hanging - Turc Anglais Dictionnaire

hanging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hanging — Definition

Signification:
asılı, idam
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈhæŋɪŋ/ – BrE /ˈhæŋɪŋ/)
Partie du discours:
İsim; Sıfat
Synonymes:
suspension
Antonymes:
release

Sens de "hanging" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 45 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
hanging n. asma
I never prevent my enemies from hanging themselves.
Düşmanlarımın kendilerini asmalarına asla engel olmam.

More Sentences
General
hanging n. idam
The king exhibited his power through public hangings.
Kral halka açık idamlarla gücünü herkese gösterdi.

More Sentences
hanging n. duvara asılan eşya
A red hanging covered his bedroom wall.
Duvara asılı kırmızı halı yatak odasının duvarını süslüyordu.

More Sentences
hanging adj. asılı
One single hair can hold the weight of a hanging apple.
Tek bir saç, asılı bir elmanın ağırlığını taşıyabilir.

More Sentences
Law
hanging n. asma
I never prevent my enemies from hanging themselves.
Düşmanlarımın kendilerini asmalarına asla engel olmam.

More Sentences
Computer
hanging adj. asılı
One single hair can hold the weight of a hanging apple.
Tek bir saç, asılı bir elmanın ağırlığını taşıyabilir.

More Sentences
General
hanging n. ipe çekme
hanging n. sarkma
hanging n. asılma
hanging n. duvar kumaşı
hanging n. duvar kağıdı
hanging n. aşağı doğru eğim
hanging n. askı
hanging n. perde
hanging n. asma şekli
hanging n. asma düzeni
hanging n. asılış
hanging adj. asık
hanging adj. askıda
hanging adj. sarkık
hanging adj. sarkan
hanging adj. asılı kalmış
hanging adj. kararsız
hanging adj. muallak
hanging adj. (bir şeyi) asmaya uygun
hanging adj. duvara dayalı
hanging adj. başarısız (atış)
hanging adj. nesneleri asmaya yarayan
Colloquial
hanging adj. nahoş
hanging adj. hoş olmayan
Law
hanging n. asarak idam etme
hanging adj. asılmayı hak eden
hanging adj. asılarak ölmeyi hak eden
hanging adj. ağır cezaya çarptırılmayı hak eden
Technical
hanging n. asılma
hanging n. sarkma
Textile
hanging n. resimli örtü
hanging n. duvar halısı
hanging n. dekoratif perde
Baseball
hanging adj. başarısız olan (atış)
Chess
hanging n. askıda piyon
hanging adj. askıda (piyon)
Printery
hanging adj. asılı girintiye ilişkin
hanging adj. asılı girintiye ait
Slang
hanging n. alkol,uyuşturucu kullanılan gecenin sabahındaki his

Sens de "hanging" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
hanging garden n. asmabahçe
hanging wall n. serbest kanat
hanging scaffold n. asma iskele
hanging gardens of babylon n. babil'in asma bahçeleri
hanging balcony n. asma balkon
hanging garden n. asma bahçe
hanging buttress n. asma destek
hanging buttress n. uçan iskele
hanging belly n. sarkan göbek
hanging out with friends n. arkadaşlarla takılma
hanging light n. sarkan lamba
hanging light n. askı aydınlatma
hanging light n. askı lamba
hanging light n. asılı lamba
hanging light n. askı tipi aydınlatma
hanging light n. sarkıt lamba
hanging stockings by the fire n. şömine üzerine çorap asma
hanging tree n. darağacı
hangin (hanging) n. asma
hanging temple n. asılı tapınak
hanging monastery n. asılı manastır
hanging chad n. oy pusulasına takılı kalmış karton parçası
hanging rail n. askı rayı
be hanging v. asılı kalmak
be executed by hanging v. asılarak idam edilmek
execute by hanging v. asarak idam etmek
hanging down adj. dökük
cliff-hanging adj. meraklandıran
cliff-hanging adj. merak uyandıran
Phrasals
die by hanging v. asılarak ölmek
Colloquial
hanging judge n. hüküm giymiş kişileri asarak ölüme mahkum etme veya olağandışı derecede sert cezalara çarptırmakla ün salmış hakim
my life is hanging by a thread expr. hayatım pamuk ipliğine bağlı
how's it hanging? exclam. ne var ne yok?
how're they hanging? exclam. ne haber?
how're they hanging? exclam. ne var ne yok?
how's it hanging? exclam. ne haber?
how're they hanging? exclam. her şey yolunda mı?
how they hanging? exclam. ne var ne yok?
how're they hanging? exclam. nasıl gidiyor?
how's it hanging? exclam. nasıl gidiyor?
how they hanging? exclam. ne haber?
how they hanging? exclam. nasıl gidiyor?
how's it hanging? exclam. her şey yolunda mı?
how they hanging? exclam. her şey yolunda mı?
Idioms
a hanging offence n. adamı ipe götürecek suç/hata/yersizlik
hanging offense n. adamı ipe götürecek suç/hata/yersizlik
there’s a question mark (hanging) over somebody/something n. bir kişi/şey hakkında soru işaretinin olması
a hanging offence n. idam cezası gerektiren hata/suç/yersizlik
hanging offense n. idam cezası gerektiren hata/suç/yersizlik
there’s a question mark (hanging) over somebody/something n. akılda şüpheler olması
an ax hanging over something n. yerle bir olma tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over something n. suya düşme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over (someone or something) n. kovulma tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over (someone or something) n. kovulma tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over (someone or something) n. suya düşme tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over something n. bitme tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over (someone or something) n. bitme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over (someone or something) n. yerle bir olma tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over (someone or something) n. yerle bir olma tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over something n. yerle bir olma tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over (someone or something) n. işini kaybetme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over (someone or something) n. bitme tehdidi/tehlikesi
an ax hanging over something n. suya düşme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over something n. bitme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over (someone or something) n. işini kaybetme tehdidi/tehlikesi
an axe hanging over someone n. işini kaybetme tehdidi/tehlikesi altında
an axe hanging over someone n. kovulma tehdidi/tehlikesi altında
an axe hanging over (someone or something) n. suya düşme tehdidi/tehlikesi
hanging offense n. adamı ipe götürecek suç/hata/yanlışlık
hanging offense n. idam cezası gerektiren suç/hata/yanlışlık
a question mark hanging over somebody/something n. biri/bir şey hakkında bir şüphe/kuşku
a question mark hanging over somebody/something n. biri/bir şey hakkında akıllardaki şüphe
a question mark hanging over somebody/something n. biri/bir şey hakkında soru işareti
a hanging offence n. idam cezası gerektiren hata/suç
a hanging offence n. adamı ipe götürecek suç/hata
low-hanging fruit n. kolay ulaşılabilir hedef
paper hanging n. karşılıksız çek yazma
paper hanging n. sahte çek düzenleme
like a sword of damocles hanging over the head v. başında demokles'in kılıcı gibi sallanmak
have something hanging over one's head v. kafasını kurcalayan birşey olmak
have something hanging over one's head v. canını sıkan birşey olmak
leave hanging v. askıda bırakmak
be left hanging in the air v. (sorun vb) çözülmemiş olmak
be left hanging in midair v. (sorun vb) çözülmemiş olmak
be left hanging in midair v. askıda olmak
be left hanging in the air v. askıda olmak
stand there with one's bare face hanging out v. sap gibi kalmak
stand there with one's bare face hanging out v. orta yerde kalakalmak
leave someone hanging in midair v. iki arada bir derede bırakmak
leave someone hanging in midair v. sürüncemede bırakmak
keep someone hanging in midair v. iki arada bir derede bırakmak
keep someone hanging in midair v. sürüncemede bırakmak
leave something hanging v. bir şeyi askıya/beklemeye almak
be hanging over (one) v. endişelendirmek
be hanging over (one) v. (endişeden, üzüntüden) uyutmamak
be hanging over (one) v. canını sıkmak
be hanging on by (one's) fingertips v. zar zor tutunmak
be hanging over (one's) head v. endişelendirmek
be hanging on by your fingernails v. dişiyle tırnağıyla tutunmak
be hanging over (one's) head v. canını sıkmak
be hanging on by (one's) fingertips v. parmak ucuyla tutunmak
be hanging over your head v. başına bela olmak
be hanging on by your fingernails v. zar zor dayanmak/tutunmak
be hanging on by (one's) fingertips v. ucu ucuna dayanmak
be hanging on by your fingernails v. ucu ucuna dayanmak
be hanging over your head v. canını sıkmak
be hanging over you v. canını sıkmak
be hanging on by (one's) fingertips v. zar zor dayanmak
be hanging on by your fingertips v. zar zor dayanmak/tutunmak
be hanging on by your fingertips v. dişiyle tırnağıyla tutunmak
be hanging on by (one's) fingertips v. dişiyle tırnağıyla tutunmak
be hanging over your head v. endişelendirmek
be hanging over you v. başına bela olmak
be hanging over you v. endişelendirmek
be hanging over (one's) head v. başına bela olmak
be hanging on by your fingertips v. ucu ucuna dayanmak
be left hanging (in midair) v. çözümsüz kalmak
be left hanging (in midair) v. çözümlenmemiş olmak
be left hanging (in midair) v. değinilmemiş olmak
be left hanging (in the air) v. havada kalmak
be left hanging (in midair) v. askıda olmak/kalmak
be left hanging (in the air) v. çözümsüz kalmak
be left hanging (in the air) v. çözümlenmemiş olmak
be left hanging (in midair) v. havada kalmak
be left hanging (in the air) v. askıda olmak/kalmak
be left hanging (in the air) v. değinilmemiş olmak
have hanging over head v. kafasını kurcalayan bir şey olmak
have hanging over head v. canını sıkan bir şey olmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birini) merakta bırakmak/koymak
keep (one) hanging (in midair) v. (birinin) işini/durumunu yarım bırakmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birini) doğru dürüst haberdar etmemek
keep (one) hanging (in midair) v. (birini) sürüncemede bırakmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birini) havada/askıda bırakmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birini) meraklandırmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birinin) işini/durumunu sonuçsuz bırakmak
keep (one) hanging (in midair) v. (birinin) işini/durumunu belirsiz bırakmak
leave (one) hanging v. (birini) havada bırakmak
leave (one) hanging v. (birini) ortada bırakmak
leave (one) hanging in midair v. (birini) havada bırakmak
leave (one) hanging v. (birini) yarı yolda bırakmak
leave (one) hanging in midair v. (birini) ortada bırakmak
leave (one) hanging in midair v. (birini) yarı yolda bırakmak
leave (one) hanging v. (birini) merakta bırakmak
leave (one) hanging in midair v. (birini) merakta bırakmak
leave (one) hanging v. (birini) habersiz bırakmak
leave (one) hanging in midair v. (birini) habersiz bırakmak
hanging fire adj. muallak
hanging fire adj. gecikmeli
hanging in chains adj. mahkum
hanging in chains adj. zincire vurulmuş