let go - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

let go

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "let go" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 31 résultat(s)

Anglais Turc
General
let go v. koyuvermek
let go v. bırakmak
let go v. gevşetmek
let go v. boşlamak
let go v. salmak
let go v. gevşemek
let go v. laçka etmek
let go v. koyvermek
let go v. serbest bırakmak
let go v. rahatlamak
let go v. salıvermek
Colloquial
let go expr. bırak gitsin
Idioms
let go v. aldırmamak
let go v. boş vermek
let go v. dertlenmemek
let go v. her şeye boş vermek
let go v. işi oluruna bırakmak
let go v. koyuvermek
let go v. kendini bırakmak
let go v. serbest bırakmak
let go v. üzülmemek
let go v. işten çıkarmak
let go v. işten kovmak
let go v. yaymak
let go v. dışarı vermek
let go v. (dışkı, gaz) salmak
let go v. (dışkı, gaz) bırakmak
Marine
let go v. bando etmek
let go v. funda etmek
let go v. fora etmek
let go expr. bando

Sens de "let go" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 95 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
let oneself go v. coşmak
General
let something go by the board v. bir şeyden vazgeçmek
let oneself go v. kendine özen göstermemek
let go one's hold of v. serbest bırakmak
let something go by the board v. fırsatı kaçırmak
let oneself go v. kendini kapıp koyuvermek
not to let go v. bırakmamak
let go one's hold of v. salıvermek
let oneself go v. taşkınlık yapmak
let oneself go v. kendini bırakmak
let oneself go v. rahatlamak
let oneself go v. kendini bırakıp coşmak
let oneself go v. kendini koyvermek
let (someone) go without food and water v. aç susuz bırakmak
let oneself go v. kafa dağıtmak
let yourself go with the rhythm v. kendini müziğin ritmine bırakmak
let go of one's hand v. elini bırakmak
let someone go v. çıkışını vermek
let go! interj. bırak!
Phrasals
let oneself go v. hiçbir şeye aldırış etmeksizin yaşamak
let oneself go v. iplerini kopartmak
let oneself go v. kendini serbest bırakmak
let oneself go v. zincirinden boşanmak
Phrases
never let go of your dreams n. hayallerinden asla vazgeçme
let go of the dead expr. ölenle ölünmez
Proverb
do not let the sun go down on your wrath öfkeni yarına taşıma
do not let the sun go down on your anger öfkeni yarına taşıma
do not let the sun go down on your wrath gün bitmeden öfkeni unutmuş ol
do not let the sun go down on your anger gün bitmeden öfkeni unutmuş ol
Colloquial
can't let it go v. aklından söküp atamamak
let go of the ladder v. merdivenlerden düşmek
let him go expr. bırak gitsin
let it go expr. boşver
let it go expr. bırak kendini
let her go expr. bırak gitsin
let her go expr. gitmesine izin ver
let him go expr. gitmesine izin ver
then let it go! expr. öyleyse boş ver gitsin!
let her go, gallagher expr. haydi hemen/derhal gidelim!
Idioms
let (one) go by v. (birinin) geçmesine/girmesine izin vermek
let (one) go by v. öne/yanından geçmesi için (birine) yol vermek
let go somebody v. birisinin işine son vermek
let somebody go v. birini serbest bırakmak
let someone go v. birini salırvermek
let someone go v. birini işten çıkarmak
let somebody go v. birisinin işine son vermek
let someone go v. birine yol vermek
let go with something (a loud scream) v. bağırmak
let someone go v. birini serbest bırakmak
let someone go v. birini işten kovmak
let go of someone v. birini serbest bırakmak/salıvermek
let somebody go v. birini salırvermek
let go with something (a loud scream) v. çığlık atmak
let it go v. işin arkasını bırakmak
let someone go v. işine son vermek
let something go hang v. ipin ucunu bırakmak
let somebody go v. işine son vermek
let it go v. kafaya takmamak
let (one) go past v. (birinin) geçmesine izin vermek
let (one) go past v. (birine) yol vermek
let go and let god v. bırakmak ve allah'a havale etmek
let go and let god v. boş vermek ve allah'a havale etmek
let go and let god v. sadece allah'a havale etmek
take the cash and let the credit go expr. bugünkü tavuk yarınki kazdan yeğdir
take the cash and let the credit go expr. eldeki kuş daldakinden yeğdir
take the cash and let the credit go expr. bir peşin bin veresiyeden iyidir
take the cash and let the credit go expr. onun cenneti veresiye benimki peşin
don't let it go any further expr. burada olup biten burada kalsın
don't let it go any further expr. burada olup biten bu odadan dışarı çıkmasın
don't let it go any further expr. kol kırılır yen içinde kalır
I'll let you go expr. seni tutmayayım
I'll have to let you go expr. seni tutmayayım
I'll have to let you go expr. zamanını almayayım
I'll let you go expr. zamanını almayayım
Speaking
let them go interj. bırak gitsinler
let it go expr. aldırma
let go of my arm expr. bırak kolumu
let go of me expr. bırak beni
let me go expr. bırak gideyim
just let me go expr. bırak beni gideyim
I can't let you go expr. gitmene izin veremem
let go of my hand expr. elimi bırak
they didn't let him go expr. gitmesine izin vermediler
don't let go of my hand expr. ellerimi bırakma
it's time to let go of the past expr. geçmişi bırakmanın vakti geldi
don't let go of my hand expr. elimi bırakma
why don't you let the kid go? expr. neden çocuğu bırakmıyorsunuz?
don't let her go expr. onu elden kaçırma
please let me go expr. lütfen gitmeme izin ver
don't let anybody go in or out expr. kimsenin girip çıkmasına izin verme
let him go expr. varsın gitsin
Marine
let go the anchor v. demiri funda etmek
British Slang
let one go v. gaz çıkarmak
let one go v. osurmak
let one go v. yellenmek