uydurmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

uydurmak



Sens de "uydurmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 81 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
uydurmak make up v.
uydurmak fabricate v.
General
uydurmak fudge v.
uydurmak feign v.
uydurmak cook up v.
uydurmak dream up v.
uydurmak tune up v.
uydurmak reconcile v.
uydurmak attune v.
uydurmak syntonize v.
uydurmak frame v.
uydurmak dispose v.
uydurmak gear v.
uydurmak quadrate v.
uydurmak key v.
uydurmak fake v.
uydurmak concoct v.
uydurmak tally up v.
uydurmak fabricate v.
uydurmak tailor v.
uydurmak fib v.
uydurmak shift v.
uydurmak assimilate to v.
uydurmak spin v.
uydurmak match v.
uydurmak square with v.
uydurmak accommodate v.
uydurmak suit v.
uydurmak adjust v.
uydurmak conform v.
uydurmak trump up v.
uydurmak tell a fib v.
uydurmak tally v.
uydurmak fashion v.
uydurmak coin v.
uydurmak assimilate v.
uydurmak measure v.
uydurmak adapt v.
uydurmak cook v.
uydurmak regulate v.
uydurmak forge v.
uydurmak improvise v.
uydurmak romance v.
uydurmak attemper v.
uydurmak manufacture v.
uydurmak tune v.
uydurmak square v.
uydurmak get v.
uydurmak mint v.
uydurmak time v.
uydurmak invent v.
uydurmak devise v.
uydurmak fake up v.
uydurmak make something up v.
uydurmak fit v.
uydurmak fit in v.
uydurmak harmonize v.
uydurmak contrive v.
uydurmak think up v.
uydurmak assimilate with v.
uydurmak assimilate into v.
uydurmak harmonise v.
uydurmak turn [obsolete] v.
uydurmak aptate [obsolete] v.
uydurmak assimulate v.
Phrasals
uydurmak conjure up v.
uydurmak play off v.
uydurmak work something down (over something) v.
Idioms
uydurmak talk through one's hat v.
uydurmak draw the longbow v.
uydurmak make something up out of whole cloth v.
uydurmak make up v.
uydurmak invent something out of whole cloth v.
uydurmak talk out of the back of (one's) head v.
uydurmak talk out of (one's) hat v.
uydurmak talk through the back of (one's) neck v.
Trade/Economic
uydurmak matching v.
Law
uydurmak fabricate v.
uydurmak frame v.
Technical
uydurmak fit v.
Slang
uydurmak make stuff up v.

Sens de "uydurmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 193 résultat(s)

Turc Anglais
General
ayak uydurmak keep step v.
ayak uydurmak conform one's behavior to v.
ayak uydurmak settle v.
ayak uydurmak humour v.
çağa ayak uydurmak move with the times v.
kılıfına uydurmak hush up v.
kılıfına uydurmak cover up v.
duruma uydurmak customise v.
ayak uydurmak (çağa/zamana) keep up with v.
çağa ayak uydurmak keep up with the times v.
adım uydurmak fall in step v.
uydurmak (hikaye/yalan) concoct v.
yerine uydurmak fit in v.
zamana ayak uydurmak march with the times v.
uydurmak (bahane) manufacture v.
zamana ayak uydurmak move with the times v.
işini uydurmak manage v.
adım uydurmak (başkalarına) be in step with v.
zamana ayak uydurmak keep up with the times v.
ayak uydurmak keep up with v.
ayak uydurmak keep pace with v.
ayak uydurmak string along with v.
kitabına uydurmak wangle v.
uydurmak (birbirine) match v.
kafadan uydurmak make up v.
ayak uydurmak keep step with v.
ayak uydurmak keep in step with v.
birbirine uydurmak tally up v.
ayak uydurmak fall in step with v.
birine ayak uydurmak accommodate one's pace v.
ayak uydurmak fall into step with v.
ayak uydurmak fall in step v.
anında uydurmak improvise v.
zorla uydurmak fit tightly v.
kılıfına uydurmak camouflage v.
içine uydurmak fit inside v.
bahane uydurmak find a pretext v.
ayak uydurmak accommodate oneself to v.
ayak uydurmak string along v.
sözcük uydurmak coin v.
bahane uydurmak feign an excuse v.
bir şeyi başka bir şeye uydurmak tally up with v.
akla uydurmak make something reasonable v.
bahane uydurmak concoct an excuse v.
bahane uydurmak allege an excuse v.
birine ayak uydurmak accommodate one's step to v.
ayak uydurmak humor v.
ayak uydurmak keep pace v.
ayak uydurmak keep up v.
biraz uydurmak fudge v.
kılıfına uydurmak disguise v.
şeytana uydurmak tempt v.
ayak uydurmak temporise v.
ayak uydurmak temporize v.
ayak uydurmak suit up v.
ayak uydurmak (zamana) keep up with v.
ayak uydurmak keep in step (with) v.
bahane uydurmak make up an excuse v.
kitabına uydurmak find a way to make (something illegal) look legal v.
teknolojiye ayak uydurmak keep pace with technology v.
teknolojiye ayak uydurmak comply with the technology v.
bir ifade uydurmak coin a phrase v.
bir söz uydurmak coin a phrase v.
ayak uydurmak attune v.
çağa ayak uydurmak modernize v.
çağa ayak uydurmak modernise v.
ayak uydurmak fit v.
-e ayak uydurmak be in step with v.
-e uydurmak attune to v.
-e uydurmak key to v.
-e ayak uydurmak keep up with v.
-e uydurmak tie in to v.
-e uydurmak tie in with v.
zamana uydurmak get up to date (with) v.
güne uydurmak get up to date (with) v.
birbirine uydurmak match v.
kanıt uydurmak fabricate evidence v.
başkalarına ayak uydurmak be in step v.
ortama ayak uydurmak fall into step with v.
ortama ayak uydurmak fit in with the crowd v.
ortama ayak uydurmak fall in step with v.
bahane uydurmak allege as a pretext v.
bahane uydurmak pretext v.
arka plana uydurmak blend into the background v.
hikaye uydurmak make up a story v.
bir hikaye uydurmak plant a story v.
ayak uydurmak adapt oneself to v.
yerine uydurmak true up v.
bir yalan uydurmak invent a lie v.
hikayeler uydurmak make up stories v.
duruma uydurmak customize v.
bir özür uydurmak invent an excuse v.
birbirlerine uydurmak accommodate v.
kelt kültürüne uydurmak celticize v.
çevreye uydurmak naturalise v.
çevreye uydurmak naturalize v.
pratik ihtiyaçlara ayak uydurmak temporize v.
pratik ihtiyaçlara ayak uydurmak temporise v.
ayak uydurmak track v.
yerine uydurmak true v.
mazeret uydurmak alibi v.
ahlak kurallarına uydurmak ethicize v.
törelere uydurmak ethicize v.
ahlak kurallarına uydurmak ethicise v.
törelere uydurmak ethicise v.
Phrasals
kendini uydurmak strike in with v.
(inandırıcı olmayan) mazeret uydurmak trundle out [brit] v.
ayak uydurmak tumble to [brit] v.
(bir şeye) alışmak/ayak uydurmak adapt (something) to (something) v.
bir şeye veya birine ayak uydurmak/alışmak adapt someone or something v.
kendini çevreye uydurmak accommodate oneself v.
bir şeyin şeklini başka bir şeye göre değiştirip üstüne uydurmak work something down (over something) v.
bir şey yaratmak/planlamak/uydurmak drum up v.
(bir bilgiden) bir hikaye uydurmak weave (something) from (something) else v.
duyulan bir şeyden/varsayımdan yola çıkarak bir hikaye uydurmak weave something from something v.
hikayenin bazı yerlerini uydurmak embellish something with something v.
(bir şeyden başka bir şey) uydurmak/yapmak make up (something) from (something) v.
(bir şeyleri) bir araya getirip (başka bir şeyler) uydurmak make up (something) from (something) v.
birbirine uydurmak sync up v.
(bir şeye) göre uydurmak square up with (something) v.
Colloquial
ayak uydurmak keep step v.
ayak uydurmak keep pace v.
bir hikaye uydurmak make up a story v.
kitabına uydurmak suit one's book v.
(birine) bir mazeret uydurmak give (someone) an out v.
Idioms
yaptıkça/ilerledikçe uydurmak make (something) up as (one) goes (along) v.
bir işi yapmaya devam ederken doğaçlama yapmak/uydurmak/sallamak make (something) up as (one) goes (along) v.
ayak üstü uydurmak be whistling in the wind v.
ayak uydurmak stay abreast of (someone or something) v.
adım uydurmak keep in step with someone v.
adım uydurmak march in step with someone v.
adım uydurmak be in step with someone v.
adım uydurmak get into step with someone v.
ayak uydurmak find one's feet v.
ayak uydurmak keep pace with v.
ayak uydurmak follow suit v.
ayak uydurmak keep up with v.
çağa uydurmak keep up with the times v.
çağa/zamana ayak uydurmak get with the times v.
kafadan uydurmak be talking through one's hat v.
kendini yeni koşullara uydurmak adjust oneself to v.
kurallara ayak uydurmak toe the line v.
tempoya ayak uydurmak move to the beat v.
(sayı vb.) uydurmak pluck something out of the air v.
zamana ayak uydurmak keep abreast of the times v.
yalan atmak/uydurmak spin somebody a line v.
müziğin ritmine ayak uydurmak keep good time v.
olumsuz hava koşullarına iyi ayak uydurmak make good weather of it [obsolete] v.
ayak uydurmak hold way [obsolete] v.
ayak uydurmak keep way [obsolete] v.
ayak uydurmak hold tack with v.
(birine) yalan uydurmak pitch (one) a line v.
(birine) yalan uydurmak pitch a line (to somebody) v.
(birine) hikaye/mazeret uydurmak pitch a line (to somebody) v.
(birine) yalan uydurmak pitch a story (to somebody) v.
(birine) hikaye/mazeret uydurmak pitch a story (to somebody) v.
(birine) yalan uydurmak pitch a yarn (to somebody) v.
(birine) hikaye/mazeret uydurmak pitch a yarn (to somebody) v.
(birine) yalan uydurmak pitch (one) a story v.
(birine) hikaye/mazeret uydurmak pitch (one) a story v.
(birine) yalan uydurmak pitch (one) a yarn v.
(birine) hikaye/mazeret uydurmak pitch (one) a yarn v.
(birine) bir hikaye uydurmak spin (one) a story v.
(birine) bir yalan uydurmak/atmak spin (one) a story v.
(birine) bir hikaye uydurmak spin (one) a tale v.
(birine) bir yalan uydurmak/atmak spin (one) a tale v.
(birine) bir hikaye uydurmak spin (somebody) a yarn v.
(birine) bir yalan uydurmak/atmak spin (somebody) a yarn v.
(birine) bir hikaye uydurmak spin (somebody) a tale v.
(birine) bir yalan uydurmak/atmak spin (somebody) a tale v.
bir tarafından uydurmak talk through the back of (one's) neck v.
çağa ayak uydurmak keep in step with the times v.
zamana ayak uydurmak keep in step with the times v.
(birine/yanındakine) ayak uydurmak fall into step (beside/with somebody) v.
Speaking
bu sisteme ayak uydurmak zorundasınız you have to follow that system expr.
Trade/Economic
müşteriye uydurmak customize v.
müşteriye uydurmak customise v.
talebe ayak uydurmak keep pace with demand v.
Technical
birbirine uydurmak match v.
Psychology
neden uydurmak rationalise v.
neden uydurmak rationalization v.
Military
araziye uydurmak blend v.
renklere uydurmak blend v.
Slang
kıçından/götünden uydurmak pull (something) out of (one's) ass v.
götünden uydurmak talk through one's ass v.
götünden uydurmak talk out of one's ass v.
götünden uydurmak talk out of one's arse v.
götünden uydurmak talk through one's arse v.
kıçından uydurmak talk out of one's ass v.
kıçından uydurmak talk out of one's arse v.
kıçından uydurmak talk through one's ass v.
kıçından uydurmak talk through one's arse v.
sallamak/uydurmak blow smoke v.