cook - Turc Anglais Dictionnaire

cook

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cook — Definition

Signification:
pişirmek, aşçı
Prononciation (IPA):
(AmE /kʊk/ – BrE /kʊk/)
Partie du discours:
Fiil: cook (cooks – cooked – cooking); İsim: cook (cooks)
Synonymes:
prepare
Antonymes:
spoil

Sens de "cook" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 54 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
cook n. aşçı
The restaurant is looking for a cook.
Restorana aşçı aranıyor.

More Sentences
cook v. yemek pişirmek
All I need is a source of energy so that I can light my house and cook the next meal".
Tek ihtiyacım olan bir enerji kaynağı, böylece evimi aydınlatabilir ve bir sonraki yemeği pişirebilirim".

More Sentences
cook v. pişirmek
I will cook beef for the night.
Bu gece sığır eti pişireceğim.

More Sentences
General
cook n. aşçı
The restaurant is looking for a cook.
Restorana aşçı aranıyor.

More Sentences
cook v. yemek yapmak
Cooking is an art, a creative thing.
Yemek yapmak bir sanattır, yaratıcı bir şeydir.

More Sentences
cook v. pişmek
The meat is cooking on the grill.
Etler ızgarada pişiyor.

More Sentences
cook v. yapmak
I cooked dinner for Tom.
Tom'a akşam yemeği yaptım.

More Sentences
cook v. hazırlamak
I cooked breakfast for you.
Senin için kahvaltı hazırladım.

More Sentences
cook v. pişirmek
I will cook beef for the night.
Bu gece sığır eti pişireceğim.

More Sentences
cook v. yemek pişirmek
All I need is a source of energy so that I can light my house and cook the next meal".
Tek ihtiyacım olan bir enerji kaynağı, böylece evimi aydınlatabilir ve bir sonraki yemeği pişirebilirim".

More Sentences
Gastronomy
cook n. aşçı
The restaurant is looking for a cook.
Restorana aşçı aranıyor.

More Sentences
cook v. pişirmek
I will cook beef for the night.
Bu gece sığır eti pişireceğim.

More Sentences
General
cook n. aşpaz
cook v. üzerinde oynamak (hesaplar)
cook v. uydurmak
cook v. mahvetmek
cook v. oynama yapmak
cook v. iyi gitmek
cook v. iyi iş çıkarmak
cook v. becermek
cook v. başarıyla ilerlemek
cook v. mahvetmek
cook v. felakete sürüklemek
cook v. bozmak
cook v. canına okumak
cook v. katletmek
cook v. gerçekleşmek
cook v. meydana gelmek
cook v. vuku bulmak
cook v. olmak
Trade/Economic
cook n. muhasebe hilesi
Technical
cook v. radyoaktif hale getirmek
Food Engineering
cook n. tütsüleme, şekil verme veya paketleme işlemlerine hazırlık için etleri pişiren ambalajlama tesisi işçisi
cook n. pişirme süreci
cook n. endüstriyel yemek pişirme işlemi
cook n. (kağıt yapımında) selülozlu hammaddelerin pişirilmesi
cook n. pişirilen malzeme
cook n. pişmiş ürün
Marine Biology
cook n. avrupa'ya özgü mavi çizgili bir lapin balığı
cook n. avrupa'ya özgü çizgili bir lapina balığı
Geography
cook n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
cook n. minnesota eyaletinde şehir
cook n. cook dağı
cook n. yeni zelanda'da bir dağ
Chess
cook n. (özellikle turnuva maçlarında) rakibi şaşırtmak için tasarlanmış hamle dizisi
cook n. rakibi yanıltıp hataya sürükleme
cook n. (satranç veya damada) ters köşe çözüm
Music
cook v. neşeyle ve coşkuyla müzik çalmak
cook v. çalgıyı ağlatmak
Slang
cook n. (yemek pişirmesine atfen) kadın eş
cook v. hareketli ve heyecanlı olmak
cook v. şevkle çalışmak
cook v. doğru düzgün yapmak
cook v. (el bombasını) fırlatıldıktan hemen sonra patlaması içim pimini çektikten sonra elde tutmak

Sens de "cook" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
head cook n. aşçıbaşı
head cook n. aşçı başı
buffet cook n. büfe aşçısı
cook woman n. aşçı kadın
cook woman n. kadın aşçı
submarine cook n. denizaltı aşçısı
cook smurf n. aşçı şirin
cook hat n. aşçı şapkası
cook-off n. yemek yarışması
natural cook n. doğal/organik gıdalarla yemek pişiren kimse
cook outfit n. aşçı kıyafeti
bull cook n. aşçı yamaklığı yapan ve gündelik işleri halleden becerikli işçi
bull cook n. kamptaki becerikli işçi
cook's tour n. turistik yerlerin kısa ve üstünkörü gezildiği tur
cook on fire v. ateşte pişirmek
cook up v. oynama yapmak
cook up v. uydurmak
cook to a rag v. fazla pişirmek
cook with steam v. buharda pişirmek
cook to rags v. fazla pişirmek
cook on the embers v. közlemek
cook up v. tezgahlamak
cook something up v. tezgahlamak
cook pasta v. makarna pişirmek
cook delicious meals v. lezzetli yemekler pişirmek
cook over a campfire v. kamp ateşinde pişirmek
cook dinner v. akşam yemeğini pişirmek
cook coffee v. kahve pişirmek
cook a healthy meal v. sağlıklı bir yemek pişirmek
cook the meals v. yemekleri pişirmek
cook the meal v. yemeği yapmak
cook the meal v. yemeği pişirmek
wait for them to cook v. pişmesi için beklemek
wait for them to cook v. pişmelerini beklemek
micro-cook v. mikrodalga fırında pişirmek
micro-cook v. mikrodalga fırında ısıtmak
cook [uk] v. yormak
cook [uk] v. yıpranmak
cook [uk] v. yıpratmak
cook [uk] v. yorulmak
cook [uk] v. eskitmek
cook [uk] v. eskimek
cook [scotland] v. saklanırken çömelmek
cook [scotland] v. siper almak
cook [obsolete] v. fırlatmak
cook [obsolete] v. atmak
cook soup v. çorba pişirmek
cook soup v. çorba yapmak
pressure cook v. düdüklü tencerede buhar basıncı ile pişirmek
cook some food v. biraz yemek pişirmek
cook some food v. biraz yiyecek pişirmek
hard-to-cook adj. pişmesi zor
hard-to-cook adj. pişirimi zor
hard-to-cook adj. pişirmesi zor
Phrasals
cook out v. dışarıda/açık havada pişirmek (barbekü vb)
cook something up v. yemek yapmak/hazırlamak
cook out v. (pişirerek suyunu) buharlaştırmak
cook out v. pişirerek bir şeyi bir şeyden ayırmak
cook off v. el bombasını patlamaya hazırlamak
cook off v. el bombasının hızlı patlamasını sağlamak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir iş/bir şey planı yapmak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir işi/bir şeyi planlamak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir şey düzenlemek
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir şey tasarlamak
cook off v. buharlaşmak
cook up v. yemek yapmak/pişirmek/hazırlamak
cook off v. kaynatıp buharlaştırmak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir şey tertiplemek
cook off v. el bombasının pimini ve kolunu çekmek
cook up v. (biriyle bir iş) planı yapmak
cook up v. (biriyle bir plan) düşünmek/yapmak
cook up v. tertiplemek
cook off v. uçmak (buharlaşmak)
cook (something) out v. (bir şeyi) dışarıda/açık havada pişirmek
cook up v. (biriyle bir işi) planlamak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir şey hazırlamak
cook something up (with someone) v. (biriyle) bir plan düşünmek/yapmak
cook up v. tasarlamak
cook off v. buharlaştırmak
Phrases
no mean cook expr. çok iyi bir aşçı
Colloquial
let them/him/her cook expr. bırak yapacağını yapsın
let them/him/her cook expr. karışma işini yapsın
Idioms
chief cook and bottle washer n. (özellikle küçük bir işyerinde) her şeyi yapan kişi
chief cook and bottle washer n. (özellikle küçük bir işyerinde) her şeyden sorumlu kimse
head cook and bottle washer n. (bir müessesede) her işi yapan kişi
head cook and bottle washer n. (bir müessesede) tüm işi üstlenen kişi
head cook and bottle washer n. küçük büyük tüm işlerden sorumlu kişi
head cook and bottle washer n. a'dan z'ye tüm işleri yapan kişi
head cook and bottle washer n. küçük büyük tüm işleri yapan kişi
chief cook and bottlewasher n. her işe bakan kimse
chief cook and bottlewasher n. her şeyden sorumlu kimse
chief cook and bottlewasher n. her şeyi yapan kişi
cook something up v. kafadan atmak
cook one's goose v. işini bozmak
cook up v. kafadan atmak
cook someone's goose v. birisinin ayağını kaydırmak
cook someone's goose v. işine taş koymak
cook someone's goose v. onun hakkından gelmek
cook someone's goose v. birinin yuvasını yapmak
cook the books v. zimmetine para geçirmek
cook the books v. kalem oynatmak
cook someone's goose v. kuyusunu kazmak
cook someone's goose v. işini bozmak
cook someone's goose v. tekerine çomak sokmak
cook someone's goose v. başarısını engellemek
cook someone's goose v. ayağını kaydırmak
cook someone's goose v. birinin işini engellemek
cook the books v. tahrifat yapmak
be chief cook and bottle washer v. yemek ve bulaşıklardan sorumlu olmak
be chief cook and bottle washer v. mutfak işlerinden sorumlu olmak
cook the books v. muhasebe kayıtlarını değiştirmek
cook the accounts v. muhasebe kayıtlarını değiştirmek
cook the books v. muhasebe kayıtlarıyla oynamak
cook the accounts v. tahrifat yapmak
cook the accounts v. muhasebe kayıtlarıyla oynamak
cook something to perfection v. mükemmel pişirmek
go to the trouble to cook v. yemek yapma zahmetine girmek
cook one's goose v. işine taş koymak
cook one's goose v. suyu kaynamak
cook one's goose v. sonunu hazırlamak
cook up a storm v. bir sürü yemeği marifetle yapabilmek
have a captain cook v. bakış atmak
have a captain cook v. yoklamak
cook on the front burner v. ön planda olmak
cook on the front burner v. doğru yolda olmak
have a captain cook v. şöyle bir bakmak
cook on the front burner v. başarıya giden merdivenleri hızla tırmanmak
have a captain cook v. bir göz atmak
cook on the front burner v. öne çıkmak
cook on the front burner v. belli bir faaliyette başarılı olmak
be the chief cook and bottle washer v. bir işin bir çok farklı sorumluluğunu üstlenmek
be the chief cook and bottle washer v. bir işin bir çok farklı yönünden sorumlu olmak
be the chief cook and bottle washer v. bir işin bir çok farklı yönünü bir arada yapmak/yürütmek
chief cook and bottle-washer v. her işe bakan kimse
chief cook and bottle-washer v. her şeyi yapan kişi
chief cook and bottle-washer v. her şeyden sorumlu kimse
cook goose v. işini engellemek
cook somebody's goose v. birinin tekerine çomak sokmak
cook somebody's goose v. birinin işine taş koymak
cook goose v. işine taş koymak
cook your goose v. kendi bacağına sıkmak
cook goose v. işini bozmak
cook your goose v. suyu ısınmak
cook your goose v. kendi sonunu hazırlamak
cook somebody's goose v. birinin işini/planını bozmak
cook somebody's goose v. birinin kuyusunu kazmak
cook goose v. başarısını engellemek
cook goose v. sonunu hazırlamak
cook your goose v. kendi işini baltalamak
cook to perfection v. mükemmel pişirmek