as. - Turc Anglais Dictionnaire

as.

Sens de "as." dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
Abbreviation
as. n. asya

Sens de "as." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
working as chief physician n. başhekimlik
treat (as) v. saymak
as a whole adv. bütün olarak
as a result adv. sonuç olarak
just as adv. tıpkı
as prep. gibi
as prep. olarak
General
dogs as laboratory animals n. laboratuvar hayvanları olarak köpekler
working as a maid n. hizmetçilik
wig as head scarf n. başörtü peruka
grain as feed n. yemlik tahıllar
adopted girl brought up as a servant n. ahretlik
test of english as a foreign language n. yabancı dil olarak ingilizce testi
sale of foodstuffs by a municipality so as to regulate the prices n. tanzim satışı
grain as feed n. yemlik tahılları
the average daily earning taken as basic to premium n. prime esas
musicians as authors n. müzisyen yazarlar
mash used as dog food n. yal
as much again n. bir misli daha
a face as long as a fiddle n. suratı iki karış
child as laborer n. işçi çocuk
as an exception n. istisna olarak
people such as these n. bu gibiler
fish as laboratory animals n. laboratuvar hayvanları olarak balıklar
as the crow flies n. kuş uçuşu
the average daily earning taken as basic to premium n. ortalama günlük kazanç
education as institution n. eğitim kurumu
as sixteenths n. onaltıda bir
petroleum as fuel n. akaryakıt
formerly known as n. önceden ..olarak bilenen
test of english as a foreign language n. toefl
catch-as-catch-can n. serbest güreş
petroleum as fuel n. akar-yakıt
noteworthy as news n. haber nitelikli
a person with the same name as another n. adaş
population as a whole n. toplam nüfus
representation of oneself as n. kendini ... olarak tanıtma
representation of oneself as n. kendini olarak tanıtma
pay-as-you-go phone n. kontörlü hat
same deal as before n. önceki anlaşmanın aynısı
as-sirat al-mustaqeem (arabic) n. sırat köprüsü
as-sirāt (arabic) n. sırat köprüsü
a man dressed as father christmas n. noel baba kılığında bir adam
as-sirat al-mustaqim (the straight path) n. doğru yol
requirement as to form n. şekil şartı
the country as a whole n. ülkenin bütünü
the country as a whole n. ülkenin tamamı
start off as a waiter and end up as the owner of the restaurant n. restoranda garson olarak çalışmaya başlayıp sonunda restoranın sahibi olmak
deaf as a doorpost n. duvar gibi sağır
suicide as a social problem n. toplumsal bir sorun olarak intihar
turkish as a foreign language n. yabancı dil olarak türkçe
a is to b as c is to d n. c ile d'nin ilişkisi, a ile b'nin ilişkisi gibi
a is to b as c is to d n. analojik ilişki kuran kalıp
ambes-as [obsolete] n. kötü şans
working as chief physician n. başhekimlik
life as we know it n. bildiğimiz hâliyle yaşam
pose as v. kendine ... süsü vermek
be regarded as v. sanılmak
stamp someone as v. bir şey birinin belirli bir gruba ait olduğunu göstermek
approve as it is v. aynen onamak
stand as a candidate in something v. adaylığını koymak
be circulated as a rumour v. ağızdan ağıza yayılmak
act as interpreter v. tercümanlık yapmak
regard as impossible v. imkansız gözüyle bakmak
taken as granted v. bahşedilmiş gibi saymak
put someone down as v. birinin (bir başkası) olduğunu zannetmek
be as happy as larry v. zevkten dört köşe olmak
be as good as v. gibi olmak
be as good as v. geri kalmamak
act as interpreter v. tercümanlık etmek
seem as if v. gibi gelmek
regard as v. olarak görmek
regard as v. gözüyle bakmak
lose as casualties v. kurban vermek
use as a screen v. paravan olarak kullanmak
treat somebody as an enemy v. düşmanlık etmek
reckon as v. varsaymak
be as good as one's promise v. sözünde durmak
rank as v. sayılmak
lay down as a condition v. şart koymak
behave as an older sister (toward) v. ablalık etmek
masquerade as something v. kılığına girmek
serve as a model v. örnek olmak
have as a guest v. misafir olarak kabul etmek
regard as v. nazarıyla bakmak
look on someone as mad v. deli yerine koymak
reckon as v. saymak
give as a gift v. hediye etmek
act as a witness v. şahitlik etmek
call as v. olarak anmak
have as a purpose v. amaç olarak almak
do as much harm as possible v. etmediğini bırakmamak
stigmatize as v. belirli bir şekilde damgalamak
be as pissed as a newt v. zom olmak
be as strong as a lion v. aslan kesilmek
taken as granted v. bahşedilmiş saymak
appoint a person as an agent v. vekil tayin etmek
get as red as betroot v. pancar gibi kızarmak
hold as a hostage v. rehine olarak tutmak
be nominated as a candidate v. aday gösterilmek
be regarded as v. olarak kabul edilmek
put someone down as v. bir başkası zannetmek
serve as an offset to something v. bir şeyin güzelliğini belirtmek
pass oneself off as v. kendini ... diye satmak
turn as red as a beet v. pancar gibi olmak
stigmatize as v. damgasını vurmak
put in somebody as intermediary v. araya koymak
regard as possible v. ihtimal vermek
work as an apprentice v. çıraklık etmek
take as an example v. örnek almak
pose as v. kılığına girmek
regard as v. kabul etmek
refer to as v. olarak bilmek
remove oneself as a candidate v. adaylıktan çekilmek
regard as v. görmek
mark so as not to forget v. mim koymak
start out as v. olarak çalışmaya başlamak
be assumed as v. addedilmek
regard something as good riddance v. bir şeyin yok edilmesini hoş karşılamak
be as good as one's word v. sözünde durmak
use somebody as a tool v. maşa gibi kullanmak
pass oneself off as v. süsü vermek
masquerade as v. taslamak
act as a prostitute v. fuhuş yapmak
treat something as a joke v. işi şakaya vurmak
be accepted as v. olarak geçmek
regard as too little v. az bulmak
work as a laborer v. ırgatlık etmek
pay as one goes v. peşin parayla alışveriş etmek
act as a witness v. tanıklık etmek
look as if v. gibi görünmek
be as good as one's promise v. sözünü tutmak
regard someone as mad v. deli yerine koymak
function as an ambassador v. elçilik etmek
lay down as a condition v. şart koşmak
regard as a stranger v. yadırgamak
behave as an older sister v. ablalık etmek
regard as v. bilmek
reckon as v. farz etmek
be as good as one's promise v. sözünü yerine getirmek
be as pissed as a newt v. leyla olmak
rank as v. yer almak
masquerade as v. rolü yapmak
start someone out as v. birini belirli bir işte çalışmaya başlatmak
hold up as v. örnek göstermek
pose as v. süsü vermek
adopt quality as a principle v. kaliteyi ilke edinmek
be as good as one's bond v. son derece güvenilir olmak
be so kind as to v. lütfetmek
tag someone as v. birine (birşeyin) damgası vurmak