creature - Turc Anglais Dictionnaire

creature

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

creature — Definition

Signification:
yaratık, canlı, mahlûk
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkriːtʃər/ – BrE /ˈkriːtʃə/)
Partie du discours:
İsim: creature (creatures)
Synonymes:
being, animal

Sens de "creature" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
creature n. yaratık
Creatures from the underworld took control of the world.
Yeraltı dünyasından gelen yaratıklar dünyanın kontrolünü ele geçirdi.

More Sentences
creature n. varlık
All living creatures need nutrition to stay alive.
Tüm canlı varlıkların hayatta kalmak için beslenmesi gerekir.

More Sentences
General
creature n. kukla
Emma became the creature of the secret services.
Emma gizli servislerin kuklası olmuştu.

More Sentences
creature n. insan
I'm just a creature of habit, I guess.
Sanırım ben, rutinine bağlı bir insanım.

More Sentences
creature n. unsur
The new tax system was a creature of the minister's own design.
Yeni vergi sistemi, bakanın kendi tasarımı olan bir unsurdu.

More Sentences
creature n. mahluk
creature n. abit
creature n. alet olan kimse
creature n. hayvan
creature n. kul
creature n. bende
creature n. köle
creature n. kasnak
creature n. yapı
creature N. canlı
creature N. mahlûk

Sens de "creature" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 75 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
living creature n. canlı
living creature n. varlık
General
fellow creature n. hemcins
living creature n. canlı varlık
creature conforts n. vücudun rahatına hizmet eden şeyler, gıda, refah, konfor vb
reasonable creature n. insan
reasonable creature n. düşünen canlı
strange creature n. garip yaratık
creature comforts n. bedenin rahatını sağlayan şeyler
strange creature n. tuhaf yaratık
mythical creature n. mitolojik yaratık
horrible creature n. korkunç yaratık
imaginary creature n. hayal ürünü yaratık
imaginary creature n. hayali yaratık
legendary creature n. efsanevi yaratık
hypothetical creature n. daha önce görülmemiş olup var olduğu varsayılan yaratık
fellow-creature n. soydaş
fellow-creature n. aynı ırktan kimse
fellow-creature n. aynı yaratıcının yarattığı kimse
Phrasals
set something before (someone, something, or some creature) v. (birine veya bir şeye bir şey) vermek
set something before (someone, something, or some creature) v. (birini veya bir şeyi başka birinin veya bir şeyin) tam önüne yerleştirmek/koymak
set something before (someone, something, or some creature) v. (birinin veya bir şeyin) önüne (birini veya bir şey) yerleştirmek/koymak
inject (someone, something, or some creature) with (something) v. (birine/bir şeye/bir varlığa) şırıngayla (bir şey) vermek
inject (someone, something, or some creature) with (something) v. (birine/bir şeye/bir varlığa bir şey) enjekte etmek
inject (something) into (someone, something, or some creature) v. (birine/bir şeye/bir varlığa) şırıngayla (bir şey) vermek
inject (something) into (someone, something, or some creature) v. (birine/bir şeye/bir varlığa bir şey) enjekte etmek
Idioms
one's creature comforts n. hayatın lüksleri
one's creature comforts n. rahatlığı sağlayan şeyler
one's creature comforts n. rahatlatıcı şeyler
creature of habit n. alışkanlıkların insanı
creature feature n. yaratık filmi
creature feature n. odağı yaratıklar olan korku filmi
a creature of habit n. alışkanlık insanı
a creature of habit n. rutinine bağlı insan
creature comfort n. yiyecek, giyinme, barınma gibi fiziksel rahatlığı sağlayan ihtiyaçlar
creature comfort n. rahatlatıcı şey
creature comfort n. rahatlığı sağlayan şey
creature comfort n. fiziksel ihtiyaç
creature comfort n. bedenin rahatını sağlayan şey
crawling with some kind of creature v. böcek/karınca vs. kaynamak
put (someone or some creature) to death v. (birini/bir canlıyı) öldürmek
leave (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) yalnız bırakmak
let (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) yalnız bırakmak
leave (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) rahat bırakmak
let (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) rahat bırakmak
leave (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) rahat bırakmak
let (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) yalnız bırakmak
leave (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) kendi haline bırakmak
leave (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) kendi haline bırakmak
leave (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) yalnız bırakmak
let (someone, something, or some creature) be v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) kendi haline bırakmak
let (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) rahat bırakmak
let (someone, something, or some creature) alone v. (birini/bir şeyi/bir varlığı) kendi haline bırakmak
put some creature out of its misery v. bir hayvanı acısına son vermek için öldürmek
put some creature out of its misery v. bir hayvanı uyutmak
put some creature out of its misery v. hayvanı ilaçla uyutarak öldürmek
put some creature out of its misery v. bir hayvanı acısını/ıstırabını dindirmek için öldürmek
some creature's time has come expr. (eceli/ölüm vakti) geldi
some creature's time has come expr. zamanım geldi
Speaking
what a beautiful creature expr. ne güzel yaratık
Marine Biology
marine creature n. balıklar, yumuşakçalar ve çok sayıda memeli gibi çeşitli deniz hayvanlarına verilen ad
sea creature n. deniz hayvanı
sea creature n. deniz canlısı
Environment
microscopic creature n. mikroskobik canlı
Cinema
creature feature n. yaratık filmi
creature feature n. bir veya birkaç canavar üzerinden ilerleyen korku film
creature feature n. odak noktası bir veya birkaç canavar olan korku filmi
creature feature n. baş rollerinde yaratıklar olan korku filmi
creature feature n. bir veya birkaç yaratığı/canavarı konu alan korku filmi
Slang
creature of the night [obsolete] n. fahişe
creature of the night [obsolete] n. hayat kadını
Star Wars
ball creature of duroon n. duroon yuvarlak yaratığı
dinko (creature) n. dinko (yaratık)
mordon (creature) n. mordon (yaratık)
squill (creature) n. squill (yaratık)