flock - Turc Anglais Dictionnaire

flock

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

flock — Definition

Signification:
sürü, toplanmak
Prononciation (IPA):
(AmE /flɑːk/ – BrE /flɒk/)
Partie du discours:
İsim: flock (flocks); Fiil: flock (flocks – flocked – flocking)
Synonymes:
herd, gather
Antonymes:
disperse

Sens de "flock" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 43 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
flock n. sürü
General
flock n. cemaat
Father Beocca's flock always attends Sunday mass.
Peder Beocca'nın cemaati her zaman Pazar ayinine katılır.

More Sentences
flock n. kalabalık
A flock of children is playing hide and seek.
Bir çocuk kalabalığı saklambaç oynuyor.

More Sentences
flock n. topluluk
There's a black sheep in every flock.
Her toplulukta bir yüz karası vardır.

More Sentences
flock n. (yastık dolgusu) pamuk
I think the flock in my pillow needs a change.
Sanırım yastığımdaki pamukların değişmesi gerek.

More Sentences
flock n. kabartmalı tüy
I want to buy enough flock to cover that wall.
O duvarı kaplayacak kadar kabartmalı tüy almak istiyorum.

More Sentences
flock v. üşüşmek
Boys flocked to the attractive woman like flies around a honeypot.
Erkekler çekici kadına bal küpünün etrafındaki sinekler gibi üşüştüler.

More Sentences
flock v. akın etmek
People are going to flock to technology stores tomorrow.
İnsanlar yarın teknoloji mağazalarına akın edecek.

More Sentences
flock n. küme
flock n. güruh
flock n. sürü
flock n. grup
flock n. yığın
flock n. kıtık
flock n. yün yumağı
flock n. yün kırpıntısı
flock n. saç yumağı
flock n. pamuk yumağı
flock n. çok sayıda olan şey
flock n. büyük miktar
flock n. büyük ölçü
flock n. büyük oran
flock n. sorumlu olunan grup
flock n. çalışılan firma
flock n. reisi olunan aile
flock v. sürü halinde hareket etmek
flock v. toplanmak
flock v. sürümek
flock v. sürü halinde toplanmak
flock v. (sürü) toplanmak
flock v. kalabalıklaşmak
flock v. kıtıkla doldurmak
flock v. tiftiklenmiş yünle kaplamak
flock v. tiftik yün ile kaplamak
flock v. tiftik yün yapıştırmak
flock v. (yün kumaşları) kıtık ile ağırlaştırıp dolgunlaştırmak
flock v. (duvar kağıdı) kabartmalı tüyle süslemek
Technical
flock n. flok
flock n. ince ince didiklenmiş yün
Textile
flock n. flok
Religion
flock n. hristiyan alemi
flock n. hristiyan kilisesi
flock n. hristiyan cemaati

Sens de "flock" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 73 résultat(s)

Anglais Turc
General
flock of sheep or goats n. davar
flock paper n. parlak havlı duvar kağıdı
flock of storks n. leylek sürüsü
a flock of geese n. kaz sürüsü
flock bed n. yün yatak
flock bed n. kaba yünden yapılmış yatak
flock together v. ağıllanmak
flock after someone v. birinin peşine takılıp gitmek
flock after someone v. birinin peşinden gitmek
flock [obsolete] v. hakir görmek
flock [obsolete] v. hor görmek
flock [obsolete] v. aşağılamak
Phrasals
flock after (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) peşine takılıp gitmek
flock around (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) etrafına doluşmak
flock after (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) peşinden gitmek
flock into (some place or thing) v. (bir yere/şeye) doluşmak
flock into (some place or thing) v. (bir yere/şeye) akın etmek
flock after v. arkasından gitmek
flock around (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) etrafına üşüşmek
flock after v. peşine takılıp gitmek
flock to (someone or something) v. (birine/bir şeye) akın etmek
flock around v. etrafına doluşmak
flock in (some place or thing) v. (bir yere/şeye) akın etmek
flock around (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) etrafını çevirmek
flock around v. etrafını çevirmek
flock after (someone or something) v. (birini/bir şeyi) takip etmek
flock after v. peşinden gitmek
flock in v. -e akın etmek
flock after (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) arkasından gitmek
flock in (some place or thing) v. (bir yere/şeye) doluşmak
flock around v. etrafına üşüşmek
flock to v. -e akın etmek
Proverb
birds of a feather flock together it ulur, birbirini bulur
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine çalar
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine vurur
there is a black sheep in every flock her ailede/grupta diğerlerinden farklı biri vardır
there is a black sheep in every flock her sürünün içinde bir kara koyun vardır
Idioms
flower of the flock n. aralarında en iyisi
flower of the flock n. bir grubun/topluluğun gözdesi
flower of the flock n. bir grubun/topluluğun çiçeği
flock together v. (kalabalık halinde) bir yerde toplanmak
flock in some place v. (kalabalık halinde) bir yere akın etmek
flock into some place v. (kalabalık halinde) bir yere akın etmek
flock together v. bir yere doluşmak
flock to something v. (kalabalık halinde) bir yere akın etmek
flock around someone v. birisinin etrafına doluşmak
flock around someone v. birisinin etrafını çevirmek
birds of a feather flock together expr. it ulur birbirini bulur
birds of a feather flock together expr. tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
birds of a feather flock together expr. huyu huyuna suyu suyuna
Technical
flock point n. çiy noktası
flock wallpaper n. floklu duvar kağıdı
flock spraying n. floklama
flock spraying n. kadifemsi yüzey yapma
flock printing n. flok baskı
flock printing machine n. flok baskı makinesi
flammable flock material n. yumak halinde alevlenebilen malzeme
electrostatic flock spray gun n. elektrostatik flok püskürten tabanca
electrostatic flock spray gun n. elektrostatik flok püskürtme tabancası
Textile
flock printing machine n. flok baskı makinesi
flock printing n. flok baskı
cotton flock n. pamuk havı
Furniture
flock paper n. kabartmalı duvar kağıdı
Veterinary
flock mortality n. toplu ölüm (kanatlılarda)
Zoology
flock duck n. bir tür deniz ördeği
flock duck n. karabaş patka
Meteorology
flock point n. çiy noktası
Slang
birds of a feather flock together n. aynı huylu kimseler
birds of a feather flock together n. aynı bokun soyu
birds of a feather flock together expr. tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
Modern Slang
a flock of seagulls n. saçma bir saç modeline sahip kimse
a flock of seagulls n. saçları yolunmuş tavuk gibi olan kimse