circle - Turc Anglais Dictionnaire

circle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

circle — Definition

Signification:
daire, çember, çevre, çevrelemek
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈsɝːkəl/ – BrE /ˈsɜːkəl/)
Partie du discours:
İsim: circle (circles); Fiil: circle (circles – circled – circling)
Synonymes:
ring, loop
Antonymes:
line, straightness

Sens de "circle" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 82 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
circle n. halka
You've got circles under your eyes.
Gözlerinizin altında halkalar var.

More Sentences
circle n. daire
I am looking for the boy who drew circles on my car's front window.
Arabamın ön camına daireler çizen çocuğu arıyorum.

More Sentences
circle n. çember
The players were standing in a circle and I was in the middle of them.
Oyuncular çember şeklinde duruyordu ve ben de onların ortasındaydım.

More Sentences
General
circle n. balkon (tiyatro)
I've got two tickets for Hamlet, although our seats are located in the circle, we'll have a pretty good experience!
Hamlet için iki biletim var, koltuklarımız balkon kısmında olmasına rağmen oldukça iyi bir deneyim yaşayacağız!

More Sentences
circle n. çevre
He's an important man in the literary circles.
Edebiyat çevrelerinde önemli bir adamdır.

More Sentences
circle n. daire
I am looking for the boy who drew circles on my car's front window.
Arabamın ön camına daireler çizen çocuğu arıyorum.

More Sentences
circle n. çember
The players were standing in a circle and I was in the middle of them.
Oyuncular çember şeklinde duruyordu ve ben de onların ortasındaydım.

More Sentences
circle n. döngü
As a result of that we will be creating a virtuous circle of investment.
Bunun sonucunda verimli bir yatırım döngüsü yaratmış olacağız.

More Sentences
circle n. halka
You've got circles under your eyes.
Gözlerinizin altında halkalar var.

More Sentences
circle v. etrafına daire çizmek
After taking off, the plane circled the airport twice.
Kalktıktan sonra, uçak iki kez havaalanının etrafında daire çizdi.

More Sentences
circle v. dönmek (bir yerin üstünde daireler çizerek)
The bees are circling around an apple.
Arılar bir elmanın etrafında dönüyorlar.

More Sentences
circle v. etrafını dönmek
The moon circles the earth.
Ay dünyanın etrafında dönüyor.

More Sentences
circle v. daire içine almak
Circle the correct form of the verb.
Fiilin doğru formunu daire içine alın.

More Sentences
Math
circle n. çember
The players were standing in a circle and I was in the middle of them.
Oyuncular çember şeklinde duruyordu ve ben de onların ortasındaydım.

More Sentences
General
circle n. etki alanı
circle n. sahneyi çevreleyen koltuklar dizisi
circle n. ring
circle n. yörünge
circle n. sınıf
circle n. grup
circle n. devir
circle n. muhit
circle n. meydan
circle n. ortam
circle n. camia
circle n. dönem
circle n. etraf
circle n. yüzük
circle n. taç
circle n. sirk sahnesi
circle n. faaliyet alanı
circle n. ilgi alanı
circle n. hale
circle n. yuvarlak oluşturan grup
circle n. küçük ve dairesel park
circle n. yuvarlak şekilli küçük bahçe
circle v. çark etmek
circle v. üstünde daireler çizerek dönmek
circle v. çember içine almak
circle v. dönüp durmak (bir yerin üstünde daireler çizerek)
circle v. etrafını dolaşmak
circle v. etrafını çizmek
circle v. çevrelemek
circle v. çark etmek (bir yerin üstünde daireler çizerek)
circle v. çember çizmek
circle v. halka olmak
circle v. çark çevirmek
circle v. etrafını kuşatmak
circle v. devretmek
circle v. çevresini dolaşmak
circle v. dönmek
circle v. daire şeklinde hareket etmek
circle v. çevirmek
circle v. boş boş gezinmek
circle v. amaçsızca dolaşmak
circle v. yuvarlak içine almak
Technical
circle n. dairesel mekanizma
circle n. dönen mekanizma
circle n. ölçüm aletine monte edilen bir tür disk
circle v. etrafını çevirmek
circle v. kuşatmak
Computer
circle n. dönge
Electric
circle n. devre
Automotive
circle n. dönel kavşak
Traffic
circle n. dönel kavşak
Geometry
circle n. küre
Logic
circle n. kısır döngü
Astronomy
circle n. meridyen dairesi
Breeding
circle n. sığırları bir araya toplama
Social Sciences
circle n. (bazı avrupa ülkelerinde) idari bölge
Linguistics
circle n. dolambaçlı söz
circle n. dolaylama
Archaeology
circle n. neolitik veya bronz çağı'na ait, ayakta duran taşlardan oluşan halka
Religious
circle n. (vika inancında) ayin çemberi
Geography
circle n. montana eyaletinde yerleşim yeri
circle n. enlem çemberi
circle n. boylam çemberi
Sport
circle n. çim hokeyinde kale önündeki yarı dairesel alan
circle n. parkur etrafındaki hareket
Bookbindery
circle n. kağıt rulosu
Slang
circle n. flunitrapezam
circle n. flunitrazepan

Sens de "circle" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
the arctic circle n. arktik daire
family circle n. aile
family circle n. aile çevresi
upper circle n. üst tabaka
vicious circle n. sorunların zorlaşması
arctic circle n. kuzey kutup dairesi
circle of latitude n. enlem dairesi
circle trip n. ring seferi
aiming circle n. nişan dairesi
meridian circle n. meridyen dairesi
quarter circle n. çeyrek daire
antarctic circle n. güney kutbu dairesi
family circle n. aile muhiti
winner's circle n. şeref turu
social circle n. sosyal çevre
arctic circle n. 66*33' kuzey enlemi
the arctic circle n. kuzey kutbu dairesi
quality circle n. kalite çemberi
perfect circle n. tam daire
dress circle n. birinci balkon
great circle n. geniş çevre
the rim of a circle n. bir çemberin kenarı
antarctic circle n. antarktik kutup dairesi
antarctic circle n. güney kutup dairesi
traffic circle n. göbekli kavşak
the antarctic circle n. antarktik daire
vicious circle n. fasit daire
antarctic circle n. 66*33' güney enlemi
vicious circle n. döngü
social circle n. arkadaş grubu
traffic circle n. trafik kuşatması
segment of a circle n. daire parçası
winners circle n. şeref turu
the antarctic circle n. güney kutbu dairesi
circle of awareness n. farkındalık topluluğu
circle of awareness n. farkındalık grubu
circle of awareness n. bilinç grubu
vicious circle n. kısır döngü
circle of friends n. arkadaş çevresi
social circle n. arkadaş çevresi
age circle n. yaş halkası
large circle n. geniş daire
a circle of friends n. arkadaş ortamı
charmed-circle n. bağışık grup
vulture circle n. akbabaların gökyüzünde yaptığı daire
a vicious circle n. kısır döngü
virtuous circle n. verimli döngü
sacred circle n. kutsal döngü
fire circle n. ateş çemberi
circle of fire n. ateş çemberi
someone's close circle of friends n. (birinin) yakın arkadaş çevresi
the secret circle n. saklı çember
the secret circle n. gizli çember
inner circle n. yakın çevre
inner circle n. (bir kurumda) (birinin) yakın çevresi
inner circle n. ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup
dark circle n. koyu halka
circle of danger n. tehlike çemberi
stone circle n. taş çember
immediate circle n. yakın çevre
immediate circle n. (birinin) yakın çevresi
charmed circle n. özel/ayrıcalıklı grup
circle of life n. yaşam döngüsü
magic circle n. rubik küp
magic circle n. geleneksel olarak sihirbazlık numaralarının sırlarını paylaşmayı yasaklamış olan, ingiltere menşeli bir sihirbazlar derneği
magic circle n. komplo düzenleyen bir grup nüfuzlu kimse
magic circle n. sabır küpü
magic circle n. zeka küpü
half-circle n. yarım daire şeklindeki şey
golden circle n. zeka küpü
circle of being n. (bazı modern inançlarda) sihirli çember
sentencing circle n. kanada yerlilerinin suçlular, kurbanlar ve topluluk üyeleriyle tartışma yürüterek adaleti sağlaması yöntemi
poison circle n. çember halindeki oyuncuların birbirlerini belirli bir orta alana iterek oynadığı bir oyun
full circle n. başladığı yere dönme
full circle n. tam çemberi/daireyi tamamlama
acquire a circle of friends v. muhit edinmek
square the circle v. olmayacak duaya amin demek
form a circle v. halka olmak
make a circle of friends v. çevre edinmek
draw a circle v. daire çizmek
circle around v. yörüngesinde dönmek
circle round v. yörüngesinde dönmek
come full circle v. dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmek
come full circle v. eski haline dönmek
come full circle v. tam bir dönüş yapmak
circle like vultures v. akbabalar gibi üşüşmek
circle like vultures v. akbabalar gibi dolaşmak
swing round the circle v. tam bir tur attırmak
swing round the circle v. tam bir tur atmak
circle (back) v. (özellikle rotasını tersine çevirerek) geniş bir döngü tamamlamak
at the centre of the circle adv. dairenin/çemberin ortasında/merkezinde
full circle adv. başlangıç noktasına dönerek
full circle adv. tam çember çizerek
full circle adv. daireyi tamamlayarak
Phrasals
circle something in (red/black) v. (siyah/kırmızı ile) yuvarlak içine almak
circle over v. havada daire çizmek
circle over v. dönmek
circle around over something v. çevresinde dönerek daireler çizmek
circle something v. çevresinde daire oluşturarak toplanmak
circle over v. akbabalar gibi üşüşmek
circle back with somebody v. (bir konu ile ilgili) birisine geri dönmek
circle in v. hapsetmek
circle in v. kuşatmak
circle in v. bir arada tutmak
circle around v. kaplamak
circle around v. daire oluşturmak
circle around v. sarıp sarmalamak
circle in v. çember içine almak
circle in v. çepeçevre sarmak
circle around v. etrafında dönmek
circle around v. etrafında halka oluşturmak
circle in v. etrafını sarmak
circle in v. daire çizmek
circle around v. sarmak
circle around v. -nin etrafında gezdirmek
circle in v. halka çizmek
circle around v. dolaştırmak
circle around v. daire çizmek
circle in v. etrafını kuşatmak
circle in v. dönmek
circle around v. dönüp dolaşmak
circle around v. çevrelemek
circle around v. dönmek
circle around v. tekrarlamak
circle around v. etrafında çember oluşturmak
circle around v. (uçak) havada dönüp durmak
circle in v. daire çizmek
circle around v. aynı şekilde cereyan etmek
circle in v. dönüp durmak
circle around v. gelip çatmak
circle in v. çember içine almak
circle in v. halka içine almak
circle around v. gezdirmek
circle around v. birine veya bir şeye odaklanmak
circle around v. (birine veya bir şeye) yoğunlaşmak
circle around v. '-nin etrafında şekillenmek
circle around v. sarmalamak
circle around (over someone or something) v. (birinin/bir şeyin tepesinde) dolaşmak
circle around (over someone or something) v. (birinin/bir şeyin tepesinde) dönmek
circle gets the square [cliché] v. doğruya doğru
circle gets the square [cliché] v. hakkın var
circle around (over someone or something) v. (birinin/bir şeyin tepesinde) daire çizmek
circle gets the square [cliché] v. çok doğru
Phrases
choose the correct word and circle it expr. doğru kelimeyi seç ve daire içine al
choose the correct word and circle it expr. doğru kelimeyi seçin ve daire içine alın
circle the correct one expr. doğru olanı daire içine alın
circle the odd one out expr. tuhaf olanı daire içine al
circle the correct choice expr. doğru cevabı daire içine alın
circle the correct choice expr. doğru seçimi daire içine alın
Colloquial
a sewing circle n. dedikoducu erkek grubu