seyahat - Turco Inglés Diccionario

seyahat

Significados de "seyahat" en diccionario inglés turco : 36 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
seyahat trip n.
Every time you fly, you can buy a climate certificate to balance out the emission of CO2 from your trip.
Her uçtuğunuzda, seyahatinizden kaynaklanan CO2 emisyonunu dengelemek için bir iklim sertifikası satın alabilirsiniz.

More Sentences
seyahat travel n.
I quit the job as it involves a lot of travel.
Çok fazla seyahat gerektirdiği için işi bıraktım.

More Sentences
seyahat journey n.
My journey to Afghanistan was life-changing.
Afganistan'a yaptığım seyahat hayatımı değiştirdi.

More Sentences
General
seyahat traveling n.
Before traveling, you should check and see what documents are required for your dog.
Seyahate çıkmadan önce, köpeğiniz için hangi belgelerin gerekli olduğunu kontrol etmeli ve görmelisiniz.

More Sentences
seyahat travelling n.
Much too much of this travelling is taking place on the motorway or by air.
Bu seyahatlerin çok büyük bir kısmı otoyol ya da hava yoluyla gerçekleşiyor.

More Sentences
seyahat passage n.
His great-grandfather had died on a passage to Australia.
Büyük-büyükbabası Avustralya'ya seyahati sırasında ölmüştü.

More Sentences
seyahat journey n.
My journey to Afghanistan was life-changing.
Afganistan'a yaptığım seyahat hayatımı değiştirdi.

More Sentences
seyahat voyage n.
He went on a voyage to America.
O, Amerika'ya seyahate gitti.

More Sentences
Tourism
seyahat traveling n.
Before traveling, you should check and see what documents are required for your dog.
Seyahate çıkmadan önce, köpeğiniz için hangi belgelerin gerekli olduğunu kontrol etmeli ve görmelisiniz.

More Sentences
seyahat travel n.
I quit the job as it involves a lot of travel.
Çok fazla seyahat gerektirdiği için işi bıraktım.

More Sentences
seyahat travelling n.
Much too much of this travelling is taking place on the motorway or by air.
Bu seyahatlerin çok büyük bir kısmı otoyol ya da hava yoluyla gerçekleşiyor.

More Sentences
Technical
seyahat journey n.
My journey to Afghanistan was life-changing.
Afganistan'a yaptığım seyahat hayatımı değiştirdi.

More Sentences
seyahat voyage n.
He went on a voyage to America.
O, Amerika'ya seyahate gitti.

More Sentences
seyahat travel n.
I quit the job as it involves a lot of travel.
Çok fazla seyahat gerektirdiği için işi bıraktım.

More Sentences
Computer
seyahat cruise n.
The prize money enabled me to go on a world cruise.
Para ödülü benim bir dünya seyahatine çıkmamı sağladı.

More Sentences
General
seyahat peregrination n.
seyahat wayfare n.
seyahat eyre n.
seyahat tour n.
seyahat trek n.
seyahat expedition n.
seyahat raik n.
seyahat trabbel [dialect] n.
seyahat traivel [scottish] n.
seyahat travail [obsolete] n.
seyahat turn [obsolete] n.
seyahat viage n.
seyahat locomotion n.
seyahat run n.
seyahat skoff [obsolete] n.
seyahat fare [obsolete] n.
Colloquial
seyahat getaway n.
Law
seyahat eyre n.
Marine
seyahat periplus n.
Abbreviation
seyahat trav n.
Archaic
seyahat trade n.

Significados de "seyahat" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
seyahat eden kimse traveler n.
seyahat eden kimse traveller n.
seyahat rehberi travel guide n.
seyahat etmek travel v.
General
seyahat çeki travelers check n.
taşıyıcısının kendisininkinden başka ülkelere seyahat etmesine imkan tanıyan kimlik belgesi passport n.
devlet hesabına seyahat etme junketing n.
seyahat çeki traveler's check n.
seyahat acentesi travel agent n.
ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes organiser n.
seyahat kısıtlamaları travel restrictions n.
evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat outing n.
taksi ile seyahat etme taxying n.
seyahat çeki traveller's cheque n.
iş veya zorunluluk dışında bir sebeple seyahat eden kimse leisure traveller n.
ordu ya da devletçe çıkarılan ve bilet ya da başka seyahat dokümanlarıyla değiştirilebilen belge warrant n.
amerikan seyahat acenteleri derneği asta n.
seyahat acentesi travel agency n.
seyahat maliyeti travel costs n.
her yedi yılda bir üniversite öğretim üyelerine verilen araştırma veya seyahat izni sabbatical n.
seyahat çantası holdall n.
seyahat rehberi itinerary n.
güney afrika seyahat acenteleri birliği asata n.
seyahat çeki traveler´s check n.
seyahat programı itinerary n.
sağlık açısından seyahat health aspects travel n.
seyahat acentası travel bureau n.
seyahat çeki travellers check n.
seyahat çeki travelers letter of credit n.
seyahat anlaşması travel bargain n.
japon seyahat acenteleri birliği jata n.
seyahat takımı travel kit n.
seyahat tutkusu wanderlust n.
seyahat fotoğrafçılığı travel photography n.
güneşli bir yere seyahat etme arzusu sunlust n.
betimleme ve seyahat description and travel n.
seyahat eden traveller n.
sürekli otobüsle seyahat eden serial bus traveler n.
uçakla seyahat flight n.
seyahat çeki traveler's letter of credit n.
seyahat çantası carryall n.
bir araba içinde seyahat etmek için bir araya gelmiş olan insanlar carpool n.
seyahat etme journeying n.
yatla seyahat eden yachter n.
seyahat çeki traveller's check n.
seyahat acentaları travel agents n.
grup halinde sözde ciddi bir maksatla seyahat etme junketing n.
sandık (seyahat ederken kullanılan) trunk n.
seyahat etme traveling n.
bir seyahat hakkında yapılan tanıtıcı konferans veya film travelog n.
seyahat programı stopping n.
seyahat acenteleri için eskiden kullanılan isim ticket agent n.
seyahat rehberi phrasebook n.
seyahat izni travel allowance n.
dünya seyahat acenteleri birliği wata n.
ingiliz adalarında seyahat eden irlandalılar kullandığı özel bir lisan shelta n.
seyahat çekleri traveler's checks n.
seyahat sözleşmeleri travel contracts n.
seyahat ve betimleme description and travel n.
ücret ödemeden bedavaya seyahat eden kimse fare dodger n.
astral seyahat astral journey n.
astral seyahat astral projection n.
astral seyahat astral travel n.
seyahat ofisi travel office n.
sırt çantasıyla seyahat backpacking n.
seyahat dergisi in-flight magazine n.
seyahat etme travelling n.
seyahat riski travellers risk n.
seyahat rizikosu voyage risk n.
seyahat riski voyage risk n.
seyahat rizikosu travellers risk n.
seyahat programı travel programme n.
seyahat ayarlaması travel arrangement n.
seyahat çantası overnight bag n.
her gün şehir merkezindeki iş yerlerine seyahat edilen şehir dışındaki yerleşim yerleri commuter town n.
yurtdışı seyahat trip abroad n.
yurtdışı seyahat foreign trip n.
seyahat çantası travel case n.
seyahat süresi journey time n.
bisikletle yapılan seyahat cycling n.
bisikletle yapılan seyahat bicycling n.
seyahat tarihi date of travel n.
köpek kızağıyla seyahat eden kimse musher n.
otobüste ayakta seyahat eden kimse standee n.
ab seyahat yönetmeliği uyarınca paket tatil organize eden herkes organizer n.
seyahat eden traveler n.
bir seyahat hakkında yapılan tanıtıcı konferans veya film travelogue n.
ruhsal seyahat spiritual journey n.
seyahat dergisi travel magazine n.
(uçak) seyahat dergisi in-flight magazine n.
seyahat eden kimse trekker n.
vizesiz seyahat visa-free travel n.
toplu taşımayla seyahat travel by public transport n.
sadece erkeklerin yaptığı seyahat mancation n.
seyahat yatağı travel bed n.
seyahat güvenliği programı travel security program n.
köpek kızağında seyahat eden kimse musher n.
seyahat rehberi guide book n.
seyahat izin belgesi travel warrant n.
genel seyahat yasağı general travel ban n.
sovyetler birliği'nin resmi seyahat acentası intourist n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi freighthopping n.
gizli bir şekilde yük vagonunda seyahat edilmesi train hopping n.
yalnız seyahat travelling solo n.
seyahat haberleri travel news n.
seyahat hakkı right to travel n.
seyahat uyarısı travel alert n.
seyahat uyarısı travel advisory n.
seyahat uyarısı travel warning n.
seyahat yastığı travel pillow n.
beraber seyahat eden grup cafilla [arabic] n.
beraber seyahat eden grup cafila n.
sal ile seyahat eden kimse rafter n.
sal ile seyahat eden kimse raftsman n.
sal ile seyahat eden kimse raftman n.
seyahat yolu raik n.
kano ile seyahat eden kişi canoer n.
kano ile seyahat eden canoeman n.
kano ile seyahat canoeing n.
uçakla seyahat eden kimse air traveler n.
uçakla seyahat eden kimse air traveller n.
küçük seyahat çantası capcase n.
araba ile seyahat carborne [usa] n.
pul, bilet, seyahat kuponları vs. saklandığı defter carnet n.
karavanla seyahat eden kişi caravaner n.
karavanla seyahat eden kişi caravanner n.
seyahat edenler için tasarlanmış, üstten saplı kutu biçiminde portatif saat carriage clock n.
seyahat çantası travel bag n.
seyahat danışmanı travel agent n.
günes tutulmalarını seven ve gözlemlemek için seyahat eden kişi umbraphile n.
at arabasında seyahat eden yolcunun sürücüyle iletişim kurmasını sağlayan ip checkstring n.
daha küçük olan parçası büyük olanın içine girebilen seyahat çantası telescope n.
daha küçük olan parçası büyük olanın içine girebilen seyahat çantası telescope bag n.
(sabun ve diş macunu gibi eşyaların konduğu) seyahat çantası sponge bag n.
(sabun ve diş macunu gibi eşyaların konduğu) seyahat çantası toilet bag n.
doğum amacıyla başka bir ülkeye seyahat birth tourism n.
keyif için seyahat eden kimse tourer n.
karavanla seyahat eden kimse trailerist n.
devamlı olarak seyahat ederek satış yapan kimse tranter [dialect] n.
seyahat ütüsü travel iron n.
boydan boya seyahat etme traversal n.
bir uçtan bir uca seyahat etme traversal n.
devamlı olarak seyahat ederek satış yapan kimse traunter [obsolete] n.
biriyle bir yere seyahat eden kimse traveling companion n.
seyahat, yurt dışında eğitim veya araştırma için verilen burs traveling fellowship n.
seyahat arkadaşı traveling companion n.
seyahat bursu traveling fellowship n.
seyahat bursu sahibi traveling fellow n.
seyahat stok rezervi tsr (traveling stock reserve) n.
güzel bir seyahat a good trip n.