broke - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

broke

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "broke" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
broke adj. parasız
broke adj. züğürt
broke adj. meteliksiz
General
broke adj. beş parasız
broke adj. iflas etmiş
broke adj. kesik
broke adj. cebi delik
broke adj. yolsuz
broke adj. eli boş
broke adj. çulsuz
Idioms
broke meteliğe kurşun atan
broke meteleksiz
broke cebidelik
Slang
broke şekli bozuk (parasız kimse)
broke terso
Printery
broke döküntü

Sens de "broke" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 111 résultat(s)

Anglais Turc
General
be stony broke v. meteliğe kurşun atmak
go broke v. züğürtleşmek
be totally broke v. beş parasız kalmak
be flat broke v. meteliğe kurşun sıkmak
be broke v. parasız kalmak
go broke v. parasız kalmak
being broke n. yolsuzluk
fight broke out n. çıkan kavga
green broke n. yavaş yavaş sahibinin komutlarına uyan eğitimsiz at
flat broke adj. beş parasız
flat broke adj. meteliksiz
stony broke adj. parasız
broke to the wide adj. meteliksiz
broke and shabby adj. kılkuyruk
stone-broke adj. beş parasız
stony-broke adj. beş parasız
stone-broke adj. meteliksiz
flat broke adj. beş kuruşsuz
Phrasals
go broke iflas etmek
Colloquial
spring broke parasız kalma
go for broke kazanmak için her yola başvurmak
stone broke çulsuz
stone broke meteliksiz
stone broke parasız
dead broke çulsuz
dead broke meteliksiz
dead broke beş parasız
stony-broke çulsuz
stony-broke parasız kalmış
stone-broke meteliksiz
stone-broke çulsuz
stone-broke parasız kalmış
stony-broke meteliksiz
then all hell broke loose sonra kıyamet koptu
a fire broke out bir yangın çıktı
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
mom will kill you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
Idioms
flat broke cebi delik
stony broke ip ipullah sivri külah
flat broke meteleksiz
broke to the wide meteliğe kurşun atan
broke to the wide meteleksiz
stony broke meteliğe kurşun atan
flat broke cebidelik
flat broke meteliğe kurşun atan
broke to the wide cebidelik
stony broke meteleksiz
stony broke cebidelik
stone-broke meteliğe kurşun atan
stony-broke meteliksiz (cebi delik)
stone-broke cebidelik
stone-broke meteleksiz
the straw that broke the camel's back bardağı taşıran son damla
if it ain't broke don't fix it çalışıyorsa kurcalama
all hell broke loose kıyamet kopmak
the straw that broke the camel`s back bardağı taşıran son damla
go for broke her şeyini riske atmak
go for broke her şeyi riske atmak
flat broke parasız kalmış
what broke the camel's back bardağı taşıran son damla
be flat broke meteliğe kurşun atmak
all hell broke loose kızılca kıyamet koptu
be broke beş parasız olmak
Speaking
bedlam broke loose kıyamet koptu
my car broke down arabam bozuldu
the crowd broke up kalabalık dağıldı
if it's not broke don't fix it çalışıyorsa kurcalama
if it ain't broke don't fix it bozuk değilse kurcalama
if it ain't broke don't fix it çalışıyorsa kurcalama
if it's not broke don't fix it bozuk değilse kurcalama
they broke the mould when they made somebody eşi benzeri olmayan
they broke the mould when they made something eşi benzeri olmayan
we broke up a few months ago birkaç ay önce ayrıldık
you broke my heart kalbimi kırdın
i broke my arm kolumu kırdım
the fight that broke out over money alacak verecek meselesi yüzünden çıkan kavga
i am broke parasızım
i'm broke meteliksizim
i am broke param yok
i'm broke param yok
i am broke meteliksizim
i'm broke parasızım
i think you've broke something sanırım bir şey kırdın
i think you've broke something galiba bir şey kırdın
i broke up with him ondan ayrıldım
i broke up with her ondan ayrıldım
i broke up with her onunla ayrıldık
i broke up with him onunla ayrıldık
a fight broke out in the bar barda kavga çıktı
we broke up ayrıldık
I fell down and broke my leg düştüm ve ayağımı kırdım
I fell down and broke my leg düştüm ayağımı kırdım
you broke my heart sen benim kalbimi kırdın
they broke my heart kalbimi kırdılar
they broke my heart incittiler beni
I broke up with my girlfriend sevgilimden ayrıldım
I broke up with my boyfriend sevgilimden ayrıldım
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımdan ayrıldım
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımla ayrıldık
I broke up with my boyfriend erkek arkadaşımdan ayrıldım
I broke up with my boyfriend erkek arkadaşımla ayrıldık
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımdan ayrıldım
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımla ayrıldık
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımdan ayrıldım
I broke up with my girlfriend kız arkadaşımla ayrıldık
Slang
broke-ass punk fakir puşt
broke dick çürük asker
broke dick sakatlanıp veya sahte çürük raporu alıp askerden yırtmış tip
Printery
broke pulper döküntü pulperi