fired - Turc Anglais Dictionnaire

fired

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fired — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /faɪərd/ – BrE /faɪəd/)
Partie du discours:
Sıfat

Sens de "fired" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
fired adj. ateş edilmiş
Shots were fired.
Ateş edildi.

More Sentences
fired adj. kovulmuş
If she had been caught, she could have gotten fired.
Eğer yakalansaydı kovulmuş olurdu.

More Sentences
fired adj. işten atılmış
I wonder why Tom was fired.
Tom'un neden işten atıldığını merak ediyorum.

More Sentences
Trade/Economic
fired adj. işten kovulmuş
These can include the death of a loved one, relationship issues, or being fired from work.
Bunlar sevilen birinin ölümünü, ilişki sorunlarını veya işten kovulmayı içerebilir.

More Sentences
fired adj. işten atılmış
I wonder why Tom was fired.
Tom'un neden işten atıldığını merak ediyorum.

More Sentences
fired adj. kovulmuş
If she had been caught, she could have gotten fired.
Eğer yakalansaydı kovulmuş olurdu.

More Sentences
Gastronomy
fired n. işten kovulmuş
These can include the death of a loved one, relationship issues, or being fired from work.
Bunlar sevilen birinin ölümünü, ilişki sorunlarını veya işten kovulmayı içerebilir.

More Sentences
General
fired adj. ateşlenmiş
fired adj. (hanedan armasında alev topu) ateş üzerinde tasvir edilen
fired adj. işten çıkarılmış
Trade/Economic
fired adj. işine son verilmiş
Technical
fired adj. fırınlanmış
fired adj. … ile çalışan
fired adj. … yakıtını kullanan
fired adj. … yakıtlı

Sens de "fired" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
coal-fired power plant n. kömür santrali
gas-fired combi boiler n. doğalgaz kombi
a bullet fired at democracy n. demokrasiye atılan kurşun
be fired from job v. işten atılmak
be fired v. defteri dürülmek
be fired v. ateşlenmek
be fired v. açığa çıkmak
be fired from job v. işten çıkartılmak
be fired v. (işten) postalanmak
want to get fired v. işten kovulmayı istemek
want to get fired v. işten atılmayı istemek
get fired v. kovulmak
get fired v. işinden olmak
be fired v. kovulmak
coal-fired adj. kömür yakmalı
all-fired adj. çok
all-fired adj. tam gaz
all-fired adj. aşırı
wood-fired adj. odunla çalışan
coal-fired adj. kömürlü
all-fired adv. son derece
Colloquial
fired up adj. heyecanlı
(all) fired up adj. istekli
(all) fired up adj. tutkulu
(all) fired up adj. coşkulu
(all) fired up adj. heyecanlı
(all) fired up adj. ateşli
(all) fired up adj. gaza gelmiş
three or four gunshots were fired expr. üç veya dört el ateş edildi
two bullets fired from his gun expr. silahından iki mermi ateşlenmiş
shots fired expr. laf soktu
Idioms
fired up adj. istekli
fired up adj. heyecanlı
fired up adj. coşkulu
fired up adj. gaza gelmiş
without a shot being fired expr. tek bir kurşun bile atmadan/sıkmadan
without a shot being fired expr. önemli bir muhalefetle karşılaşmadan
without a shot being fired expr. önemli bir anlaşmazlıkla karşılaşmadan
without a shot being fired expr. kayda değer bir çatışma yaşamadan
without a shot being fired expr. silah kullanmadan
without a shot being fired expr. hiç ateş etmeden
without a shot being fired expr. önemli bir direnişle karşılaşmadan
without a shot being fired expr. hiç silah ateşlemeden
Speaking
I fired him interj. onu kovdum (işten)
you're fired expr. kovuldun
there have been shots fired expr. ateş edildi
get them fired up expr. onları gaza getir
boss fired me expr. patron beni işten kovdu
three or four gunshots were fired expr. üç veya dört kere ateş edildi
shots fired expr. ateş edildi
shots fired expr. silah sıkıldı
shots fired expr. kurşun sıkıldı
Technical
externally fired boiler n. dıştan yanmalı kazan
be fired n. pişmek
side fired boiler n. yandan yanmalı kazan
oil fired boiler n. akaryakıt ile çalıştırılan kazan
efficiency requirements for new hotwater boilers fired with liquid or gaseous fuels n. sıvı ya da gazlı yakıtlarla ateşlenen yeni sıcak su ısıtıcıları için verimlilik gereksinimleri
hand-fired boiler n. elle yakılan kazan
gas-fired furnace n. gaz yakıtlı fırın
direct-fired heater n. doğrudan yanmalı sıcak hava cihazı
direct-fired air heater n. doğrudan yanmalı hava ısıtıcı
coal-fired boiler n. kömür yakmalı kazan
gas-fired air heating n. gazlı hava ısıtması
coke-fired boiler n. kok kömürü yakmalı kazan
gas-fired furnace n. gaz yakıtı ile çalışan kazan ocağı
gas-fired furnace n. gaz fırını
gas-fired air heater n. gazlı hava ısıtıcısı
gas-fired hot water heating n. gaz yakmalı sıcak su ısıtması
gas-fired central heating n. gazlı merkezi ısıtma
pressure-fired boiler n. basınç yakmalı kazan
oil-fired boiler n. yakıt yakan kazan
top-fired boilers n. üstten yanmalı kazanlar
pressure-fired boiler n. basınçlı hava ile fayraplı kazan
oil-fired boiler n. yağ yakan kazan
separately fired superheater n. ayrı yanmalı üst ısıtıcı
coal fired boiler n. kömürle fayraplı kazan
oil-fired boiler n. akaryakıtlı sıcak su kazanı
gas-fired storage water heater n. gaz yakan depolu su ısıtıcısı
gas-fired central heating boiler n. gaz yakan merkezi ısıtma kazanı
gas-fired convection heater n. gaz yakan konveksiyonlu ısıtıcı
multi burner gas-fired overhead radiant tube heater system n. gaz yakan çok brülörlü radyant tüplü ısıtıcı sistem
direct gas-fired air heater n. doğrudan gaz yakan hava ısıtıcısı
hard-fired ware n. iyi fırınlanmış eşya
one-way fired pits n. tek brülörlü kuyu fırınlar
one way-fired soaking pit n. tek brülörlü tav çukuru
end-fired furnace n. u-alevli fırın
hand fired boiler n. elle ateşlenen kazan
cross fired furnace n. çapraz ateşli ocak
side fired furnace n. yandan yakımlı fırın
cross-fired furnace n. yandan yakımlı fırın
direct-fired furnace n. doğrudan ateşlemeli fırın
under-fired furnace n. alttan ateşlemeli fırın
gas-fired furnace n. gaz yakımlı fırın
direct-fired furnace n. doğrudan ateşlenen fırın
gas fired furnace n. gaz yakıtlı fırın
soft-fired ware n. düşük sıcaklıkta fırınlanmış seramik eşyalar
indirect fuel-fired furnace n. dolaylı yakıt yakan fırın
fired brick n. fırınlanmış tuğla
fired ceramics n. fırınlanmış seramikler
fired ceramics n. pişirilmiş seramikler
end-fired furnace n. at nalı fırın
fired brick n. pişirilmiş tuğla
end-fired furnace n. arkadan yanmalı fırın
oil fired boiler n. mazotlu buhar kazanı
gas fired central heating boiler n. gaz yakan merkezi ısıtma kazanı
non-domestic multi-burner gas-fired radiant tube heater system n. konut dışında kullanılan çok brülörlü gaz yakan radyant tüplü ısıtıcı sistem
non-domestic gas-fired overhead luminous radiant heater n. konut dışı kullanılan gaz yakan tavana asılan parlak radyant ısıtıcı
gas- fired convection heating appliance n. gaz yakan konveksiyonlu ısıtma cihazı
gas-fired tumble dryer n. gaz yakan tamburlu kurutucu
room heater fired by solid fuel n. katı yakıt yakan soba
bottom-fired furnace n. alttan yakıcılı yanma odası
rear-fired boiler n. arka duvardan ateşlemeli kazan
gas-fired boiler n. gazlı kazan
gas-fired boiler n. gaz yakıtlı kazan
fossil-fired power plant n. fosil yakıtlı santral
gas-fired absorption and adsorption air-conditioning and heat pump appliances n. gaz yakan absorbsiyunlu ve adsorbsiyonlu iklimlendirme cihazları ve ısı pompası cihazları
top-fired furnace n. tavan yakıcılı ocak
gas-fired boiler n. doğal gazlı kazan
top-fired furnace n. tavan yakıcılı yanma odası
stoker-fired boiler n. ızgaralı kazan
front-fired boiler n. önden yakmalı kazan
pulverized-coal fired boiler n. pülverize kömürlü kazan
oil-fired lighting-up burner n. yağ yakıtlı tutuşturma yakıcısı
oil-fired forced convection air heater n. yağ yakan cebri konveksiyonlu hava ısıtıcısı
direct fired coal system n. doğrudan yakılan kömürlü sistemi
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev tipi doğrudan gaz ateşlemeli tamburlu kurutucu
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev tipi doğrudan gaz yakan tamburlu kurutucu
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev ve benzeri yerlerde kullanılan doğrudan gaz ateşlemeli tamburlu kurutucu
coal fired furnace n. kömür yakıtlı fırın
coal fired furnace n. kömür fırını
automatically fired adj. otomatik ateşlemeli
hard-fired adj. iyi fırınlanmış
hand fired adj. elle ateşlenen
gas fired adj. gaz yakıtlı
gas fired adj. gazla ısıtılan
soft-fired adj. düşük sıcaklıkta fırınlanmış
fired-on adj. eritilerek tutturulmuş
gas-fired adj. gazla ısıtılan
oil-fired adj. yağ yakan
oil-fired adj. yağ yakarak çalışan
Construction
fired block brick n. pişmiş blok tuğla
residential independent boilers fired by solid fuel n. katı yakıtlı konut tipi kat kaloriferi
Automotive
fuel-fired heater n. yakıt ateşlemeli ısıtıcı
Mining
fired iron ore pellets n. pişirilmiş demir cevheri peletleri
Physics
-fired suf. belirtilen yakıtı kullanan anlamına gelen son ek
-fired suf. yakıtlı anlamına gelen son ek
-fired suf. ile çalışan anlamına gelen son ek
Tobacco
dark fired tobacco n. kara tütün
Environment
coal-fired thermal power plant n. kömür yakıtlı termik elektrik santrali
coal-fired thermal power plant n. kömür yakıtlı termik santral