spotted - Turc Anglais Dictionnaire

spotted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spotted — Definition

Signification:
benekli, fark edilmiş
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈspɑːtɪd/ – BrE /ˈspɒtɪd/)
Partie du discours:
Sıfat: spotted

Sens de "spotted" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
spotted adj. benekli
The farmer has several spotted cows in the range.
Çiftçinin merada birkaç benekli ineği var.

More Sentences
spotted adj. lekeli
General
spotted adj. puantiyeli
The little girl put on her spotted pajamas before sleep.
Küçük kız uyumadan önce puantiyeli pijamalarını giydi.

More Sentences
spotted adj. benek benek
spotted adj. puanlı
spotted adj. düzensiz
spotted adj. kirli
spotted adj. lekelenmiş
spotted adj. noktalı
spotted adj. tekir
spotted adj. dikkat edilen
spotted adj. fark edilen
spotted adj. göze çarpan
spotted adj. öne çıkan
spotted adj. şüpheli
spotted adj. izlenen
spotted adj. göz hapsine alınan
spotted adj. takip edilen
spotted adj. fark edilmiş

Sens de "spotted" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
spotted fever n. lekelihumma
spotted sandpiper n. benekli düdükçün
spotted flycatcher n. benekli sinekkapan
spotted redshank n. kara kızılbacak
great spotted cuckoo n. tepeli guguk
spotted crake n. benekli suyelvesi
lesser spotted woodpecker n. küçük ağaçkakan
lesser spotted eagle n. küçük orman kartalı
greater spotted eagle n. büyük orman kartalı
liver spotted dalmatian n. benekli dalmaçyalı
middle spotted woodpecker n. ortanca ağaçkakan
great-spotted woodpecker n. orman ağaçkakanı
spotted dress n. puantiyeli elbise
spotted dress n. benekli elbise
spotted dress n. benekli elbise
be spotted v. lekelenmek
be spotted by a plane v. (kazazedeler için kullanılır) bir uçak tarafından fark edilmek
be spotted on a security camera v. güvenlik kamerasına yakalanmak
be spotted out v. görüntülenmek
be spotted with cigarette in hand v. elinde sigarayla kameralara yansımak
be spotted with cigarette in hand v. elinde sigarayla görüntülenmek
be spotted v. beneklenmek
yellow-spotted adj. sarı benekli
toad-spotted [obsolete] adj. rezil
toad-spotted [obsolete] adj. yüz kızartıcı
toad-spotted [obsolete] adj. kötü şöhretli
eye-spotted adj. göz göz
eye-spotted adj. benekli
maroon-spotted adj. bordo benekli
dark-spotted adj. koyu noktalı
dark-spotted adj. puantiyeli
dark-spotted adj. dalmaçyalı
cinque-spotted adj. beş benekli
Colloquial
spotted dog n. dalmaçya köpeği
Speaking
I spotted your game expr. numaranı çaktım
they were spotted on a security camera three days ago stealing a vehicle expr. üç gün önce bir araç çalarken güvenlik kamerasına yakalanmışlar
Medical
rocky mountain spotted fever n. kayalık dağlar benekli humması
rocky mountain spotted fever n. kayalık dağlar lekeli humması
rocky mountain spotted fever n. kayalık dağlar lekeli humması
Pathology
rocky mountain spotted fever n. riketsiyal bakterilerin neden olduğu ve kenelerle taşınan hastalık
Parasitology
two-spotted spider mite (tetranychus urticae) n. yumuşak bitki parçalarıyla beslenen, sera ve bahçelere zarar veren bir örümcek akarı
two-spotted mite n. yumuşak bitki parçalarıyla beslenen, sera ve bahçelere zarar veren bir örümcek akarı
two-spotted spider mite (tetranychus urticae) n. i̇ki noktalı kırmızı örümcek
two-spotted mite n. i̇ki noktalı kırmızı örümcek
Gastronomy
spotted dick n. kuru meyveli bir puding
spotted dog n. iç yağı ve kuru meyveler ile hazırlanan geleneksel bir kek
Marine Biology
spotted torpedo n. lekeli elektrik balığı
spotted ray n. vatoz
spotted torpedo n. lekeliuyuşturan balığı
spotted torpedo n. çarpan
atlantic spotted flounder n. iripulpisi balığı
spotted seabass n. ispendik
spotted torpedo n. torpil balığı
spotted seabass n. benekli levrek balığı
spotted torpedo n. elektrik balığı
spotted seabass n. levrek
spotted torpedo n. uyuşturan balığı
spotted lanternfish n. ışıldak balığı
five-spotted wrasse n. bıldırcınçırçırı balığı
four-spotted goby n. dört benekli kayabalığı
five-spotted wrasse n. çırçır balığı
five-spotted wrasse n. ot balığı
four-spotted goby n. benekli kayabalığı
small-spotted catshark n. dişlikedi balığı
two-spotted goby n. benekli kayabalığı
spotted newt n. küçük semender
spotted bonytongue n. avustralya nehirlerinde yaşayan büyük bir balık
spotted barramundi n. avustralya arowanası
spotted barramundi n. avustralya nehirlerinde yaşayan büyük bir balık
spotted bonytongue n. avustralya arowanası
spotted jewfish (epinephalus itajara) n. atlantik golyat orfozu
spotted jewfish (epinephalus itajara) n. atlantik okyanusu'nda yaşayan çok büyük bir orfoz
spotted catfish (ictalurus lacustris) n. siyah benekli bir kedi balığı
spotted cat (ictalurus lacustris) n. siyah benekli bir kedi balığı
spotted black bass n. bir kara levrek türü
spotted squeateague n. abd'nin güney atlantik ve körfez kıyılarında yaşayan bir denizalası
spotted sea trout n. abd'nin güney atlantik ve körfez kıyılarında yaşayan bir denizalası
spotted weakfish n. abd'nin güney atlantik ve körfez kıyılarında yaşayan bir denizalası
spotted sunfish (lepomis punctatus) n. benekli güneş balığı
spotted mackerel (scomberomorus queenslandicus) n. kuzey avustralya sularına özgü bir uskumru
spotted turbot n. benekli bir kalkan balığı
spotted eagle ray n. benekli kartal vatozu
spotted seatrout (cynoscion nebulosus) n. benekli deniz alası
Zoology
spotted sandgrouse n. benekli bağırtlak
spotted eagle n. büyük orman kartal
spotted flycatcher n. benekli sinekkapan
spotted sandpiper n. benekli düdükçün
spotted crake n. benekli sutavuğu
lesser spotted eagle n. küçük orman kartalı
great spotted woodpecker n. büyük alaca ağaçkakan
lesser spotted eagle n. küçük bağırgan
spotted crake n. benekli su tavuğu
spotted redshank n. pasrengi kızılbacak
middle spotted woodpecker n. ortanca ağaçkakan
lesser spotted eagle n. küçük orman kartal
lesser spotted woodpecker n. küçük ağaçkakan
great spotted cuckoo n. tepeli guguk
greater spotted eagle n. büyük orman kartalı
great spotted woodpecker n. orman alaca ağaçkakanı
spotted redshank n. kara kızılbacak
great spotted woodpecker n. orman ağaçkakanı
great spotted woodpecker n. benekli ağaçkakan
spotted quoll n. keseli sansar
spotted crake n. su yelvesi
spotted eagle n. büyük bağırgan kartal
spotted eagle n. büyük orman kartalı
seven-spotted lady beetle n. yedi noktalı uğur böceği
spotted-tail quoll n. keseli sansar
spotted-tailed dasyure n. keseli sansar
seven-spotted lady betle n. yedi noktalı uğur böceği
seven-spotted ladybird beetle n. yedi noktalı uğur böceği
seven-spotted ladybug n. yedi noktalı uğur böceği
seven-spotted ladybird n. yedi noktalı uğur böceği
seven-spotted ladybeetle n. yedi noktalı uğur böceği
spotted owl n. benekli baykuş
great spotted woodpecker n. göknar ağaçkakanı
spotted whip snake n. kocabaş yılan
silver-spotted skipper n. gümüş benekli zıpzıp
spotted fritillary n. benekli iparhan
spotted hyena n. benekli sırtlan
rusty-spotted cat n. paslı kedi
spotted deer n. benekli geyik
yellow-spotted salamander n. sarı lekeli parlak siyah derisi olan bir kuzey amerika semenderi
spotted salamander (ambystoma maculatum) n. sarı lekeli parlak siyah derisi olan bir kuzey amerika semenderi
spotted cat n. kürkü lekeli veya benekli olan yaban kedisi
spotted cat n. lekeli veya benekli yaban kedisi postu
spotted bat n. abd'nin güneybatısında görülen benekli ve dev kulaklı bir yarasa
little spotted skunk n. abd'nin güneybatısında ve meksika'da yaygın olarak görülen spilogale cinsi çeşitli küçük kokarcalara verilen ad
spotted lynx n. güney avrupa'ya özgü bir vaşak
spotted lynx n. iber vaşağı
spotted seal (phoca largha) n. benekli fok
spotted skunk n. benekli bir kokarca
spotted terrapin n. benekli bataklık kaplumbağası
spotted turtle n. benekli bataklık kaplumbağası
spotted tortoise n. benekli bataklık kaplumbağası
Botanic
spotted vessels n. noktalı damarlar
spotted ladysthumb n. söğütotu
spotted wilt n. çeşitli bitkileri etkileyen bir viral hastalık
spotted tricholoma (tricholoma pardinum) n. ince gri renkli lifçikleri ve soluk renkli bir şapkası olan zehirli bir çayır mantarı
spotted joe-pye weed n. kuzey amerika'da yetişen pembe çiçekli çok yıllık bir bitki
spotted joe-pye weed n. kuzey amerika'da yetişen sarmal biçimli yaprakları olan uzun boylu çok yıllık bir bitki
spotted laurel n. japon akubası
spotted beebalm (monarda punctata) n. mızrak şeklinde yaprakları ve mor benekli çiçekleri olan, abd ve meksika'ya özgü bir bitki
spotted gum (eucalyptus citriodora) n. limon kokulu okaliptüs
spotted gum (eucalyptus maculata) n. benekli kabuğu olan büyük bir okaliptüs ağacı
spotted gum (eucalyptus maculata) n. benekli okaliptüs
spotted gum n. kuzeydoğu avustralya'ya özgü uzun bir ağaç
spotted hemlock n. kuzey amerika'nın kuzeydoğusuna özgü, zehirli yumru kökleri olan uzun ve iki yıllık bir su baldıranı
spotted cowbane n. kuzey amerika'nın kuzeydoğusuna özgü, zehirli yumru kökleri olan uzun ve iki yıllık bir su baldıranı
common spotted orchid n. avrupa'ya özgü mor, pembe, beyaz, leylak renkli benekli veya koyu kırmızı veya mor çizgili çiçekleri olan bir orkide