televizyon - Turc Anglais Dictionnaire

televizyon

Sens de "televizyon" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 19 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
televizyon television n.
She works in the television industry.
Televizyon sektöründe çalışıyor.

More Sentences
General
televizyon telly n.
I do not have a telly at home.
Evde televizyonum yok.

More Sentences
televizyon box n.
You shouldn't spend the whole day in front of the box!
Bütün gününü televizyonun önünde geçirmemelisin!

More Sentences
televizyon television set n.
My brother bought a new television set.
Benim erkek kardeşim yeni bir televizyon satın aldı.

More Sentences
televizyon tv n.
Similarly, it is vital that regional TV should be involved.
Benzer şekilde, bölgesel televizyonların da sürece dahil edilmesi hayati önem taşımaktadır.

More Sentences
televizyon tv set n.
She asked him to adjust the TV set.
Ondan televizyonu ayarlamasını istedi.

More Sentences
Informal
televizyon idiot box n.
The TV is no longer an idiot box.
Televizyon artık aptal kutusu değil.

More Sentences
Television
televizyon television n.
She works in the television industry.
Televizyon sektöründe çalışıyor.

More Sentences
General
televizyon gogglebox n.
televizyon television receiver n.
televizyon goggle box n.
televizyon tube n.
Colloquial
televizyon boob tube n.
televizyon boob-tube n.
Idioms
televizyon the goggle-box n.
televizyon small screen n.
British Slang
televizyon custard and jelly n.
televizyon the telly n.
televizyon boob tube n.

Sens de "televizyon" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
televizyon ruhsatı television licence n.
televizyon haberleri television news n.
televizyon muhabiri tv reporter n.
televizyon yayını telecasting n.
televizyon seyircisi televiewer n.
televizyon takımı tv set n.
televizyon haber spikeri tv newsman n.
televizyon tüpü television tube n.
politikada televizyon television in politics n.
yayın (radyo, televizyon) broadcast n.
televizyon istasyonu tv station n.
televizyon spikeri tv announcer n.
televizyon yayıncısı telecaster n.
televizyon kültürü television culture n.
televizyon spikeri television announcer n.
televizyon izleyicisi watcher of tv n.
televizyon aktarıcısı television transmitter n.
televizyon seti television set n.
televizyon yayını tv broadcasting n.
televizyon ekranı television screen n.
televizyon yayını television broadcast n.
televizyon yazarlığı television authorship n.
televizyon alıcısı television set n.
televizyon devreleri television circuits n.
televizyon ve politika television and politics n.
televizyon oyunları television plays n.
renkli televizyon color tv n.
müşterek antenli televizyon community antenna television n.
televizyon anteni tv antenna n.
televizyon kablosu television cable n.
televizyon izleyicileri tv audience n.
televizyon izleyicisi televiewer n.
televizyon yıldızı television star n.
televizyon odası television room n.
televizyon röportajcısı television reporter n.
eğitimde televizyon television in education n.
televizyon programı television program n.
sağlık eğitiminde televizyon mass media in health education n.
sinema ve televizyon motion pictures and television n.
televizyon filmi telefilm n.
televizyon yıldızı tv star n.
televizyon donanımı television equipment n.
televizyon anteni television antenna n.
televizyon tamircisi tv technician n.
televizyon yayını telecast n.
televizyon yayıncılığı television broadcasting n.
televizyon reklamcılığı television advertising n.
televizyon istasyonu television station n.
görüntüsü net televizyon high definition television n.
sosyal açıdan televizyon yayıncılığı social aspects of television broadcasting n.
televizyon istasyonları television station n.
televizyon programı tv program n.
televizyon programları television programs n.
televizyon stüdyosu television studio n.
radyo, televizyon programının veya bir sanat faaliyetinin maliyetini karşılayan firma sponsor n.
dijital televizyon digital television n.
yayın yapan (radyo, televizyon) broadcaster n.
televizyon yayını yapan kimse telecaster n.
etkileşimli televizyon interactive television n.
renkli televizyon color television n.
televizyon veya teyp bölmesi cabinet n.
televizyon seyircisi watcher of tv n.
televizyon odası tv room n.
televizyon kamerası television camera n.
televizyon yayını television broadcasting n.
televizyon sistemi television system n.
televizyon oyunu teleplay n.
televizyon haber yayıncılığı television broadcasting of news n.
renkli televizyon colour tv n.
televizyon yayını broadcast n.
televizyon filmi television film n.
sinema ve televizyon endüstrisi showbiz n.
radyo televizyon üst kurulu radio and television supreme council n.
cep telefonuna yüklenip izlenen televizyon dizisi bölümü mobisode (mobile episode) n.
canlı televizyon programları live television programs n.
stereofonik radyo televizyon yayınclığı stereophonic broadcasting n.
uydu televizyon yayıncılığı direct broadcast satellite television n.
televizyon yapıtı television work n.
televizyon yapımcısı television producer n.
televizyon kanalı video channel n.
radyo televizyon yayın aracı airwaves n.
televizyon dizisi television series n.
televizyon dizisi tv series n.
paralı televizyon yayını pay per view n.
kapalı devre televizyon sistemi closed circuit television system n.
televizyon yoluyla misyonerlik yapan kimse televangelist n.
televizyon yoluyla misyonerlik televangelism n.
radyo-televizyon gazeteciliği broadcast journalism n.
radyo-televizyon yayıncılığı broadcasting n.
radyo-televizyon yayıncılığı hakları broadcasting rights n.
radyo-televizyon reklamcılığı broadcast advertising n.
kapalı devre televizyon closed-circuit television n.
yüksek tanımlı televizyon high definition television n.
ücretli televizyon pay television n.
televizyon sehpası television table n.
televizyon kumandası television remote control n.
televizyon sunucusu frontman n.
37 ekran televizyon 37 inch television n.
televizyon dizisi bölümlerinin art arda verilmesi series marathon n.
televizyon dolabı tv cabinet n.
düz-ekran televizyon flat-screen television n.
düz-ekran televizyon flat-screen tv n.
bağış toplamak için düzenlenen uzun televizyon programı telethon n.
televizyon rehberi television guide n.
televizyon reklamı television commercial n.
televizyon reklamı television advertisement n.
televizyon reklamı tv commercial n.
televizyon kameramanı television cameraman n.
televizyon kameramanı tv cameraman n.
radyo veya televizyon broadcasting n.
televizyon izleyicisi television viewer n.
televizyon izleyicisi tv viewer n.
televizyon kanalları arasında gezinip durma zapping n.
televizyon kanalları arasında gezinip durma channel surfing n.
televizyon kanalları arasında gezinip durma channel hopping n.
yabancı televizyon dizisi foreign tv series n.
yüksek çözünürlüklü televizyon hd tv n.
televizyon siması tv personality n.
yüksek çözünürlüklü televizyon high definition television n.
televizyon köşesi television corner n.
televizyon programı tv programme n.
bir televizyon ya da radyo sunucusuyla birlikte çalışıp o kişinin işini kolaylaştıran kişi (kanada) animator n.
kablolu televizyon hizmeti cable television service n.
hızla tüketilen sansasyonel haberler yapan televizyon tabloid tv n.
radyo ya da televizyon programına telefonla katılan call-in n.
takipçilerin yayına telefonla katılabildikleri radyo ya da televizyon programı call-in n.
kumanda ile televizyon kanallarını peş peşe geçme channel-surfing [usa] n.
televizyon kanalları arasında sörf yapma channel-surfing [usa] n.
cinemax (kablolu televizyon kanalı) max n.
televizyon seti box n.
radyo veya televizyon için reklam kuşağı hazırlayan kimse huckster n.
(resmi işlerde, televizyon yayınlarında) işleri yöneten kadın mistress of ceremonies n.
televizyon yayın akışı lineup n.
hediye dağıtılan radyo veya televizyon programı giveaway n.
televizyon görüntüsünün pürüzlenmesi grain n.
radyo veya televizyon programından sonra yayınlanan kısa reklam hitchhike n.
dizi halinde yayınlanmayan televizyon programı one shot n.
dizi halinde yayınlanmayan televizyon programı one-shot n.
dinleyicilerin veya izleyicilerin telefonla canlı yayına katılabildiği bir radyo veya televizyon programı open-line [canada] n.
(gazete, kitap, televizyon, sinema) internet öncesinde var olan medya old media n.
film veya televizyon stüdyosunda bulunan kafeterya commissary n.
film veya televizyon stüdyosunda bulunan yemekhane commissary n.
bilgi veren televizyon programı infotainment n.
(televizyon veya radyo programında gerçekleştirilen) açık oturum katılımcısı panellist n.
portatif televizyon kamerası ve video teyp kaydedici kombinasyonu portapack n.
taşınabilir televizyon seti portable n.
portatif televizyon kamerası ve video teyp kaydedici kombinasyonu portapak n.
televizyon ünitesi tv unit n.
televizyon programı forum n.
(televizyon ekranı veya filmde) test nesnesini çevreleyen ışık alanı surround n.