üniforma - Turco Inglés Diccionario

üniforma

Significados de "üniforma" en diccionario inglés turco : 22 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
üniforma uniform n.
He'll be wearing a navy uniform for Halloween.
Cadılar Bayramı'nda donanma üniforması giyecek.

More Sentences
General
üniforma livery n.
All of the servants were wearing the same livery.
Hizmetçilerin hepsi aynı üniformayı giyiyordu.

More Sentences
üniforma uniform n.
He'll be wearing a navy uniform for Halloween.
Cadılar Bayramı'nda donanma üniforması giyecek.

More Sentences
Technical
üniforma uniform n.
He'll be wearing a navy uniform for Halloween.
Cadılar Bayramı'nda donanma üniforması giyecek.

More Sentences
Military
üniforma uniform n.
He'll be wearing a navy uniform for Halloween.
Cadılar Bayramı'nda donanma üniforması giyecek.

More Sentences
General
üniforma official dress n.
üniforma military uniform n.
üniforma battle dress n.
üniforma service dress n.
üniforma undress n.
üniforma investiture n.
üniforma service uniform n.
üniforma harness n.
üniforma colours n.
üniforma colors n.
üniforma vestiture [rare] n.
üniforma habiliment n.
üniforma clothing [obsolete] n.
üniforma suit n.
Military
üniforma regimentals n.
Archaic
üniforma cloth n.
üniforma indument n.

Significados de "üniforma" con otros términos en diccionario inglés turco: 48 resultado(s)

Turco Inglés
General
bej üniforma (koyu) khakis n.
yanları kalkık üniforma şapkası cocked hat n.
özel üniforma livery n.
askeri üniforma military uniform n.
askeri üniforma battle dress n.
çizgili üniforma striped uniform n.
özel üniforma special uniform n.
beyaz üniforma giyen bir çöpçü whitewing n.
bazı ingiliz özel okullarında üniforma olarak giyilen kıyafet tarzı bluecoat n.
yeşil üniforma greens n.
yeşil üniforma green n.
resmi etkinliklerde giyilen üniforma dress whites n.
resmi etkinliklerde giyilen üniforma dress blues n.
üniforma ceketi dress coat n.
(üniforma) üst giysilerinin yapımında kullanılan kalın ve mavi kumaş pilot cloth n.
profesyonel statüyü gösteren veya üniforma olarak giyilen kırmızı renkli giysi scarlet n.
üniforma giydirmek uniform v.
üniforma giydirmek uniform v.
üniforma giymemiş unliveried adj.
üniforma giymeyen unliveried adj.
üniforma niteliğinde livery adj.
üniforma olarak düzenlenmiş livery adj.
gri üniforma giyen gray adj.
Speaking
üniforma giymek zorunda mıyım? do I have to wear a uniform? expr.
Textile
beyaz üniforma white n.
haki yeşili kumaştan yapılan üniforma olive drab n.
haki yeşili kumaştan yapılan üniforma olive-drab n.
Military
günlük üniforma service uniform n.
askeri üniforma military uniform n.
askeri üniforma regimentals n.
askeri üniforma regimental n.
resmi yönetmelikte belirtilen kalite ve türde kılıç, başlık, üniforma vb. regulation sword n.
askeri üniforma battledress n.
abd donanması ve sahil güvenliğinin giydiği beyaz üniforma whites n.
abd donanması ve sahil güvenliğinin giydiği beyaz üniforma white n.
(özellikle abd ordusuna ait) mavi üniforma blues n.
yarım askeri üniforma demisuit n.
vücudun tamamını kapsamayan üniforma demisuit n.
abd ordusu'nun kullandığı askeri üniforma olive drab n.
abd ordusu'nun kullandığı askeri üniforma olive-drab uniform n.
üniforma üzerine takılan rütbe işareti insignia of rank n.
yazlık askeri üniforma suntans n.
tam elbise üniforma full-dress uniform n.
Sport
geçici olarak giyilen bir tür kolsuz üniforma üstü pinny n.
geçici olarak giyilen bir tür kolsuz üniforma üstü penny n.
Archaic
mesleki üniforma coat n.
Slang
askeri üniforma ve şapkalarda kordon scrambled egg n.
deniz piyadesi olmanın üç şartı (üniforma giymek, seks yapmak ve dövme yaptırmak) blued, screwed, and tattooed adj.