superimpose - Turc Anglais Dictionnaire

superimpose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

superimpose — Definition

Signification:
üst üste bindirmek
Prononciation (IPA):
(AmE /ˌsuːpərɪmˈpoʊz/ – BrE /ˌsjuːpərɪmˈpəʊz/)
Partie du discours:
Fiil: superimpose (superimposes – superimposed – superimposing)
Synonymes:
overlay, superpose
Antonymes:
separate, detach

Sens de "superimpose" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 15 résultat(s)

Anglais Turc
General
superimpose v. üzerine yerleştirmek
A cute photo of a cat is superimposed on a nice painting.
Güzel bir tablonun üzerine sevimli bir kedi fotoğrafı yerleştirilmiş.

More Sentences
superimpose v. üst üste yapmak
superimpose v. üstüne koymak
superimpose v. eklemek
superimpose v. üst üste getirmek
superimpose v. üzerine koymak
superimpose v. üst üste koymak
superimpose v. fotomontaj yapmak
superimpose v. birleştirmek
superimpose v. bir araya getirmek
superimpose v. üst üste bindirmek
Technical
superimpose v. üst üste koymak
superimpose v. üzerine koymak
Food Engineering
superimpose n. birleştirme
Military
superimpose v. bindirme usulü kriptolamak

Sens de "superimpose" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 18 résultat(s)

Anglais Turc
General
superimpose on v. bir şeyi başka bir şeyin üzerine bindirmek
superimpose on v. üzerine yerleştirmek
superimpose on v. -e uygulamak
superimpose over v. -e uygulamak
superimpose over v. üstüne koymak (bir başka şeyin)
superimpose over v. üstüne bindirmek (bir başka şeyin)
Phrasals
superimpose (someone or oneself) on (someone or something) v. (birini/kendini birinin/bir şeyin) yerinde hayal etmek
superimpose (someone or something) on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) görselini (birinin/bir şeyin) görselinin üzerine yerleştirmek
superimpose (someone or oneself) onto (someone or something) v. (birinin/kendinin) fikirlerini, ideallerini (başka birine/başka birinin hayatına) yerleştirmeye çalışmak
superimpose (someone or oneself) onto (someone or something) v. (birini/kendini birinin/bir şeyin) yerine koymak
superimpose (someone or something) onto (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) görselini (birinin/bir şeyin) görselinin üzerine yerleştirmek
superimpose (someone or oneself) onto (someone or something) v. (birini/kendini birine/bir şeye) empoze etmek
superimpose (someone or something) on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) görselini (birinin/bir şeyin) görseline fotomontajla eklemek
superimpose (someone or oneself) on (someone or something) v. (birini/kendini birinin/bir şeyin) yerine koymak
superimpose (someone or oneself) on (someone or something) v. (birini/kendini birine/bir şeye) empoze etmek
superimpose (someone or oneself) onto (someone or something) v. (birini/kendini birinin/bir şeyin) yerinde hayal etmek
superimpose (someone or oneself) on (someone or something) v. (birinin/kendinin) fikirlerini, ideallerini (başka birine/başka birinin hayatına) yerleştirmeye çalışmak
superimpose (someone or something) onto (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) görselini (birinin/bir şeyin) görseline fotomontajla eklemek