Bull - Turc Anglais Dictionnaire

Bull

Sens de "Bull" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 90 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bull n. boğa
General
bull n. aptalca hata
bull n. polis
bull n. zırva
bull n. kocaman erkek hayvan
bull n. gaf
bull n. aynasız
bull n. spekülatör
bull n. çam yarması
bull n. boğa
bull n. vurguncu
bull n. iri erkek hayvan
bull n. iri yarı erkek
bull n. bulldog köpek
bull n. fil
bull n. sirk fili
bull n. hayvanat bahçesinde yaşayan fil
bull n. kereste şefi
bull n. kereste ustabaşısı
bull n. çeki öküzü
bull n. belgeye eklenen mühür
bull n. papalık fetvası mührü
bull n. mühürlenmiş papalık fetvası
bull n. ferman
bull n. bildiri
bull n. tebliğ
bull n. buyruk
bull n. boşaltılmış içki şişesine su doldurularak yapılan hafif içki
bull n. (genellikle gemi güvertesinde oynanan) halka oyununa benzer bir oyun
bull v. spekülasyon yapmak
bull v. hisselerin değerini yükseltmek
bull v. fiyatları yükseltmeye çalışmak
bull v. zorlamak
bull v. (inek, düve) kızışmak
bull v. boğa gibi hareket etmek
bull v. şiddetle bastırmak
bull v. sağlam ilerlemek
bull v. (hisse) fiyatı yükselmek
bull v. (boğa) çiftleşmek
bull v. hisse fiyatını artırmaya çalışmak
bull v. piyasadaki fiyatları artırmaya çalışmak
bull v. boğa gücüyle hareket etmek
bull adj. kafasının dikine giden
bull adj. erkek gibi
bull adj. boğa gibi
bull adj. çok kuvvetli
bull adj. çok güçlü
bull interj. hadi canım!
bull N. (borsa) yükselişçi
Colloquial
bull n. değersiz şey
bull n. saçma
bull n. saçmalık
bull v. kandırmak
bull v. aptal yerine koymak
bull v. oyuna getirmek
bull v. keklemek
bull v. palavra atmak
bull v. küstahça konuşmak
bull v. saçmalamak
bull interj. saçmalama!
bull interj. atma!
bull interj. uydurma!
bull interj. hadi oradan!
Trade/Economic
bull n. boğa piyasası
bull n. fiyatların ilerde yükseleceğini tahmin ederek bugünden tahvil veya hisse senedi alan kimse
bull n. fiyat yükselmesi beklentisinde satış
bull n. hisselerin yükseleceğini önceden tahmin edip hisse satın alan kişi
bull n. sermaye piyasasında alıcı spekülatör
bull n. (özellikle ticaret ortamıyla ilgili) iyimser kimse
bull adj. (piyasa) boğa
bull adj. piyasalarda spekülasyon yaparak hisseleri yükselten
Marine
bull v. (şamandıra) mahmuzlamak
Gastronomy
bull n. boğa
Astronomy
bull n. boğa
bull n. boğa burcu
Zoology
bull n. boğa
bull n. erkek büyük hayvan
Slang
bull n. boş şey
bull n. gardiyan
bull n. polis
bull n. uydurma
bull n. yalan
bull n. abartı
bull n. erkeksi/maskülen kadın
bull n. erkeksi görünüme sahip lezbiyen
bull n. erkeksi lezbiyen
bull n. lezbiyen
bull n. leblebi (lezbiyen)
bull n. sevici
bull n. lezbiyen kimse

Sens de "Bull" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bull fighting n. boğa güreşi
General
american pit bull terrier n. amerikan teryeri
bull session n. söyleşi
bull pine n. akçam
bull trap n. keriz silkeleme
bull session n. yarenlik
bull wheel n. sondaj çarkı
bull's eye arch n. daire kemer
bull's eye n. tepecamı
bull terrier n. bulteriyer
bull market n. borsada fiyatların devamlı yükselişi
bull's eye n. tam isabet
bull's eye n. aydınlık camı
bull's eye n. hedefin merkezi
bull session n. erkek arkadaş toplantısı
bull's eye n. nişan tahtasının ortası
bull's eye squall n. fırtına gözü
pit bull terrier n. teriyer köpeği
raging bull n. kızgın boğa
bull's eye n. lomboz
a bull in a china shop n. orman kibarı
bull-shooter n. atmasyoncu
bull's-eye squall n. fırtına gözü
bull whip n. kırbaç
charging bull n. wallstreet'deki bronz boğa heykeli
the bowling green bull n. wallstreet'deki bronz boğa heykeli
the wall street bull n. wallstreet'deki bronz boğa heykeli
papal bull n. papa/papalık fetvası
papal bull n. papanın yaptığı resmi çağrı
rodeo bull n. mekanik boğa
mechanical bull n. mekanik boğa
castrated bull n. hadım edilmiş boğa
raging bull n. azgın boğa
mad bull n. kızgın/azgın boğa
bull baiting n. boğaya köpek saldırtma
bull pen n. yedek oyuncu kulübesi
bull baiting n. boğanın köpeklerle dövüştürülmesi
sitting bull n. oturan boğa
bull riding n. yarışçının boğa üzerinde 8 saniye veya daha uzun süre kalmayı amaçladığı rodeo türü
john bull n. ingiliz soyundan gelen kimse
bull pen n. nezarethane
bull pen n. işçi barakası
bull pen n. ortak ofis
bull pen n. yatakhane
bull dust [australia] n. ince kum
bull pen n. askeri karakol
bull calf n. aptal adam
bull neck n. boğanın boyun postundan yapılan deri
bull pen n. çalışan dinlenme alanı
bull plow n. eskiden kullanılan bir tür saban
bull pen n. ortak alan
bull durham sack n. bull durham tütün kesesi
bull neck n. kısa, kalın ve güçlü boyun
bull pen n. nezarethane
bull board n. (genellikle gemi güvertesinde oynanan) halka oyununa benzer bir oyun
bull pen n. koğuş
bull pen n. hapishane
bull dust [australia] n. kalın toz
bull cook n. aşçı yamaklığı yapan ve gündelik işleri halleden becerikli işçi
bull cook n. kamptaki becerikli işçi
shoot the bull v. palavra atmak
take the bull by the horns v. güçlüklere göğüs germek
bull trap v. keriz silkelemek
take the bull by the horns v. bir işe cesaretle girişmek
bull (through) v. muhalefete karşı yürürlüğe sokmak
bull-headed adj. inatçı
bull-necked adj. kısa ve kalın boyunlu
bull-nosed adj. yuvarlak kenarlı
bull-nosed adj. yuvarlak uçlu
bull-nosed adj. ucu yuvarlak
bull-nosed adj. yuvarlak uçlu
Phrasals
bull through v. dayatmak
Colloquial
bull bar n. kangurulara çarpmamak için arabanın önüne takılan koruyucu
bull's eye n. onikiden vurma
company bull n. şirket koruması
bull-pucky n. hava cıva
bull pucky n. safsata
bull pucky n. saçma sapan konuşma
bull-pucky n. zırva
bull-pucky n. saçma sapan konuşma
bull pucky n. hava cıva
bull-pucky n. eşek osuruğu
bull pucky n. havagazı
bull pucky n. martaval
bull pucky n. eşek osuruğu
company bull n. şirket koruma görevlisi
bull-pucky n. boğa dışkısı
bull-pucky n. havagazı
bull pucky n. zırva
bull pucky n. boğa dışkısı
bull-pucky n. martaval
bull-pucky n. safsata
john bull n. ingiliz
john bull n. ingiltere
bull dust [australia] n. saçmalık
bull's wool [australia/new zealand] n. saçma
bull's wool [australia/new zealand] n. saçmalık
bull's wool [australia/new zealand] n. zırva
put a bull's eye v. hedef (noktası) koymak
shoot the bull v. laflamak
shoot the bull v. laklak etmek
shoot the bull v. çene yarıştırmak
shoot the bull v. havadan sudan konuşmak
shoot the bull v. çene çalmak
throw the bull v. övünmek
throw the bull v. palavra atmak
throw the bull v. laflamak
throw the bull v. böbürlenmek
be full of bull v. saçmalamak
as fit as a mallee bull expr. çok kaslı ve güçlü
bull's eye expr. tam isabet
mess with a bull you get the horns expr. boğaya bulaşırsan boynuzu yersin
Idioms
cock and bull story n. uydurma masal
a cock-and-bull story n. kuyruklu yalan
cock-and-bull story n. palavra
cock-and-bull story n. kurt masalı
cock-and-bull story n. martaval
cock-and-bull story n. aslı astarı olmayan dedikodu
cock-and-bull story n. kuyruklu yalan
a cock-and-bull story n. kurt masalı
a cock-and-bull story n. palavra
a red flag to a bull [us] n. bam teli
a red flag before a bull [us] n. bam teli
a red flag before a bull [us] n. kırmızı çizgisi
a red flag to a bull [us] n. kırmızı çizgisi
a red flag before a bull [us] n. hassas noktası
a red flag to a bull [us] n. hassas noktası
a red flag to a bull [us] n. en nefret ettiği
a red flag before a bull [us] n. en nefret ettiği
a red flag to a bull [us] n. damarına basma
a red flag to a bull [us] n. tahrik
a red flag before a bull [us] n. damarına basma
a red flag to a bull [us] n. kışkırtma
a red flag before a bull [us] n. kışkırtma
a red flag before a bull [us] n. tahrik
a red flag before a bull [us] n. boğaya kırmızı gösterme
a red flag before a bull [us] n. (birini) kızdıracağı belli olan şey
a red flag before a bull [us] n. insanı yerinde (ter ter) tepindiren şey
banbury story of a cock and a bull n. abuk sabuk/ana fikri olmayan hikaye/öykü
company bull n. özel bir şirket için çalışan dedektif ya da koruma
banbury story of a cock and a bull n. uzayıp giden/sonu olmayan hikaye
a cock and bull story n. palavra
a bull in a china shop n. patavatsız kimse
a bull in a china shop n. paldır küldür dalan/hareket eden kimse
a cock and bull story n. kurt masalı
a cock and bull story n. martaval
a cock and bull story n. abuk sabuk hikaye
a cock and bull story n. kuyruklu yalan
a bull in a china shop n. götüyle/kıçıyla dağ deviren kimse
a red rag to a bull n. (birini) kızdıracağı belli olan şey