gap - Turc Anglais Dictionnaire

gap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gap — Definition

Signification:
boşluk, aralık, fark
Prononciation (IPA):
(AmE /ɡæp/ – BrE /ɡæp/)
Partie du discours:
İsim: gap (gaps)
Synonymes:
space, disparity
Antonymes:
continuity

Sens de "gap" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 47 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
gap n. ara
Tom took a gap year after he didn't get into medical school.
Tom tıp fakültesine giremeyince bir yıl ara verdi.

More Sentences
gap n. uçurum
There is a considerable gap between us and our father's generation.
Babamızın kuşağı ile aramızda hatırı sayılır bir uçurum var.

More Sentences
gap n. açıklık
The gap has closed.
Açıklık kapandı.

More Sentences
gap n. boşluk
There's a gap between her two front teeth.
İki ön dişinin arasında bir boşluk var.

More Sentences
gap n. aralık
General
gap n. yarık
The lost helicopter was found in a gap between the mountains.
Kayıp helikopter dağların arasındaki bir yarıkta bulundu.

More Sentences
gap n. eksiklik
In particular, I would urge that close attention be paid to those areas where resource gaps have been identified.
Özellikle, kaynak eksikliklerinin tespit edildiği alanlara yakın ilgi gösterilmesi konusunda ısrar ediyorum.

More Sentences
gap n. fark
The prosperity gap between the current EU, with its fifteen Member States, and the accession states is enormous.
On beş Üye Devlete sahip mevcut AB ile katılım sürecindeki ülkeler arasındaki refah farkı muazzam boyutlardadır.

More Sentences
gap n. kopukluk
The gaps in the story led me to believe he was hiding something.
Hikayedeki kopukluklar bana onun bir şeyler sakladığını düşündürdü.

More Sentences
gap n. çalışılmayan dönem
There were several gaps in my CV.
Özgeçmişimde çalışmadan geçirilmiş bazı dönemler vardı.

More Sentences
Trade/Economic
gap n. açık
I will focus on the productivity gap.
Verimlilik açığına odaklanacağım.

More Sentences
Technical
gap n. açıklık
The gap has closed.
Açıklık kapandı.

More Sentences
Automotive
gap n. boşluk
There's a gap between her two front teeth.
İki ön dişinin arasında bir boşluk var.

More Sentences
General
gap n. geçit
gap n. objektif
gap n. gedik
gap n. ayrılık
gap n. açık yer
gap n. fasıla
gap n. rahne
gap n. boşalma aralığı
gap n. saldırıya açıklık
gap n. savunmasızlık
gap n. dağ geçidi
gap n. gelgitle oluşan doğal ağız
gap n. denizaltı yarığı
gap n. çift kanatlı uçağın üst ve alt kanat düzlemleri arasındaki en kısa mesafe
gap n. ark aralığı
gap n. bitkinin vasküler silindirinde kırılma
gap v. yol açmak
gap v. yarmak
gap v. çentik atmak
gap v. delik açmak
gap v. (bujideki) elektrotlar arasındaki boşluğu ayarlamak
gap v. çentikli hale gelmek
gap v. pürüzlü hale gelmek
gap v. ayrılmak
gap v. boşluğun boyutunu kontrol etmek
Trade/Economic
gap n. dış ticaret açığı
Politics
gap n. fikir ayrılığı
gap n. ihtilaf
Technical
gap n. geçit
gap n. manyetik devrede kırılma
Computer
gap n. elektriksel boşalma aralığı
Automotive
gap n. segman ağız aralığı
Food Engineering
gap n. filatonun yırtılması
Baseball
gap n. dış saha oyuncuları arasındaki bölge

Sens de "gap" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
revenue gap n. gelir açığı
dollar gap n. dolar açığı
water gap n. dağ geçidi
gap between rich and poor n. zengin ile fakir arasındaki uçurum
wage gap n. maaş uçurumu
skill gap n. yetenek eksiği
price gap n. ücret farkı
gender gap n. cinsiyet ayrımı
generation gap n. kuşak farkı
tonal gap n. ses perdesi boşluğu
demographic gap n. demografik boşluk
skill gap n. yetenek açığı
generation gap n. kuşaklar arasındaki fark
trade gap n. ticaret açığı
culture gap n. kültür farkı
price gap n. fiyat farkı
gap in the market n. piyasa boşluğu
skill gap analysis n. beceri boşluk analizi
generation gap n. nesil kopukluğu
technological gap n. teknolojik açık
knowledge gap n. bilgi uçurumu
gap between n. aradaki fark
gap year n. hayatın belirli evrelerinde verilen (genellikle) bir yıllık mola
time gap n. zaman aralığı
time gap n. zaman fasılası
yawning gap n. (arasındaki) uçurum
yawning gap n. derin boşluk
age gap n. yaş farkı
security gap n. güvenlik zaafı
security gap n. güvenlik zaafiyeti
opportunity gap n. fırsat farkı/eşitsizliği/boşluğu
communication gap n. iletişim kopukluğu
scientific gap n. bilimsel boşluk
science gap n. bilimsel boşluk
energy band gap n. enerji bant aralığı
gap year n. boş yıl
gap analysis n. açık analizi
power gap n. güç boşluğu
thigh gap n. dizler birleşik olarak durulduğunda uyluklar arasında kalan boşluk
thigh gap n. uyluk boşluğu
column gap n. aynı rota üzerinde giden iki ardışık eleman arasındaki boşluk
emotional gap n. duygusal boşluk
stop-gap n. geçici tedbir
stop-gap n. geçici önlem
make a gap v. boşluk yaratmak
fill the gap v. gedik kapamak
narrow the gap v. açığı kapamak
fill a gap v. boşluğunu doldurmak
fill a gap v. boşluk doldurmak
fill a gap v. boşluğu doldurmak
leave a gap for a sip v. dudak payı bırakmak
leave some gap on top v. dudak payı bırakmak
close the gap v. puan farkını azaltmak
close the gap v. açığı kapatmak
maintain the gap v. (aradaki) puan farkını korumak
decrease the gap v. makası daraltmak
increase the gap v. makası açmak
tighten the gap v. makası daraltmak
narrow the gap v. makası daraltmak
close the gap v. farkı kapatmak
be closing the gap v. farkı kapatmak
stand in the gap v. bir şeyi korurken kendini teşhir etmek
stop a gap v. açığı kapatmak
stand in the gap v. bir tehlikeye karşı savunma yapmak
stop a gap v. eksiği gidermek
stand in the gap v. ölen savaşçının yerini almak
gap-toothed adj. dişleri aralıklı
gap-toothed adj. dişleri aralıklı olan
Colloquial
take a gap year v. mezuna kalmak
mind the gap expr. aralığa dikkat et
mind the gap expr. boşluğa dikkat et
Idioms
a credibility gap n. güvenilirlik açığı
a credibility gap n. güven açığı
a generation gap n. kuşak farkı
credibility gap n. güvenilirlik açığı
credibility gap n. güven açığı
bridge the gap v. bağlantı kurmak
bridge the gap v. köprü kurmak
bridge the gap v. açığı doldurmak
bridge the gap v. açığı kapamak
bridge the gap v. eksiği doldurmak
fill the gap v. (geçici bir süre) boşluğu doldurmak
stand in the gap v. aktif savunmaya geçmek
stop a gap v. geçici olarak bir açığı kapatmak
stop a gap v. geçici olarak idare etmek
stop a gap v. geçici olarak bir boşluğu doldurmak
stand in the gap v. bir şeye karşı defans almak
stand in the gap v. bir şeye karşı savunmada kalmak
stop a gap v. geçici olarak bir ihtiyacı gidermek
bridge the gap (between a and b) v. (a ile b arasında) köprü görevi görmek
bridge the gap (between a and b) v. (a ile b arasında) bir köprü oluşturmak
bridge the gap (between a and b) v. (a ile b arasında) bir geçiş sağlamak
bridge the gap (between a and b) v. (a ile b arasında) iletişim/bağlantı kurmak
bridge the gap (between a and b) v. (a ile b arasındaki) geçişi sağlamak/kolaylaştırmak
Trade/Economic
pay gap n. maaş farkı
zero funds gap n. sıfır fon açığı
income gap n. gelir uçurumu
technological gap hypothesis n. teknoloji açığı hipotezi
output gap n. üretim açığı
inflationary gap n. enflasyonist açık
legal gap n. hukuki boşluk
gap analysis n. boşluk analizi
recessionary gap n. resesyon boşluğu
positive funds gap n. pozitif fon eksikliği
productivity gap n. verim farklılığı
deflationary gap n. deflasyonist açık
foreign exchange gap n. döviz açığı
expansionary gap n. enflasyonist açık
gap loan n. köprü kredisi
performance gap measurement n. performans açığının ölçümü
stop gap loan n. köprü kredisi
national output gap n. ulusal hasıla boşluğu
breakaway gap n. grafik üzerinde boşluk bırakan kur sıçramaları
duration gap n. süre boşluğu
gnp gap n. gayri safi milli hasıla boşluğu
technological gap model n. teknoloji açığı hipotezi
maturity gap n. vade açığı
negative funds gap n. bir bankanın değişken faizli varlıklarının toplam varlıklara oranının onun değişken faizli borçlarının toplam borçlarına oranından daha düşük olması durumu
saving gap n. tasarruf açığı
employment gap n. istihdam açığı
savings gap n. tasarruf açığı
trade gap n. ticari açık
price gap n. fiyat açığı
output gap n. çıktı açığı
performance-expectations gap n. beklenen başarı boşluğu
reverse yield gap n. ters getiri farkı
masrafi revenue gap n. gelir açığı
income distribution gap n. gelir dağılımı uçurumu
deflation gap n. deflasyona neden olan açık
deflation gap n. deflasyon açığı
dollar gap n. dolar açığı
trade gap n. ticaret açığı
wage gap n. gelir eşitsizliği
wage gap n. gelir farklılığı
growth gap n. büyüme açığı
rent gap n. rant açığı
aggregate output gap n. toplam çıktı açığı
gap analysis n. fark analizi
gap in the market n. pazar boşluğu
gap in the market n. piyasada boşluk
market gap n. piyasa/pazar boşluğu
gap assessment n. açık değerlendirme
fiscal gap n. mali açık
demand and supply gap n. arz talep dengesizliği
demand and supply gap n. arz talep açığı
income gap n. gelir uçurumu
output gap n. üretim açığı
poverty gap n. yoksulluk açığı
financing gap n. finansman boşluğu
financing gap n. bir ülkenin bütçe açığı