Solution - Turc Anglais Dictionnaire

Solution

Sens de "Solution" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 71 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
solution n. çözelti
solution n. çözüm
General
solution n. mahlul
solution n. erime
solution n. çözme
solution n. çözüntü
solution n. çıkar yol
solution n. izah
solution n. umar
solution n. ara verme
solution n. hal
solution n. zagon
solution n. çıkış yolu
solution n. çözüm
solution n. eriyik
solution n. yol
solution n. çözelti
solution n. ayırma
solution n. koparma
solution n. bağlantısını kesme
solution n. devamlılığı bozma
solution n. kopma
solution n. ayrılma
solution n. cevap anahtarı
solution v. çözelti uygulamak
solution v. çözelti eklemek
solution v. solüsyon sürmek
solution v. çözelti ile sıvamak
solution v. çözüm uygulamak
solution v. çözelti ile yapıştırmak
solution v. çözelti ile sağlamlaştırmak
Trade/Economic
solution n. çare
solution n. çözüm yolu
Law
solution n. (gereğinin yapılması nedeniyle) sözleşmenin feshi
solution n. yükümlülüğün yerine getirilmesi
solution n. gereğinin yapılması
solution n. borcun ifası
solution n. sözleşmenin ifa ile sona ermesi
Politics
solution n. halletme
Advertising
solution n. ürün
solution n. hizmet
solution n. ürün veya hizmet paketi
Technical
solution n. çözelti
solution n. çözülmüş madde
solution n. çözüm
solution n. eriyik
solution n. mayi
solution n. solüsyon
Construction
solution n. çözelti
Automotive
solution n. çözüm
solution n. eriyik
Medical
solution n. iyileşme
solution n. hastalığın son bulması
solution n. kırık
solution n. aşınma
solution n. yıpranma
solution n. hastalığın sona ermesi
solution n. vücudun normalde devamlılık içeren bölümlerinde kopup ayrılma
Food Engineering
solution n. çözelti
Math
solution n. analiz
solution n. çözüm
solution n. çözümleme
Chemistry
solution n. çözelti
solution n. çözünme
solution n. çözülme
solution n. gaz karışımı
solution n. katı çözelti
solution n. gaz karışımı
solution n. katı çözelti
Environment
solution n. solüsyon
Military
solution n. haber çözme

Sens de "Solution" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
decinormal solution n. desinormal çözelti
pickling solution n. paklayıcı
extraction solution n. özüt çözeltisi
hydrothermal solution n. hidrotermal çözelti
dye solution n. boya çözeltisi
solution partner n. çözüm ortağı
permanent solution n. kalıcı çözüm
saline solution n. tuz solusyonu
iodine solution n. iyot çözeltisi
solution method n. çözüm yöntemi
feasible solution n. olurlu çözüm
a messy problem that has no easy solution n. yılan hikayesi
early solution n. erken çözüm
neat solution n. iyi çözüm
good solution n. iyi çözüm
alternative solution n. değişik çözüm
exact solution n. kesin çözüm
solution seeking n. çözüm arama
basic solution n. temel çözüm
aqueous solution n. sulu çözelti
mineral solution n. mineral çözelti
installment solution n. taksit çözümü
solution seeking n. çözüm arayışı
nutrient solution n. gıda eriyiği
trivial solution n. apaçık çözüm
unique solution n. tek çözüm
complete solution n. tam çözüm
radical solution n. kökten çözüm
infusion solution n. infüzyon çözeltisi
heating solution n. ısıtma çözümü
solution offers n. çözüm önerileri
solution offer n. çözüm önerisi
an economical solution n. ekonomik çözüm
alternative solution n. alternatif çözüm
mutual solution n. ortak çözüm
common solution n. ortak çözüm
single solution n. tek çözüm
one solution n. tek çözüm
radical solution n. köklü çözüm
substantial solution n. köklü çözüm
drastic solution n. köklü çözüm
substantial solution n. yerinde çözüm
solution suggestion n. çözüm önerisi
entire solution n. tam çözüm
full solution n. tam çözüm
service solution n. hizmet çözümü
another solution n. başka çözüm yolu
hydraulic solution n. hidrolik çözüm
creative solution n. yaratıcı çözüm
urgent/quick solution n. acil çözüm
immediate solution n. acil çözüm
saline solution n. tuz solüsyonu
saline solution n. tuz çözeltisi
public solution n. kamu çözümü
trustworthy solution n. güvenli çözüm
reliable solution n. güvenilir çözüm
direct solution n. doğrudan çözüm
direct solution n. direkt çözüm
the most suitable solution n. en uygun çözüm
solution recommendations n. çözüm önerileri
solution proposals n. çözüm önerileri
partial solution n. kısmi çözüm
acceptable solution n. kabul edilebilir çözüm
temporary solution n. geçici çözüm
lack of solution n. çözümsüzlük
having no solution n. çözümsüzlük
solution source n. çözüm kaynağı
tailored solution n. özel çözüm
negotiated solution n. müzakere edilmiş çözüm
candidate solution n. aday çözüm
dedicated solution n. özel çözüm
solution-oriented thinking n. çözüm odaklı düşünme
cell preservative solution n. hücre koruyucu solüsyonu
network solution n. şebeke çözümü
total solution n. komple çözüm
solution [obsolete] n. salıverme
solution [obsolete] n. serbest bırakma
solution of continuity n. dağılma
solution of continuity n. ayrılma
solution of continuity n. kopma
solution [obsolete] n. tahliye etme
solution [obsolete] n. salıverme
solution [obsolete] n. azat
solution [obsolete] n. beraat
solution [obsolete] n. kurtulma
find a solution v. çözüme ulaşmak
find a solution v. çözüme kavuşturmak
come up with a solution v. çözüme ulaştırmak
come up with a solution v. çözüme ulaşmak
offer a solution v. çözüm önerisinde bulunmak
offer a solution v. çözüm önerisi getirmek
offer a solution v. çözüm önermek
come up with a solution v. çözüme kavuşturmak
offer a solution v. çözüm sunmak
find a solution v. çözüme ulaştırmak
can't find a solution v. işin içinden çıkamamak
look for a solution v. çözüm aramak
come to a solution v. çözüme ulaşmak
generate a solution v. çözüm üretmek
achieve a solution v. çözüme ulaşmak
try to find a solution v. çare bulmaya çalışmak
search out a solution v. çözüm aramak
look for a solution v. çözüme gitmek
(a problem/a situation) have no solution v. çaresiz olmak
search for solution v. çözüm aramak
reach a solution v. çözüme ulaşmak
search for a solution v. çözüm aramak
search for a solution v. çözüm yolu aramak
create a solution v. çözüm üretmek
provide a solution v. çözüm sunmak
produce a solution v. çözüm üretmek
work towards a solution v. çözüm üretmek
try to find a solution v. çıkar yol aramak
try to find a solution v. yol aramak
provide solution v. çözüm sağlamak
produce solution v. çözüm üretmek
find a solution v. çözüm üretmek
bring a matter to a solution v. çözüm üretmek
seek for solution v. çözüm aramak
find a solution for the v. hal yoluna koymak
develop a solution v. çözüm geliştirmek
offer a solution v. çare sunmak
come up with a solution v. bir çözümle gelmek
come up with a solution v. çözümle gelmek
think of a solution v. bir çözüm düşünmek
seek a solution v. çözüm yolu aramak
seek a solution v. çözüm aramak
arrive at a solution v. çözüme kavuşmak
propose a solution v. çözüm önerisi sunmak
be a part of solution v. çözümün bir parçası olmak
deliver solution v. çözüm üretmek
deliver solution v. çözüm getirmek
achieve a solution v. çözüme ulaştırmak
find a solution v. çözüm geliştirmek
solution oriented adj. çözüm odaklı
solution-oriented adj. çözüme yönelik
Phrases
as a solution expr. çözüm olarak
Colloquial
a magic solution n. sihirli çözüm
leave someone without a solution\way out v. birini çaresiz bırakmak
Idioms
magic bullet (a quick solution to a problem) n. sihirli değnek
procrustean solution n. var olan unsurları duruma uyum sağlaması için ayarlama
procrustean solution n. birini/bir şeyi bir duruma zorla uydurma
procrustean solution n. birini/bir şeyi yapay bir şekilde bir duruma uydurma
procrustean solution n. birini/bir şeyi fazlalıklarını törpüleyerek veya ekleme yaparak bir duruma uydurma/zorla uyum sağlatma
procrustean solution n. procrustes yöntemi
shut the door on something on a peaceful solution v. barışçıl bir çözümün yollarını tıkamak
close the door on something on a peaceful solution v. barışçıl bir çözümün yollarını tıkamak
band-aid solution expr. geçici çözüm
one-size-fits-all solution expr. her soruna uygun tek çözüm
Speaking
there is no other solution expr. başka çaresi yok