fake - Turc Anglais Dictionnaire

fake

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fake — Definition

Signification:
sahte, düzmece, taklit etmek, uydurmak
Prononciation (IPA):
(AmE /feɪk/ – BrE /feɪk/)
Partie du discours:
Sıfat/İsim: fake (fakes); Fiil: fake (fakes – faked – faking)
Synonymes:
counterfeit, phony, fabricate
Antonymes:
genuine, authentic, real

Sens de "fake" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 51 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fake n. sahte
How do you know a fake from the original?
Sahtesini aslından nasıl ayırt edersin?

More Sentences
fake adj. taklit
It's a fake.
Bu bir taklit.

More Sentences
General
fake n. şarlatan
It was shocking to hear that the trainer was just a fake.
Antrenörün şarlatan olduğunu öğrenmek şok ediciydi.

More Sentences
fake n. taklit
Fake designer bags are also sold on that site.
Taklit marka çantalar da bu sitede satılıyor.

More Sentences
fake n. çakma
Fake designer bags are also sold on that site.
Marka çantaların çakmaları da bu sitede satılıyor.

More Sentences
fake v. taklit etmek
He faked his father’s signature on the deed.
Tapuda babasının imzasını taklit etti.

More Sentences
fake v. numara yapmak
Little Jon was faking ill; in fact, he was as fit as a fiddle.
Küçük Jon hasta numarası yapıyordu; aslında turp gibiydi.

More Sentences
fake v. gibi yapmak
Terry faked a shoot and passed the ball to his teammate.
Terry, şut çeker gibi yapıp takım arkadaşına pas verdi.

More Sentences
fake adj. uydurma
The e-mail was written under a fake name.
E-mail, uydurma bir isim kullanılarak yazılmıştır.

More Sentences
fake adj. düzmece
I think that this is a fake.
Bunun düzmece olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
fake adj. sahte
The fake leather was looking too cheap.
Sahte deri aşırı kalitesiz duruyordu.

More Sentences
Slang
fake adj. çakma
It's a fake one, right?
Bu çakma, değil mi?

More Sentences
General
fake n. sahte şey
fake n. numaracı
fake n. hile
fake n. sahte bir şey
fake n. sihirbazın illüzyon yaratmak için kullandığı araç
fake n. ayakkabı pençesini rötuşu için kullanılan cila ve kaplama karışımı
fake n. hile yoluyla daha değerli bir çeşidine dönüştürülmeye çalışılan hakiki posta pulu
fake v. uydurmak
fake v. vurmak
fake v. taslamak
fake v. aldatmak
fake v. olduğundan iyi gibi göstermek
fake v. sahtesini yapmak
fake v. ayak yapmak
fake v. sağ gösterip sol vurmak
fake v. taklidini yapmak
fake v. takınmak
fake adj. naylon
fake adj. iğreti
fake adj. dolandırıcı
fake adj. yapma
fake adj. uyduruk
fake adj. aldatıcı
fake adj. yalancı
fake adj. üçkağıtçı
fake adj. düzme
fake adj. sahtekar
fake adj. dolandıran
Law
fake v. sahtecilik yapmak
Marine
fake n. hareket halindeyken serbest bırakılan bobin ilmeği
fake v. (geminin halatını) çözülürken bükülmemesi ve kirlenmemesi için katmanlar arasında zikzak şeklinde ve kropi bağı ile döndürerek sarmak
Marine Biology
fake n. roda
Sport
fake n. aldatma
fake n. çalım
fake n. rakibi aldatma amacı ile hızlı bir çalımla veya hareket yönünü değiştirerek yapılan hareket
Volleyball
fake n. feyk
Theatre
fake v. pasajı doğaçlama okumak
fake v. doğaçlamak
Slang
fake adj. kofti

Sens de "fake" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 111 résultat(s)

Anglais Turc
General
fake invoice n. naylon fatura
fake id n. sahte kimlik
fake currency n. sahte para
fake bomb n. sahte bomba
fake passport n. sahte pasaport
fake eyelashes n. takma kirpik
fake orgasm n. orgazm taklidi
fake orgasm n. sahte orgazm
a fake exchange n. sahte bir takas
fake beard n. takma sakal
fake hair n. takma saç
fake hair n. peruk
fake account n. sahte hesap
fake content n. sahte içerik
fake nose n. sahte burun
fake nails n. protez tırnak
fake nails n. takma tırnak
fake reality n. sahte gerçeklik
fake call n. sahte arama
fake people n. sahte insanlar
fake gold n. sahte altın
a fake smile n. sahte bir gülümseme
fake account n. sahte hesap
fake snow n. sahte kar
fake love n. sahte aşk
fake love n. sahte sevgi
fake data n. sahte veri
fake book n. bilgili görünmek isteyenlerin raflarına dizdiği kitap görünümlü sahte obje
fake laugh n. sahte gülüş
fake diploma n. sahte diploma
fake up v. uydurmak
fake somebody v. sağ gösterip sol vurmak
fake someone out of something v. birinden bir şeyi kandırarak almak
fake cry v. yalandan ağlamak
fake an injury v. sakatlanma numarası yapmak
fake an injury v. sakatlanmış gibi yapmak
fake an injury v. sakatlanmış numarası yapmak
fake an orgasm v. orgazm taklidi yapmak
Phrasals
fake out of v. -i kandırarak almak
Phrases
fake it till you make it expr. gerçekten öyle olana kadar...mış gibi (öyleymiş/olmuş/başarmış) gibi yap
Colloquial
fake life n. yalan/sahte dünya
fake enthusiasm n. istekli görünme
fake cheque [uk/canada] n. karşılıksız çek
fake cheque [uk/canada] n. sahte çek
fake on someone v. birine ayak yapmak
fake on someone v. birini aldatmak
fake on someone v. birini kandırmak
fake on someone v. birine numara yapmak
fake on someone v. birine yalan söylemek
fake on someone v. birine feyk atmak
Idioms
fake world n. sahte dünya
fake someone out v. birisini kandırmak
fake it 'til you make it expr. sahiden hissedene/yapana kadar öyleymiş gibi yap
Speaking
fake it 'til you make it expr. köprüyü geçene kadar ayıya dayı de
Trade/Economic
fake currency n. sahte para
fake currency n. sahte döviz
fake authentication n. sahte doğrulama
fake designer n. sahte tasarımcı
fake packaging n. sahte ambalaj
fake check n. sahte çek
fake check n. karşılıksız çek
Law
fake money n. sahte para
fake currency n. sahte para
fake evidence n. sahte delil
fake evidence n. sahte kanıt
fake bankruptcy n. sahte iflas
fake bankruptcy n. iflas suçu
Media
fake news n. sahte haber
fake news n. gerçek haber gibi gösterilen uydurulmuş haber
fake news n. yalan haber
fake news n. doğru olmayan haber
fake news n. yanlış haber
fake news n. taraflı haber
Computer
fake reviews n. sahte yorumlar
Informatics
fake antivirus n. sahte antivirüs yazılımı
fake software n. sahte yazılım
Textile
fake fur n. sahte kürk
fake closure n. sahte kapama
fake pocket n. sahte cep
Aeronautic
fake air traffic control tower n. korsan kule
Marine
french fake n. halatın rahatça hareket etmesini sağlayan bir dolama yöntemi
french fake n. düz spiral bobin şeklinde sarılmış bir halatın farklı bir çeşidi
fake down v. salya etmek
Psychology
fake orgasm n. orgazm numarası
Social Sciences
fake marriage n. sahte evlilik
fake marriage n. anlaşmalı/sahte evlilik
Sport
fake (out) v. (rakibi) hile ile kandırmak
Basketball
head fake n. kafa ile yapılan aldatma hareketi
eyes fake n. göz ile yapılan aldatma
pump fake v. feyk atmak
pump fake v. şut atarken önce topu kaldırıp sonra geri çekip savunmacı rakibi aldatmak
ball fake v. feyk atmak
Volleyball
position fake n. pozisyon feyki
Music
fake book n. doğaçlama veya standart notaların yerine kullanılması amacı ile kullanılan müzik eserlerinin akor ve melodileri hakkında bilgi içeren kitap veya derleme
fake book n. telifli popüler şarkıların melodilerini eşlik eden müzik olmaksızın içeren ve telif sahiplerinin izni olmadan basılan kitap
Slang
sexton blake (blake rhyming with fake) [uk] n. çakma şey
sexton blake (blake rhyming with fake) [uk] n. taklit
sexton blake (blake rhyming with fake) [uk] n. sahte şey
fake off v. boşa vakit harcamak
fake off v. boşa zaman harcamak
fake it v. yapar gibi görünmek
fake it v. yalandan yapmak
fake the funk v. olduğundan daha akıllı görünmek
fake the funk v. stil sahibi gibi davranmak
fake the funk v. kendini olduğundan zeki göstermek
fake the funk v. olduğundan daha havalı görünmek
fake the funk v. havalıymış gibi yapmak
fake the funk v. her şey hakkında bilgisi varmış gibi yapmak
fake the funk v. uyanıkmış gibi davranmak
fake the funk v. kendini olduğundan daha kültürlü göstermek
fake it v. orgazm taklidi yapmak