fare - Turco Inglés Diccionario

fare

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fare — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /fer/ – BrE /feə/)
Categoría gramatical:
İsim: fare (fares)
Sinónimo:
fee, charge
Antónimos:
refund, rebate

Significados de "fare" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
General
fare n. yemekler
The family indulged in the Thanksgiving fare.
Aile Şükran Günü yemeklerinin tadını çıkardı.

More Sentences
fare n. yol parası
Tom paid the fare.
Tom yol parasını ödedi.

More Sentences
fare n. bilet ücreti
The bus fares have been raised by 20 percent.
Otobüs bilet ücretleri yüzde yirmi yükselmiştir.

More Sentences
fare n. (ödenecek) para
How about we split the cab fare?
Taksi parasını bölüşmeye ne dersin?

More Sentences
fare n. imkan
This restaurant is good family fare.
Bu restoran ailelere yönelik güzel bir imkan.

More Sentences
Law
fare n. yol ücreti
How much is my fare?
Yol ücretim ne kadar?

More Sentences
General
fare n. veda
fare n. yiyecek
fare n. gıda
fare n. tarife
fare n. yiyecekler
fare n. yolcu
fare n. taksi müşterisi
fare n. yolluk
fare n. navlun
fare n. ücret
fare n. sunulan yiyecekler
fare n. tesis
fare n. eğlendirici materyal
fare n. eğlendirici aktivite
fare n. tüketim ürünü
fare v. geçinmek
fare v. başarmak
fare v. yola çıkmak
fare v. başından geçmek
fare v. gitmek (iş için)
fare v. üstesinden gelmek
fare v. yolculuk etmek
fare v. iyi anlaşmak
fare v. yemek
fare v. muvaffak olmak
fare v. ile beslenmek
fare v. ilerlemek
fare N. bilet bedeli
Phrases
fare expr. hoşça kal
fare expr. hadi eyvallah
Trade/Economic
fare n. navlun
Law
fare n. navlun
Tourism
fare n. (restoranda vb.) sunulan yemekler
Transportation
fare n. toplu taşımada biniş ücreti
fare n. aracı şoförüyle beraber kiralayan kimse
Gastronomy
fare n. yiyecek yelpazesi
fare n. besin stoku
fare n. perhiz
Fishery
fare n. balıkçı teknesinin yakaladığı av
Archaic
fare n. talih
fare n. gidişat
fare v. olmak

Significados de "fare" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
fare mouse n.
I’ll be as quiet as a mouse.
Bir fare kadar sessiz olacağım.

More Sentences
General
fare house mouse n.
What colour is this house mouse?
Bu ev faresi ne renk?

More Sentences
fare rat n.
I saw a rat in the kitchen.
Mutfakta bir fare gördüm.

More Sentences
Telecom
fare mouse n.
I’ll be as quiet as a mouse.
Bir fare kadar sessiz olacağım.

More Sentences
General
fare dormouse n.
Computer
fare computer mouse n.
Zoology
fare rottan [scotland] [dialect] n.

Significados de "fare" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
standby fare n. standby tarifesi
fare basis n. tarife esası
promotional fare n. promosyonlu tarife
partner fare n. indirimli fiyattan eşlik eden kişiye çıkarılan özel tarife
half fare n. yarım bilet
bill of fare n. mönü
cab fare n. taksi ücreti
youth fare n. gençlik tarifesi
penalty fare n. cezalı tarife
full fare n. tam bilet
fare construction unit n. tarife konstrüksiyon birimi
net fare n. net tarife
bill of fare n. menü
through fare n. aktarmasız tarife
taxi fare n. taksi parası
fare construction point n. tarife konstrüksiyon noktası
train fare n. tren parası
partner fare n. arkadaş tarifesi
bill of fare n. yemek listesi
subway fare n. metro ücreti
charter fare n. kira ücreti
train fare n. tren ücreti
unpublished fare n. yayımlanmamış tarife
ticket at full fare n. tam bilet
fare dodger n. ücret ödemeden bedavaya seyahat eden kimse
fare dodger n. beleşçi
point-to-point air fare n. yol üzerinde bir ara noktada konaklamaya ve başka tarifelerle birleştirilmeye imkan tanımayan tarife
round-trip fare n. gidiş dönüş ücreti
half fare ticket n. yarım bilet
minimum fare n. indi bindi ücreti
flight fare n. uçuş ücreti
base fare n. esas tarife
base fare n. esas ücret
fare-dodging n. toplu taşıma araçlarına biletsiz binme
fare evasion n. toplu taşıma araçlarına biletsiz binme
taxi fare n. taksi tarifesi
cab fare n. taksi ücreti
taxi fare n. taksi ücreti
cab fare n. taksi tarifesi
taxi fare n. taksi tarifesi
cab fare n. taksi tarifesi
cab fare n. taksi ücreti
taxi fare n. taksi ücreti
taxi fare n. taksi ücreti
cab fare n. taksi ücreti
cab fare n. taksi tarifesi
taxi fare n. taksi tarifesi
fare [obsolete] n. seyahat
fare increase n. toplu taşıma ücretinin artması
fare-thee-well n. maksimum etki
fare-thee-well n. en kapsamlı ölçü
fare [obsolete] n. sefer
fare [obsolete] n. gidiş
fare-thee-well n. azami kapsam
fare well v. birisi için iyi gitmek
fare badly v. birisi için kötü olmak
take a fare v. taksiye müşteri almak
pick up a fare v. taksiye müşteri almak
fare [dialect] [uk] v. görünmek
fare [dialect] [uk] v. gözükmek
full-fare adj. indirimsiz fiyattan
Phrasals
fare up v. birinin/bir şeyin seviyesine ulaşmak
fare up v. birine/bir şeye yetişmek
fare up v. biri/bir şey kadar iyi performans göstermek
fare up v. biriyle bir şeyle eşitlenmek
fare up v. birinin/bir şeyin seviyesini yakalamak
fare against (someone or something) v. (birine/bir şeye) nazaran iyi işlemek
fare against v. -e nazaran iyi performans göstermek
fare against (someone or something) v. (birine/bir şeye) nazaran iyi çalışmak
fare against (someone or something) v. (birine/bir şeye) nazaran iyi oynamak
fare against (someone or something) v. (birine/bir şeye) nazaran iyi performans göstermek
fare against v. '-e nazaran iyi oynamak
fare against v. '-e nazaran iyi işlemek
fare against v. '-e nazaran iyi çalışmak
fare off v. geçinmek
fare off v. gelişmek
fare off v. uyuşmak
fare off v. üstesinden gelmek
fare off v. ilerleme kaydetmek
Colloquial
bill of fare n. yemek listesi
bill of fare n. alışveriş listesi
bill of fare n. menü
standard fare n. bilinen bir olay
lenten fare n. lent/büyük perhiz yemeği
standard fare n. pek şaşırtıcı olmayan bir olay
lenten fare n. askerlere dağıtılan gibi pek tadı tuzu olmayan yemek
standard fare n. standart bir olay
standard fare n. sıkça/çok rastlanan bir olay
lenten fare n. hristiyan lent/büyük perhiz döneminde ikram edilebilecek etsiz yemek
lenten fare n. eksik yemek
lenten fare n. etsiz yemek
standard fare n. yaygın olay
standard fare n. alışılmış olay
lenten fare n. yavan yemek
lenten fare n. etsiz yemek
Idioms
go farther and fare worse v. dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmak
to a fare-thee-well expr. son derece kusursuz
to a fare-thee-well expr. eksiksiz
to a fare-thee-well expr. tümüyle
fare thee well expr. mükemmel
to a fare-thee-well expr. mükemmel olarak
to a fare-thee-well expr. hakkıyla
to a fare-thee-well expr. olabilecek en ileri derecede/düzeyde
to a fare-thee-well expr. elinden geldiği kadar
to a fare-thee-well expr. olabildiğince eksiksiz
to a fare-thee-well expr. son derece mükemmel
to a fare-thee-well expr. en muhteşem düzeyde
to a fare-thee-well expr. en mükemmel düzeyde
to a fare-thee-well expr. baştan sona
to a fare-thee-well expr. son derece kusursuz olarak
to a fare-thee-well expr. tamamen
fare thee well expr. kusursuz
to a fare-thee-well expr. son derece
fare thee well expr. eksiksiz
to a fare-thee-well expr. olabilecek en yüksek derecede/düzeyde
to a fare-thee-well expr. layıkıyla
to a fare-thee-well expr. baştan sona
Trade/Economic
fare construction point n. ücret belirleme noktası
excess fare n. fazlalık için ödenen ücret
unpublished fare n. broşürlerde ilan edilmeyen tarife
standby fare n. yedek yolcu ücreti
full fare n. tam tarife
full fare ticket n. tam ücrete tabi bilet
full fare n. tam ücret
excess fare n. mevki farkı
single fare n. yalnızca gidiş ücreti
Tourism
inclusive tour basing fare n. kapsamlı tur ücreti
family fare n. birlikte seyahat eden ailelere teklif edilen özel tarife
published fare n. afişe tarife
published fare n. taşıyıcı tarifelerinde gösterilen fiyatlar
child fare n. çocuk tarifesi
directional fare n. sadece tek yönde işleyen tarife
youth fare n. ortalama 25 yaşına kadar gelmiş insanlara uygulanan tarife
net fare n. acentenin kendi fiyat ilavesini koyduğu komisyonsuz tarife
family fare n. aile tarifesi
through fare n. iki nokta arasında yolculuk yapmaya uygun tarife
promotional fare n. özel indirimli tarife
add-on fare n. add-on tarifesi
point-to-point air fare n. noktadan-noktaya hava tarifesi
infant fare n. bebek tarifesi
bill of fare n. alakart
bill of fare n. yemek listesi
Technical
half-fare n. yarım ücret
Transportation
standby fare n. (yedek yolculara yönelik) indirimli tarife
bus fare n. tramvay ücreti
bus fare n. otobüs ücreti
fare [obsolete] n. nakliye ücreti
fare wicket n. kondüktörün para/bilet alıp vermesini sağlayan kapı açıklığı
fare stage n. (otobüs yolculuğunda) ücretli kısmın bittiği durak
fare stage n. otobüs yolculuğunun ücretli kısmı