anormal - Turc Anglais Dictionnaire

anormal

Sens de "anormal" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 43 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
anormal abnormal adj.
It was abnormal for a woman to cry like a baby.
Bir kadının bebek gibi ağlaması anormaldi.

More Sentences
anormal aberrant adj.
It was likely for those traumatized children to exhibit aberrant behavior.
Travma yaşayan çocukların anormal davranış sergilemeleri olasıdır.

More Sentences
General
anormal unusual adj.
Layla was feeling a bit unusual.
Leyla kendini biraz anormal hissediyordu.

More Sentences
anormal unnatural adj.
It was unnatural for the room to be so tidy.
Odanın bu kadar düzenli olması anormaldi.

More Sentences
anormal anomalous adj.
The fact that the EU also subsidises tobacco cultivation is particularly anomalous.
AB'nin tütün ekimini de desteklemesi özellikle anormal bir durumdur.

More Sentences
anormal anomalistic adj.
An anomalistic month is about 27.55455 days on average.
Anormal bir ay ortalama 27.55455 gün civarındadır.

More Sentences
Trade/Economic
anormal abnormal adj.
It was abnormal for a woman to cry like a baby.
Bir kadının bebek gibi ağlaması anormaldi.

More Sentences
Law
anormal anomalous adj.
The fact that the EU also subsidises tobacco cultivation is particularly anomalous.
AB'nin tütün ekimini de desteklemesi özellikle anormal bir durumdur.

More Sentences
Technical
anormal anomalous adj.
The fact that the EU also subsidises tobacco cultivation is particularly anomalous.
AB'nin tütün ekimini de desteklemesi özellikle anormal bir durumdur.

More Sentences
anormal abnormal adj.
It was abnormal for a woman to cry like a baby.
Bir kadının bebek gibi ağlaması anormaldi.

More Sentences
anormal irregular adj.
It would be extremely irregular for a judge to have criminal friends.
Bir yargıcın suç işleyen arkadaşları olması son derece anormal bir durum.

More Sentences
anormal anomalous adj.
The fact that the EU also subsidises tobacco cultivation is particularly anomalous.
AB'nin tütün ekimini de desteklemesi özellikle anormal bir durumdur.

More Sentences
Psychology
anormal abnormal adj.
It was abnormal for a woman to cry like a baby.
Bir kadının bebek gibi ağlaması anormaldi.

More Sentences
Physiology
anormal abnormal adj.
It was abnormal for a woman to cry like a baby.
Bir kadının bebek gibi ağlaması anormaldi.

More Sentences
General
anormal freak adj.
anormal preternatural adj.
anormal freakish adj.
anormal aberrational adj.
anormal out adj.
anormal deviational adj.
anormal off adj.
anormal deviant adj.
anormal out-of-the-way adj.
anormal anormal [obsolete] adj.
anormal atypic adj.
anormal heteroclite adj.
anormal heteroclitic adj.
anormal rogue adj.
anormal improper adj.
anormal distinct adj.
anormal paradoxical adj.
anormal superfluous adj.
anormal supernatural adj.
anormal supernormal adj.
anormal supranormal adj.
anormal anormally adv.
Colloquial
anormal unholy adj.
anormal monstrous adj.
anormal mutant adj.
anormal funny adj.
Pathology
anormal perverted adj.
Archaic
anormal abnormous adj.
anormal elrich adj.

Sens de "anormal" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
anormal şey freak n.
anormal derecede zayıflatma emaciation n.
anormal davranış abnormal behaviour n.
anormal davranış psikolojisi abnormal behaviour psychology n.
ağzın anormal ufaklığı microstomia n.
anormal davranış aberrant behavior n.
anormal yük abnormal load n.
vücudun anormal gelişmesi giantism n.
anormal hava şartları abnormal weather conditions n.
anormal hava koşulları abnormal weather conditions n.
anormal bir davranış an aberrant behavior n.
anormal olan kişi abnormalist n.
güçlü veya anormal arzu a month mind n.
köpeklerden anormal şekilde korkma canophobia n.
köpeklere karşı duyulan anormal korku canophobia n.
anormal derecede büyük el yazısı macrography n.
anormal derecede heyecanlanmış veya kendinden geçmiş kadın maenad n.
anormal derecede heyecanlanmış veya kendinden geçmiş kadın menad n.
kusurlu veya anormal oluşum maleconformation [obsolete] n.
saçı anormal derecede uzun kimse hippie n.
anormal oluşum misformation n.
sentromerin anormal şekilde enine bölünmesi misdivision n.
anormal büyüme misgrowth n.
anormal şey monster n.
anormal ruh hali morbidity n.
muadillerinden anormal ölçüde büyük olan şey lunker n.
anormal büyüklükte el veya ayak mudhook n.
insan veya hayvan vücudundan dışarı atılan anormal akıntı gleet [rare] n.
anormal şey oddity n.
seste anormal tizlik oxyphony n.
anormal ses değişikliği paraphonia n.
(tümör) anormal büyümeye ait temel doku parenchyme n.
kafası anormal derecede küçük olan birey pinhead n.
baş ve beynin anormal derecede küçük olması pinhead n.
idrarın anormal bir açıklıktan çıkışı planuria [obsolete] n.
anormal akli durum fever n.
anormal şey preternaturalism n.
fizyolojik bozukluk kaynaklı anormal ereksiyon priapism n.
anormal, uzun süren ve genellikle ağrılı ereksiyon priapism n.
anormal büyüme superexcrescence n.
anormal büyüme supergrowth n.
birden fazla yapının anormal şekilde kaynaşması symphysis n.
anormal durum status n.
anormal durum pathology n.
anormal derecede terleme sweats n.
anormal bir şekilde esnemek pull v.
anormal şekilde geliştirmek misdevelop v.
anormal şekilde gelişmek misdevelop v.
anormal şekilde büyümek misgrow v.
anormal şekilde tedirgin olmak crawl v.
anormal derecede zorlaşmak fight v.
anormal derecede hızlı nefes almak hyperventilate v.
anormal hevesleri olan freakish adj.
anormal yaradılışlı monstrous adj.
vücudu anormal derecede küçük olan nanoid adj.
anormal olan aberrated adj.
anormal derecede düşük faaliyet gösteren underactive adj.
anormal derecede pasif underactive adj.
anormal hevesleri olan maggoty [uk] adj.
anormal şekilde kısa highwater adj.
anormal şekilde kısa high-water adj.
(kas kasılması, mide spazmı gibi) anormal derecede fazla kuvvet sergileyen hyperdynamic adj.
anormal derecede inaktif hypoactive adj.
anormal bilinç durumunda hyperalert adj.
alt çenesi anormal derecede çıkıntılı bulldog adj.
anormal bollukla büyüyen veya yayılan gross adj.
anormal derecede atik over-alert adj.
anormal şekilli difform adj.
deride anormal kalınlaşma ile ilgili pachydermous adj.
anormal büyüklükte outsized adj.
anormal ağırlıkta outsize adj.
anormal ağırlıkta outsized adj.
anormal büyüklükte outsize adj.
anormal davranan screw-loose adj.
anormal seğirme ile ilgili subsultive adj.
(çeşitli ilaçlara karşı) anormal derecede reaktif susceptible adj.
anormal bir şekilde unnaturally adv.
anormal derecede abnormally adv.
anormal şekilde laboredly adv.
anormal olarak defectively adv.
anormal bir şekilde aberrantly adv.
anormal bir şekilde abnormally adv.
anormal bir şekilde anomalously adv.
anormal şekilde labouredly adv.
anormal biçimde atypically adv.
anormal bir şekilde off-key adv.
anormal ölçüde famously adv.
anormal derecede famously adv.
anormal şekilde out adv.
anormal yeni oluşum anlamı veren ön ek neo- pref.
anormal yeni oluşum anlamı veren ön ek ne- pref.
kötü, anormal, veya yetersiz anlamına gelen bir ön ek mal- pref.
anormal anlamı veren ön ek dys- pref.
anormal anlamına gelen ön ek par- pref.
Colloquial
okulu bırakanların oranının anormal yüksek olduğu lise dropout factory n.
anormal gelişim gösteren çocuk flk (funny-looking kid) n.
anormal görünümlü çocuk flk (funny-looking kid) n.
(biraz) anormal görünmek look (a little/bit) off v.
Idioms
anormal derecede yüksek gelen hesap dutch reckoning [obsolete] n.
anormal davranmak take something to extremes v.
anormal davranmak carry something to extremes v.
anormal derecede soft mick expr.
Trade/Economic
anormal amortisman giderleri unusual depreciation expenses n.
anormal kar abnormal profit n.
anormal zarar abnormal loss n.
anormal risk abnormal risk n.
anormal amortisman abnormal depreciation n.
anormal azalma anomalous decrease n.
anormal riziko anomalous risk n.
anormal risk anomalous risk n.
anormal kazanç abnormal gain n.
anormal azalma anomalous
Law
anormal cinsel suç crime against nature n.
Technical
anormal yansımalar (radyo) abnormal reflections n.
anormal saçılma anomalous scattering n.
anormal oyulma abnormal scour n.
anormal silindir sıcaklığı abnormal cylinder temperature n.
anormal silindir basıncı abnormal cylinder pressure n.
anormal viskozite anomalous viscosity n.
anormal derecede ufak micro n.
anormal dispersiyon anomalous dispersion n.
anormal bozulma abnormal spoilage n.
anormal yayılım anomalous propagation n.
anormal ayrışım/segregasyon malsegregation n.
anormal aşınma abnormal wear n.
anormal ısı abnormal heat n.
beyin dalgaları çizelgesindeki anormal artış noktaları spike n.
anormal bir boyuttaki bastard adj.
anormal şekilli bastard adj.
anormal boyutta olan bastard adj.
Computer
anormal yayılım anomalous propagation n.
anormal bitiş abend n.
anormal sonlandırma abend (abnormal end) n.
Informatics
anormal bitiş abnormal end n.
Electric
elektrik devresinde arıza nedeniyle oluşan anormal ve tehlikeli akım fault current n.
elektrik devresinde arıza nedeniyle oluşan anormal ve tehlikeli akım short-circuit current n.
Lighting
anormal katotsal düşüş abnormal cathode fall n.
Automotive
anormal yanma abnormal combustion n.
Aeronautic
anormal ek kaldırma gücü false lift n.
Marine
anormal değer unusual value n.
anormal deniz seviyesi unusual sea level n.
anormal iklim abnormal climate n.
anormal hava unusual weather n.
anormal değer abnormal value n.
anormal gel-git abnormal tide n.
anormal gel-git unusual tide n.
Medical
adrenal korteksi salgısının anormal derecede azalmış bulunması hali hypoadrenocorticism n.
serum albumin konsantrasyonunun anormal derecede azalmış olması hali hypoalbuminemia n.
solunumun anormal derecede derin ve hızlı oluşu hyperpnea n.
anormal hemoglobinler abnormal hemoglobins n.