bent - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "bent" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
bent adj. bükülmüş
bent adj. bükük
General
bent v. azmetmek
bent v. çok istemek
bent n. yetenek
bent n. eğim
bent n. kır
bent n. çimenlik
bent n. çimen
bent n. temayül
bent n. yatkınlık
bent n. eğilim
bent n. meyil
bent adj. eğik
bent adj. çarpık
bent adj. kararlı
bent adj. yamuk
bent adj. eğrilmiş
bent adj. katlanmış
bent adj. aklına koymuş
bent adj. eğilmiş
bent adj. eğri
bent adj. üşütük
bent adj. rüşvetçi
bent adj. namussuz
bent adj. çatlak
Colloquial
bent kafası güzel
bent sarhoş
bent kafası iyi
bent kızgın
Technical
bent kavisli
bent bükük
bent kıvrık
bent eğri
bent eğilim
bent meyil
bent eğiklik (cam)
Textile
bent bükülü
Construction
bent avrık
British Slang
bent illegal
bent rüşvetçi
bent homo
bent çalıntı
bent ibne
bent nonoş

Bedeutungen von dem Begriff "bent" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 27 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bent article n.
General
bent dike n.
bent versicle n.
bent embankment n.
bent weir n.
bent strophe n.
bent dam n.
bent subparagraph n.
bent item n.
bent barrage n.
bent paragraph n.
bent clause n.
bent limb n.
bent reservoir n.
bent passage n.
bent dyke n.
bent bund n.
Trade/Economic
bent item
bent sub-paragraph
bent subparagraph
Law
bent subclause
bent clause
bent article
Technical
bent barrage
Marine Biology
bent garth
bent retarding reservoir
Literature
bent canto n.

Bedeutungen, die der Begriff "bent" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 113 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be bent on doing something v. bir şeyi yapmaya azmetmek
become bent v. eğrilmek
be bent v. bükülmek
be bent on v. kafasına koymak
be bent on v. kararlı olmak
be bent double v. iki kat olmak
be bent on doing something v. bir şey yapmayı kafaya takmak
bent grass n. çimen
bent on adj. peşinde koşan
bent double adj. iki büklüm
bent on adj. -e meyilli
hell bent adj. kararlı
bent double adj. iki kat
bent down adj. eğilmiş
bent down adj. öne eğilmiş
bent over adj. diğer tarafa yaslanmış
bent to one side adj. yampiri
with the head bent adv. başı öne eğik
Phrasals
bent upon kararlılık içerisinde olmak
bent upon kararlı olmak
bent on kararlı olmak
bent on kararlılık içerisinde olmak
Proverb
as the twig is bent, so grows the tree ağaç yaşken eğilir
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaş iken eğilir
as the twig is bent so is the tree inclined ağaç yaşken eğilir
Colloquial
bent out of shape sinirli
bent out of shape üzüntülü
bent out of shape çileden çıkmış
bent out of shape sarhoş
bent out of shape küplere binmiş
hell-bent for jet gibi (sürmek)
hell-bent for leather (bir yere) hızla/son sürat (gitmek)
hell-bent for leather jet gibi (sürmek)
hell-bent for son sürat (sürmek)
hell-bent for (bir yere) hızla/sün sürat (gitmek)
hell-bent for leather son sürat (sürmek)
bent as a nine bob note güvenilmez
bent as a nine bob note sahtekar
bent as a nine bob note kaypak
bent (rap slang) sarhoş
bent cop yetkisini kötüye kullanan polis memuru
bent cop yolsuz polis memuru
bent cop rüşvetçi polis memuru
bent cop rüşvet yiyen polis
bent cop görevini kötüye kullanan polis memuru
Idioms
be hell-bent on can atmak
be bent out of shape çok endişelenmek
be bent out of shape çok sinirlenmek
get bent out of shape öfkelenmek
get bent out of shape çok sinirlenmek
get bent out of shape küplere binmek
get bent out of shape çileden çıkmak
have a bent for eğilimi/yatkınlığı olmak
bent out of shape sinirden deliye dönmüş
bent out of shape küplere binmiş
bent out of shape tepesi atımış
hell-bent on causing trouble sorun çıkarmaya eğilimli olmak
hell-bent on causing trouble sorun çıkarmak istemek
get bent out of shape sinirden deliye dönmek
be hell bent gözünü karartmak
Slang
get bent out of shape üzülmek
get bent out of shape sinirlenmek
Technical
bent tube boiler kıvrık borulu kazan
welding bent kaynak ağzı
bent pipe dirsekli boru
pile bent kazık ayak
pile bent kazık grubu
bent up bar pliye demiri
pile bent kazık öbeği
bent wood eğri ağaç
bent wood bükülmüş ağaç
bent-tube kıvrık boru
bent-up bar eğik etriye
bent-up bar pliye demiri
bent hook aşırı yük sonucu eğilmiş kanca
be bent to a specified radius belirli bir yarıçapa bükülmek
bent glass bombeli cam
bent stem yamuk ayak
bent finish eğik kafa (cam)
bent glass eğik cam
bent neck eğri boyun
bent-beam specimens eğilmiş kiriş numuneleri
u-bent tube u-boru
bent bar pilye
Computer
bent arrow bükülü ok
bent-up arrow yukarı bükülü ok
Textile
bent-handled shears kumaş kesme makası
Construction
be bent avrılmak
Automotive
bent needle-nose pliers sivri uçlu eğri kargaburun
bent-axis pump eğik eksenli pistonlu pompa
bent stovebolt chevrolet v8 motor
Traffic
bent cap başlık kirişi
Botanic
brown bent n. kadife tavusotu
velvet bent n. kadife tavusotu
creeping bent n. bataklık tavusotu
Sport
bent front support büyük cephe duruşu
British Slang
bent as a bottle of chips nonoş
bent as a nine pound note homo
bent as a nine pound note kırık
bent as a nine bob note homo
bent as a nine bob note kırık
bent as a bottle of chips ibne
bent as a bottle of chips hilekar
bent as a bottle of chips homo
bent as a bottle of chips üçkağıtçı
bent as a nine bob note ibne
bent as a nine pound note nonoş
bent as a bottle of chips dolandırıcı
bent as a bottle of chips sahtekar
bent as a nine bob note nonoş
bent as a nine pound note ibne
stoke on trent (rhyming slang for bent) suçlu
stoke on trent (rhyming slang for bent) erkek homoseksüel