yapma - Turc Anglais Dictionnaire

yapma

Sens de "yapma" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 62 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yapma making n.
The loss of the legislative council is the loss of a partner for this Parliament in making legislation.
Yasama konseyinin kaybı, Parlamentonun yasa yapma sürecinde bir ortağını kaybetmesi anlamına gelmektedir.

More Sentences
yapma artificial adj.
Artificial embryo twinning is a relatively low-tech way to make clones.
Yapay embriyo ikizleme, klon yapmak için nispeten düşük teknolojili bir yoldur.

More Sentences
General
yapma building n.
B&R Automation Studio 4 is the ultimate tool for machine building and systems engineering.
B&R Automation Studio 4, makine yapımı ve sistem mühendisliği için mükemmel bir araçtır.

More Sentences
yapma doing n.
I feel we are in danger of doing consumers and businesses a bad turn here.
Burada tüketicilere ve işletmelere kötü bir dönüş yapma tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzu hissediyorum.

More Sentences
yapma don't! interj.
Don't do anything rash.
Düşüncesizce bir şey yapma.

More Sentences
Speaking
yapma don't do it! expr.
Do it right or don't do it at all.
Ya doğru yap ya da hiç yapma.

More Sentences
General
yapma pursuance n.
yapma construction n.
yapma implement n.
yapma postiche n.
yapma performing n.
yapma acquittal n.
yapma erection n.
yapma accomplishment n.
yapma fulfillment n.
yapma execution n.
yapma exercise n.
yapma manufacture n.
yapma fulfilment n.
yapma performance n.
yapma foundation n.
yapma fabrication n.
yapma imitation n.
yapma constitution n.
yapma manufacturing n.
yapma observance n.
yapma processing n.
yapma transaction n.
yapma humbuggery n.
yapma make n.
yapma rendition n.
yapma fashioning n.
yapma preferment n.
yapma doona [scotland] v.
yapma sham adj.
yapma made adj.
yapma mannered adj.
yapma dummy adj.
yapma affected adj.
yapma factitious adj.
yapma fake adj.
yapma imitated adj.
yapma bogus adj.
yapma mock adj.
yapma faux adj.
yapma really? interj.
Colloquial
yapma leave it out [uk] expr.
yapma hold the phone exclam.
Speaking
yapma don [dialect] v.
yapma you don't say so expr.
Trade/Economic
yapma manufacture n.
yapma perpetration n.
yapma performance n.
Law
yapma commission n.
yapma spurious adj.
Technical
yapma observance n.
yapma spurious adj.
yapma manmade adj.
Construction
yapma building-up n.
Biochemistry
yapma anabolism n.
Slang
yapma dont n.
yapma get off it expr.

Sens de "yapma" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kamp yapma camping n.
düşük yapma miscarriage n.
General
samba yapma sambaing n.
diş diş yapma indent n.
dövme yapma tattooing n.
sağlama yapma crosscheck n.
zamanlama yapma timing n.
friksiyon yapma rub n.
avukatlık yapma lawyering n.
haber naklederken yorum yapma editorialization n.
haber naklederken yorum yapma editorialisation n.
idari kanun yapma administrative rule making n.
dedikodu yapma talebearing n.
çapkınlık yapma lechering n.
satırbaşı yapma indention n.
yastık yapma wadding n.
duble yapma doubling n.
test yapma testing n.
banyo yapma bathing n.
kalıp yapma molding n.
değişiklik yapma innovation n.
salamura yapma souse n.
aşı yapma vaccination n.
balans ayarı yapma equalization n.
kötü bir şey yapma perpetration n.
kur yapma flirtation n.
kayak yapma skiing n.
yapma yöntemi how n.
resmi açıklama yapma promulgation n.
pli yapma kilting n.
sıra ile yapma rotation n.
ebediyen şöhret yapma eternising n.
bağış yapma endowing n.
bira yapma brew n.
havale siperi yapma defilade n.
lambri yapma wainscoting n.
izinsiz alıntı yapma plagiary n.
sahtesini yapma counterfeiting n.
rezervasyon yapma booking n.
bir maddeden emulsiyon yapma emulsifying n.
yapma şekli the way n.
aylaklık yapma lazying n.
bir iş için keşif yapma estimating n.
kanun yapma lawmaking n.
duş yapma shower bath n.
paragraf başı yapma indent n.
hafriyat yapma excavating n.
beste yapma composition n.
ayrıcalık yapma discrimination n.
hile yapma durumu manipulativeness n.
dikkati çekmeden yapma stealth n.
yeniden yapma reproduction n.
hainlik yapma backstabbing n.
ilaçlama yapma disinfection n.
paket yapma enwrapping n.
turşu yapma pickling n.
eşek şakası yapma ballyragging n.
kazı yapma excavating n.
kaka yapma defecation n.
düşük yapma (istem dışı) miscarriage n.
şaka yapma joking n.
düzeltme yapma revision n.
ayar yapma tunning n.
dedikodu yapma jawing n.
yalandan yapma pretense n.
ebediyen şöhret yapma eternizing n.
aylaklık yapma gadling n.
yalandan yapma feigning n.
idman yapma exercising n.
reklam yapma canvass n.
alışveriş yapma shopping n.
yuva yapma nidification n.
çiş yapma peeing n.
çiftçilik yapma farming n.
sürücüye alkol muayenesi yapma breathalyse n.
yanlış vuruş yapma (bilardo) miscue n.
satırbaşı yapma indentation n.
casusluk yapma spying n.
tek bir iş yapma (birçok alan veya iş yerine) specialization n.
yalakalık yapma kowtowing n.
hap yapma pilling n.
mağaza mağaza dolaşıp alışveriş yapma shopping spree n.
zum yapma zoom n.
su kayağı yapma waterskiing n.
tekrar eden hızlı hareketler yapma jittering n.
sahtesini yapma falsification n.
tersini yapma reversal n.
ağız kavgası yapma wrangle n.
rejim yapma dieting n.
sayı yapma conversion n.
namussuzluk yapma lechering n.
zamparalık yapma wenching n.
sırayla yapma alternation n.
adilik yapma lechering n.
su kayağı yapma surfriding n.
ticaret yapma trading n.
reverans yapma curtseying n.
konserve yapma canning n.
konserve yapma preservation n.
kur yapma wooing n.
el şakası yapma ballyragging n.
parmak uçlarında veya topuk üzerinde dönüş yapma pirouette n.
annelik yapma mothering n.
ekleme yapma interpolation n.
stok yapma hoarding n.
tatlı yapma sweetening n.
swing dansı yapma jitterbugging n.
isteyerek yapma voluntariness n.
paket yapma bundling n.
yapma tarzı how n.
duş yapma yeri shower n.
eterle anestezi yapma etherising n.
ağ yapma netting n.
akort yapma preparation n.
karşılıklı olarak yapma exchange n.
redaksiyon yapma editing n.
çalıntı yapma plagiarization n.
yasalara saygısızlık yapma lawbreaking n.
sabun tozu yapma built soap powder n.
çizgi film yapma animation n.
kendi hesabına işlem yapma dealing own account n.
yapma çiçek artificial flower n.
kopyasını yapma reproduction n.
şaka yapma larking n.
reverans yapma bow n.
çentik yapma indentation n.
kariyer yapma career n.
yapma göl artificial lake n.
muadili yapma equaling n.
muziplik yapma larking n.
baskı yapma suppresion n.
rol yapma acting out n.
değişiklik yapma emending n.
ot demeti yapma tedding n.
nöbetleşe yapma rotation n.
aynını yapma reproduction n.
yeniden yapma remaking n.
rol yapma acting n.
çift yapma gemination n.
kopolimerizasyon yapma copolymerizing n.
buz yapma makinesi ice machine n.
ayırım yapma discrimination n.
is lekesi yapma collying n.
tango yapma tangoing n.
paten yapma skating n.
rol yapma act n.
jestler yapma gesticulation n.
hazırlık yapma readying n.
kur yapma courtship n.
postu işleyip kösele yapma tawing n.