yolla - Turco Inglés Diccionario

yolla

Significados de "yolla" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
yolla send it interj.
Send it to me when you have time.
Zamanın olduğunda onu bana yolla.

More Sentences

Significados de "yolla" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
anüsün oral yolla uyarılması anilinctus n.
doğaüstü yolla elde edilen bilgi paragnosis n.
belirli bir yolla göndermek route v.
doğal yolla etkilemek solicit v.
doğal yolla başlatmak solicit v.
yasal yolla takip etmek persecute v.
marka ismini yasadışı bir yolla almış misbranded adj.
üç farklı yolla gerçekleşen triple adj.
yolla ilgili itinerary adj.
doğal yolla kendiliğinden gerçekleşen physiurgic adj.
bu yolla in this way adv.
herhangi bir yolla in any way adv.
bazı yolla in some way adv.
anal yolla anally adv.
aynı yolla eadem adv.
bu yolla by this way adv.
hangi yolla how adv.
benzer bir yolla in a similar way adv.
değişik bir yolla in a different way adv.
farklı bir yolla in a different way adv.
cinsel yolla sexually adv.
viral yolla virally adv.
bu yolla thuswise adv.
insan algısı ve hayvan hissi arasında kalan bir yolla attuitively adv.
birçok farklı yolla manyways adv.
zekice bir yolla brilliantly adv.
yasal yolla mulierly [obsolete] adv.
dolaylı yolla round about adv.
münasip yolla comely [obsolete] adv.
bu yolla suchwise adv.
üretken bir yolla fruitfully adv.
bu yolla thereby adv.
belirtilen yolla yazan, kaydeden veya çizen kimse anlamını veren bir son ek -grapher suf.
herhangi bir yolla by any manner of means expr.
Phrases
resmi yolla through an official channel expr.
hangi yolla in what way expr.
Colloquial
açıklanamayan bir yolla oldurmak magic up v.
ofisime yolla send it to my office expr.
yolla gelsin keep them coming expr.
yolla gelsin keep'em coming expr.
bana özel mesaj yolla dm me expr.
Idioms
anladım dedi kör adam (bir şeyin anlaşıldığını mizahi bir yolla ifade eden bir söz) I see, said the blind man n.
hiçbir yolla in no way, shape, or form expr.
doğal yolla (bir şey yapmak) nature's way of (doing something) expr.
Speaking
resmini yolla send your photo expr.
Trade/Economic
kamu paralarının yatırıldığı ve bu yolla kayrılan banka pet bank n.
malzeme akışını büyük envanterlere gerek bırakmayacak biçimde düzenlemeyi ve bu yolla imalat sürecini rahatlatmayı hedefleyen japon üretim süreci sistemi kanban n.
kaynağın hali hazırdaki kullanımına alternatif olan bir yolla elde edilebilecek olan fayda opportunity cost n.
Law
vergisiz yolla sokulan mal contraband n.
(yasal veya resmi yolla) hak talebinde bulunulan şey claim n.
mülkiyete yasa dışı yolla çökme squatting n.
Politics
barışçıl yolla amicably adv.
Technical
elektrohidrolik yolla electrohydraulically adv.
Computer
internet kültüründe popülerleşmiş pedofiliyi mizahi yolla simgeleyen maskot ayı pedobear n.
yazıcıya yolla capture to printer expr.
Architecture
her bir mekanizmanın birbiriyle birden fazla yolla birleştiği mimari mesh n.
Automotive
yolla peş peşe temas eden küçük uzantılarla çevrili bir çeşit traktör lastiği pedrail n.
Mining
doğal yolla oluşan bir sodyum nitrat formu nitratine n.
Medical
pelvisin yarısının yolla çıkarılması hemipelvectomi n.
testisin cerrahi yolla çıkarılması orchiectomy n.
etmoid sinüslerinin cerrahi yolla çıkarılması ethmoidectomy n.
farinksin cerrahi yolla çıkarılması pharyngectomy n.
vajenin cerrahi yolla çıkarılması vaginectomy n.
overlerin cerrahi yolla çıkarılması ovarian ablation n.
kolonun yarısının cerrahi yolla çıkarılması hemicolectomy n.
böbrek ve üreterin cerrahi yolla çıkarılması nephroureterectomy n.
dalağın cerrahi yolla çıkartılması splenectomy n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar veneral diseases n.
plevranın cerrahi yolla çıkarılması pleurectomy n.
mastoid kemiğinin cerrahi yolla çıkarılması mastoidectomy n.
üretranın cerrahi yolla çıkarılması urethrectomy n.
ince bağırsağın cerrahi yolla çıkartılması jejunectomies n.
yumurtalıkların cerrahi yolla çıkarılması oophorectomy n.
ortak yolla yayılım common vehicle spread n.
endoskopik yolla yapılan muayene panendoscopy n.
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar sexually transmitted infections n.
bir lobun cerrahi yolla çıkarılması lobectomy n.
cinsel yolla bulaşan hastalık social disease n.
tümörün cerrahi yolla çıkarılması tumorectomy n.
perikardın cerrahi yolla çıkarılması pericardiectomy n.
suni yolla besleme gastrogavage n.
farinks ve özofagusun cerrahi yolla çıkarılması laryngopharyngoesophagectomy n.
oral yolla oral n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar sexually transmissible diseases n.
bir segmentin cerrahi yolla çıkarılması segmentectomy n.
pankreasın cerrahi yolla çıkartılması pancreatectomy n.
uterusun cerrahi yolla çıkarılması hysterectomy n.
tiroit bezinin cerrahi yolla çıkarılması thyroidectomy n.
omentumun cerrahi yolla çıkarılması omentectomy n.
akciğerin cerrahi yolla çıkarılması pneumonectomy n.
böbreğin cerrahi yolla çıkarılması nephrectomy n.
larinks ve farinksin cerrahi yolla çıkarılması laryngopharyngectomy n.
cinsel yolla bulaşan hastalık sexually transmitted disease n.
iris’in cerrahi yolla çıkarılması iridectomy n.
mesane ve üreterin cerrahi yolla çıkarılması cystourethrectomy n.
gırtlağın cerrahi yolla alınması laryngectomy n.
üst çene kemiğinin cerahi yolla çıkartılması maxillectomy n.
alt çene kemiğinin cerahi yolla çıkarılması mandibulectomy n.
cinsel yolla geçen hastalıklar sexually transmitted diseases n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar venereal diseases n.
karaciğerin yarısının cerrahi yolla çıkarılması hemihepatectomy n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar sexually transmitted diseases n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar sexully transmitted diseases n.
cinsel yolla geçen hastalık cupid's disease n.
cinsel yolla geçen hastalık social disease n.
cinsel yolla bulaşan hastalık cupid's disease n.
cinsel yolla geçen hastalık cupid's itch n.
cinsel yolla geçen hastalık sexually transmitted disease n.
cinsel yolla bulaşan hastalık cupid's itch n.
cinsel yolla geçen hastalık venus's curse n.
cinsel yolla bulaşan hastalık venereal disease n.
cinsel yolla geçen hastalık venereal disease n.
cinsel yolla bulaşan hastalık venus's curse n.
intravenöz yolla tatbikat intravenous application n.
cinsell yolla bulaşan bir hastalığı olmayan kişi sexually transmitted disease free n.
cinsel yolla bulaşan bir hastalık taşımayan kişi sexually transmitted disease free n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar sexually transmittable diseases n.
perkütan yolla tedavi percutaneous treatment n.
aterosklerotik hastalığın perkütan yolla tedavisi percutaneous treatment of atherosclerotic disease n.
radyoaktif yolla görüntüleme radioiodine imaging n.
cinsel yolla bulaşan enfeksiyon taraması sexually transmitted infection screening n.
epidural yolla uygulanan morfin epidural administration of morphine n.
kaudal yolla uygulanan bupivakain caudal bupivacaine n.
vajinal yolla doğum vaginal delivery n.
epidural yolla uygulanan fentanil-bupivakain ve fentanil-ropivakain kombinasyonları epidural administration of fentanyl-bupivacaine and fentanyl-ropivacaine combinations n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar stds n.
c virüsünün perinatal yolla geçiş oranı rate of perinatal transmission of hepatitis c virus n.
endoskopik transnazal yolla orbital dekompresyon orbital decompression by endoscopic transnasal approach n.
transnazal endoskopik yolla koanal atrezi tamiri transnasal endoscopic repair of choanal atresia n.
cinsel yolla bulaşan hastalıklar sexually transmitted diseases (std) n.
cinsel yolla bulaşan bir tür bakteri c. psittaci (chlamydia psittaci) n.
cinsel yolla bulaşan bir tür bakteri c. trachomatis (chlamydia trachomatis) n.
kafatasının cerrahi yolla açılması cephalotomy n.
ölü dokunun canlı bedenden cerrahi yolla çıkarılması necrotomy n.
uterusun dışında gelişen embriyonun cerrahi yolla alınması embryectomy n.
bağırsağın bir bölümünün cerrahi yolla alınması enterectomy n.
küçük dilin cerrahi yolla alınmasında kullanılan alet uvulatome n.
küçük dilin cerrahi yolla alınması uvulatomy n.
cerrahi yolla gırtlağı alınan kimse laryngectomee n.
camsı cismin göz küresinden cerrahi yolla çıkarılması vitrectomy n.
elde tutulan elektronik cihazların daha verimli kullanılmasını sağlamak için başparmak ve diğer parmakların cerrahi yolla değiştirilmesi whittling n.
noretisteron içeren ve oral yolla alınan bir doğum kontrol hapı markası micronor® n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi prefrontal leucotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi lobotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi prefrontal leukotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi leucotomy n.
inatçı zihinsel bozuklukların tedavisinde beynin frontal lobundaki bir veya daha fazla sinirin cerrahi yolla kesilmesi frontal lobotomy n.
testisin cerrahi yolla çıkarılması orchectomy n.
akciğer dokusunun cerrahi yolla alınması pneumectomy n.
sinovyal membranın cerrahi yolla çıkarılması işlemi synovectomy n.