hareket - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hareket



Bedeutungen von dem Begriff "hareket" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 56 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hareket motion n.
hareket movement n.
hareket move n.
General
hareket demeanor n.
hareket step n.
hareket play n.
hareket process n.
hareket locomotion n.
hareket behaviour n.
hareket starting n.
hareket motion n.
hareket travel n.
hareket doings n.
hareket commotion n.
hareket animation n.
hareket start n.
hareket conduct n.
hareket stroke n.
hareket deportment n.
hareket act n.
hareket demeanour n.
hareket transaction n.
hareket evolvement n.
hareket flight n.
hareket behavior n.
hareket deed n.
hareket activity n.
hareket gesture n.
hareket departure n.
hareket kinesis n.
hareket movement n.
hareket walk n.
hareket bearing n.
hareket stir n.
hareket conversation n.
Law
hareket act
hareket behaviour
hareket behavior
hareket action
hareket motive
Politics
hareket act
hareket conduct
Tourism
hareket departure
Technical
hareket stroke
hareket handling
hareket locomotion
hareket motion
hareket action
hareket transaction
Computer
hareket transactional
Marine
hareket weigh
hareket travelling speed
Food Engineering
hareket action times
hareket action times activation energy
Military
hareket movement
Sport
hareket action

Bedeutungen, die der Begriff "hareket" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
hareket etmek move v.
hareket etmek act v.
hareket etmek go v.
kurallara aykırı hareket foul n.
hareket edebilen movable adj.
General
(bir yarışta) hareket çizgisinden koşuya başlamak start from scratch v.
(tren/otobüs) vaktinde hareket etmek run on time v.
...ile birlikte hareket etmek move in concert with v.
aceleyle hareket etmek bustle v.
açgözlü hareket etmek get greedy v.
adına hareket etmek act on behalf of v.
adına hareket etmek act on behalf of someone v.
ağır hareket etmek lumber v.
aksi yönde hareket etmek react v.
aksine hareket etmek act against v.
aleyhine hareket etmek pull one's leg v.
amaçsızca hareket etmek putter v.
aniden hareket etmek lurch v.
aniden hareket etmek snap v.
aşağı yukarı hareket ettirmek wapper v.
ayaklarını sürürcesine isteksiz hareket etmek shufflingly v.
aynı şekilde hareket etmek fall into line with v.
aynı yönde hareket etmek move in the same direction v.
bağımsız hareket etmek act independently v.
başkalarıyla birlikte hareket etmek join v.
beraber hareket etmek act jointly v.
beraber hareket etmek coact v.
beraber hareket etmek act together v.
bilgelikle hareket etmek bring the wisdom forward v.
bir kimsenin tavsiyesi doğrultusunda hareket etmek act on someone's advice v.
bir sağa bir sola hareket etmek twist and turn v.
bir uğurda birisiyle birlikte hareket etmek make common cause with v.
bir yöne doğru hareket etmek/ettirmek head v.
biri adına hareket etmek act for somebody v.
birinin adına hareket etmek act in one's own name v.
birisini ileri doğru hareket etmesi için cesaretlendirmek urge someone forward v.
biriyle birlikte hareket etmek (kaçmak) move off with v.
birlikte hareket etmek take joint action v.
birlikte hareket etmek act in unison v.
birlikte hareket etmek act in concert v.
birlikte hareket etmek liaise v.
birlikte hareket etmek concert v.
canının istediği gibi hareket etmek please oneself v.
ceza olarak birinin hareket alanını sınırlamak clip someone's wings v.
çarkla hareket etmek paddle v.
çok hızlı hareket etmek move very fast v.
çok hızlı hareket etmek flash v.
daire şeklinde hareket etmek circle v.
dinleyip ona göre hareket etmek take v.
direktif doğrultusunda hareket etmek follow the instruction v.
doğru bildiği gibi hareket etmek have the courage of one's convictions v.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones about v.
doğru ya da yanlış mı diye düşünmeden hareket etmek make no bones of v.
dönerek hareket etmek spiral v.
dönerek/kıvrılarak hareket etmek curl v.
dürüstçe hareket etmek play the game v.
düzensiz hareket etmek fluctuate v.
-e göre hareket etmek abide by v.
-e göre hareket etmek act upon v.
-e saygı gösteren bir hareket yapmak reverence v.
elle hareket ettirmek manipulate v.
etrafa aldırmadan hareket etmek freewheel v.
ezbere hareket etmek do something in a haphazard way v.
ezbere hareket etmek act on impulse v.
ezbere hareket etmek act by rote v.
fazla hareket etmeden üzerinde ve etrafında uçmak hover v.
fevri hareket etmek act impulsively v.
göre hareket etmek go by v.
gururla hareket etmek sail v.
gümbür gümbür hareket etmek thump v.
gümbür gümbür hareket etmek thunder v.
hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights v.
hareket alanını arttırmak increase the radius of action v.
hareket alanını arttırmak delocalize v.
hareket alanını arttırmak delocalise v.
hareket alanını genişletmek increase the radius of action v.
hareket çekmek give the finger v.
hareket ederek (susamış/terlemiş) bir hale gelmek work up v.
hareket etmek pull out v.
hareket etmek acquit (oneself) v.
hareket etmek take off v.
hareket etmek deport oneself v.
hareket etmek pull v.
hareket etmek behave v.
hareket etmek do v.
hareket etmek comport oneslf v.
hareket etmek wiggle v.
hareket etmek start off v.
hareket etmek bob v.
hareket etmek depart v.
hareket etmek pull away v.
hareket etmek play v.
hareket etmek set over v.
hareket etmek budge v.
hareket etmek start v.
hareket etmek conduct v.
hareket etmek set out v.
hareket etmek set off v.
hareket etmek get around v.
hareket etmek take out v.
hareket etmek move off v.
hareket etmek get off v.
hareket etmek comport oneself v.
hareket etmek leave v.
hareket etmek exercise v.
hareket etmemek be at a standstill v.
hareket etmemek steady v.
hareket etmemek hold still v.
hareket etmemek be at rest v.
hareket etmemek stand still v.
hareket ettirmek budge v.
hareket ettirmek drive v.
hareket ettirmek start up v.
hareket ettirmek motion v.
hareket ettirmek manipulate v.
hareket ettirmek stir v.
hareket ettirmek motivate v.
hareket ettirmek wiggle v.
hareket ettirmek wag v.
hareket ettirmek move v.
hareket ettirmek exercise v.
hareket halinde olmak be on the move v.
hareket halindeki bir arabadan atlamak jump out of a moving car v.
hareket halindeki bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetmek be killed by a drive by shooting v.
hareket halindeki bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını yitirmek be killed by a drive by shooting v.
hareket izni vermemek ground v.
hareket kazandırmak facilitate movement v.
her iki yöne hareket ettirmek traverse v.
hesaplı hareket etmek act thoughtfully v.
hırsıyla hareket etmek be driven by one's ambition v.
hışımla hareket etmek flounce v.
hızlı biçimde hareket etmek jerk v.
hızlı hareket etmek act quickly v.
hızlı hareket etmek move quickly v.
hızlı hareket etmek hotfoot v.
hiç çekinmeden hareket etmek make no bones about v.
hiç çekinmeden hareket etmek make no bones of v.
himayesi altında hareket etmek act under the auspices of v.
ıslık gibi ses çıkarmak (havada hareket ederken) swish v.
içgüdülerinle hareket etmek go with your instincts v.
ihtiyatla sakınarak hareket etmek reef v.
ihtiyatlı hareket etmek reef v.
inandığı gibi hareket etmek have the courage of one's convictions v.
insan kuvvetiyle hareket ettirmek manhandle v.
kafasına göre hareket etmek be a law unto oneself v.
kalabalıkta zorlukla hareket etmek fight one's way through the crowd v.
kanuna karşı hareket etmek outrage v.
karşılık beklemeden hareket etmek act charitably with no thought of personal gain v.
kendi hakları dahilinde hareket etmek act within one's rights v.
kendine güvenen bir şekilde hareket etmek/davranmak feel confident v.
kımıldamadan/hareket etmeden oturmak sit immobile v.
kol kuvvetiyle hareket ettirmek manhandle v.
kontrolsüzce hareket etmek welter v.
manivela ile kaldırmak veya hareket ettirmek lever v.
müşterek hareket etmek act collectively v.
müşterek hareket etmek act together/jointly v.
normal bir şekilde hareket etmek be oneself v.
olayların seyrine göre hareket etmek play something by ear v.
önyargıyla hareket etmek bias v.
palamarı çekerek hareket etmek warp v.
parmağı dokunmatik bir ekran üzerinde hareket ettirmek swipe v.
planlı hareket etmek be organized v.
planlı hareket etmek be planned v.
planlı hareket etmek be tactful v.
sağduyu ve mantıkla hareket etmek bring the wisdom forward v.
sessizce hareket etmek creep v.
sessizce hareket etmek move sliently v.
sezgilerine dayanarak hareket etmek follow one's nose v.
sıfatıyla hareket etmek act as v.
suyun yaptığı gibi hareket etmek flow v.
sürü halinde hareket etmek flock v.
takip etmek (hareket eden birini/bir şeyi) track v.
talimata göre hareket etmek comply with instruction v.
talimata uygun olarak hareket etmek act according to the instructions v.
talimatlar dahilinde hareket etmek act in accordance with the instructions v.
talimatlara uyarak hareket etmek act in accordance with the instructions v.
tereddütsüz bir şekilde hareket etmek make no bones about v.
tereddütsüz bir şekilde hareket etmek make no bones of v.
ürküp gayriihtiyari bir hareket yapmak start back v.
üzerinden hareket etmek move through v.
var gücüyle hareket ettirmek manhandle v.
var kuvvetiyle hareket ettirmek manhandle v.
yalnız hareket etmek act alone v.
yanallaştırmak için bir tarafa hareket ettirmek lateralise v.
yanallaştırmak için bir tarafa hareket ettirmek lateralize v.
yapmak (manevra/hareket) execute v.
yaşına göre hareket etmek act one's age v.
yavaş yavaş hareket etmek inch v.
yavaş yavaş hareket ettirmek inch v.
yavaş yavaş hareket ettirmek ease v.
yavaş yavaş hareket ettirmek inch along v.
yerçekimiyle hareket etmek gravitate v.
yerine hareket etmek act on behalf of v.
yerine hareket etmek act in place of v.
yorgun argın hareket etmek trail along v.
yönerge gereğince hareket etmek follow the instruction v.
yönünde hareket etmek act in a certain manner v.
yönünde hareket etmek move in the direction of v.
yukarı hareket etmek move upwards v.
yukarıya doğru hareket ettirmek (uçağı vb) steer up v.
acayip hareket quirk n.
aceleyle hareket etme bustle n.
adilane hareket fair treatment n.
afetlerde doğru hareket tarzı proper course of action in disasters n.
ağır hareket drag n.
ağır hareket slow movement n.
ağır hareket eden kimse laggard n.
alışılmış hareket rote n.
alternatif sosyal hareket alternative social movement n.
amerikan güreşinde yapılan bir hareket doomsday device n.
ani hareket jerk n.
ani hareket flick n.
ani hareket finisher n.
ani hareket yerk n.
ani hareket impulse n.
ani hareket gerektiren durum exigency n.
ani hareket/hamle sally n.
aptalca hareket escapade n.
aşağı yukarı (hareket) seesaw n.
atın biniciyi üzerinden atmak için hareket etmesi estrapade n.
atın dresajda olduğu yerde tırıs adım kararında hareket etmesi piaffe n.
avara hareket lost motion n.
başarılı hareket coup n.
başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer lounge n.
bedensel hareket bodily movement n.
bir alçak basınç alanına dönerek ve içe doğru hareket eden rüzgarlı alan cyclone n.
bir eşyayı hareket ettirmek ya da taşımak için kullanılan araç caddie n.
bir kabloya tutturulmuş ve onun vasıtasıyla hareket eden büyük kabin cable car n.
bir şeye uygun olarak hareket etme acting on n.
bir tarafa doğru hareket etme lateroduction n.
birlikte hareket etme liaising n.
birlikte hareket etme çağrısı eirenicon n.
birlikte hareket etme durumu concertedness n.
birlikte hareket etme önerisi eirenicon n.
botu iki kürekle hareket ettirme sculling n.
brownian hareket işlemi brownian motion processes n.
cesur hareket bold move n.
cesur hareket brave move n.
ciddiyetten yoksun hareket/söz frivolity n.
cüretkar hareket bold action n.
çok hızlı hareket eden blue streak n.
dengede hareket düzeni mobile n.
devamlı hareket perpetual motion n.
dışlayıcı hareket exlusionary action n.
dini hareket religious movement n.
diyalektik hareket dialectic movement n.
doğru hareket correct etiquette n.
doğru hareket tarzı proper course of action n.
doğrudan doğruya yöneltilmiş hareket direct action n.
doğuya hareket easting n.
dolaşım/hareket özgürlüğü freedom of movement n.
duygularıyla hareket eden hokey n.
düşey hareket vertical movement n.
düşünmeden hareket etme impulsiveness n.
edebe aykırı hareket indecorum n.
eğrisel hareket curvilinear motion n.
elle hareket ettirme manipulation n.
emanuel swedenborg'un felsefesine dayanan bir dini hareket swedenborgian n.
feminist hareket feminist movement n.
feminist hareket feminism n.
fevri hareket impulsive behaviour n.
fevri hareket impulsive action n.
fiziksel dürtülerle hareket etme durumu physicality n.
geçersiz hareket invalid move n.
genel hareket denklemi general equation of motion n.
geri hareket antecedence n.
geriye ani hareket backlash n.
geriye hareket reverse motion n.
gizli hareket stealth n.
gösterişli bir hareket flourish n.
gösterişli hareket flourish n.
hareket alanı swing n.
hareket alanı elbowroom n.
hareket alanı elbow room n.
hareket algılama motion detection n.
hareket algısı motion perception n.
hareket anlayışı sense of movement n.
hareket biçimi manner of action n.
hareket biçimi course of action n.
hareket biçimi action n.
hareket çılgınlığı motion madness n.
hareket derzi movement joint n.
hareket dingili live axle n.
hareket edebilir bariyer movable barrier n.
hareket edebilirlik activeness n.
hareket edebilirlik movableness n.
hareket edebilirlik movability n.
hareket edecek alan elbow room n.
hareket edememezlik immotility n.
hareket eden ağ moving net n.
hareket eden platform moving platform n.
hareket eğitimi movement education n.
hareket enerjisi motional energy n.
hareket etme moving n.
hareket etme start n.
hareket ettirildiğinde üzerindeki resimlerin göz yanılmasına sebep olduğu bir silindirden oluşan oyuncak zoetrope n.
hareket ettirme moving n.
hareket ettirme manipulation n.
hareket etüdü motion study n.
hareket flaması blue peter n.
hareket görmeyen stok dead stock n.
hareket hastalığı motion sickness n.
hareket hızı movement speed n.
hareket istasyonu station origin n.
hareket istasyonu departure station n.
hareket istasyonu starting station n.
hareket istasyonu station of departure n.
hareket kabiliyeti locomotion n.
hareket kabiliyeti mobility n.
hareket kalıpları patterns of movement n.
hareket kalıpları movement patterns n.
hareket kaybı/yitimi loss of motion n.
hareket kısıtlılığı movement restriction n.
hareket kısıtlılığı limitation of movement ability n.
hareket kısıtlılığı limitation of movement n.
hareket kolu motion bar n.
hareket kuvveti motivity n.
hareket kuvveti motion force n.
hareket limanı port of departure n.
hareket memuru dispatcher n.
hareket modelleri movement patterns n.
hareket modelleri patterns of movement n.
hareket nakli transmission n.
hareket nedeniyle hava akımı oluşan yüzey periptery n.
hareket noktası starting point n.
hareket noktası point of departure n.
hareket özgürlüğü freedom of action n.
hareket özgürlüğü rope n.
hareket planı plan of action n.
hareket psikolojisi movement, psychology of n.
hareket saati departure time n.
hareket serbestisi freedom of movement n.
hareket serbestliği play n.
hareket serbestliği rope n.
hareket tarzı behaviour n.
hareket tarzı policy n.
hareket tarzı manner n.
hareket tarzı behavior n.
hareket tarzı proceeding n.
hareket tarzı action n.
hareket tarzı manners n.
hareket tarzı tayin edilen enjoiner n.
hareket tarzını tayin etme enjoining n.
hareket veren actuator n.
hareket yasası law of motion n.
hareket yeteneği locomotion n.
hareket zamanı time of departure n.
hareket zamanı time of starting n.
hareket zamanları action times n.
hareket/davranış vibe n.
hasmane hareket hostile act n.
hayvanın sınırlı bir alan içinde serbestçe hareket etmesini sağlayan ip tether n.
her tavır ve hareket all manner of conversation n.
hesaplı hareket gambit n.
hızlı hareket whisk n.
hızlı hareket fast motion n.
hızlı hareket quick motion n.
hızlı hareket edebilme kabiliyeti ability to move fast n.
hızlı hareket eden kimse veya şey fast mover n.
hızlı hareket etme moving fast n.
hip hop dansında bir hareket dougie n.
hislerinin etkisiyle hareket eden kimse sentimentalist n.
ışık hızından daha büyük hızlarla hareket eden teorik bir tanecik tachyon n.
ikinci hareket kanunu second law of motion n.
ileri geri hareket etme seesawing n.
ileriye doğru hareket forward motion n.
ilk hareket starting n.
ilk hareket bobini booster coil n.
istemli hareket voluntary n.
istemli hareket volitional act n.
istemsiz hareket reflex n.
istenç dışı hareket reflex action n.
istenç dışı hareket reflex movement n.
iyi hareket good behavior n.
izafi hareket relative motion n.
kampanya veya hareket lideri torchbearer n.
karşı hareket countermovement n.
karşı hareket counteraction n.
kasıtlı hareket intentional action n.
kayıp hareket lost motion n.
kaza ve sert bir hareket durumunda yolcuları içinde oturdukları taşıtların koltuklarında tutan aygıt seat belt n.
kendiliğinden hareket edebilme motility n.
keyfi hareket arbitrariness n.
kişiye özgü hareket veya ifade tarzı mannerism n.
kolektif hareket collective movement n.
kötü hareket misdeed n.
kötü tavır ve hareket misconduct n.
kötü ve ahlaksızca hareket misdeed n.
küçük düşürücü hareket indignity n.
kültürel hareket cultural movement n.
milli hareket nation-wide movement n.
olay hareket planı incident action plan n.
parti tabanında/halk tabakasında oluşan fikri hareket/akım ground swell n.
rahatça hareket edilebilecek yer elbowroom n.
refleks hareket reflex act n.
refleks hareket reflex action n.
refleks hareket reflex movement n.
ritmik hareket eurhythmy n.
ritmik hareket eurythmy n.
ritmik hareket/düzen eurhythmy n.
ritmik hareket/düzen eurythmy n.
saat aksi yönüne hareket left hand motion n.
saatinde hareket scheduled departure n.
sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet oar n.
saldırgan hareket aggressive action n.
sarmal hareket spire n.
sarmal hareket spiral n.
saygı gösteren bir hareket reverence n.
serbest hareket free motion n.
serbest hareket eden kişi freewheeler n.
sırıkla hareket ettirilen dar sandal punt n.
siyasi hareket political movement n.
sola hareket left hand motion n.
sorumluluk duygusu ile hareket etme conscientiousness n.
sürekli hareket flux n.
şehir içlerinde hareket eden hafif raylı taşıt sistemi streetcar n.
şok edici hareket zinger n.
tek bir hareket (el, kol) sweep n.
tek taraflı hareket unilateral action n.
ters hareket reverse motion n.
uğurlu bir hareket coup n.
uygun hareket tarzı proper course of action n.
uygun/doğru olan hareket proper action n.
uygunsuz hareket faux pas n.
uygunsuz hareket misconduct n.
uzunlamasına hareket longitudinal movement n.
vücudun hareket etmesiyle oluşan durum (deniz tutması gibi) kinetosis n.
yakışmayan hareket indecorum n.
yana doğru hareket eden (araç) understeering n.
yana doğru hareket etme (araç) understeering n.
yapma (manevra/hareket) execution n.
yapmacık hareket acting n.
yasa dışı hareket outrage n.
yavaş hareket slow movement n.
yavaş hareket eden kimse snail n.
yavaş hareket etme segnity n.
yerçekimiyle hareket etme gravitation n.
ağır (hareket eden) slow-paced adj.
ağır (hareket eden) slow-footed adj.
ağır hareket eden slow-footed adj.
ağır hareket eden slow adj.
ağır hareket eden slow-paced adj.
ağır hareket eden slow-going adj.
ağır hareket eden slow-footed adj.
ağır hareket eden heavy footed adj.
ağır hareket eden dilatory adj.
ağır hareket eden tardy adj.
ağır hareket eden laggard adj.
ağır hareket eden languid adj.
alkıştan oyunun (örn. bir piyesin) birkaç saniyeliğine durmasına neden olan (çok güzel bir hareket ya da söz) show-stopping adj.
aynı yörüngede hareket eden synchronous adj.
batıya doğru giden/hareket eden westering adj.
bir merkezden dışarıya her yöne doğru hareket eden ve gerçekleşen quaquaversal adj.
bir sağa bir sola hareket ederek wiggly adj.
çapraşık (hareket) tortuous adj.
çeviklikle hareket edebilen supple adj.
çılgınca hareket eden berserk adj.
değer yargılarıyla hareket etmeyen value-free adj.
duygularıyla hareket etmeyen unsentimental adj.
duygularıyla hareket etmeyen though-minded adj.
düşüncesizce hareket eden impulsive adj.
düşünmeden hareket eden impetuous adj.
düzenli hareket olamayan erratic adj.
elle hareket ettirmeye özgü manipulative adj.
hareket bilimle ilgili kinesiologic adj.
hareket edebilen locomotive adj.
hareket edebilir movable adj.
hareket edebilir moveable adj.
hareket edemeyecek durumda olan inert adj.
hareket eden mobile adj.
hareket eden moving adj.
hareket eden mobilising adj.
hareket eden acting adj.
hareket eden mobilizing adj.
hareket etmeyen non-moving adj.
hareket etmeyen motionless adj.
hareket etmeyen calm adj.
hareket etmeyen nonmoving adj.
hareket ettiren driving adj.
hareket ettiren locomotive adj.
hareket ettirici driving adj.
hareket ettirici motive adj.
hareket ettirici motor adj.
hareket ettirici locomotive adj.
hareket ettirilebilir moveable adj.
hareket ettirilmiş moved adj.
hareket halinde traveling adj.
hareket halinde travelling adj.
hareket halinde under weigh adj.
hareket halinde abroach [obsolete] adj.
hareket halinde astir adj.
hareket halinde on-the-go adj.
hareket kabiliyeti yüksek flexible adj.
hareket kabiliyeti yüksek flexile adj.
hareket tarzı tayin edilmiş enjoined adj.
hayranlık uyandıran veya şaşırtan (söz/hareket) show-stopping adj.
hızlı hareket eden scudded adj.
ileri geri hareket etmiş seesawed adj.
istenilen hızda hareket eden brisk adj.
kararsız (bir hareket) tentative adj.