tumbles - Turc Anglais Dictionnaire

tumbles

tumbles — Definition

Signification:
yuvarlanmak, düşmek
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈtʌmbəl/ – BrE /ˈtʌmbəl/)
Partie du discours:
Fiil: tumble (tumbles – tumbled – tumbling)
Synonymes:
fall, topple
Antonymes:
rise, steady

Sens de "tumbles" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 51 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
tumble n. takla
General
tumble n. düşüş
The oil prices are expected to take a tumble next month.
Gelecek ay petrol fiyatlarında bir düşüş bekleniyor.

More Sentences
tumble v. devrilmek
First, time will tumble, and then the earth.
Önce zaman devrilir, sonra da yeryüzü.

More Sentences
tumble v. yuvarlanmak
These bubbles are tumbling towards the bottom of the screen and they’re moving fast!
Bu baloncuklar ekranın alt kısmına doğru yuvarlanıyor ve hızlı hareket ediyorlar!

More Sentences
tumble v. takla atmak
The car hit the barrier and tumbled over.
Otomobil bariyere çarpıp takla attı.

More Sentences
tumble v. altüst etmek
The angry customer tumbled into the hall.
Öfkeli müşteri salonu altüst etti.

More Sentences
tumble v. düşmek
Prices have tumbled dramatically in a week.
Fiyatlar bir haftada inanılmaz derecede düştü.

More Sentences
tumble v. dalgalar halinde dökülmek
My hair tumbled over my back when I was young.
Küçükken saçlarım sırtıma dalgalar halinde dökülürdü.

More Sentences
tumble v. patır patır dökülmek
The words were tumbling out of her mouth as it was her first presentation.
İlk sunumu olduğu için kelimeler ağzından patır patır dökülüyordu.

More Sentences
tumble v. taşmak
The river was tumbling over the road due to the heavy rain.
Şiddetli yağmur nedeniyle dere, yola taştı.

More Sentences
tumble n. yuvarlanma
tumble n. düşme
tumble n. taklak
tumble n. perende
tumble n. dönme
tumble n. karışıklık
tumble n. kargaşa
tumble n. yıkılma
tumble n. akıl karışıklığı
tumble n. (bir şeyi) atma
tumble n. yazı tura atma
tumble n. öbek
tumble n. rastgele yığın
tumble n. kazara düşme
tumble n. ilgilenme belirtisi
tumble n. sevgi gösterisi
tumble v. dönmek
tumble v. devirmek
tumble v. yuvarlamak
tumble v. karıştırmak
tumble v. dağıtmak
tumble v. tepetaklak olmak
tumble v. örselemek
tumble v. düşürmek
tumble v. yıkılmak
tumble v. perende atmak
tumble v. anlamak
tumble v. bir konuyu kavramak
tumble v. idrak etmek
tumble v. yere yuvarlanmak
tumble v. denk gelmek
tumble v. tesadüfen olmak
tumble v. fırıl fırıl döndürerek saçmak
Technical
tumble n. cilalama tamburu
tumble n. perdah silindiri
tumble v. cilalama tamburunda (mücevherleri) parlatmak
tumble v. yıkmak
Marine
tumble v. (gemi) su hattı üzerinde yükseldikçe gövdesi daralmak
tumble v. (bordalar) içeriye çökmek
Sport
tumble n. parende
Archaic
tumble v. sağa sola saçarak dağıtmak

Sens de "tumbles" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 132 résultat(s)

Anglais Turc
General
tumble dryer n. çamaşır kurutma makinesi
tumble car n. yük arabası
tumble cart n. kağnı
tumble cart n. yük arabası
tumble car n. kağnı
tumble cart n. dingil akslı ve iki koltuklu araba
tumble car n. dingil akslı ve iki koltuklu araba
tumble down v. devrilmek
tumble down v. yuvarlanmak
tumble down over v. takla atmak
tumble down v. düşmek
tumble down v. yıkılmak
tumble about v. yuvarlanmak
tumble out of bed v. yataktan fırlamak
tumble down v. düşürmek
give somebody a tumble v. şaşırtmak
tumble-down v. yuvarlanmak
tumble-down v. devrilmek
tumble down v. yere yuvarlanmak
tumble off v. yere yuvarlanmak
tumble down the cliff v. uçurumdan aşağı yuvarlanmak
tumble into bed v. kendini yatağa atmak
tumble into bed v. yatağa dalmak
tumble down v. yere yığılmak
rough-and-tumble adj. alt alta üst üste
tumble-down adj. yıkık dökük
rough-and-tumble adj. boğuşma
rough-and-tumble adj. itişip kakışma
rough-and-tumble adj. itiş kakış
rough-and-tumble adj. arbede
rough-and-tumble adj. eğreti
rough-and-tumble adj. gelişigüzel
rough-and-tumble adj. üstünkörü
Phrasals
tumble over v. yuvarlanıp düşmek
tumble out of v. yuvarlanıp düşmek
tumble up [dialect] v. samanı demetler haline getirmek
tumble on v. kazara fark etmek
tumble to [uk] v. ayak uydurmak
tumble to [uk] v. uyuşmak
tumble up v. güvertede hızlı bir şekilde gitmek
tumble from (something) v. tepetaklak olmak
tumble from (something) v. güçte, statüde, zenginlikte düşüş yaşamak
tumble from (something) v. tepetaklak düşmek
tumble from (something) v. yüksek bir pozisyondan ani düşüş yaşamak
tumble from (something) v. aşağı yuvarlanmak
tumble from something v. bir şeyden/yerden düşmek
tumble into (someone or something) v. hızla giderken (birine/bir şeye) çarpmak
tumble into (someone or something) v. yanlışlıkla (birine/bir şeye) çarpmak
tumble into (someone or something) v. bir anda 8birine/bir şeye) çarpmak
tumble into (someone or something) v. sendeleyip (birine/bir şeye) çarpmak
tumble into someone or something v. birinin/bir şeyin üstüne yuvarlanmak
tumble into someone or something v. birinin/bir şeyin üstüne düşmek
tumble across (something) v. (bir şeye) denk gelmek
tumble across (something) v. kazara ya da şans eseri (bir şey) bulmak
tumble across (something) v. tek ayak üstünde (bir şeyden) geçmek
tumble across (something) v. şans eseri (bir şeyi) keşfetmek
tumble on (something) v. (bir şeye) ayağı takılmak
tumble on (something) v. (bir şeye) tesadüfen rastlamak
tumble on (something) v. (bir şeyi) şans eseri keşfetmek
tumble on (something) v. (bir şeyle) tesadüfen karşılaşmak
tumble on (something) v. (bir şeye) takılıp düşmek
tumble on (something) v. (bir şeyi) şans eseri bulmak
tumble along v. zıplayarak gitmek
tumble along v. yuvarlanıp gitmek
tumble into v. hızla giderken (bir şeye) çarpmak
tumble upon (something) v. (bir şeye) rast gelmek
tumble into v. -e yanlışlıkla çarpmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı doğru yıkılmak/yuvarlanmak
tumble upon (something) v. (bir şeye) takılmak
tumble upon (something) v. (bir şeyle) karşılaşmak
tumble upon (something) v. (bir şeye) tesadüf etmek
tumble to (something) v. (bir şeye/bir yere) düşmek
tumble upon (something) v. (bir şeye) rastlamak
tumble to (something) v. (bir şeye/bir yere) yuvarlanmak
tumble upon (something) v. (bir şey) keşfetmek
tumble upon (something) v. (bir şeye) takılıp düşmek
tumble to (something) [obsolete] v. (bir şeyin) farkına varmak
tumble to (something) [obsolete] v. (bir sonuca) varmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı düşmek
tumble upon (something) v. (bir şeye) rastlamak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı dökülmek
tumble to (something) v. (bir şeye/bir yere) devrilmek
tumble upon (something) v. (bir şey) bulmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dışarı fırlamak
tumble to (something) v. (bir şeye/bir yere) yıkılmak/yığılmak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) hızla dışarı çıkmak
tumble to (something) [obsolete] v. (bir şeyi) anlamak
tumble out (of something or some place) v. (bir şeyden/bir yerden) dağılmak
tumble upon (something) v. (bir şeye) denk gelmek
tumble into v. sendeleyip (bir şeye) çarpmak
Colloquial
tumble to v. farkına varmak
rough and tumble adj. kaba saba
rough and tumble adj. zorba
rough and tumble adj. gürültülü
all in a tumble expr. karmakarışık
all in a tumble expr. altüst
Idioms
rough-and-tumble n. itiş kakış
rough-and-tumble n. itişip kakışma
the rough and tumble of politics n. siyasetteki çekişme/kavga
take a tumble v. tepetaklak gitmek
the rough and tumble of something expr. bir şeyin hırgürü
Trade/Economic
energy labelling of household electric tumble driers n. ev tipi çamaşır kurutma makinelerinin enerji etiketlemesi
tumble in prices n. fiyatlarda düşme
Technical
energy labelling of household electric tumble driers n. ev tipi çamaşır kurutma makinelerinin enerji etiketlemesi
tumble-drier n. çamaşır kurutucusu
tumble dryer n. tamburlu kurutucu
household electric tumble-dryer n. ev tipi tamburlu kurutucu
gas-fired tumble dryer n. gaz yakan tamburlu kurutucu
tumble drier n. çamaşır kurutma makinesi
tumble drier n. tamburlu kurutucu
tumble dryer n. çamaşır kurutucusu
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev ve benzeri yerlerde kullanılan doğrudan gaz ateşlemeli tamburlu kurutucu
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev tipi doğrudan gaz yakan tamburlu kurutucu
domestic direct gas-fired tumble dryer n. ev tipi doğrudan gaz ateşlemeli tamburlu kurutucu
Textile
tumble dry n. tamburlu kurutma
tumble dry n. tambur kurutma
tumble-dry v. kıyafetleri tamburlu kurutucu ile kurutmak
Automotive
variable tumble control system n. değişken takla kontrol düzeni
tumble type air flow n. taklalı hava akımı
tumble flap n. takla klapesi
Marine
tumble-home n. içe voltalı
tumble home n. bordaların içeriye çökmesi
tumble home v. (bordalar) içeriye çökmek
tumble home v. içe doğru eğilmek
Botanic
tumble knapweed n. kara kantaron
tumble knapweed n. zerdali dikeni
tumble grass n. ekili arazide yetişen, ince salkımları olan bir kuzey amerika otu
tumble grass (panicum capillare) n. kuzey amerika'da genellikle ekili arazide yetişen ince bir ot
tumble mustard (sisymbrium altissimum) n. uzun meyveli bülbül otu
tumble mustard (sisymbrium altissimum) n. avrupa'da yetişen pennatifit yaprakları olan uzun boylu bir ot
Agriculture
tumble [dialect] n. küçük saman yığını
Sport
tumble run v. yarım takla ile dönüş yapmak