yem - Turc Anglais Dictionnaire

yem

Sens de "yem" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
Politics
yem n. yem
After bringing them to Shanghai, however, Yem sells this information to the Japanese.
Ancak Yem, onları Şangay'a getirdikten sonra bu bilgiyi Japonlara satar.

More Sentences
yem n. etiyopya'da yaşayan etnik bir grup

Sens de "yem" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 35 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
yem forage n.
Cows get healthy because of their forage of good quality.
İnekler, kaliteli yemleri sayesinde sağlıklı olurlar.

More Sentences
yem bait n.
I use bread pieces as bait.
Yem olarak ekmek parçaları kullandım.

More Sentences
General
yem fodder n.
We need more fodder for the calves.
Buzağılara daha fazla yem lazım.

More Sentences
yem food n.
Fish are not to be given too much food.
Balıklara çok fazla yem verilmemelidir.

More Sentences
yem feed n.
Rapid alert is there for food but not for feed.
Hızlı alarm gıda için var ama yem için yok.

More Sentences
Politics
yem yem n.
After bringing them to Shanghai, however, Yem sells this information to the Japanese.
Ancak Yem, onları Şangay'a getirdikten sonra bu bilgiyi Japonlara satar.

More Sentences
Food Engineering
yem feed n.
Rapid alert is there for food but not for feed.
Hızlı alarm gıda için var ama yem için yok.

More Sentences
Marine Biology
yem bait n.
I use bread pieces as bait.
Yem olarak ekmek parçaları kullandım.

More Sentences
Breeding
yem feed n.
Rapid alert is there for food but not for feed.
Hızlı alarm gıda için var ama yem için yok.

More Sentences
General
yem silage n.
yem provender n.
yem prey n.
yem pellet feed n.
yem lure n.
yem decoy n.
yem draw n.
yem shill n.
yem feed stuff n.
yem lare n.
yem blind n.
yem bonnet [uk] n.
yem honeypot n.
yem pabulation n.
yem pabulum n.
yem provand [dialect] n.
yem provant [dialect] n.
yem soyle [obsolete] n.
yem succulence n.
yem succulency n.
yem succulent n.
yem stover [dialect] n.
yem stool n.
Idioms
yem curve ball n.
Marine Biology
yem fishmeal n.
Agriculture
yem fudder n.

Sens de "yem" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
General
balıkları çekmek için suyun dibine atılan yem ground bait n.
ufak balık (yem olarak kullanılabilen) minnow n.
yem parası (at) livery n.
mineral yem mineral feed n.
oltasız yem ground bait n.
yem torbası feedbag n.
yem endüstrisi feed industry n.
karışık yem blended feed n.
yem torbası nosebag n.
yem fabrikası feedmill n.
yem tüketimi feed consumption n.
yem borusu call n.
yoğunlaştırılmış yem condensed feed n.
yem balığı gudgeon n.
yem kabı feeder n.
yem olarak kullanılan kayabalığı gudgeon n.
kaba yem roughage n.
atın yem torbası nosebag n.
canlı yem live bait n.
canlı yem fresh bait n.
yem müşterisi fodder customer n.
(olta balıkçılığında) yalancı yem jig n.
yem kabı trough n.
yem teknesi manger n.
yem torbası nose bag n.
çok çengelli yapay yem plug n.
bir olta ve yem a fishing pole and bait n.
yem balığı feeder fish n.
(yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları chum n.
yem olarak kullanılan balık parçası chum n.
yem torbası feeding bag n.
yem torbası feed bag n.
yem torbası morral n.
püsküllü yem otlarını içeren çok yıllık bir bitki cinsi trisetum n.
siloda muhafaza edilen yem ensilage n.
yalancı yem jig n.
orta boylu olup çayırlarda görülen ve yem olarak kullanılan çeşitli otlar midgrass n.
otların tahıl veya yem olarak yetiştirilen tohumu millet n.
kamıştan yapılan ve kargı ile balık avlamak için yem dizilmiş halat bağlı sal ligger [dialect] [uk] n.
ata verilen yem oranı livery n.
polisin yem olarak kullandığı kimse decoy n.
dolandırıcılık vb. eylemlerde yem olarak kullanılan kimse decoy n.
at yem torbası feedbag n.
tuz, yem ve kireç karışımından oluşan güvercin maması saltcat n.
yem olarak kullanılan kimse shill n.
yem kovası slop pail n.
protein bakımından zengin yem supplement n.
yem olarak kullanılan kimse steerer n.
yem olarak kullanılan kimse steerer n.
(yem olarak kullanılan) yapay kuş stool n.
yem amaçlı kullanılan kuş stool n.
yem koymak bait v.
yem vermek fodder v.
yem atmak cast v.
fazla yem vermek overfeed v.
yem takmak bait v.
yem takmak put out the bait v.
yem takmak set out the bait v.
yem olarak kullanmak use something as bait v.
yem olmak be bait for v.
oltaya ya da tuzağa yem koymak bait v.
yem vermek rack up v.
yem atmak tole v.
yem atmak toll v.
oltaya yem takmak bait v.
kapana yem yerleştirmek bait v.
üzerine yem tutturulmuş iple balık tutmak line v.
oltanın ucuna yem sineği takmak busk [dialect] [uk] v.
yem olarak çekirge kullanarak balık tutmak grasshopper v.
(mama, yem ile) hayvanları beslemek fother [dialect] v.
yem tedarik etmek provender v.
yem serpmek strew v.
yem atmak strew v.
protein yönünden zengin (yem) narrow adj.
yem ile ilgili pabulous adj.
Phrasals
(ata) yem ve ahır vermek put up v.
bir şeye bir şeyi yem olarak koymak/atmak salt something with something v.
(atı) kaba yem ile beslemek rough out v.
Proverb
kuzu gibi olma, kurda yem olursun don't make yourself a mouse, or the cat will eat you
Colloquial
ortaya yem atmak fly a kite v.
Idioms
yamyamlara yem long pig [obsolete] n.
yamyamlara yem long pork [obsolete] n.
yem olarak kullanılan kimseler cannon fodder n.
önden yem olarak öne sürülen kimseler cannon fodder n.
ortaya yem atmak fly a kite v.
kurda kuşa yem olmak go for nothing v.
kurda kuşa yem olmak fall a prey to v.
kurda kuşa yem olmak be wasted v.
yem olmak fall prey to someone v.
yem hazırlamak cut bait v.
balığı ince parçalara ayırarak yem hazırlamak cut bait v.
(birini) kurda kuşa yem etmek feed (someone) to the wolves v.
(birine veya bir gruba) yem olmak be prey to (someone or something) v.
yem toplamak pull fodder v.
öldürülüp balıklara yem edilmek sleep with the fishes v.
öldürülüp balıklara yem edilmek be swimming with the fishes v.
denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak sleep with the fishes v.
denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak be swimming with the fishes v.
kendi çıkarı için (birini) yem etmek feed (one) to the lions v.
Trade/Economic
yem olarak kullanılan fiyatlandırma taktiği bait pricing n.
yem ve değnek reklamcılığı bait-and-switch advertising n.
yem fabrikası feed factory n.
yem fabrikası feed plant n.
Law
yem ve gıda yasası feed and food law n.
yem kanunu law on fodders n.
Institutes
gıda ve yem içim hızlı alarm sistemi rapid alert system for food and feed n.
hayvan sağlığı gıda ve yem araştırmaları daire başkanlığı department of animal health, food and feed research n.
yem daire başkanlığı department of feed n.
gıda ve yem kontrol merkez araştırma enstitüsü müdürlüğü food and feed control central research institute n.
bursa gıda ve yem kontrol merkez araştırma enstitüsü bursa central research institute of food and feed control n.
çayır, mera ve yem bitkileri daire başkanlığı department of meadow, pasture and forage crops n.
çayır, mera ve yem bitkileri daire başkanlığı department of meadow, pasture and feed plants n.
Technical
yem kabı suportu trough support n.
yem makinesi feeding machine n.
yem pancarı hasat ekipmanı fodder beet harvesting equipment n.
yem makinesi pelletiser n.
oltayla balık avlamada bir veya daha fazla çengelli olta dizisinden oluşan yem plug n.
Marine
yem depolama alanı bait stocking area n.
su ürünleri yem deposu aquacultural feed storage n.
(yem ararken) balığın su yüzüne çıkması rise n.
Medical
yem üzerine dökerek uygulama top-dressing use n.
Veterinary
yem ikamesi alimentary substitution n.
Food Engineering
formüle edilmiş yem formulated feed n.
gıda ve hayvan yem maddelerinin mikrobiyolojisi microbiology of food and animal feeding stuffs n.
yem saflığında feed grade adj.
Gastronomy
sığır ve kümes hayvanlarını beslemekte yeşil yem olarak kullanılan uzun dallı, çok yapraklı bir lahana thousand-head kale (brassica oleracea fruticosa) n.
sığır ve kümes hayvanlarını beslemekte yeşil yem olarak kullanılan uzun dallı, çok yapraklı bir lahana thousand-headed kale n.
Biology
gıda ve yem maddelerinin mikrobiyolojisi microbiology of food and animal feeding stuffs n.
genetik unsurlardan ziyade gıda veya yem koşullarından kaynaklanan trophogenic adj.
Marine Biology
formüllü yem formulated feed n.
yem dönüşüm oranı food conversion ratio n.
formüllü yem formulated diet n.
yem dönüşüm etkinliği food conversion efficiency n.
organik yem organic bait n.
yem kullanma oranı food utilisation rate n.
yem balığı fodder fish n.
yem seçimi feed selection n.
yem dönüşüm faktörü food conversion factor n.
yem havuzu feed pond n.
ekspande yem expanded feed n.
yem dönüştürme etkinliği feed conversion efficiency n.
yaş yem moist feed n.
yapay yem artificial bait n.
canlı yem live bait n.
yem etkinliği feed efficiency n.
yem karışımı food mixture n.
yem kazanç oranı feed gain ratio n.
yem balığı forage fish n.
yem balığı bait fish n.
yem katkı maddesi feed additive n.