rahatsız edici - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

rahatsız edici



Sens de "rahatsız edici" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 49 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
rahatsız edici annoying adj.
General
rahatsız edici inconvenient adj.
rahatsız edici fraught adj.
rahatsız edici uneasy adj.
rahatsız edici unrestful adj.
rahatsız edici plaguesome adj.
rahatsız edici besetting adj.
rahatsız edici discomfortable adj.
rahatsız edici obtrusive adj.
rahatsız edici pesky adj.
rahatsız edici irritant adj.
rahatsız edici noisy adj.
rahatsız edici irritating adj.
rahatsız edici irritative adj.
rahatsız edici annoying adj.
rahatsız edici bothersome adj.
rahatsız edici rough adj.
rahatsız edici abrasive adj.
rahatsız edici worrying adj.
rahatsız edici uncomfortable adj.
rahatsız edici disturbing adj.
rahatsız edici hot adj.
rahatsız edici haunting adj.
rahatsız edici nettlesome adj.
rahatsız edici disagreeable adj.
rahatsız edici interruptive adj.
rahatsız edici perturbational adj.
rahatsız edici perturbative adj.
rahatsız edici disruptive adj.
rahatsız edici disconcerting adj.
rahatsız edici vexing adj.
rahatsız edici exasperating adj.
rahatsız edici infuriating adj.
rahatsız edici distracting adj.
rahatsız edici cringeworthy adj.
rahatsız edici cringy adj.
rahatsız edici teasing adj.
rahatsız edici rattle-headed adj.
rahatsız edici rattle-pated adj.
rahatsız edici raucid adj.
rahatsız edici unagreeable adj.
rahatsız edici unconvenient adj.
rahatsız edici ungrateful adj.
rahatsız edici excruciating adj.
rahatsız edici maddening adj.
rahatsız edici blasting adj.
Colloquial
rahatsız edici birdturd adj.
rahatsız edici on (one's) nerves expr.
Idioms
rahatsız edici off-putting expr.

Sens de "rahatsız edici" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 112 résultat(s)

Turc Anglais
General
rahatsız edici şekilde davranmak make a nuisance of oneself v.
rahatsız edici olmak become annoying v.
rahatsız edici bir hal almak become annoying v.
rahatsız edici sorular sormak ask annoying questions v.
rahatsız edici sorular sormak ask disturbing questions v.
rahatsız edici bir şey görmek see something irritating v.
bir şeyi rahatsız edici bulmak see something as irritating v.
rahatsız edici sesler çıkartan kimse yodeler n.
rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma catharsis n.
rahatsız edici koku offensive odour n.
rahatsız edici koku foul odour n.
rahatsız edici koku obnoxious odour n.
rahatsız edici koku unpleasant odour n.
rahatsız edici ses jarring sound n.
rahatsız edici düşünce annoying opinion n.
rahatsız edici düşünce annoying thought n.
rahatsız edici düşünce disturbing thought n.
rahatsız edici sesler çıkartan kimse yodeller n.
rahatsız edici alışkanlık annoying habit n.
rahatsız edici sorun vexing ​problem n.
rahatsız edici problem vexing ​problem n.
rahatsız edici koku offensive smell n.
rahatsız edici koku odour nuisance n.
rahatsız edici koku odor nuisance n.
rahatsız edici koku odious smell n.
rahatsız edici koku repugnant odor n.
rahatsız edici koku repugnant odour n.
rahatsız edici ses raspiness n.
rahatsız edici şüphe nagging doubt n.
rahatsız edici iğrenç koku nidor n.
rahatsız edici şey thorn n.
rahatsız edici konuşma yawping n.
düşüncesiz veya rahatsız edici şeyler yapan kimse joker n.
düşüncesiz veya rahatsız edici şeyler yapan kimse turkey n.
rahatsız edici (renk/ses) strident adj.
rahatsız edici nitelikte olmayan nonirritating adj.
rahatsız edici nitelikte olmayan nonirritant adj.
rahatsız edici (ses) raspy adj.
rahatsız edici (eleştiri vb.) snarky adj.
rahatsız edici nitelikte olmayan non-irritant adj.
rahatsız edici nitelikte olmayan non-irritating adj.
kulakları rahatsız edici ragged adj.
rahatsız edici (ses) raucous adj.
rahatsız edici olmayan unfraught adj.
yanına yaklaşılamayacak kadar rahatsız edici unhospitable adj.
rahatsız edici derecede parlak blaring adj.
rahatsız edici şekilde hackingly adv.
rahatsız edici bir şekilde disturbedly adv.
rahatsız edici bir şekilde discomfortingly adv.
rahatsız edici bir şekilde bothersomely adv.
rahatsız edici bir şekilde hauntingly adv.
rahatsız edici bir şekilde uncomfortably adv.
rahatsız edici bir şekilde brattily adv.
rahatsız edici bir şekilde irritatingly adv.
rahatsız edici bir şekilde disquietingly adv.
rahatsız edici bir halde inconveniently adv.
rahatsız edici bir şekilde (ses) jangly adv.
rahatsız edici bir şekilde unnervingly adv.
rahatsız edici bir şekilde unsettlingly adv.
Phrasals
rahatsız edici şekilde davranmak act up v.
takur-tukur (rahatsız edici) ses çıkarmak rattle around in something v.
rahatsız edici bir şeyi yapmayı bırakmak get away v.
(birine) rahatsız edici şekilde bakmak/laf atmak perve on (one) v.
birine rahatsız edici şekilde bakmak perve on someone v.
Phrases
rahatsız edici görüntüler içeren graphic in nature expr.
Proverb
trajik, zor, rahatsız edici her şey üzerinden yeterince zaman geçtikten sonra mizahın konusu olabilir comedy equals tragedy plus time [cliché]
trajik, zor, rahatsız edici her şey üzerinden yeterince zaman geçtikten sonra mizahın konusu olabilir/komediye dönüşebilir humor equals tragedy plus time [cliché]
Colloquial
rahatsız edici olmak bite v.
rahatsız edici bir şey yapmayı/söylemeyi bırakmak turn it up v.
rahatsız edici kimse the limit [obsolete] n.
rahatsız edici kişileri engellemek için e-posta hesabında oluşturulan bir filtre bozo filter n.
rahatsız edici sessizlik uncomfortable silence n.
akılda kalan rahatsız edici şarkı earworm n.
rahatsız edici deneyim harrowing experience n.
rahatsız edici derecede gürültülü loud enough to wake the dead expr.
birini rahatsız edici on someone's nerves expr.
Idioms
(rahatsız edici bir olay) çok yaklaşmak be too close for comfort v.
çok rahatsız edici olmak be in the worst possible taste v.
talihsizliklerin yaşandığı rahatsız edici gün bad hair day n.
rahatsız edici ortam heavy atmosphere n.
rahatsız edici sessizlik heavy silence n.
rahatsız edici/endişe verici şey three-alarm fire n.
kendine aşırı güvenen rahatsız edici tip a jack the lad n.
hoş olmayan/rahatsız edici bir emri veya işi yerine getirmesi için tutulmuş kişi hatchet man n.
rahatsız edici bir sessizlik/ortam a heavy silence n.
rahatsız edici bir sessizlik/ortam a heavy atmosphere n.
rahatsız edici derecede yüksek sesli earsplitting adj.
rahatsız edici derecede yüksek sesli ear-splitting adj.
rahatsız edici/tehlikeli derecede yüksek too high for comfort expr.
Law
rahatsız edici unsurun yetkili mercilerce engellenmesi, sonlandırılması veya imha edilmesi nuisance abatement n.
Technical
sesi anlaşılamaz veya daha az rahatsız edici hale getirmek için gürültü kullanımı noise masking n.
rahatsız edici hava akımı downdraft n.
rahatsız edici hava akımı downdraught n.
Telecom
rahatsız edici kanal disturbing channel n.
Television
kasıtlı olarak şiddet içeren, rahatsız edici ve korkunç programlar gösteren televizyon programları car-crash tv n.
Medical
rahatsız edici öksürük nagging cough n.
Psychology
rahatsız edici uyarıcı aversive stimulus n.
rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma katharsis n.
Gastronomy
rahatsız edici olmayan bland adj.
Environment
rahatsız edici koku odor nuisance n.
Abbreviation
gönderilenin rahatsız edici içerik olduğunu ve dikkatli açılması gerektiğini belirten uyarı ifadesi nsfw (not safe for work) n.
Slang
birini rahatsız edici bir şekilde eleştirmek bust somebody’s ass v.
birini rahatsız edici bir şekilde eleştirmek bust somebody’s balls v.
birini rahatsız edici bir şekilde eleştirmek bust somebody’s butt v.
birini rahatsız edici bir şekilde eleştirmek bust somebody’s hump v.
azgın kedi sesine benzeyen rahatsız edici insan sesi caterwauling n.
sinir bozucu ve rahatsız edici insan doryphore n.
rahatsız edici kadın bat n.
rahatsız edici kadın old bat n.
rahatsız edici kimse pishmire n.
rahatsız edici biçimde kokan foxy adj.
British Slang
rahatsız edici kimse asbo n.