyer n.
yolcu goner n.
yolcu pilgrim n.
yolcu wayfarer n.
yolcu voyager n.
yolcu viator n.
yolcu piepoudre n.
yolcu piepowder n.
yolcu passager n.
yolcu howadji n.
Slang
yolcu gone coon [us] [obsolete] n.

Significados de "yolcu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yolcu gemisi liner n.
yolcu sayısı (toplu taşıma aracında) ridership n.
iki yer arasında sürekli sefer yapan yolcu aracı shuttle n.
yolcu taşımacılığı passenger transportation n.
yolcu listesi waybill n.
emanete bırakılmış yolcu bagajı left luggage n.
havaalanında transit yolcu salonu transit lounge n.
yolcu salonu passenger lounge n.
iki kıyı arasında yolcu taşıyan deniz taşıtı ferry n.
üstü kapalı yolcu veya yük arabası caravan n.
yolcu uçağı airliner n.
yaya yolcu wayfarer n.
yolcu koltuğu olan teleferik chair lift n.
yolcu uçağı passenger plane n.
sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba saloon n.
yolcu arabası passenger car n.
yolcu gemisi launch n.
genellikle 12 kişi veya daha az yolcu alan küçük otobüsler minibus n.
yolcu vagonu carriage n.
bir taşıtın yolcu veya potansiyel bir yolcunun isteği üzerine durduğu durak request stop n.
yolcu etme sendoff n.
salon (yolcu gemisinde) saloon n.
yolcu ulaştırma otoritesi passenger transport authority n.
yolcu taşıyan herhangi bir aracın bölmesi car n.
yolcu gemisi passenger ship n.
yolcu uçağı liner n.
uçağın yolcu kabininde taşınmaya uygun küçük çanta cabin bag n.
yolcu eşyası baggage n.
yolcu kuponu passenger coupon n.
gemi, uçak veya trende yolcu ağırlayan erkek görevli steward n.
yolcu kompartımanı passenger compartment n.
yolcu vagonu day coach n.
çok sayıda yolcu taşıyan ve uzun yolculuklarla turlarda kullanılan motorlu, büyük kara taşıtı coach n.
iata'nın acente listesinde yer alan, yolcu biletlerinin satıldığı mahal approved location n.
ayaktaki yolcu straphanger n.
yolcu çantası kit bag n.
yolcu durumunda on a war foot n.
yolcu otobüsü coach n.
büyük yolcu salonu (havaalanında/garda) concourse n.
bir aracın yolcu veya yük olmaksızın yola çıkması deadheading n.
yolcu arabası coach n.
at veya ren geyiği tarafından çekilen, yolcu taşımaya mahsus kızak sleigh n.
atla çekilen yolcu kızağı sleigh n.
karayolu yolcu taşımacılığı road transportation n.
yolcu kabini passenger cabin n.
yolcu mili passenger mile n.
yolcu çantası kitbag n.
yolcu rehberi itinerary n.
yolcu yeri oranı passenger space ratio n.
yolcu feribotu passenger ferry n.
yolcu isim kaydı passenger name record n.
biletsiz yolcu stowaway n.
kaçak yolcu stowaway n.
yolcu trafiği passenger traffic n.
yolcu listesi passenger list n.
yolcu istasyonu passenger station n.
yolcu vagonu passenger car n.
yolcu gemisi passenger liner n.
yolcu treni passenger train n.
yolcu eşyası passenger's luggage n.
yolcu ve yük treni passenger and goods train n.
yolcu bileti passenger ticket n.
yaya yolcu foot passenger n.
yolcu tarifesi passenger rate n.
yolcu vapuru passenger ship n.
yolcu vagonu passenger coach n.
yolcu indirme yeri drop off zone n.
otobüs yolcu kapasitesi busload n.
yolcu hizmetleri passenger services n.
transit yolcu in-transit passenger n.
yolcu vagonu private car n.
yolcu giriş kartı proof of payment n.
uçağa kaçak binen yolcu stowaway n.
gemiye kaçak binen yolcu stowaway n.
kent içi toplu yolcu taşımacılığı urban transportation n.
yolcu eşyası passenger's baggage n.
yolcu bagajı passenger's baggage n.
yolcu eşyası passenger luggage n.
yolcu bagajı passenger luggage n.
yolcu taşıma passenger transport n.
biletsiz kaçak yolcu stowaway n.
yürüyen yolcu bandı passengers conveyor n.
yolcu taşıma passenger transportation n.
yolcu helikopteri helibus n.
yolcu taşıma bandı passenger conveyor n.
yolcu indirme/bindirme alanı kiss and ride zone n.
yolcu indirme/bindirme alanı drop-off and pick-up area n.
yolcu çantası carryall n.
yolcu taşıma aracı carryall n.
biletsiz yolcu veya seyirci deadhead n.
yolcu etme send-off n.
gelen yolcu incoming passenger n.
gelen yolcu arriving passenger n.
yolcu terminali passenger terminal n.
tek kişilik yolcu koltuğu bucket seat n.
(işe giden/işten gelen) yolcu commuter n.
yolcu yastığı travel pillow n.
yolcu gemisinde göstericilik yapan kimse cruise ship entertainer n.
yolcu gemisi komedyeni cruise ship entertainer n.
düşük vergiye tabi hafif yolcu arabası tax cart n.
eski ingiltere'de hafif yolcu arabası spring cart n.
yolcu kafilesi caravan n.
aracın taşıyabileceği maksimum yolcu sayısı carful n.
üstü kapalı büyük yolcu veya yük arabası, taşıt/araç katarı caravan n.
posta ve yolcu taşımada kullanılan dört tekerlekli atlı araba chaise n.
kızakların üstüne yerleştirilen yolcu taşıma gövdesi booby hut n.
büyük yolcu taşıma helikopteri helibus n.
yolcu taşıyan bir tür at arabası bus n.
içerde iki yolcu, dışarıda sürücü ve uşak olmak üzere toplamda dört kişi taşıyan, üstü açılabilir dört tekerlekli hafif bir at arabası gladstone n.
giden yolcu bölümü departure area n.
(eskiden) at değiştirilen yolcu hanı coaching inn n.
(eskiden) at değiştirilen yolcu hanı coaching house n.
ücretsiz yolcu taşıyan otobüs courtesy coach n.
günlük yolculuklarda kullanılan ve bireysel koltuklar için ekstra ücret ödenen yolcu vagonu drawing-room car n.
günlük yolculuklarda kullanılan ve bireysel koltuklar için ekstra ücret ödenen yolcu vagonu parlour car n.
(posta arabası) iç yolcu inside n.
hem posta hem yolcu taşıyan bir otobüs postbus n.
atlı yolcu arabası fly n.
iki yer arasında sürekli sefer yapan yolcu aracı shittle n.
yolcu taşıtı stage n.
standby yolcu standby n.
bekleme listesinde yer alan yolcu standby n.
son dakika bilet bulmaya çalışan yolcu standby n.
yolcu alımı boarding n.
yolcu gemisinde konaklama ve restoran bölümü hotel n.
yolcu gemisi passager n.
yolcu almak embark v.
yolcu etmek speed v.
birini yolcu etmek see someone off v.
yolcu etmek see v.
yolcu etmek see off v.
yolcu etmek see somebody off v.
yolcu etmek send off v.
yolcu etmek bid somebody godspeed v.
yolcu indirmek drop off passenger v.
yolcu indirmek drop off a passenger v.
yolcu almak imbark v.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow away v.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow in v.
kaçak yolcu olarak saklanmak stow on v.
yolcu almak board v.
yolcu karşılamak welcome a passenger v.
yolcu karşılamak meet passenger v.
bisiklette yolcu olarak gitmek crog [dialect] v.
bisiklette yolcu olarak gitmek croggy [dialect] v.
yolcu taşıtı ile seyahat etmek stage v.
yolcu ve yükü olmayan (taşıt) unladen adj.
kar amacıyla yolcu veya mal taşıyan (araç) commercial adj.
bekleme listesinde yer alan (yolcu) standby adj.
standby yolcu ile ilgili standby adj.