cook - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

cook

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "cook" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 21 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
cook v. yemek pişirmek
cook v. pişirmek
cook n. aşçı
General
cook v. mahvetmek
cook v. hazırlamak
cook v. yapmak
cook v. üzerinde oynamak (hesaplar)
cook v. pişmek
cook v. oynama yapmak
cook v. uydurmak
cook v. yemek yapmak
cook v. pişirmek
cook v. yemek pişirmek
cook n. aşçı
cook n. aşpaz
Slang
cook n. birinin karısı
Trade/Economic
cook n. muhasebe hilesi
Gastronomy
cook v. pişirmek
cook n. aşçı
Places
cook n. minnesota eyaletinde şehir
cook n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri

Sens de "cook" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
cook with steam v. buharda pişirmek
cook to rags v. fazla pişirmek
cook to a rag v. fazla pişirmek
cook on fire v. ateşte pişirmek
cook up v. uydurmak
cook up v. tezgahlamak
cook something up v. tezgahlamak
cook up v. oynama yapmak
cook on the embers v. közlemek
cook pasta v. makarna pişirmek
cook delicious meals v. lezzetli yemekler pişirmek
cook over a campfire v. kamp ateşinde pişirmek
cook dinner v. akşam yemeğini pişirmek
cook coffee v. kahve pişirmek
cook a healthy meal v. sağlıklı bir yemek pişirmek
cook the meals v. yemekleri pişirmek
cook the meal v. yemeği pişirmek
cook the meal v. yemeği yapmak
wait for them to cook v. pişmesi için beklemek
wait for them to cook v. pişmelerini beklemek
head cook n. aşçıbaşı
head cook n. aşçı başı
buffet cook n. büfe aşçısı
cook woman n. kadın aşçı
cook woman n. aşçı kadın
submarine cook n. denizaltı aşçısı
cook smurf n. aşçı şirin
cook hat n. aşçı şapkası
cook-off n. yemek yarışması
natural cook n. doğal/organik gıdalarla yemek pişiren kimse
cook outfit n. aşçı kıyafeti
hard-to-cook adj. pişmesi zor
hard-to-cook adj. pişirimi zor
hard-to-cook adj. pişirmesi zor
Phrasals
cook out v. pişirerek bir şeyi bir şeyden ayırmak
cook out v. (pişirerek suyunu) buharlaştırmak
cook out v. dışarıda/açık havada pişirmek (barbekü vb)
cook something up v. yemek yapmak/hazırlamak
Phrases
no mean cook expr. çok iyi bir aşçı
Idioms
cook on the front burner v. belli bir faaliyette başarılı olmak
cook on the front burner v. başarıya giden merdivenleri hızla tırmanmak
cook on the front burner v. doğru yolda olmak
cook on the front burner v. ön planda olmak
cook on the front burner v. öne çıkmak
have a captain cook v. bakış atmak
have a captain cook v. bir göz atmak
have a captain cook v. yoklamak
have a captain cook v. şöyle bir bakmak
cook someone's goose v. ayağını kaydırmak
cook someone's goose v. başarısını engellemek
cook someone's goose v. birinin işini engellemek
cook up a storm v. bir sürü yemeği marifetle yapabilmek
cook someone's goose v. birinin yuvasını yapmak
cook someone's goose v. birisinin ayağını kaydırmak
cook one's goose v. işine taş koymak
cook someone's goose v. işine taş koymak
cook someone's goose v. işini bozmak
cook one's goose v. işini bozmak
cook the books v. kalem oynatmak
cook up v. kafadan atmak
cook the books v. muhasebe kayıtlarını değiştirmek
cook something to perfection v. mükemmel pişirmek
cook the accounts v. muhasebe kayıtlarıyla oynamak
cook something up v. kafadan atmak
cook someone's goose v. onun hakkından gelmek
cook someone's goose v. kuyusunu kazmak
cook the accounts v. muhasebe kayıtlarını değiştirmek
cook the books v. muhasebe kayıtlarıyla oynamak
be chief cook and bottle washer v. mutfak işlerinden sorumlu olmak
cook one's goose v. sonunu hazırlamak
cook one's goose v. suyu kaynamak
cook the accounts v. tahrifat yapmak
cook someone's goose v. tekerine çomak sokmak
cook the books v. tahrifat yapmak
go to the trouble to cook v. yemek yapma zahmetine girmek
cook the books v. zimmetine para geçirmek
be chief cook and bottle washer v. yemek ve bulaşıklardan sorumlu olmak
head cook and bottle washer n. (bir müessesede) her işi yapan kişi
head cook and bottle washer n. (bir müessesede) tüm işi üstlenen kişi
chief cook and bottle washer n. (özellikle küçük bir işyerinde) her şeyden sorumlu kimse
chief cook and bottle washer n. (özellikle küçük bir işyerinde) her şeyi yapan kişi
all hands and the cook expr. herkes
Speaking
my mother is a good cook expr. annem iyi bir aşçıdır
my mother is a good cook expr. anne iyi yemek yapar
I'm in no mood to cook dinner tonight expr. bu gece yemek pişirecek havada değilim
my mother can cook expr. benim annem yemek yapabilir
can you cook well? expr. güzel yemek yapabilir misin?
do you cook well? expr. güzel yemek yapar mısın?
you are a great cook expr. harika bir aşçısın
do you cook well? expr. iyi yemek yapar mısın?
can you cook well? expr. iyi yemek yapabilir misin?
I'm a good cook expr. iyi yemek yaparım
they cook very well expr. onlar çok iyi yemek yapıyorlar
they cook very well expr. onlar çok iyi yemek yaparlar
at what temperature do you cook chicken? expr. tavuğu kaç derecede pişiriyorsunuz?
at what temperature do you cook chicken? expr. tavuğu kaç derecede pişiriyorsun?
I'm a good cook expr. yemek yapmaktan anlarım
can you cook? expr. yemek yapabiliyor musun?
Slang
cook with gas v. işi kolaylamak
cook with gas v. (bir işte bir aşamadan) sonrası kolay olmak
cook with gas v. yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek
cook with gas v. gelişme/aşama kaydetmek/göstermek
cook the books v. muhasebe kayıtlarını değiştirmek
cook the books v. kayıtları tahrif etmek
a captain cook n. yoklama
a captain cook n. bakış
a captain cook n. göz atma
a captain cook n. kısaca bakma
cook the books n. muhasebe kayıtlarını değiştirme
Tourism
cook plate n. aşçı tabağı
Technical
three-way cook n. üç yollu musluk
cook stove n. yemek pişirme ocağı
Computer
cook islands n. cook adaları
Medical
cook speculum n. cook spekulümü
Food Engineering
cook in bag v. torbada pişirmek
head cook n. aşçıbaşı
cook-chill food n. (önceden pişirilmiş) ısıtılıp yenmeye hazır yiyecek
ready-to-cook adj. pişirmeye hazır
Gastronomy
cook in a double boiler v. buharda pişirmek
cook in a double boiler v. buğuda pişirmek
cook by baking v. fırında pişirmek
cook something over a low heat v. kısık ateşte pişirmek
cook at a low heat v. kısık ateşte pişirmek
cook at a medium heat v. orta harlı ateşte pişirmek
cook something over a medium heat v. orta ateşte pişirmek
cook in liquid v. sıvıda pişirmek
cook on skewers v. şişte pişirmek
cook something over a high heat v. yüksek ateşte pişirmek
chief cook n. aşçıbaşı
assistant cook n. aşçı yardımcısı
short-order cook n. eli çabuk aşçı
pantry cook n. meze aşçısı
pastry cook n. pastacı
pantry cook n. soğukçu
assistant cook n. şef yardımcısı
chef cook n. şef aşçı
cook and chill n. toplu yemeği pişirdikten sonra soğutup sevkiyata hazır hale getirme teknolojisi
short-order cook n. yapılması az vakit alan yemekleri hazırlayan aşçı
cook book n. yemek kitabı
Botanic
mount cook lily (ranunculus lyalii) n. yeni zelanda'da yetişen beyaz çiçekli, çok yıllık düğün çiçeği
Geography
mount cook n. cook dağı
mount cook n. yeni zelanda'da bir dağ
aoraki-mount cook n. cook dağı
aoraki-mount cook n. yeni zelanda'da bir dağ
aorangi-mount cook n. cook dağı
aorangi-mount cook n. yeni zelanda'da bir dağ
Places
cook springs n. alabama eyaletinde şehir
Military
cook off n. kendiliğinden ateş alma
cook-off n. kendiliğinden ateş alma
Hunting
cook off n. çevre ısısı ile oluşan istenmeyen ateşlenme