loud - Turc Anglais Dictionnaire

loud

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

loud — Definition

Signification:
yüksek sesli, gür
Prononciation (IPA):
(AmE /laʊd/ – BrE /laʊd/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
noisy, booming
Antonymes:
quiet, silent

Sens de "loud" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
loud adj. yüksek (ses)
The more she became angry, the louder she became.
Kızgınlaştıkça sesi daha da yüksek çıkıyordu.

More Sentences
loud adv. yüksek sesle
You should speak louder; the old lady doesn't hear very well.
Daha yüksek sesle konuşmalısın; yaşlı hanımefendi pek iyi duymuyor.

More Sentences
General
loud adj. sesli
Does the music have to be so loud?
Müzik bu kadar sesli olmak zorunda mı?

More Sentences
loud adj. parlak
You are always wearing a loud necktie.
Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.

More Sentences
loud adj. gürültülü
Loud music was coming from the car.
Arabadan gürültülü müzik geliyordu.

More Sentences
loud adj. yüksek sesli
The man gave no heed to her loud protest.
Adam, kızın yüksek sesli protestosuna aldırmadı.

More Sentences
loud adj. göze çarpan
She had a loud dress on her at the party.
Partide üzerinde göze çarpan bir elbise vardı.

More Sentences
loud adj. gösterişli
He wore a very loud necktie.
Çok gösterişli bir kravat takıyordu.

More Sentences
Technical
loud adj. gürültülü
Loud music was coming from the car.
Arabadan gürültülü müzik geliyordu.

More Sentences
loud adj. yüksek sesli
The man gave no heed to her loud protest.
Adam, kızın yüksek sesli protestosuna aldırmadı.

More Sentences
General
loud n. bir soyadı
loud adj. çiğ
loud adj. çok parlak
loud adj. patırtılı
loud adj. cart (renk)
loud adj. kaba
loud adj. yüksek
loud adj. gür
loud adv. gürültüyle
Technical
loud adj. yüksek gürültülü

Sens de "loud" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 131 résultat(s)

Anglais Turc
General
loud cry n. nara
loud noise n. gürültü
loud laughter n. kahkaha
loud hailer n. hoparlör
loud and continuous chatter n. çan çan
loud hailer n. megafon
loud speaker n. hoparlör
loud sound n. yüksek ses
loud noise n. şiddetli gürültü
loud mouth n. boş boğaz
thinking out loud n. sesli düşünme
loud noise n. yüksek ses
loud music coming from upstairs n. üst kattan gelen yüksek ses
loud laughter n. gürültülü kahkaha
loud children n. gürültülü çocuklar
loud-mouth n. boşboğaz
loud-mouth n. geveze
be loud v. ayyuka çıkmak
burst into loud laughter v. kahkahalarla gülmek
burst into loud laughter v. kahkahalar atmak
burst into loud laughter v. kahkahaya boğulmak
think out loud v. sesli düşünmek
play loud v. sesli çalmak
loud mouthed adj. ağzı kalabalık
as loud as adj. kadar gürültülü
loud and clear adj. açık seçik
loud voiced adj. yüksek sesli
too loud adj. çok gürültülü
loud-mouthed adj. ağzı bozuk
loud-voiced adj. yüksek sesli
very loud adj. çok gürültülü
loud-mouthed adj. boşboğaz
loud-mouthed adj. çenesi düşük
loud-mouthed adj. geveze
loud-mouthed adj. yüksek sesli
out loud adv. sesli
out loud adv. yüksek sesle
out loud adv. duyulacak bir şekilde
lol (laughing out loud) interj. çok komik
Phrases
with a loud noise n. gümbür gümbür
Colloquial
tell it out loud v. dillendirmek
loud and clear adj. belirgin
loud and clear expr. açık seçik
loud and clear expr. açık ve net
for crying out loud! expr. hadi canım!
for crying out loud! expr. inanamıyorum!
for crying out loud! expr. aman tanrım!
read it out loud expr. yüksek sesle oku
loud enough to wake the dead expr. ölüyü uyandıracak kadar yüksek sesli/gürültülü
loud enough to wake the dead expr. rahatsız edici derecede gürültülü
loud enough to wake the dead expr. aşırı gürültülü
for crying out loud! exclam. la havle!
Idioms
laugh out loud v. yüksek sesle gülmek
laugh out loud v. katılarak gülmek
laugh out loud v. kahkahayla gülmek
say something out loud v. yüksek sesle söylemek
cut loose with something (a loud scream) v. bağırmak
let loose with something (a loud scream) v. çığlık atmak
cut loose with something (a loud scream) v. çığlık atmak
let go with something (a loud scream) v. bağırmak
let loose with something (a loud scream) v. bağırmak
let go with something (a loud scream) v. çığlık atmak
hear (one) loud and clear v. (telefon veya radyoda) net bir şekilde duymak
hear (one) loud and clear v. gayet iyi bir şekilde anlamak
hear (one) loud and clear v. ne kastedildiğin tam olarak anlamak
hear (one) loud and clear v. (telefon veya radyoda) açık ve seçik olarak duymak
hear (one) loud and clear v. tam olarak ne dediğini anlamak
hear (one) loud and clear v. anladım anladım
have a loud mouth v. sürekli konuşmak
have a loud mouth v. boşboğazlık etmek
have a loud mouth v. kibirli bir şekilde sürekli konuşmak
have a loud mouth v. yüksek sesle aralıksız konuşmak
have a loud mouth v. kendini beğenmiş bir şekilde sürekli konuşmak
have a loud mouth v. ağzı gevşek olmak
be a loud mouth v. uluorta konuşan biri olmak
be a loud mouth v. yüksek sesle konuşan biri olmak
have a loud mouth v. çenesi düşük olmak
have a loud mouth v. yüksek sesle konuşmak
have a loud mouth v. uluorta konuşmak
have a loud mouth v. boşboğaz olmak
have a loud mouth v. kibirli bir tavırla sürekli konuşmak
have a loud mouth v. boşboğazlık etmek
be a loud mouth v. boşboğazlık eden biri olmak
be a loud mouth v. çenesi düşük olmak
be a loud mouth v. kibirli bir tavırla sürekli konuşan bir olmak
be a loud mouth v. boş boğaz olmak
be a loud mouth v. ağzı gevşek olmak
be a loud mouth v. dedikoducu (olmak)
have a loud mouth v. patavatsız (olmak)
have a loud mouth v. dedikoducu (olmak)
be a loud mouth v. gevşek ağızlı (olmak)
be a loud mouth v. patavatsız (olmak)
be a loud mouth v. boşboğaz (olmak)
have a loud mouth v. gevşek ağızlı (olmak)
have a loud mouth v. boşboğaz (olmak)
read (one) loud and clear v. (birini) anlamak
read (one) loud and clear v. (birini) net duymak
read (one) loud and clear v. (birinin) ne dediğini/demek istediğini anlamak
say out loud v. yüksek sesle söylemek
loud enough to wake the dead adj. ölüyü diriltecek kadar gürültülü
loud enough to wake the dead adj. ölüleri diriltecek kadar yüksek sesli
loud enough to wake the dead adj. kulakları sağır edecek kadar gürültülü
loud enough to wake the dead adj. çok gürültülü
as loud as thunder expr. çok gürültülü
for crying out loud expr. tanrı aşkına
Speaking
for crying out loud! expr. allah rızası için!
I read you loud and clear expr. seni net duyuyorum
I read you loud and clear expr. seni anlıyorum
I'm just thinking out loud expr. ben sadece sesli düşünüyorum
I'm thinking out loud expr. sadece yüksek sesle düşünüyordum
Chat Usage
laughing out loud (lol) n. kahkahalarla gülme
lol (laughing out loud) n. kahkahalarla gülmek
lol (laughing out loud) expr. çok komik
gol (giggle out loud) abrev. sesli güldüm
roflol (rolling on floor laughing out loud) abrev. yerde yüksek sesle gülerek yuvarlanıyorum
Technical
loud horn n. yüksek tonlu korna
loud-speaker equipment n. tesisat şeması
loud-speaker circuit n. hoparlör devresi
radio-loud adj. radyo gürültülü
radio-loud adj. radyo dalgaları yayan
Automotive
loud diesel knocking n. gürültülü dizel vuruntusu
Astronomy
radio-loud galaxy n. radyo gürültülü galaksi
radio-loud galaxy n. radyo gürültülü gökada
radio-loud quasar n. radyo gürültülü kuasar
radio-loud quasar n. radyo gürültülü yılberk
Military
lima charlie (loud and clear) expr. açık ve net (anlaşıldı)
Music
loud pedal n. yastık pedalı
loud pedal n. (piyanoda) ses kısmaya yarayan araçları tellerin üzerinden kaldırarak tellerin titreşmeye devamını sağlayan pedal
loud pedal n. sağ pedal
Slang
rotflol (rolling on the floor laughing out loud) expr. gülmekten yerlere yattım/çok komik
rotglol (rolling on the ground laughing out loud) expr. gülmekten yerlere yattım/çok komik