knob - Turc Anglais Dictionnaire

knob

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

knob — Definition

Signification:
düğme, topuz
Prononciation (IPA):
(AmE /nɑːb/ – BrE /nɒb/)
Partie du discours:
İsim: knob (knobs)
Synonymes:
handle
Antonymes:
flat surface

Sens de "knob" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 48 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
knob n. tokmak
The little child couldn't turn the knob.
Küçük çocuk tokmağı çeviremedi.

More Sentences
knob n. topuz
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
General
knob n. düğme
The first range of products consisted of tuning knobs made of pressed plastic for the radio and television industry.
İlk ürün yelpazesi, radyo ve televizyon endüstrisi için preslenmiş plastikten yapılmış ayar düğmelerinden oluşuyordu.

More Sentences
Technical
knob n. tokmak
The little child couldn't turn the knob.
Küçük çocuk tokmağı çeviremedi.

More Sentences
knob n. topuz
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
Mechanic
knob n. tokmak
The little child couldn't turn the knob.
Küçük çocuk tokmağı çeviremedi.

More Sentences
Automotive
knob n. topuz
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
Tobacco
knob n. topuz
I turned the knob.
Topuzu çevirdim.

More Sentences
General
knob n. yuvarlak tepe
knob n. pütür
knob n. kelle
knob n. yumru
knob n. kontrol düğmesi
knob n. pürtük
knob n. top
knob n. boğum
knob n. budak
knob n. kafa
knob n. tepecik
knob n. baş
knob n. ufak parça
knob n. buton
knob n. tuş
knob n. (ağaçta) budak
knob n. saç topuzu
knob n. tutamak
knob n. topak
knob n. tepecik
knob n. yığın
knob n. küme
knob v. yumrulaştırmak
knob v. yumrulaşmak
knob v. şişmek
knob v. topuzlarla süslemek
knob v. yumrularla süslemek
Technical
knob n. buton
knob n. düğme düğme
knob n. switch düğme
knob n. tuş
knob n. tutaç
knob n. vites kolu topuzu
knob v. kol tutamak
Automotive
knob n. buton
Slang
knob n. çük
British Slang
knob n. penis
knob n. yarak
knob n. alet
knob n. çük

Sens de "knob" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 132 résultat(s)

Anglais Turc
General
globular knob n. topuz
door knob n. topuz
knob latch n. topuzlu mandal
knob lock n. topuzlu kilit
faucet knob n. musluk başı
door knob n. ahşaptan yapılmış kapı topuzu
door knob n. kapı topuzu
hand knob n. tutamak
brass knob handle n. pirinç topuz kulp
with a knob adj. topuzlu
Colloquial
knob [uk] v. (biri ile) cinsel ilişkiye girmek
knob [uk] v. biriyle düzüşmek
Idioms
necking knob [dated] n. direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz
necking knob n. sürücünün tek elle araba kullanırken diğer elini de kız arkadaşının boynuna atmasına izin veren direksiyon topuzu
necking knob [dated] n. direksiyon topuzu
necker's knob [dated] n. direksiyon topuzu
necker's knob [dated] n. direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz
Technical
support knob n. destek düğmesi
height control knob n. yükseklik ayarı düğmesi
starter knob n. anahtarı
brightness control knob n. parlaklık ayar düğmesi
control knob n. kontrol düğmesi
adjustment knob n. ayar butonu
control knob n. kumanda düğmesi
starter knob n. marş şalteri
contrast control knob n. sertlik düğmesi
control knob n. kumanda simidi
lock knob n. kilitleme düğmesi
control knob n. kontrol düğmesi (elektrikli cihazlar)
lever knob n. kaldıraç düğmesi
control knob n. kontrol tekerleği
lever knob n. vites kolu topuzu
adjusting knob n. ayar düğmesi
knob pause time setting n. yağlama aralık butonu
inner knob n. iç düğme
control knob n. ayar butonu
control knob n. ayar düğmesi
door knob n. kapı topuzu
fine tuning knob n. ince ayar düğmesi
bell-knob n. zil butonu
door-knob tube n. kapı mandalı tüpü
door-knob valve n. kapı mandalı tüpü
door-knob transformer n. kapı mandalı transformatörü
door-knob transformer n. kuplaj transformatörü
operator weight adjustment knob n. koltuk süspansiyon ayar topuzu
gear lever knob n. vites değiştirme kolu
setting knob n. ayar nobu
knob pull n. kapı topuzu
knob lock n. topuz kollu kilit
knob handle n. kapı topuzu
knob latch n. topuzlu mandal
knob pull n. kapı çekme topu
knob lock n. topuzlu kilit
stop knob n. açma-kapama düğmesi
retention knob n. çektirme civatası
control knob n. kumanda butonu
function selector knob n. işlem seçme düğmesi
function selector knob n. işlem seçim düğmesi
Informatics
platen knob n. tambur kulpu
Television
contrast control knob n. kontrast ayarı düğmesi
brightness control knob n. parlaklık ayar düğmesi
contrast control knob n. sertlik düğmesi
height control knob n. yükseklik ayarı düğmesi
Construction
hip knob n. kalkan tepeliği
hip knob n. çatı kalkan tepeliği
key-in-knob lock n. kapı topuzundan anahtarlı kilit
Automotive
trip meter knob n. sıfırlama düğmesi
heater control knob n. kalorifer kontrol düğmesi
shift lever knob n. vites kolu topuzu
radio control knob n. radyo kontrol ünitesi
door lock knob n. kapı kilit düğmesi
throttle knob n. el gazı düğmesi
volume control knob n. ses kontrol düğmesi
release knob n. açma düğmesi
ignition knob n. ateşleme düğmesi
front passenger's power door lock knob switch n. ön yolcu merkezi kilit düğme sivici
driver's door lock knob switch n. sürücü kapısı kilitli düğme sivici
strut adjusting knob n. amortisör ayar düğmesi
shift knob n. vites topuzu
seat lumbar control knob n. bel desteği ayar tekerleği
choke knob n. jikle kolu
door locking knob n. kapı kilitleme butonu
gear knob [uk] n. vites topuzu
gear knob [uk] n. vites kolu
Aeronautic
setting knob n. ayar nabı
setting knob n. ayar düğmesi
Medical
aortic knob n. aort topuzu
Gastronomy
a knob of butter n. bir parça tereyağı
Botanic
knob celery n. kereviz kökü
knob celery n. kereviz
Archaeology
knob decoration n. yumru bezeme
Geography
bald knob n. arkansas eyaletinde şehir
pilot knob n. missouri eyaletinde şehir
knob lick n. missouri eyaletinde şehir
knob noster n. missouri eyaletinde şehir
Military
bare knob n. çıplak tepe
Slang
ginger knob [uk] n. kızıl kafa
ginger knob [uk] n. havuç kafa
polish one’s knob v. birisinin altına yatmak
get one’s knob polished v. cinsel ilişkiye girmek
get (one's) knob polished v. penisini yalatmak
get one’s knob polished v. seks yapmak
get (one's) knob polished v. seks yapmak
get one’s knob polished v. biriyle yatmak
British Slang
knob-end n. adi
knob-end n. penis başı
knob-end n. ciğeri beş para etmez
knob-end n. pislik
knob-end n. şerefsiz
knob-shiner n. şerefsiz
knob-shiner n. adi
knob-shiner n. ciğeri beş para etmez
knob-shiner n. pislik
knob jockey n. homoseksüel
knob jockey n. gey
knob jockey n. ibne
knob jockey n. top
knob jockey n. nonoş
knob jockey n. eşcinsel erkek
knob jockey n. homo
knob-rot n. şiddetli zührevi hastalık
galloping knob-rot n. şiddetli zührevi hastalık
knob cheese n. cinsel organın kıvrımında biriken beyaz salgı
knob-rot n. (özellikle erkekleri etkileyen) cinsel yolla bulaşan hastalık
knob-end interj. aşağılık herif
knob-shiner interj. aşağılık herif
knob-shiner interj. adi şerefsiz
knob-end interj. adi şerefsiz
knob off! expr. defol git!
knob off! expr. uza!
knob off! expr. siktir git!
Offensive Slang
get (one's) knob polished v. oral seks yaptırmak