mali - Turc Anglais Dictionnaire

mali

Sens de "mali" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
Computer
mali n. mali
During that period, the Mali Empire flourished thanks to ample natural resources like gold and salt.
Bu dönemde Mali İmparatorluğu, altın ve tuz gibi bol doğal kaynaklar sayesinde gelişti.

More Sentences
General
mali n. (hindistan'da) bahçecilikle uğraşan kasta mensup kimse

Sens de "mali" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 16 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
mali fiscal adj.
The increase in taxation is a wrong fiscal policy.
Vergilerdeki artış yanlış bir mali politikadır.

More Sentences
mali financial adj.
The financial risk to businesses that cannot comply with the code is enormous.
Kurallara uyum sağlayamayan işletmeler için mali risk çok büyüktür.

More Sentences
General
mali financial adj.
The financial risk to businesses that cannot comply with the code is enormous.
Kurallara uyum sağlayamayan işletmeler için mali risk çok büyüktür.

More Sentences
mali monetary adj.
The new government should bring monetary stability to the country.
Yeni hükümet ülkeye mali açıdan istikrar getirmeli.

More Sentences
Trade/Economic
mali fiscal adj.
The increase in taxation is a wrong fiscal policy.
Vergilerdeki artış yanlış bir mali politikadır.

More Sentences
mali financial adj.
The financial risk to businesses that cannot comply with the code is enormous.
Kurallara uyum sağlayamayan işletmeler için mali risk çok büyüktür.

More Sentences
mali monetary adj.
The new government should bring monetary stability to the country.
Yeni hükümet ülkeye mali açıdan istikrar getirmeli.

More Sentences
Politics
mali financial adj.
The financial risk to businesses that cannot comply with the code is enormous.
Kurallara uyum sağlayamayan işletmeler için mali risk çok büyüktür.

More Sentences
Computer
mali mali n.
Energie du Mali is an electric company that provides electricity to Mali citizens.
Energie du Mali, Mali vatandaşlarına elektrik sağlayan bir elektrik şirketidir.

More Sentences
General
mali moneyman n.
mali malian adj.
mali economic adj.
mali pecunial [obsolete] adj.
mali pocket adj.
mali pecuniary adj.
Trade/Economic
mali financial power n.

Sens de "mali" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
hükümetler arası mali ilişkiler intergovernmental fiscal relations n.
mali yıl fiscal year n.
mali yardım financial support n.
mali kapasite denkleştirmesi fiscal capacity equalization n.
mali durum finances n.
mali protokol financial protocol n.
mali destek monetary assistance n.
mali sorumluluk sigortası liability insurance n.
mali nitelikli gümrük vergileri customs duties of a fiscal nature n.
büyük mali güç towering financial strength n.
şirketin mali yılı company's financial year n.
mali durum circumstances n.
açık (mali) deficit n.
mali sıkıntı financial difficulty n.
mali yönden sorumluluk accountableness n.
gider (mali) outgoings n.
mali durum finance n.
mali işler sorumlusu treasurer n.
mali darboğaz financial bottleneck n.
genişlemeci mali politika expansionary fiscal policy n.
mali bütçe financial budget n.
mali durum sağlığı financial health n.
mali yıl financial year n.
mali ve idari işler financial and administrative affairs n.
mali bilanço financial statement n.
mali dönem fiscal period n.
mali durum financial standing n.
mali açık fiscal deficit n.
telafisi imkansız mali zarar write off n.
mali yıl sonu end of a fiscal year n.
nitelikli mali suçlar advanced financial crimes n.
mali tutumluluk financial prudence n.
mali çıkar financial interest n.
mali fayda financial interest n.
serbest mali müşavir freelance financial consultant n.
mali sonuç financial result n.
mali durum bildirimi declaration of financial status n.
mali durum financial condition n.
mali durum financial status n.
mali durum financial situation n.
mali bilgi financial information n.
mali bütünlük financial integrity n.
mali hizmetler financial services n.
mali tahmin financial forecast n.
mali haklar financial rights n.
mali müşavirlik firması public accountant company n.
mali müşavirlik bürosu public accountant office n.
mali müşavirlik şirketi public accountant company n.
mali müşavirlik bürosu public accountant company n.
telafi edilmesi imkansız mali zarar write-off n.
mali sorumluluk ölçüsü accountability unit n.
mali yükümlülük financial obligation n.
mali destekçi financial provider n.
mali durum financial position n.
kişinin mali gücü one's pocketbook n.
mali yazıcı financial printer n.
mali yönden önemli proje financially significant project n.
mali açıdan önemli proje financially significant project n.
mali imkan financial means n.
mali ihtiyaç financial need n.
mali kaynak purse n.
1 mali kwacha'sının yüzde biri değerindeki para birimi tambala n.
papanın mali sekreteri camerlengo n.
papanın mali sekreteri camerlingo n.
mali işlem raporu account n.
siyasi sürgün, mali sıkıntı gibi sebeplerle evsiz kalanlar (the) displaced n.
mali hesapları incelemekten sorumlu kamu görevlisi comptroler [obsolete] n.
mali işlerde zorluk difficulty n.
engelli bireylere mali destek sağlayan programın sunduğu ekonomik yardım disability n.
engelli bireylere mali destek sağlayan program disability n.
mali yıl fiscal n.
mali çöküşten koruyan önlemler protection n.
idari veya mali takdir yetkisinin kullanımını içeren konular prudentials n.
mali temsilci steward n.
mali müşavir steward n.
mali destek sağlama subsidisation [uk] n.
mali destek sağlama subsidization [us] n.
mali destekçi funder n.
mali yön economics n.
ayakta kalmak (mali açıdan) be afloat v.
mali destek sağlamak subsidize v.
mali gücü yetmek afford v.
mali açıdan kötü durumda olmak be financially in bad shape v.
mali destek vererek kurtarmak bail out v.
mali destek sağlamak subsidise v.
mali yardım yapmak support financially v.
mali olarak desteklemek give financial support v.
mali olarak desteklemek subvent v.
mali kriz yaşamak have a financial crisis v.
mali kaynakları kesmek defund v.
mali sıkıntı çekmek be in financial difficulty v.
kendi mali gücüne göre vergi ödemek pay scot and lot v.
bir şeyle mali açıdan ilgilendiğini belirtmek declare one's interest v.
bir şeyle mali açıdan ilgilendiğini belirtmek declare an interest v.
mali yükümlülükler yüklemek encomber [obsolete] v.
mali olarak yeterince desteklememe underfunding v.
mali sorumluluğunu almak underwrite v.
devlet desteği başvurusunda mali duruma yönelik teste tabi olmak means-test v.
devlet desteği için başvuran kişinin mali durumuna yönelik araştırma gerektirmek means-test v.
devlet desteği için başvuran kişinin mali durumuna yönelik araştırma yapmak means-test v.
siyasi bir kampanya için (diğer adaydan) daha fazla mali destek toplamak outraise v.
politik, mali veya mesleki gücünü azaltmak destroy v.
(kendini) mali konularda aşırı zorlamak overextend v.
(bütçeyi, mali hedefi) aşmak overshoot v.
mali açıdan çok rahat deep pocket adj.
mali'ye özgü malian adj.
mali olmayan nonfinancial adj.
mali yönden garanti altına alınmış underwritten adj.
mali olarak yeterince desteklenmemiş underfinanced adj.
şirketin mali kayıtlarında görünen book adj.
fiziksel veya mali çöküşe yol açan ruinous adj.
mali işlerde iyi money-minded adj.
mali kazanç için sanatsal nitelikleri feda eden commercial adj.
mali sorumluluk almaya hazır veya istekli olmayan irresponsible adj.
mali açıdan kurum desteği almayan freelance adj.
mali açıdan iyi yapılandırılmış solid adj.
mali açıdan financially adv.
mali durumunu yükseltme arayışında on the make adv.
mali konularda in fiscal matters adv.
mali olarak pecuniarily adv.
mali kontrolör comptroller N.
mali destek subvention N.
mali işler sorumlusu bursar N.
Phrasals
mali sıkıntıya düşürmek wipe out v.
(bir şeye) mali yatırım yapmak buy into (something) v.
mali kayıp sonrası toparlanmak go back v.
Colloquial
özellikle mali sıkıntılarından ötürü tekrardan ailesiyle yaşamaya başlayan çocuk boomerang child n.
(özellikle mali açıdan) ihtiyaç içinde olmak hurt v.
mali açığı olan in the hole adj.
mali yönden kötü durumda in the dumps expr.
başarıl bir mali işlemin ya da satışın ardından çıkarılan ses ching expr.
Idioms
gelecekteki faydaların için şimdilik pek kar beklenmeye mali varlıklar seed corn n.
mali durum bankbook n.
mali işlerden sorumlu olmak hold the purse strings v.
mali işlerden sorumlu olmak control the purse strings v.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel-and-dime someone to death v.
mali yönden zor durumda olmak be in queer street v.
mali zorluk yaşamak be bleeding red ink v.
mali usulsüzlük yapmak salt the books v.
mali sıkıntılar yaşamak be caught in the crunch v.
mali destekte bulunmak kick the tin [australia] v.
(mali) yardım almak go on relief v.
(mali) yardım almak go on welfare v.
bir şeyin mali sorumluluğunu üstlenmek/üstüne almak assume liability for something v.
mali yardım almak be on welfare v.
bir şeyle mali açıdan ilgilendiğini belirtmek declare one's interest v.
bir şeyle mali açıdan ilgilendiğini belirtmek declare an interest v.
azar azar harcama yaptırarak mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime [us] v.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime (one) to death v.
azar azar harcama yaptırarak (birini) mali açıdan güç durumda bırakmak nickel and dime someone (to death) v.