hareket - Turc Anglais Dictionnaire

hareket

Sens de "hareket" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 74 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
hareket move n.
This is, indeed, a very significant move on their part.
Bu gerçekten de onlar açısından çok önemli bir hareket.

More Sentences
hareket movement n.
Troop movements were monitored via drones.
Birliklerin hareketleri dronlar aracılığıyla izlendi.

More Sentences
hareket motion n.
The rocking motion of the boat made me sick.
Teknenin sallanma hareketi midemi bulandırıyordu.

More Sentences
General
hareket act n.
Her acts of kindness made her popular among the elderly.
İyiliksever hareketleri onu yaşlılar arasında çok sevilen biri yapıyordu.

More Sentences
hareket locomotion n.
She works on the mechanics of locomotion.
Hareket mekaniği üzerine çalışıyor.

More Sentences
hareket gesture n.
He opened his arms in a flamboyant gesture.
Kollarını gösterişli bir hareketle açtı.

More Sentences
hareket movement n.
Troop movements were monitored via drones.
Birliklerin hareketleri dronlar aracılığıyla izlendi.

More Sentences
hareket motion n.
The rocking motion of the boat made me sick.
Teknenin sallanma hareketi midemi bulandırıyordu.

More Sentences
hareket demeanor n.
Tom's demeanor changed.
Tom'un hâl ve hareketleri değişti.

More Sentences
hareket behavior n.
They may have an effect on a student's life with a simple behavior sometimes.
Öğrencilerinin yaşamlarını bazen basit bir hareketleriyle etkileyebilirler.

More Sentences
Law
hareket behavior n.
They may have an effect on a student's life with a simple behavior sometimes.
Öğrencilerinin yaşamlarını bazen basit bir hareketleriyle etkileyebilirler.

More Sentences
hareket act n.
Her acts of kindness made her popular among the elderly.
İyiliksever hareketleri onu yaşlılar arasında çok sevilen biri yapıyordu.

More Sentences
hareket action n.
A low-fiber diet could slow the action of the digestive system.
Lif içeriği düşük bir beslenme programı, sindirim sisteminin hareketlerini yavaşlatabilir.

More Sentences
Politics
hareket act n.
Her acts of kindness made her popular among the elderly.
İyiliksever hareketleri onu yaşlılar arasında çok sevilen biri yapıyordu.

More Sentences
Technical
hareket locomotion n.
She works on the mechanics of locomotion.
Hareket mekaniği üzerine çalışıyor.

More Sentences
hareket action n.
A low-fiber diet could slow the action of the digestive system.
Lif içeriği düşük bir beslenme programı, sindirim sisteminin hareketlerini yavaşlatabilir.

More Sentences
hareket motion n.
The rocking motion of the boat made me sick.
Teknenin sallanma hareketi midemi bulandırıyordu.

More Sentences
Automotive
hareket motion n.
The rocking motion of the boat made me sick.
Teknenin sallanma hareketi midemi bulandırıyordu.

More Sentences
Military
hareket movement n.
Troop movements were monitored via drones.
Birliklerin hareketleri dronlar aracılığıyla izlendi.

More Sentences
Sport
hareket action n.
A low-fiber diet could slow the action of the digestive system.
Lif içeriği düşük bir beslenme programı, sindirim sisteminin hareketlerini yavaşlatabilir.

More Sentences
General
hareket kinesis n.
hareket travel n.
hareket flight n.
hareket stroke n.
hareket activity n.
hareket start n.
hareket evolvement n.
hareket stir n.
hareket deportment n.
hareket bearing n.
hareket conduct n.
hareket deed n.
hareket play n.
hareket step n.
hareket walk n.
hareket doings n.
hareket behaviour n.
hareket starting n.
hareket departure n.
hareket animation n.
hareket commotion n.
hareket conversation n.
hareket transaction n.
hareket process n.
hareket demeanour n.
hareket abearance n.
hareket abearing n.
hareket breath n.
hareket life n.
hareket motation [obsolete] n.
hareket mudge [scotland] n.
hareket deporture n.
hareket rule [obsolete] n.
hareket comportments [obsolete] n.
hareket gear [dialect] n.
hareket hotfoot n.
hareket resort [obsolete] n.
Idioms
hareket flesh and blood n.
Law
hareket motive n.
hareket behaviour n.
Politics
hareket conduct n.
Tourism
hareket departure n.
Technical
hareket stroke n.
hareket transaction n.
hareket handling n.
hareket way n.
Computer
hareket transactional n.
Marine
hareket weigh n.
hareket travelling speed n.
Food Engineering
hareket action times activation energy n.
hareket action times n.
Archaic
hareket gest n.
hareket geste n.
hareket beck v.

Sens de "hareket" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kurallara aykırı hareket foul n.
hareket etmek act v.
hareket etmek go v.
hareket etmek move v.
hareket edebilen movable adj.
General
istemli hareket volitional act n.
kendiliğinden hareket edebilme motility n.
ağır hareket eden kimse laggard n.
hareket tarzı behaviour n.
hareket serbestliği rope n.
tek bir hareket (el, kol) sweep n.
hareket kabiliyeti mobility n.
yerçekimiyle hareket etme gravitation n.
hareket etme moving n.
serbest hareket eden kişi freewheeler n.
ani hareket flick n.
hareket alanı swing n.
hareket ettirme moving n.
bir tarafa doğru hareket etme lateroduction n.
hareket edebilirlik movableness n.
dışlayıcı hareket exlusionary action n.
olay hareket planı incident action plan n.
uğurlu bir hareket coup n.
keyfi hareket arbitrariness n.
hareket biçimi course of action n.
feminist hareket feminism n.
izafi hareket relative motion n.
hareket biçimi manner of action n.
kayıp hareket lost motion n.
istemli hareket voluntary n.
sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet oar n.
hareket kısıtlılığı movement restriction n.
hareket zamanı time of departure n.
alışılmış hareket rote n.
atın biniciyi üzerinden atmak için hareket etmesi estrapade n.
hareket tarzı manner n.
ışık hızından daha büyük hızlarla hareket eden teorik bir tanecik tachyon n.
hareket özgürlüğü rope n.
sarmal hareket spiral n.
hareket ettirildiğinde üzerindeki resimlerin göz yanılmasına sebep olduğu bir silindirden oluşan oyuncak zoetrope n.
doğrudan doğruya yöneltilmiş hareket direct action n.
hareket tarzı manners n.
tek taraflı hareket unilateral action n.
hareket nedeniyle hava akımı oluşan yüzey periptery n.
aceleyle hareket etme bustle n.
hareket eden ağ moving net n.
sırıkla hareket ettirilen dar sandal punt n.
feminist hareket feminist movement n.
hareket memuru dispatcher n.
bir şeye uygun olarak hareket etme acting on n.
dini hareket religious movement n.
küçük düşürücü hareket indignity n.
hareket algısı motion perception n.
sola hareket left hand motion n.
elle hareket ettirme manipulation n.
sarmal hareket spire n.
hareket tarzı behavior n.
hesaplı hareket gambit n.
aşağı yukarı (hareket) seesaw n.
hareket serbestliği play n.
birlikte hareket etme durumu concertedness n.
hızlı hareket quick motion n.
ikinci hareket kanunu second law of motion n.
kötü hareket misdeed n.
saat aksi yönüne hareket left hand motion n.
alternatif sosyal hareket alternative social movement n.
kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt seat belt n.
dengede hareket düzeni mobile n.
hareket etme start n.
hareket eden platform moving platform n.
ileriye doğru hareket forward motion n.
hareket yasası law of motion n.
hareket kısıtlılığı limitation of movement n.
ani hareket gerektiren durum exigency n.
hareket serbestisi freedom of movement n.
refleks hareket reflex act n.
hareket hastalığı motion sickness n.
yasa dışı hareket outrage n.
gösterişli hareket flourish n.
istemsiz hareket reflex n.
devamlı hareket perpetual motion n.
gizli hareket stealth n.
siyasi hareket political movement n.
hareket tarzı proceeding n.
hareket edebilirlik activeness n.
acayip hareket quirk n.
hareket edebilirlik movability n.
saygı gösteren bir hareket reverence n.
ritmik hareket eurhythmy n.
kötü ve ahlaksızca hareket misdeed n.
ani hareket finisher n.
uzunlamasına hareket longitudinal movement n.
hareket kısıtlılığı limitation of movement ability n.
hareket etüdü motion study n.
yavaş hareket eden kimse snail n.
brownian hareket işlemi brownian motion processes n.
şok edici hareket zinger n.
şehir içlerinde hareket eden hafif raylı taşıt sistemi streetcar n.
birlikte hareket etme çağrısı eirenicon n.
kültürel hareket cultural movement n.
kolektif hareket collective movement n.
sürekli hareket flux n.
bir alçak basınç alanına dönerek ve içe doğru hareket eden rüzgarlı alan cyclone n.
hareket tarzını tayin etme enjoining n.
her tavır ve hareket all manner of conversation n.
ani hareket yerk n.
hareket noktası point of departure n.
hareket kuvveti motivity n.
hareket ettirme manipulation n.
düşünmeden hareket etme impulsiveness n.
hareket dingili live axle n.
ritmik hareket eurythmy n.
rahatça hareket edilebilecek yer elbowroom n.
hareket edebilir bariyer movable barrier n.
ani hareket impulse n.
hareket alanı elbowroom n.
hareket flaması blue peter n.
hızlı hareket whisk n.
ani hareket jerk n.
hayvanın sınırlı bir alan içinde serbestçe hareket etmesini sağlayan ip tether n.
hareket tarzı policy n.
kişiye özgü hareket veya ifade tarzı mannerism n.
adilane hareket fair treatment n.
hareket planı plan of action n.
birlikte hareket etme önerisi eirenicon n.
hareket zamanları action times n.
hareket saati departure time n.
hareket anlayışı sense of movement n.
bir kabloya tutturulmuş ve onun vasıtasıyla hareket eden büyük kabin cable car n.
hareket tarzı tayin edilen enjoiner n.
ağır hareket drag n.
hislerinin etkisiyle hareket eden kimse sentimentalist n.
ileri geri hareket etme seesawing n.
karşı hareket countermovement n.
yavaş hareket etme segnity n.
uygunsuz hareket faux pas n.
edebe aykırı hareket indecorum n.
yakışmayan hareket indecorum n.
kötü tavır ve hareket misconduct n.
hareket limanı port of departure n.
hareket istasyonu departure station n.
hareket noktası starting point n.
hareket özgürlüğü freedom of action n.
hareket istasyonu starting station n.
karşı hareket counteraction n.
saatinde hareket scheduled departure n.
vücudun hareket etmesiyle oluşan durum (deniz tutması gibi) kinetosis n.
fevri hareket impulsive action n.
hareket hızı movement speed n.
duygularıyla hareket eden hokey n.