evin - Turc Anglais Dictionnaire

evin

Sens de "evin" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 3 résultat(s)

Turc Anglais
General
evin kernel n.
evin grain n.
Technical
evin nucellus n.

Sens de "evin" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
evin bahçesi yard n.
evin arkasındaki bahçe backyard n.
bir evin günlük işleri chores n.
ufak süslerin oluşturduğu aşırılık (evin iç dekorasyonunda) froufrou n.
evin direği breadwinner n.
evin garajını sokağa bağlayan yol driveway n.
evin önündeki çatılı platform verandah n.
taraça (evin bitişiğindeki/yakınındaki tabanı döşeli) terrace n.
evin bir yanında bulunan ve üç yanı camla çevrili çok güneşli oda solarium n.
evin bahçesinde yapılan istenmeyen eşya satışı yard sale n.
üstü kapalı, üç yanı açık ve evin bir cephesinde boydan boya uzanan balkon veranda n.
evin baş hizmetkarı butler n.
evin yanındaki özel araba park yeri driveway n.
evin bulunduğu yer homestall n.
evin değerini arttırmak için yapılan dekorasyon çalışması home improvement n.
evin yolu way home n.
evin hanımı mistress n.
bir evin saçaklarından yere dökülen yağmur suları eaves-drip n.
evin hanımı the lady of the house n.
evin direği breadwinning n.
evin en küçüğü benjamin n.
evin dışında olan tuvalet outside toilet n.
evin dışında olan tuvalet backhouse n.
evin dışındaki tuvalet outhouse n.
evin dışındaki tuvalet backhouse n.
evin dışındaki tuvalet outside toilet n.
evin dışında olan tuvalet outhouse n.
evin temeli the foundation of the house n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet privy n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet jakes n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet outhouse n.
eski zamanlarda evin dışına inşa edilen tuvalet earth-closet n.
evin ana binasının arkasına yapılan bina (dış tuvalet/müştemilat vb) backhouse n.
evin direği head of household n.
evin hanımının hizmetçisi lady's maid n.
musevilikte evin efendisi veya mal sahibi baalebos n.
bir evin arkasında bulunan yeşillik veya bahçe back green [scotland] n.
evin arka bahçesi backside [dialect] n.
evin baş kadını lady [obsolete] n.
(evin hanımına hizmet eden) özel hizmetçi ladys maid n.
(evin hanımının) oda hizmetçisi ladys maid n.
evin dışına inşa edilmiş tuvalet netty [dialect] n.
evin hanımının hizmetçisi tire-woman [obsolete] n.
evin saçaklarından yağmur sularının dökülmesi eavesdrip n.
evin önünde veya arkasında yer alan boş alan yard [us/canada] n.
güney asya'da evin kadınlara ayrılmış bölümü zanana n.
evin yüksek kasttan kadınlar için ayrılmış bölümü zanana n.
güney asya'da evin kadınlara ayrılmış bölümü zenana n.
evin yüksek kasttan kadınlar için ayrılmış bölümü zenana n.
tüm evin işini yapan temizlikçi maid-of-all-work n.
oturulmayan bir evin veya mülkün mülkiyeti vacant possession n.
evin reisi master n.
evin dışındaki tuvalet biff [dialect] n.
evin reisi manager n.
kayalıklara oyulmuş tarihöncesinden kalma çok sayıda evin bulunduğu, güneybatı kolorado'da yer alan bir ulusal park mesa verde national park n.
evin reisi mester n.
evin konumu homesite n.
evin bulunduğu bölge homeland n.
evin hanımı missus n.
evin alt katına açılan üst kat gallery n.
evin dış odası but [scotland] n.
evin hanımı goodwife n.
iki seyyar evin birbirine cıvatalanmış ve yerleşik halde kullanımı doublewide n.
evin hizmetçileri downstairs n.
evin çatı sırtı fastigium n.
yaşadığı evin dışında bir eve daha sahip olan kimse second-homer n.
evin özelliklerinin tümü house [us] n.
evin hanımı housemistress [obsolete] n.
evin reisi housefather n.
evin işlerini gören kimse houseworker n.
evin dışındaki tuvalet houses of office [obsolete] n.
evin yolunu tutmak make for home v.
evin içinde kalmak stay in v.
satış aşamasında evin fiyatını artırmak gazump v.
evin üzerinde üç tane ipotek olmak get three mortgages on the house v.
evin içinde şemsiye açmak open an umbrella in the house v.
evin içinde şemsiye açmak open an umbrella indoors v.
(binanın, evin) çatısını ortadan kaldırmak deroof v.
evin tozunu almak dust the house v.
prefabrikasyon montajı için (evin) parçalarını kesmek precut v.
(evin bölümlerini) uygun büyüklükte ayırmak precut v.
(evin bölümlerini) uygun ölçülerde belirlemek precut v.
(köpeği) evin dışına tuvaletini yapması için eğitmek housebreak v.
evin içinde bulunan ben [scotland] adj.
(evin) çok yakınında olan inby [scotland] adj.
(evin) çok yakınında olan inbye [scotland] adj.
evin dışında olan out of door adj.
evin içinde withindoors adv.
evin dışında withoutdoors adv.
evin içine doğru inby [scotland] adv.
evin içine doğru inbye [scotland] adv.
evin erkeği himself [ireland] [scotland] pron.
evin önündeki araç yolu driveway N.
Phrasals
çalıştığı evin dışında yaşamak live out v.
hizmetçi/temizlikçi olarak çalıştığı evin dışında ikamet etmek live out v.
Phrases
evin önünde out front expr.
Proverb
evin, yüreğinin olduğu yerdir home is where your heart is
Colloquial
evin erkeği man of the house n.
evin satışı sale of the house n.
evin dışındaki tuvalet biffy n.
evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü granny pod n.
evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü granny pad n.
evin hanımı the madam [south africa] n.
evin dışındaki tuvalet the necessary n.
genelde evin girişinde bulunan küçük tuvalet powder room n.
evin küçük tuvaleti powder room n.
evin yolu drive home n.
fiyatında anlaştığı evin tam satış işlemlerinden önce fiyatını artırmak gazumph v.
fiyatta anlaşıp satış yapılmadan önce evin fiyatını artırmak gazumph v.
satışta anlaşılıp işlemler tamamlanmadan evin fiyatını artırmak gazumph v.
satış tam gerçekleşmeden önce evin üzerinde anlaşılan fiyatını artırmak gazumph v.
satış işlemleri sırasında evin fiyatını artırmak gazumph v.
evin çok güzelmiş nice place you have here expr.
Idioms
evin giriş kapısına koyulan paspas welcoming mat n.
evin bir parçası olan eşyalar lares and penates n.
evin önemli eşyaları lares and penates n.
evin neşesi (yeni doğmuş bebek) a bundle of joy n.
evin neşesi (yeni doğmuş bebek) bundle of joy n.
evin yaşlı anne babası için ayrılmış olan bölümü granny flat n.
evin yaşlanan ebeveynlere ayrılmış alanı/bölümü granny flat n.
evin büyük ebeveynler için ayrılmış bölümü granny flat n.
evin yolunu tutmak head home v.
evin geçimini sağlamak bring home the bacon v.
evin reisi olmak rule the roost v.
evin geçimini sağlamak take home the bacon v.
evin ekmeğini kazanmak take home the bacon v.
(evin) reisi olmak wear the pants (in the house) v.
(evin) sorumluluğunu üstlenmek wear the pants (in the house) v.
evin arkasında out back adv.
işte, evin patronu da geldi! who died and left you in charge exclam.
Speaking
evin dışındaki çöplük the garbage outside the house n.
evin içinde in the house expr.
evin kaç odalı? how many rooms are there in your house? expr.
benim evim senin evin my house is your house expr.
evin çok güzel your home is very nice expr.
evin çok güzelmiş your home is very nice expr.
evin kaçıncı katta? which/what floor do you live on? expr.
evin büyük mü? is your house big? expr.
burası senin evin this is your home expr.
senin evin daha mı uzak? is your place farther? expr.
senin evin daha mı uzak? is your house farther? expr.
senin evin daha mı uzak? is your house further away? expr.
Trade/Economic
evin satın alınmasından sonra aylık ödemeleri ilk yıllarda düşük daha sonra sonra giderek artan ipotek graduated payment mortgage n.
evin reisi head of household n.
satış aşamasında evin fiyatını artırma gazumping n.
satış aşamasında evin fiyatını artırma gazump n.
Law
bir eve zorla girme amacıyla evin kapısının açılması breaking doors n.
Insurance
evin onarımını üstüne alan acil hizmet sigortası homecare n.
Advertising
satılık bir evin yoldan bakıldığında alıcıya cazip gelmesi kerb appeal [uk] n.
Technical
(evin dış kaplamasında kullanılan) yalı baskı levhası strake n.