angle - Turc Anglais Dictionnaire

angle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

angle — Definition

Signification:
açı, köşe, bakış açısı
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈæŋɡəl/ – BrE /ˈæŋɡəl/)
Partie du discours:
İsim: angle (angles); Fiil: angle (angles – angled – angling)

Sens de "angle" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 51 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
angle n. açı
You should mount this piece to the other with an angle of 90°.
Bu parçayı diğerine 90° açı ile monte etmelisiniz.

More Sentences
General
angle n. köşe
He hit his knee against the angle of the fence.
Dizini çitin köşesine çarptı.

More Sentences
angle n. bakış açısı
You need someone who can approach problems from a different angle on your team.
Ekibinizde sorunlara farklı bakış açılarından yaklaşabilen birine ihtiyacınız var.

More Sentences
angle n. açı
You should mount this piece to the other with an angle of 90°.
Bu parçayı diğerine 90° açı ile monte etmelisiniz.

More Sentences
angle v. bükmek
Emma angled the mirror of the car to see backward.
Emma arkasını görebilmek için arabanın aynasını büktü.

More Sentences
angle v. yönelik olmak
The computer is angled towards gamers.
Bilgisayar oyunculara yöneliktir.

More Sentences
Automotive
angle n. açı
You should mount this piece to the other with an angle of 90°.
Bu parçayı diğerine 90° açı ile monte etmelisiniz.

More Sentences
Math
angle n. açı
You should mount this piece to the other with an angle of 90°.
Bu parçayı diğerine 90° açı ile monte etmelisiniz.

More Sentences
General
angle n. tarz
angle n. korniyer
angle n. vecih
angle n. yol
angle n. zaviye
angle n. cihet
angle n. dirsek
angle n. görüş açısı
angle n. safha
angle n. balık oltası veya olta takımı
angle n. alışılmadık tuhaf yer
angle n. (bir habere/yazıya ait) fikir
angle n. yarar
angle n. menfaat
angle v. köşe yapmak
angle v. saptırmak
angle v. oltayla balık avlamak
angle v. kıvırmak
angle v. açı vermek
angle v. balık tutmak
angle v. çarpıtmak
angle v. ön yargılı fikrini söylemek
angle v. açılı olmak
angle v. belli bir açıyla vurmak
angle v. diğer yöne keskin bir dönüş yapmak
angle v. hile ile elde etmek
Technical
angle n. çıkıntılı bir köşe
angle n. köşebent
Mechanic
angle n. köşebent demiri
angle n. korniye
Automotive
angle n. köşebent
angle n. köşebent
Medical
angle n. angulus
Geometry
angle n. bir cisme ait köşe
Astronomy
angle n. pusulanın ana noktalarındaki dört astrolojik evden her biri
Social Sciences
angle n. angluslar
angle n. anglosaksonları meydana getiren alman halkının mensubu kimse
Cinema
angle n. kamera açısı
Slang
angle n. entrika
angle n. hile
angle n. gizli emel
angle v. dolap çevirmek
angle v. entrika çevirmek

Sens de "angle" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
blade angle n. pale açısı
wide angle n. geniş açı
angle of gradient n. eğim açısı
lag angle n. gecikme açısı
light beam angle n. ışık açısı
visual angle n. açı uzaklığı
round angle n. tümaçı
look angle n. görüş açısı
dihedral angle n. ikidüzlemli açı
wide angle n. büyük açı
angle of twist n. bükülme açısı
angle of repose n. duruş açısı
diving angle n. dalış açısı
angle brackets n. açılı parantez
incidence angle n. geliş açısı
opposite angle n. ters açı
aileron angle n. kanatçık açısı
shaft angle n. dingil açısı
exterior angle n. dış açı
straight angle n. doğru açı
angle iron n. köşebent demiri
central angle n. merkez açı
angle of attack n. saldırı açısı
acute angle n. dar açı
internal angle n. iç açı
aspect angle n. görünüş açısı
tilt angle n. eğiklik açısı
inscribed angle n. çevre açısı
visual angle n. optik açı
visual angle n. görüş açısı
clearance angle n. boşluk açısı
right angle parking n. dikine park yeri
delay angle n. gecikme açısı
high-angle shot n. plonje
low-angle shot n. kontrplonje
helix angle n. helezon açısı
helix angle n. helis açısı
inclination angle n. eğim açısı
right angle n. dik açı
elevation angle n. rakım açısı
a better angle n. daha iyi bir açı
apical angle n. tepe açısı
180 degree angle n. 180 derecelik açı
90 degree angle n. 90 derecelik açı
45 degree angle n. 45 derecelik açı
360 degree angle n. 360 derecelik açı
third angle n. avuç içimizde bulunan hayali üçgenin açılarından biri
middle angle n. avuç içimizde bulunan hayali üçgenin açılarından biri
vertical angle n. dik açı
view angle n. görüş açısı
phase angle n. (gezegenden görülen) dünya-güneş arası açı
dutch angle n. hollanda açısı
dutch angle n. eğik duran bir kamera açısı
proceed at an angle v. bir açıda ilerlemek
consider (a matter) from a different angle v. farklı açıdan ele almak
make an angle v. açı yapmak
angle for v. kurnazlıkla elde etmeye çalışmak
approach (an issue) from the right angle v. doğru açıdan yaklaşmak
consider (a matter) from a different angle v. farklı bir açıdan ele almak
form an angle v. açı oluşturmak
change the angle v. açıyı değiştirmek
see things from a fresh angle v. olayları farklı açıdan görmek
wide-angle adj. geniş açılı (mercek)
tight-angle adj. dar açılı
Phrasals
angle for v. dolaylı yoldan elde etmeye çalışmak
angle at (something) v. (bir şeye) dolaylı yoldan ulaşmaya çalışmak
angle off v. açı yapmak
angle off (to or toward something) v. (bir şeye doğru) bir açıyla hareket etmek
angle off (to or toward something) v. (bir şeye doğru) açılı dönmek
angle at (something) v. bir planla/dalavereyle (bir şeyi) elde etmeye çalışmak
angle off v. belli bir açıyla hareket etmek
angle off (to or toward something) v. (bir şeye doğru) bir açı yapmak
angle off (to or toward something) v. (bir şeye doğru) bir açıyla dönmek
angle off (to or toward something) v. (bir şey yönünde) açı yapmak
angle off v. belli bir açıyla dönmek
angle off v. düz bir çizgide değil belli bir açıda hareket etmek
angle at (something) v. (bir şeyi) dolaylı yoldan elde etmeye çalışmak
angle for something v. bir şeye olta atmak
angle for (something) v. (bir şeyin) peşinde koşmak
angle for (something) v. (bir şeyi) kurnazlıkla elde etmeye çalışmak
angle for (something) v. (bir şeyi) entrikayla/dümenle elde etmeye çalışmak
angle for (something) v. (bir şeyi) oltasına takmaya çalışmak
angle for something v. bir şey avlamaya çalışmak
angle for (something) v. (bir şeyi) dolaydı yoldan elde etmeye çalışmak
angle for something v. bir şey kovalamak
Phrases
from my angle expr. benim açımdan
from every angle expr. her açıdan
from another angle expr. bir başka açıdan
Colloquial
different angle n. farklı açı
angle for v. güleryüzle elde etmeye çalışmak
angle for v. tavlamaya çalışmak
angle for v. oltasına takmaya çalışmak
angle for v. ima ile istemek
what's your angle? expr. neyin peşindesin?
Idioms
angle for v. peşinde koşmak
work an angle v. amacına ulaşmak için uğraşmak
work an angle v. amacına ulaşmak için çalışmak
angle for farthings [obsolete] [uk] v. hapishane penceresinden (olta gibi) aşağı iple bir kutu/kap sarkıtarak dilenmek
work an angle on (one) v. (birini) kazıklamaya çalışmak
work an angle on (one) v. (birini) üçkağıda getirmeye çalışmak
Technical
angle arm n. dirsekli kol
plane angle n. düzlem açı
angle of rotation n. döneme açısı
angle lever n. dirsekli kol
prism angle n. prizma açısı
seat angle n. supap yuvası açısı
angle of internal friction n. kayma direnci açısı
angle drive n. konik dişli ile tahrik
flare angle n. yayılma açısı
angle piece n. açılı bağlantı parçası
angle of internal friction n. iç sürtünme açısı
beam angle n. demet açısı
angle phase angle n. evre açısı
clip angle n. irtibat köşebendi
slewing angle n. vinç kolu maksimum döndürme açısı
angle bar n. şeklinde köşebent
aperture angle n. açıklık açısı
angle factor n. açısal oran
helical angle n. helis açısı
angle of intersection n. kesişme açısı
angle of wall friction n. duvar sürtünme açısı
the angle of universal joints n. mafsal açıları
alternate interior angle n. iç ters açı
angle of distortion n. çarpılma açısı
skew angle n. verevlik açısı
angle of apparent internal friction n. görünen içsel sürtünme açısı
solid angle n. üçten fazla düzlemin bir nokta üzerinde oluşturdukları açı
angle frame n. köşebent postalar
contact angle n. kontak açısı
bend angle n. dirsek açısı
complementary angle n. tamamlayıcı açı
slope angle n. yamaç açısı
angle of rotation n. rotasyon açısı
acceptable angle n. geliş açısı
angle tracking n. otomatik hedef izleme
angle of shear n. kayma açısı
impedance angle n. empedans açısı
friclion angle n. sürtünme açısı
polar angle n. kutupsal açı
disc angle n. supap kafası oturma yüzü açısı
angle of elevation n. yükseliş açısı
rudder angle n. dümen açısı
angle of shear n. makaslama açısı
angle of distortion n. distorsiyon açısı
angle of minimum deviation n. minimum sapma açısı
angle of repose n. tabii kayma açısı
azimuth angle n. yan açısı
angle gear n. mahruti dişli
angle of lead n. öndelik açısı
angle bisector theorem n. açıortay teoremi