stub - Turc Anglais Dictionnaire

stub

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stub — Definition

Signification:
küt uç, koçan
Prononciation (IPA):
(AmE /stʌb/ – BrE /stʌb/)
Partie du discours:
İsim: stub (stubs)
Synonymes:
stump, remnant
Antonymes:
extension, continuation

Sens de "stub" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 31 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
stub n. koçan
Having found the ticket stub, she kept it as a reminder.
Bilet koçanını bulduktan sonra onu bir hatıra olarak sakladı.

More Sentences
General
stub v. vurmak
The thief stubbed his toe on the door.
Hırsız ayak parmağını kapıya vurdu.

More Sentences
stub v. çarparak incitmek (ayak parmağını)
She almost stumbled when she stubbed her toe.
Ayak parmağını çarparak incittiğinde az kalsın tökezliyordu.

More Sentences
stub v. (sigara) söndürmek
He picked the cigarette up, looked at it and stubbed it out.
Sigarayı aldı, baktı ve söndürdü.

More Sentences
Informatics
stub n. koçan
Having found the ticket stub, she kept it as a reminder.
Bilet koçanını bulduktan sonra onu bir hatıra olarak sakladı.

More Sentences
Tobacco
stub n. izmarit
Dave shouldn't have thrown away the cigar stub.
Dave puro izmaritini atmamalıydı.

More Sentences
General
stub n. kesilen ağacın kalan kütüğü
stub n. tıknaz
stub n. kütük
stub n. kalan kök (ağaç)
stub n. dipkoçanı
stub n. kalem artığı
stub n. sigara izmariti
stub n. bilet parçası (tiyatro/sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan)
stub n. kullanılmış bir şeyden kalan parça
stub n. dip koçanı
stub n. kalıntı
stub n. küt nesne
stub v. köklerden temizlemek
stub v. taşa çarpmak
stub v. kökünden sökmek (ağaç)
stub v. ayak parmağını çarparak incitmek
stub v. ayağını bir yere çarpmak
stub adj. bodur
stub N. küt uç
Trade/Economic
stub n. makbuz koçanı
Technical
stub n. dip koçanı
stub n. küt çıkıntı
stub n. sivri uç
stub n. yan çizgi
stub adj. mum dibi

Sens de "stub" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 65 résultat(s)

Anglais Turc
General
cigarette stub n. sigara izmariti
check stub n. çek koçanı
ticket stub n. bilet koçanı
ticket stub n. biletin müşteride kalan kısmı
bill stub n. fatura koçanı
stub out v. söndürmek
stub something out v. söndürmek
stub a cigarette out on v. sigarayı bir şeye bastırarak söndürmek
stub a cigarette out v. sigarayı bir şeye bastırarak söndürmek
stub out one's cigarette v. sigarasını söndürmek
stub out cigarette v. sigara söndürmek
stub out v. kökünü kazımak
stub out v. sigarayı söndürmek
Phrasals
stub out v. (sigara) söndürmek
Idioms
stub one's toe against something v. ayağını sert bir cisime çarpmak
stub one's toe against something v. ayağı tökezlemek
stub one's toe on something v. ayağını sert bir cisime çarpmak
stub one's toe on something v. ayağı tökezlemek
stub toe against v. ayağı tökezlemek
stub (one's) toe v. ayağını sert bir cisme çarpmak
stub (one's) toe v. ayağı tökezlemek
stub toe against v. ayağını sert bir cisme çarpmak
Trade/Economic
pay stub n. maaş makbuzu
pay stub n. maaşın ödendiğini gösteren belge
cheque stub n. çek koçanı
Technical
stub area n. bilgi yordamı alanı
stub axle n. ölü mil
stub cable n. saplama kablo
stub plate n. uç plakası
stub axle n. dingil
slip stub shaft n. kayıcı kısa mil
stub axle n. aks mili
stub loader n. bilgi yordamı yükleyicisi
stub plate n. dingil plakası
stub axle n. aks
stub axle n. aks mafsalı
stub boom n. sivri bom
stub mortise n. başlık zıvanası
stub axle n. dingil füzesi
stub axle n. kısa dingil
stub's wire gauge n. stub tel ölçeği
pipe stub n. boru ağız parçası
pipe stub n. boru ağızlığı
turbine stub shaft n. türbin hız monitörü mili
Computer
stub zone n. kalıntı bölgesi
stub area n. saplama alanı
stub metric n. saplama ölçütü
user stub n. kullanıcı belirteci
awd viewer stub n. awd görüntüleyicisi sayfası
incompatible version of the rpc stub n. rpc saplamasının geçersiz sürümü
Telecom
stub antenna n. çubuk anten
stub antenna n. parmak anten
stub cable n. saplama kablo
stub zone n. saplama alanı
Construction
stub tenon n. kısa geçme
stub tenon n. kördelik zıvana dili
stub tenon n. kısa dil
Automotive
stub axle n. kısa dingil
axle driveshaft stub n. dingil füzesi
drive shaft stub n. tahrik mili başı
stub axle bearing n. dingil füzesi rulmanı
stub axle n. kısa aks mili
Medical
stub thumb v. kısa ve geniş baş parmak
Agriculture
stub-runner opener n. balta tipi çizi açıcı
Military
stub survivor curve n. tamamlanmamış hizmette kalma eğrisi