gear - Turc Anglais Dictionnaire

gear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gear — Definition

Signification:
dişli, teçhizat
Prononciation (IPA):
(AmE /ɡɪr/ – BrE /ɡɪə/)
Partie du discours:
İsim: gear (gears); Fiil: gear (gears – geared – gearing)
Synonymes:
equipment, cog
Antonymes:
disrepair

Sens de "gear" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 84 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
gear n. dişli
TC 60 is the committee responsible for developing all international gearing standards.
TC 60, tüm uluslararası dişli standartlarının geliştirilmesinden sorumlu komitedir.

More Sentences
gear n. vites
My new car has seven gears.
Yeni arabamda yedi vites bulunuyor.

More Sentences
General
gear n. eşya (belirli bir iş için)
Grab your gear.
Eşyalarınızı alın.

More Sentences
gear n. vites
My new car has seven gears.
Yeni arabamda yedi vites bulunuyor.

More Sentences
gear n. teçhizat
Sami bought a brand new gear.
Sami yepyeni bir teçhizat aldı.

More Sentences
gear n. donanım
Sponsors can help beef up your credibility and provide you with gear and professional support.
Sponsorlar güvenilirliğinizi artırmanıza yardımcı olabilir ve size donanım ve profesyonel destek sağlayabilir.

More Sentences
gear n. seyir
The debate on the issue got into high gear.
Konuyla ilgili tartışmalar yoğun bir seyir izlemeye başladı.

More Sentences
gear n. malzemeler
We loaded up the truck with camping gear.
Kamp malzemelerini kamyona yükledik.

More Sentences
gear n. takımlar
As they took off, I saw the landing gear retract.
Havalandıklarında iniş takımlarının geri çekildiğini gördüm.

More Sentences
Technical
gear n. donanım
Sponsors can help beef up your credibility and provide you with gear and professional support.
Sponsorlar güvenilirliğinizi artırmanıza yardımcı olabilir ve size donanım ve profesyonel destek sağlayabilir.

More Sentences
gear n. dişli
TC 60 is the committee responsible for developing all international gearing standards.
TC 60, tüm uluslararası dişli standartlarının geliştirilmesinden sorumlu komitedir.

More Sentences
gear n. vites
My new car has seven gears.
Yeni arabamda yedi vites bulunuyor.

More Sentences
Automotive
gear n. dişli
TC 60 is the committee responsible for developing all international gearing standards.
TC 60, tüm uluslararası dişli standartlarının geliştirilmesinden sorumlu komitedir.

More Sentences
gear n. vites
My new car has seven gears.
Yeni arabamda yedi vites bulunuyor.

More Sentences
British Slang
gear n. mal
He hooked us up with some gear, you know.
Bize biraz mal temin etti, anlarsın işte.

More Sentences
General
gear n. giysi (belirli bir iş için)
gear n. elbise
gear n. takım (belirli bir iş için)
gear n. giyim
gear n. tertibat
gear n. eşya
gear n. şanjman
gear n. çalışma
gear n. dişli çark
gear n. pılı pırtı
gear n. aygıt
gear n. giyecek
gear n. düzen
gear n. takım
gear n. alet edevat
gear n. giysi
gear n. taşınabilir mülk
gear n. ev eşyası
gear n. mal mülk
gear n. (at veya sığır için) koşum takımı
gear n. süslü koşum takımı
gear n. süs ve aksesuarlar
gear n. çapari
gear n. zırh
gear n. silah
gear n. cephane
gear n. … giysisi
gear n. … kıyafeti
gear n. lik/lık
gear v. vitese takmak
gear v. oturmak
gear v. koşum takmak
gear v. ayarlamak
gear v. oturtmak
gear v. yönelmek
gear v. çark dişleri birbirine geçmek
gear v. vites değiştirmek
gear v. uydurmak
gear v. uymak
gear v. hazırlamak (bir durum/grup veya kullanım için)
gear v. süslemek
gear v. donatmak
gear v. teçhiz etmek
gear adj. ziyadesiyle uygun
gear adj. bir hayli çekici
Colloquial
gear n. yıldız imi
gear adj. mükemmel
gear adj. harika
Technical
gear n. alet
gear n. çark
gear n. donatı
gear n. dişliçark
gear n. düzen
gear n. iniş takımı
gear n. mekanizma
gear n. tertibat
gear n. takım
gear n. vites dişlisi
gear v. çark dişleri birbirine geçmek
Computer
gear n. çark
Automotive
gear n. takım
gear v. çektirmek
Marine
gear n. gemi arması
gear n. denizcinin kişisel eşyaları
Marine Biology
gear n. donatı
Archaic
gear n. üreme organları
Slang
gear n. eroin
gear n. çalıntı mallar/eşyalar
British Slang
gear n. uyuşturucu

Sens de "gear" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
main gear n. ana dişli
gear cutting n. diş kesme
spiral gear n. helezoni dişli
running gear n. araç alt düzeni
disengaging gear n. avara dişlisi
conical gear n. pinyon
gear case n. dişli kutusu
main landing gear n. ana iniş takımı
helical gear n. helezon dişli
gear shifting n. vites değiştirme
differential gear n. diferansiyel
fishing gear n. balık
high gear n. yüksek vites
ground gear n. tonoz
fishing gear n. avlanma
gear change n. vites değiştirme
high gear n. büyük vites
spiral gear n. sarmal dişli
gear on board n. donanım
fishing gear n. balıkçılık tertibatı
gear cutter n. dişli tezgahı
sports gear n. forma
differential gear n. diferansiyel dişlisi
gear wheel n. dişli çark
worm gear n. sonsuz vida
gear wheel n. çark
planetary gear n. peyk dişli
gear shift n. vites kolu
gear for four-wheel drive n. arazi vitesi
straight gear n. düz vites
sun gear n. güneş dişlisi
bunker gear n. yangınla mücadele elbisesi
sports gear n. spor giyim
sports gear n. spor kıyafetleri
fishing gear n. balık avı malzemesi
fishing gear n. olta takımı
fishing gear n. balıkçı malzemesi
fishing gear n. balıkçı takımı
fishing gear n. balık avlama malzemesi
rain gear n. yağmurluk
camping gear n. kamp ekipmanları
camping gear n. kamp aletleri
biohazard gear n. biyolojik tehlikelere dayanıklı kıyafetler
skiing gear n. kayak elbisesi
skiing gear n. kayak takımı
ski gear n. kayak takımı/elbisesi
turnout gear n. nomeks elbise
bunker gear n. yanmaz itfaiyeci kıyafeti
turnout gear n. yanmaz itfaiyeci kıyafeti
bunker gear n. nomeks elbise
stable gear n. eyer takımı
protective gear n. koruyucu donanım
protective gear n. koruyucu aksesuar/eşya
worm gear n. sonsuz dişli
riding gear n. motosiklet kıyafeti
riding gear n. motosiklet sürüş takımı
climbing gear n. dağcılık aletleri
climbing gear n. tırmanış aletleri
climbing gear n. dağcılık malzemeleri
neck-gear n. diş teli
top gear n. yoğun faaliyet
head gear n. at başlığı
head gear n. miğfer
head gear n. koruyucu başlık
bottom gear [uk] n. düşük hız
bottom gear [uk] n. birinci vites
gear [dialect] n. tavır
gear [dialect] n. ilgi
gear [dialect] n. hurda
gear [obsolete] n. gücü takımlarında tarak dişi
gear [dialect] n. döküntü
gear [dialect] n. gıda
gear [dialect] n. hareket
gear [dialect] n. yiyecek ve içecek
gear [dialect] n. çöp
gear [dialect] n. ıvır zıvır
stepped gear n. redüktör dişlisi
gym gear n. spor salonu ekipmanı
shift into fourth gear v. dörtlemek
gear up v. hızlanmak
gear down v. vitesi azaltmak
shift into second gear v. ikilemek
gear to v. bağlı olmak
gear up v. vitesi yükseltmek
change into second gear v. ikilemek
throw a vehicle into gear v. arabanın motorunu vitese almak
gear up v. niteliğini yükseltmek
gear up v. etkinliği arttırmak
run in out of gear v. boşta çalıştırmak
step up gear v. vites arttırmak
gear down v. hızını kesmek
gear down v. yavaşlatmak
gear down v. vitesi küçültmek
gear down v. frene basmak
gear up v. çalışma etkinliği arttırmak
gear down v. hızını azaltmak
gear down v. yavaşlamak
throw out of gear v. debriyaj yapmak
shift the gear to neutral v. vitesi boşa almak
gear level v. vitesi düzleştirmek
gear up v. teçhizat kuşanmak
change gear v. vites değiştirmek
out of gear adj. boşta
out-of-gear adj. bozuk
out-of-gear adj. boşta
out of gear adj. muattal
out of gear adj. çalışamaz durumda
out of gear adj. boş viteste
in high gear adv. son viteste
out of gear expr. kontrolden çıkmış
out of gear expr. çığırından çıkmış
out of gear expr. düzensizlik içinde
out of gear expr. karmaşık
pig (police in gear) abrev. çevik kuvvet
Phrasals
gear up v. hazırlanmak
gear toward (someone or something) v. belli bir amaç için tasarlamak
gear toward (someone or something) v. (birine/bir şeye) hitap edecek şekilde planlamak
gear toward (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre ayarlamak
gear toward (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre düzenlemek
gear to (someone or something) v. (biri/bir şey) için tasarlamak
gear toward (someone or something) v. (biri/bir şey) için tasarlamak
gear to (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre ayarlamak
gear to (someone or something) v. belli bir amaç için tasarlamak
gear to (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre düzenlemek
gear to (someone or something) v. (birine/bir şeye) hitap edecek şekilde planlamak
gear to (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre tasarlamak
gear toward (someone or something) v. (birine/bir şeye) göre tasarlamak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca uygun yapmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca göre yapılmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca göre yapmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca uydurmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca uygun yapılmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca uydurulmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca göre uyarlamak
gear something to someone or something v. bir şeyi belli bir kesime/amaca göre uyarlamak
gear something to someone or something v. bir şeyi belli bir kesime/amaca uydurmak
gear something to someone or something v. bir şeyi belli bir kesime/amaca uygun yapmak
gear to (someone or something) v. belli bir kesime/amaca göre uyarlanmak
gear something to someone or something v. bir şeyi belli bir kesime/amaca göre yapmak
gear to v. … olacak şekilde tasarlamak/düzenlemek/değiştirmek
gear to v. '-e göre değiştirmek
gear toward v. '-e göre değiştirmek
gear toward v. '-e göre ayarlamak/uyarlamak
gear toward v. '-e hitap edecek şekilde planlamak
gear to v. '-e hitap edecek şekilde planlamak
gear up for v. için hazırlanmak
gear to v. '-e uyacak şekilde tasarlamak/düzenlemek/değiştirmek
gear up for (someone or something) v. (biri/bir şey) için hazırlanmak
gear someone or something up (for someone or something) v. birini/bir şeyi (birine/bir şeye) hazırlamak
gear someone or something up (for someone or something) v. birini/bir şeyi (biri/bir şey için) hazırlamak