harm - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

harm

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "harm" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 33 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
harm n. zarar
General
harm v. zeval vermek
harm v. kötülük yapmak
harm v. kötülük etmek
harm v. halel getirmek
harm v. zedelemek
harm v. incitmek
harm v. fenalık etmek
harm v. dokunmak
harm v. fenalık yapmak
harm v. fena yapmak
harm v. hasar vermek
harm v. zarar vermek
harm v. zarara sokmak
harm v. zararı dokunmak
harm v. zararı olmak
harm v. fena etmek
harm n. fenalık
harm n. hasar
harm n. kötülük
harm n. dokunca
harm n. halel
harm n. şer
harm n. ziyan
harm n. beis
harm n. felaket
harm n. zarar
harm n. bira mayası
Law
harm zarar
harm hasar vermek
harm zarar vermek
harm hasar
Technical
harm bere

Sens de "harm" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 114 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
harm animals hayvanlara zarar vermek
General
harm one's reputation v. itibarıyla oynamak
do as much harm as possible v. etmediğini bırakmamak
wish harm on another v. kötülük beslemek
do more harm than good v. faydadan çok zararı olmak
do somebody harm v. kötülük etmek
see no harm v. bir sakınca görmemek
do harm v. zarar vermek
undo the harm that has been done v. yapılan zararı telafi etmek
cause harm to v. zarara yol açmak
do as much harm as possible v. etmediğini komamak
see no harm v. sakınca görmemek
do more harm than good v. ettiği hayır ürküttüğü kurbağaya değmemek
harm someone's reputation v. itibarına zarar vermek
do no harm v. zararı olmamak
do harm v. zararı olmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz kurtulmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz atlatmak
do harm v. zararı dokunmak
cause harm v. zararı dokunmak
intend to harm v. zarar vermek istemek
not harm v. zarar vermemek
want to harm v. zarar vermek istemek
get harm v. zarar görmek
harm the environment v. çevreyi kirletmek
see no harm v. mahzur görmemek
see no harm v. bir mahzur görmemek
bring harm v. zarar getirmek
(not) harm a hair of somebody's head v. birinin kılına bile dokunmamak
harm the environment v. çevreye zarar vermek
do no harm v. zarar vermemek
self-harm v. kendi kendine zarar vermek
harm the nature v. doğaya zarar vermek
come to no harm v. bir zarara uğramamak
come to no harm v. hiç zarar görmemek
harm one's health v. sağlığına zarar vermek
(harm) to come to v. zarar gelmek
see harm in v. sakınca görmek
see harm in v. beis görmek
social harm n. sosyal zarar
grave harm n. ağır zarar
intentional harm n. kasti zarar
intentional harm n. kasti hasar
intentional harm n. bilerek zarar verme
harm reduction n. zarar azaltma
Phrasals
come to harm zarar görmek
come to harm zarara uğramak
Phrases
where's the harm? ne zararı var?
there's no harm in trying denemekten zarar gelmez
no harm in trying denemekten zarar gelmez
Colloquial
harm the baby bebeğe zarar vermek
Idioms
not harm a fly karıncayı bile incitmemek
no harm no foul ciddi bir zarar yoksa sorun da yoktur
do more harm than good yarardan çok zarar vermek/getirmek
do more harm than good iyilikten çok kötülük yapmak
would not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
no harm, no foul zararı yok, bir şey olmadı
wouldn't harm/hurt a fly karıncayı bile incitmez
wouldn't harm/hurt a fly sineği bile incitmez
there's no harm done zararı yok
do more harm than good attığı taş ürküttüğü kurbağaya değmemek
Speaking
there is no harm in that zarar yok
would not harm a fly sineği bile öldürmez
would not harm a fly çok yumuşak
would not harm a fly karıncayı bile ezmez
would not harm a fly mülayim
don't harm others başkalarına zarar verme
don't harm anyone kimseye zarar verme
no harm done bir şey olmadı
no harm done ziyanı/zararı yok
wouldn't harm a fly karıncayı bile incitmez
we don't mean you any harm size zarar vermek niyetinde değiliz
Law
cause to harm zarara neden olmak
financial harm mali zarar
cause harm zarara neden olmak
bodily harm cismani zarar
bodily harm bedeni zarar
great bodily harm ağır müessir fiil
great bodily harm ağır yara
great bodily harm ciddi bedeni hasar
self-harm kendi kendini yaralama
self-harm kendisini sakatlama
bodily harm fiziksel zarar
grievous bodily harm ağır yaralama
grievous bodily harm ağır müessir fiil
actual bodily harm hafif müessir fiil
actual bodily harm hafif yaralama
grievous bodily harm with intent kasıtlı ağır yaralama
bodily harm yaralama
bodily harm adam yaralama
actual bodily harm basit yaralama
bodily harm cismani zarar
Automotive
bodily harm bedeni yaralanma
Medical
etiological harm etyolojik hasar
thermal harm termal hasar
mechanical harm mekanik zedelenme
chemical harm kimyasal hasar
grievous bodily harm ciddi fiziksel yaralanma
Psychology
harm avoidance zarardan kaçınma
self-harm bilerek kendini sakatlama
self-harm kendine zarar verme
self-harm kendini sakatlama
Basketball
hoop and harm basket faul