directly - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

directly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "directly" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
directly adv. doğrudan doğruya
directly adv. doğrudan
directly adv. direkt
General
directly adv. düpedüz
directly adv. direkt olarak
directly adv. yapar yapmaz
directly adv. doğrudan
directly adv. doğruca
directly adv. dosdoğru
directly adv. anlaşılır biçimde
directly adv. hemen
directly adv. açıkça
directly adv. direkt
directly adv. doğrudan doğruya
directly adv. dolaysız
directly adv. derhal

Sens de "directly" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 60 résultat(s)

Anglais Turc
General
say directly v. doğrudan söylemek
be directly linked to v. doğrudan ilişkili olmak
be directly linked to v. doğrudan bağlantılı olmak
be directly linked to v. doğrudan alakalı olmak
be directly associated with v. doğrudan bağlantılı olmak
be directly related to v. doğrudan bağlantılı olmak
be directly connected to v. doğrudan bağlantılı olmak
be directly connected to v. doğrudan ilişkili olmak
be directly related to v. doğrudan alakalı olmak
be directly related to v. doğrudan ilişkili olmak
be directly connected to v. doğrudan alakalı olmak
be directly associated with v. doğrudan ilişkili olmak
be directly associated with v. doğrudan alakalı olmak
directly influence the decision v. kararı doğrudan etkilemek
directly affect the decision v. kararı doğrudan etkilemek
be directly accountable for v. doğrudan sorumlu olmak
be directly responsible for v. doğrudan sorumlu olmak
be directly proportionate to v. doğru orantılı olmak
go directly to the source v. doğrudan kaynağa gitmek
handle (a/the) problem directly v. sorunla doğrudan ilgilenmek
punch someone directly in the face v. yüzünün ortasına yumruğu patlatmak
directly proportional adj. doğru orantılı
directly elected adj. doğrudan seçilmiş
directly or indirectly adv. doğrudan veya dolaylı
directly or indirectly adv. doğrudan veya dolaylı olarak
directly away adv. ters yönde
directly away (each other) adv. (birbirlerinin) tersi yönünde
Trade/Economic
charged to expenses of the period directly doğrudan gider yazılanlar
directly related doğru yönlü ilişki
Politics
this regulation shall be binding in its entirety and directly applicable in the member states bu tüzük üye devletlerde bütünüyle bağlayıcıdır ve doğrudan uygulanır.
Technical
milled directly in the shaft doğrudan mile frezeli
directly powered repeater doğrudan beslemeli yineleyici
directly-heated cathode direkt ısıtmalı katot
directly-heated thermistor direkt ısıtmalı termistör
directly heated doğrudan ısıtılan
directly heated doğrudan ısıtılmış
directly-soldered doğrudan lehimlenen
be exposed directly to x and gama rays doğrudan x ve gama ışınlarıyla pozlanmak
directly heated negative temperature coefficient thermistor doğrudan ısıtalan negatif sıcaklık katsayılı termistör
directly heated positive temperature coefficient thermistor doğrudan ısıtılan pozitif sıcaklık katsayılı termistör
directly heated positive step-function temperature coefficient thermistor doğrudan ısıtılan pozitif sıcaklık katsayılı termistor
directly-heated positive step doğrudan ısıtılmış pozitif basamak
directly-heated doğrudan ısıtılmış
directly buried optical telecommunication cables doğrudan gömülü optik haberleşme kabloları
directly reduced iron ore doğrudan indirgenmiş demir cevheri
buried directly in the ground toprağa doğrudan gömülü
directly buried hot water network doğrudan yer altına gömülü sıcak su şebekesi
directly heated negative temperature coefficient thermistor doğrudan ısıtılan negatif sıcaklık katsayılı termistör
Computer
directly powered repeater station doğrudan beslemeli yineleyici
directly powered repeater doğrudan beslemeli yineleyici
edit directly in cell hücre içinde düzenle
print directly to the printer doğrudan yazıcıya yazdır
Radio
directly heated cathode direkt ısılı katod
Construction
directly buried hot water network doğrudan gömülmüş sıcak su şebekesi
directly buried hot water networks doğrudan yer altına gömülü sıcak su şebekeleri
Medical
directly observed treatment "doğrudan gözetimli tedavi
directly observed treatment doğrudan gözetimli tedavi
Math
directly proportional quantities doğru orantılı çokluklar
directly proportional doğru orantılı
Environment
directly ionizing particle doğrudan iyonlaştırıcı parçacık