bunlar - Turc Anglais Dictionnaire

bunlar

Sens de "bunlar" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
bunlar these pron.
These include chives, non-woven textiles, wine, snack foods and so on.
Bunlar arasında frenk soğanı, dokuma olmayan tekstil ürünleri, şarap, atıştırmalık gıdalar ve benzerleri yer almaktadır.

More Sentences
bunlar thir [dialect] pron.

Sens de "bunlar" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 66 résultat(s)

Turc Anglais
General
(suçlayıcı olarak) bunlar they n.
bunlar arasında among these adv.
bunlar arasında among them adv.
bunlar olduğu sırada in the meantime adv.
ki bunlar viz adv.
Phrases
diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı as nothing (compared) to (someone or something) adv.
diğerlerinin/başkalarının/öncekilerin yanından bunlar tırı vırı as nothing (compared) to adv.
diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz as nothing (compared) to (someone or something) adv.
diğerleriyle/başkalarıyla/öncekilerle karşılaştırıldığında/kıyaslandığında bunlar önemsiz as nothing (compared) to adv.
bunlar temel sorunlardır these are basic issues expr.
tüm bunlar göz önüne alındığında taking into account all of these expr.
tüm bunlar dikkate alındığında taking into account all of these expr.
tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda taking into account all of these expr.
tüm bunlar hesaba katıldığında taking into account all of these expr.
tüm bunlar düşünüldüğünde considering all of these expr.
bunlar dışında besides these expr.
bunlar dışında apart from these expr.
tüm bunlar göz önüne alındığında having all these in mind expr.
bunlar da hep beni bulur? what's (someone's) beef (with someone or something) expr.
Proverb
zamane adetleri bunlar other times, other manners
Colloquial
bunlar arkadaşlarının marifetleri these are handiworks of your friends n.
batan geminin malları bunlar dirt cheap n.
bütün bunlar olup biterken meantime adv.
bütün bunlar olup biterken meanwhile adv.
tüm bunlar olurken meanwhile expr.
tüm bunlar olurken meantime expr.
bunlar yetmiyormuş gibi bir de top it all expr.
o zaman bunlar ne? then what are these? expr.
bunlar ayak izleri these are footprints expr.
bunlar kimin fikriydi? whose ideas were those? expr.
bunlar yemek için değil these aren't for eating expr.
ne biçim davranışlar bunlar? where do you come off? expr.
daha bunlar ne ki (someone) hasn't seen nothing yet expr.
tüm bunlar ne anlama geliyor? what's all this expr.
Idioms
bunlar yetmiyormuş gibi bir de to crown it all expr.
bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de to cap it all expr.
bunlar bana sökmez that doesn't cut any ice with me expr.
daha bunlar ne ki (someone) ain't seen nothing yet expr.
Speaking
batan geminin malları bunlar everything must go n.
bütün bunlar senin hatan it's all your fault expr.
bütün bunlar senin eserin it's all your fault expr.
tüm bunlar ne anlama geliyor? what's all that mean? expr.
bunlar ne? what are they? expr.
bunlar ne kadar? how much are these? expr.
bunlar ne ağacı? what type of trees are those? expr.
bunlar benim arkadaşlarım these are my friends expr.
bunlar biraz önce sizin için geldi these just came for you expr.
benden geçmiş bunlar they are all behind me expr.
benden geçmiş bunlar i'm too old for this stuff expr.
bütün bildiklerim bunlar that's all I know expr.
bütün bunlar için ne kadar çok çalıştığını biliyorum I know how hard you worked for all of this expr.
bunlar senin anahtarların mı? are these your keys? expr.
bunlar senin mi? are these yours? expr.
tüm bunlar için özür dilerim I am so sorry for all of this expr.
bunlar senin gerçek fotoğrafların mı? are these your real photos? expr.
bunlar benim kardeşlerim these are my siblings expr.
tum bunlar geçtiğinde beni uyandır wake me up when it's all over expr.
kimin çorapları bunlar? bunlar kimin çorabı? whose socks are these? expr.
kimin çorabı bunlar? whose socks are these? expr.
bunlar kimin çorapları? whose socks are these? expr.
bunlar hiç yaşanmamış gibi davranamayız we cannot act like none of this ever happened expr.
seri numaraları alınmış paralar bunlar these bills are marked expr.
Hunting
namlu içerisine çekirdeği kendi ekseninde döndürerek stabilize etmek için açılan yivler ve bunlar arasında oluşan setler rifling n.
Slang
tüm bunlar olup biterken so long [south africa] adv.
bunlar da neyin nesi? what in the heck are those? expr.
bunlar nasıl isimler lan? what's up with these weird names? expr.