Blank... - Turc Anglais Dictionnaire

Blank...

Sens de "Blank..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
blank n. boşluk
blank adj. boş
General
blank n. boş numara
blank credit n. açık kredi
blank bill n. açık senet
blank n. hedef
blank cartridge n. kurusıkı fişek
point blank n. aşikar
blank back n. arkası boş
blank n. kurusıkı fişek
blank n. anlamsızlık
blank n. yazısız kağıt
blank verse n. kafiyesiz şiir
blank throw n. gele
blank n. piyangoda boş numara
blank verse n. kafiyesiz on heceli nazım şekli
blank n. boş kağıt
blank cartridge n. boş kartuş
blank signature n. açık imza
blank expression n. boş ifade
blank door n. yalancı kapı
blank n. boş yer
blank n. işlenmemiş parça
blank door n. kör kapı
blank check n. tam yetki
blank firing gun n. kurusıkı tabanca
blank n. açık yer
blank stare n. boş bakış
blank cartridge n. mermisiz kovan
the next blank page n. bir sonraki boş sayfa
blank tape n. boş kaset
blank n. hedefin ortası
blank face n. ifadesiz surat/yüz
blank stairs n. (uzun süredir kullanılmayan) hiçbir yere çıkmayan merdiven
blank slate n. beyaz/boş sayfa
blank cartridge pistol n. kurusıkı tabanca
gunstock blank n. dipçik taslağı
blank slate n. boş levha
blank paper n. boş kağıt
blank n. bir parçanın noktasız bölümü
blank n. bir şeyin olmadığı yer
blank n. noktasız domino taşı
blank n. yokluk
blank n. değeri taş sahibi tarafından belirlenebilen işaretsiz domino taşı
blank n. kurusıkı
blank v. sövmek
totally blank somebody v. tanımamazlıktan gelmek
blank v. çıkarmak
draw a blank v. avucunu yalamak
leave a blank v. boşluk bırakmak
blank v. silmek
give someone a blank check v. açık çek vermek
draw a blank v. hava almak
give someone a blank check v. açık bono vermek
blank v. feshetmek
blank out v. kaldırmak
draw a blank v. boş çıkmak (piyangoda)
endorse in blank v. beyaz ciro vermek
leave a page blank v. bir sayfayı boş bırakmak
sign a blank check v. açık çek imzalamak
leave blank v. boş bırakmak
indorse in blank v. arkasında boşluk bırakarak bir notun arkasına isim yazmak
blank (out) v. levhadan kalıpla kesilerek çıkarmak
blank (off) v. girişini kapatmak
blank v. azalarak yok olmak
blank (out) v. kafası karışmak
blank (out) v. belirsizleşmek
blank v. tire işaretiyle göstermek
blank (out) v. zayıflamak
blank (off) v. girişini engellemek
blank v. boş hale gelmek
blank v. hatırlayamamak
blank v. lanet etmek
blank (out) v. sönmek
blank (out) v. boşlukla doldurmak
blank v. (unutup) kafası gitmek
blank v. sönmek
blank adj. açık
in blank adj. açık
point blank adj. yakından
point blank adj. açık
blank adj. tam
blank adj. şaşkın
blank adj. şaşırmış
blank adj. ifadesiz
blank adj. manasız
blank adj. beyaz
point blank adj. dolaysız
blank adj. anlamsız
blank adj. boş
blank adj. yazısız
blank adj. işlenmemiş
blank adj. sağır
blank adj. kör
point-blank adj. dolaysız
point-blank adj. kesin
point-blank adj. yakın menzilli
point-blank adj. yakın mesafeden yapılan
point-blank adj. açık
point-blank adj. yatay olarak ateşlenen
point-blank adj. çok yakın geçen
blank adj. solgun
blank adj. dalgın
blankety-blank adj. lanet olası
blankety-blank adj. kahrolasıca
blank adj. süssüz
blank adj. kesin
blank adj. tam
blank adj. bitmemiş
blankety-blank adj. aptal
blank adj. sıradan
blank adj. işlenmesi tamamlanmamış
blank adj. düz
blank adj. hareketsiz
blank adj. bir veya birden fazla harfin çıkarıldığını gösterecek şekilde boşluklu
blank adj. verimsiz
blank adj. tekdüze
blank adj. fikirsiz
blank adj. kötü bir kelime yerine kullanılan
blank adj. penceresiz (duvar)
blank adj. kısır
blank adj. ayırt edici özelliği bulunmayan
blank adj. verilmek istenmeyen bilgi yerine kullanılan
blank adj. mutlak
blankety-blank adj. sefil
blank adj. sonuçsuz
blank adj. ilhamsız
blank adj. kapısız (duvar)
blank adj. ses kaydı veya görüntü içermeyen
in blank adj. önemli kısmı başkası tarafından sağlanan
point-blank adv. dolaysız olarak
point-blank adv. çok yakından
point-blank adv. açıkça
point-blank adv. kesin olarak
point-blank adv. yatay olarak
point-blank adv. doğrudan doğruya
point blank adv. açıkça
at point-blank range adv. çok kısa mesafeden
point-blank adv. kısa mesafeden
point-blank adv. direkt
point-blank adv. doğrudan
Phrasals
go blank v. gözleri kararmak
go blank v. etraf kararmak
go blank v. kararmak
go blank v. bilincini kaybetmek
go blank v. bayılmak
blank on v. aklından tamamen çıkmak
blank on v. aniden bir şeyi unutmak
blank on (something) v. aniden bir şeyi unutmak
blank on (something) v. aklından tamamen çıkmak